6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12/1 gereğince, gayrimenkuller üzerindeki ayni haklara yönelik uyuşmazlıklar, bu hakların sahipliğinde değişiklik yaratabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliği veya alıkoyma hakkından doğan davalarda yetkili merci, taşınmazın yer aldığı yer mahkemesidir ve bu yetki kanunen kesin nitelik taşır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2616, K. 2019/1330Kaynağı aç
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/9510, K. 2017/2268Kaynağı aç
Kesin Yetki Kuralının Hukuki Niteliği ve Re'sen Gözetilmesi
Taşınmazın aynından kaynaklanan uyuşmazlıklarda öngörülen yetki kuralı kamu düzenini ilgilendirir. Kesin yetki vasfına sahip bu kural sebebiyle yetki itirazı taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi yetkisizlik hâli mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmek zorundadır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/14865 Esas ve 2022/721 Karar sayılı ilamında da taşınmazın aynına bağlanan yetkinin kamu düzenine ilişkin ve kesin olduğu, bu sebeple mahkemenin bu hususu kendiliğinden dikkate alması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/14865, K. 2022/721Kaynağı aç
Taşınmazın Bulunduğu Yer Ölçütü ve Fiili İdari Sınırlar
6100 sayılı Kanun'un 12. maddesinde işaret edilen taşınmazın bulunduğu yer kavramı, gayrimenkulün tapu sicil kütüğünde kayıtlı bulunduğu idari birimi değil; il veya ilçe mülki sınırları doğrultusunda fiilen yer aldığı konumu ifade eder. Taşınmazın tapu kütüğünün tutulduğu yer ile fiilen bulunduğu idari sınırlar arasında uyumsuzluk olması hâlinde, yargı yetkisi taşınmazın fiilen bulunduğu yerin bağlı olduğu mahkemeye aittir.
Taşınmazın Aynına İlişkin Olarak Kesin Yetkiye Tabi Davalar
Mülkiyet hakkının korunması, kurulması veya tescilin düzeltilmesi talepleri kesin yetki çerçevesindedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 683/2 uyarınca malikin haksız zilyede karşı yönelttiği istihkak ve her türlü haksız el atmanın önlenmesi davaları ile 4721 sayılı Kanun m. 713/1 uyarınca tapusuz taşınmazı aralıksız ve nizasız yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimsenin açtığı tescil davaları taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmak zorundadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 683Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 713Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 1025 kapsamında açılan yolsuz tescilin düzeltilmesi davaları, muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil talepleri, paylaştırma veya satış suretiyle ortaklığın giderilmesi davaları ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanılarak mülkiyetin hükmen devri ve tescili talebiyle ikame edilen davalarda da taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Devre mülk sözleşmesinin ve sözleşmeyle verilen senetlerin iptali, ödenen paranın geri verilmesi ve tapu kaydının iptali taleplerini bir arada barındıran uyuşmazlıklar da ayni hak talebini içerdiğinden 6100 sayılı Kanun m. 12 kapsamında kesin yetki kurallarına göre çözümlenir.
Muris Muvazaasına Dayalı Tazminat Taleplerinde Yetki Durumu
Mirasbırakanın mirastan mal kaçırma kastıyla gerçekleştirdiği taşınmaz devrine dayalı tazminat istemlerinde, uyuşmazlığın esasını temlik işleminin muvazaalı olup olmadığının tespiti oluşturur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/14858 Esas ve 2018/11028 Karar sayılı ilamındaki çoğunluk görüşü, uyuşmazlığın temelinin ayni hak iddiasının ispatına bağlı bulunması sebebiyle davanın HMK m. 12/1 anlamında taşınmazın aynına ilişkin olduğunu ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/14858, K. 2018/11028Kaynağı aç
Anılan karara konu karşı oy gerekçesinde ise taşınmazın aynı kavramının doğrudan doğruya tapu sicilindeki mülkiyet ve tasarruf durumunu ifade ettiği, yargılama sürecinde ayni hakkın tartışılmasının tazminat istemli bir davayı ayni davaya dönüştürmeyeceği ve talebin şahsi hak niteliğinde kalarak genel yetki kurallarına tabi olması gerektiği savunulmuştur.
Kamulaştırma Bedelinin İadesi Taleplerinde Yetkili Mahkeme
Mükerrer veya fazla ödendiği gerekçesiyle kamulaştırma bedelinin geri alınması amacıyla açılan davalarda uyuşmazlığın kökeni kamulaştırma işlemine dayanır. Bu tür taleplerde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 37 hükmü ve HMK m. 12 düzenlemesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili merci olarak kabul edilir.
Şahsi Hakka Dayanan Uyuşmazlıkların Kesin Yetki Dışında Kalması
Taşınmazla bağlantılı bulunmasına karşın ayni hak sahipliğinde değişiklik doğurmayan veya ayni hakka dayanmayan talepler HMK m. 12 kapsamına girmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/2616 Esas ve 2019/1330 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; kira bedelinin tahsili, kiralanan taşınmazın tahliyesi ve haksız işgal tazminatı (ecrimisil) talepleri ayni hakka değil şahsi hakka dayandığından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılma zorunluluğu bulunmamaktadır; bu uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme genel yetki kurallarına göre belirlenir.
Kiralanan yerin tahliyesine dair davalarda taşınmazın aynına ilişkin bir hak ileri sürülmediğinden kesin yetki kuralı işlemez. Bu davalarda mahkeme yetkisizlik durumunu kendiliğinden gözetemez; yetkisizlik ancak davalı tarafından süresinde ilk itiraz olarak öne sürülebilir. Aynı doğrultuda, kiracının fazladan ödediği kira bedellerinin iadesi için yürütülen takipler ve davalar da sözleşmeye dayalı şahsi hak niteliğinde olup kesin yetkiye tabi değildir.
