6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 268 uyarınca bilirkişiler, kural olarak bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınarak bilirkişilik bölge kurulu tarafından hazırlanan listelerde kayıtlı kişiler arasından belirlenir. Mahkemenin bağlı bulunduğu kendi bölge listesinde uyuşmazlığın gerektirdiği uzmanlık dalında bilirkişi bulunsa dahi, görevlendirme yapılacak yere daha yakın mesafede bulunması kaydıyla diğer bir bölge kurulu listesinden görevlendirme yapılması da kanunen mümkündür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
Bölge Listelerinde Bilirkişi Bulunmaması ve Liste Dışından Görevlendirme
Görevlendirme yapılacak bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi bulunmaması halinde öncelikle diğer bölge kurullarının listelerine başvurulur. Bu listelerde de uzman bilirkişinin yer almaması durumunda mahkemece liste dışından bilirkişi görevlendirilebilir. Liste dışından görevlendirilen bilirkişilerin bölge kuruluna bildirilmesi zorunludur.
Liste dışından bilirkişi seçilebilmesi için adayın 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m. 10/1 hükmündeki koşulları taşıması aranır. Buna göre adayın kasten işlenen suçtan dolayı bir yıldan fazla hapis cezası veya katalog suçlardan mahkûmiyeti bulunmamalı, terör örgütleriyle iltisakı olmamalı, disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da mesleki faaliyetten yasaklanmamış olmalı, mesleğini icraya dair yasal koşulları ve uzmanlık belgelerini taşımalı ve belirlenen yeterlilik koşullarına sahip bulunmalıdır. Buna karşılık liste dışı görevlendirmede aynı fıkranın başka bölge listesine kayıtlı olmama şartını düzenleyen (d), temel eğitim tamamlama şartını düzenleyen (e) ve uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışma şartını içeren (f) bentleri aranmaz.
6754 sayılı BİLİRKİŞİLİK KANUNU m. 10Kaynağı aç
Kamu Kurumları ve Kamu Görevlileri İçin Görevlendirme Yasakları
Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara, uzmanlık alanlarına giren konularda bilirkişi olarak öncelikle başvurulur. Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde bilirkişi görevi verilemez.
Kamu görevlilerine ilişkin bu yasak, bilirkişinin objektif ve tarafsız konumunu korumayı amaçlar ve dar yorumlanmamalıdır. Yargılamada hem özde hem de gözde adaletin sağlanması ile mahkeme kararlarının güvenilirliği gözetilmelidir. Bu doğrultuda, uyuşmazlığa konu ihale aşamasında görev alan kamu görevlileri bakımından geçici bağlılık ilişkisi doğabileceğinden, bu kişilerin bilirkişi olarak atanması veya hazırladıkları raporun hükme esas alınması kanuni amacın zedelenmesine yol açabilir.
Bilirkişilik Sıfatının Niteliği ve Tüzel Kişiler
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 268 uyarınca mahkemece resen veya talep üzerine bilirkişi seçimi yapılabilir. Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kurumlar ile kendi özel mevzuatında bilirkişilik hizmeti verebileceği belirtilen kurumlar ve yargı mercilerinin talebiyle teknik veya bilimsel görüş bildiren kamu kurum ve kuruluşları, yalnızca özel hukuk tüzel kişilerine yönelik düzenleme getiren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu kapsamı dışındadır. Özel hukuk tüzel kişileri bünyesinde bilirkişilik yapacak kişilerin ise kanuni genel şartları taşımaları ve düzenlenen raporlara ad, soyad ve imzalarını koymaları gerekir.
Bilirkişi Seçiminde Usul Kuralları ve Uzmanlık Sınırı
Delil tespiti sonrasında tanzim edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmesi ve mahkemenin yeniden bilirkişi incelemesine karar vermesi durumunda, raporu itiraza uğrayan önceki tespit bilirkişisi yeni oluşturulan bilirkişi kuruluna dahil edilemez. İncelemenin sıhhati bakımından görevlendirmenin Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 268/1 uyarınca önceki bilirkişi haricindeki kişilerden yapılması gerekir.
Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgiyle karar verilemeyeceği gibi yalnızca hukukçu bilirkişi raporuna dayanılarak da hüküm kurulamaz; uyuşmazlığın gerektirdiği teknik alanda uzman bilirkişiden rapor temin edilmelidir. Nitekim kooperatif genel kurul kararlarının iptali veya butlanına ilişkin uyuşmazlıklarda da hâkimin hukuki yorum ve tavsif yetkisi saklı kalmak kaydıyla, kooperatif uygulamalarında uzman bilirkişi veya heyet görevlendirilmesi icap eder.
Raporun Takdiri ve Uzman Görüşü Arasındaki Çelişkiler
Bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz ve mahkemece serbestçe takdir edilir. Hâkim raporu yeterli bulmazsa ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin aydınlatılması adına önceki bilirkişi veya yeni tayin edilecek bilirkişi marifetiyle yeniden inceleme yaptırabilir. Taraflarca sunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 293 kapsamındaki uzman görüşü ile mahkemece aldırılan bilirkişi raporu arasında ciddi ve esasa etkili çelişkiler mevcutsa, bu çelişki gerekçeli şekilde değerlendirilmeden ve gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilerek giderilmeden karar verilemez.
Bölge listesinde uzman bilirkişi yoksa mahkeme nasıl bir sıra izler?
Mahkeme öncelikle diğer bölge adliye mahkemesi kurullarının listelerine bakar; orada da uzman bulunamaması durumunda kanundaki belirli bentler hariç genel şartları taşıyan kişiler arasından liste dışı görevlendirme yapar ve bunu bölge kuruluna bildirir.
Kamu görevlileri hangi hallerde bilirkişi olarak görevlendirilemez?
Kamu görevlilerine bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde bilirkişi görevi verilemez; bu kural tarafsızlık ilkesini temin amacıyla dar yorumlanmamalı ve ihale gibi süreçlerde geçici bağlılığı bulunan kamu görevlilerini de kapsamalıdır.
Teknik uyuşmazlıklarda hukukçu bilirkişi görevlendirilebilir mi?
Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda hukukçu bilirkişi raporu hükme esas alınamaz; konunun uzmanı olan teknik bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması gerekir.
Bilirkişi raporu ile uzman mütalaası çelişirse ne yapılır?
Rapor ile uzman görüşü arasındaki ciddi çelişkiler kararda gerekçeli biçimde tartışılmalı ve bu çelişkinin giderilmesi amacıyla gerekirse dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