Aile Konutuna İlişkin İpoteğin Kaldırılması Davalarında Yetki
Malik olmayan eş tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194 hükmüne dayanılarak açılan ipoteğin fekki davalarında eşe tanınan yetki ayni nitelikte olmayıp şahsi bir hak doğurur. Ayni hak değişikliği yaratmayan bu istemlerde HMK m. 12'deki kesin yetki geçerli olmayıp yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir ve yetki itirazı mahkemece re'sen gözetilmeyip ancak ilk itiraz yoluyla ileri sürülebilir.
Birden Fazla Taşınmaza İlişkin Davalar ve Seçim Hakkının Kapsamı
HMK m. 12/3 hükmü gereğince, taşınmazın aynına veya zilyetliğine ilişkin uyuşmazlık birden fazla taşınmazı kapsıyorsa dava, bu taşınmazlardan herhangi birinin bulunduğu yer mahkemesinde tüm taşınmazlar için birlikte açılabilir.
Davacının seçim hakkı sınırsız değildir; bu hak Türk Medeni Kanunu m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralı sınırları içinde kullanılmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/2616 Esas ve 2019/1330 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; dava konusu taşınmazlar arasında ekonomik değeri yüksek bir gayrimenkul bulunmasına rağmen değeri çok düşük olanın bulunduğu yerin tercih edilmesi ya da tarafları ve tanıkları zor durumda bırakmak amacıyla en uzaktaki yer mahkemesinde dava ikame edilmesi kanunun amacına aykırılık teşkil eder.
Uyuşmazlık konusu birden fazla taşınmazın malikleri farklı kimseler olduğunda, bu malikler arasında 6100 sayılı Kanun m. 57 uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığı meydana gelir. Bu durumda taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde tüm taşınmazlar yönünden ortak dava görülebilmesi için talepler ve taşınmazlar arasında HMK m. 166 anlamında hukuki bir irtibatın bulunması gerekir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 57Kaynağı aç
İrtifak Hakları, Şirket Uyuşmazlıkları ve Finansal Kiralama İlişkileri
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12/2 uyarınca irtifak haklarına ilişkin davalarda yetkili mahkeme, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın yer aldığı yargı çevresindeki mahkemedir.
Şirket ve ortak arasındaki uyuşmazlıklarda taşınmaz devri söz konusu olduğunda 6100 sayılı Kanun m. 14/2 hükmü dikkate alınır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/11261 Esas ve 2015/10661 Karar sayılı ilamına göre, şirket ortaklığı payının devri esnasında şirkete ait gayrimenkulün de devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davalarında, tüzel kişinin merkezinin yer aldığı yer mahkemesi de kesin yetkiye sahiptir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/11261, K. 2015/10661Kaynağı aç
Finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmesinin ardından taşınmazın aynen iadesi ve tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki şerhin terkini taleplerinde içtihatta farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/9510 Esas ve 2017/2268 Karar sayılı kararındaki çoğunluk görüşü, gayrimenkulün teslimi ve şerhin terkinine yönelik talebi ayni hakkın kullanılması mahiyetinde görerek davanın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesini kesin yetki saymıştır. Buna karşılık karardaki karşı oy gerekçesinde, istemin finansal kiralama sözleşmesinin feshine ve tasfiyesine dayalı şahsi talep hakkı niteliğinde kaldığı, ayni hak değişikliği yaratmadığı ve HMK m. 12/1 kesin yetkisinin uygulanamayacağı dile getirilmiştir.
Kesin Yetki Durumunda Karşılıklı Yetkisizlik ve Yargı Yeri Belirlenmesi
Kamu düzenine ilişkin kesin yetki kurallarının uygulandığı davalarda, her iki mahkemenin de görev ve yetki alanı yönünden yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi hâlinde davaya bakacak merciin tayini amacıyla HMK m. 21/1-ç hükmü uyarınca yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Taşınmazın fiilen bulunduğu yer ile tapuda kayıtlı olduğu ilçe farklıysa dava nerede açılır?
Dava, taşınmazın il veya ilçe mülki sınırları bakımından fiilen yer aldığı konumdaki yetkili mahkemede açılmalıdır. HMK m. 12 uygulamasında tapu kütüğünün tutulduğu yer değil, fiili idari sınırlar esas alınır.
Ortaklığın giderilmesi davalarında hangi mahkeme yetkilidir?
Taşınmazın aynen taksimi veya satışı yoluyla ortaklığın giderilmesi davalarında, HMK m. 12 gereğince taşınmazın fiilen bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Kiralanan taşınmazın tahliyesi davası taşınmazın bulunduğu yerde mi açılmak zorundadır?
Tahliye davaları ayni hakka değil şahsi hakka dayandığından HMK m. 12'deki kesin yetkiye tabi değildir. Bu davalarda mahkeme yetkisizlik durumunu kendiliğinden gözetemez; yetki durumu ancak taraflarca ilk itiraz olarak öne sürülebilir.
Aile konutuna konulan ipoteğin kaldırılması davasında kesin yetki kuralı işler mi?
Malik olmayan eşin TMK m. 194 hükmüne dayanarak açtığı ipoteğin kaldırılması davasında ileri sürülen hak şahsi nitelikte olduğundan kesin yetki kuralı işlemez; dava genel kural uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Birden fazla taşınmazı kapsayan davalarda mahkeme nasıl seçilir?
Uyuşmazlık birden fazla taşınmazı ilgilendiriyorsa taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde tüm taşınmazlar için dava açılabilir. Ancak bu seçim TMK m. 2 dürüstlük kuralına uygun yapılmalı; sırf tarafları zor durumda bırakmak için değeri çok düşük veya en uzaktaki taşınmaz mahkemesi seçilmemelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

