6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 241. maddesi uyarınca mahkeme, dinlenen tanık beyanlarıyla çekişmeli vakıaya dair kanaat edinecek ölçüde bilgi edindiğinde diğer tanıkların dinlenilmemesine karar verebilir. Aynı Kanun'un 27. maddesinde güvence altına alınan hukuki dinlenilme hakkı; tarafların yargılama hakkında bilgi sahibi olmasını, açıklama ve ispat hakkını ve mahkemenin bu açıklamaları dikkate alarak kararlarını gerekçelendirmesini kapsar. Bu çerçevede tanıklardan bir kısmının dinlenilmesiyle yetinilmesi, davayı uzatma niyetiyle hareket eden tarafın bu yöndeki girişimlerini önleme amacına hizmet eden bir usul yetkisidir. Ancak mahkemenin bu hükmü uygulayabilmesi, dinlenen tanıkların beyanlarıyla uyuşmazlık konusu vakıanın yeter derecede aydınlanmış olmasına bağlıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 241Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2183, K. 2021/156Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/605, K. 2022/264Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2209, K. 2020/475Kaynağı aç
HMK Madde 241 Hükmünün Amacı ve Uygulama Şartları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 241. maddesinin gerekçesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/605 Esas, 2022/264 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, bu düzenleme davayı uzatma amacıyla gereksiz yere çok sayıda tanık dinletme çabalarını engellemeyi amaçlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/21058 Esas, 2018/8210 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, gösterilen tanıkların dinlenmemesi için dinlenen tanıklarla ispat edilmek istenen hususun yeter derecede aydınlanmış olması zorunludur. İspat konusu vakıa dinlenen tanıklarla yeterince aydınlanmadığı sürece ve taraflarca açıkça vazgeçilmedikçe mahkeme gösterilen tanıkları dinlemekle yükümlüdür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/21058, K. 2018/8210Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun'un 240. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tanık dinletmek isteyen taraf; dinleteceği tanıkların adı, soyadı ve tebligata elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunmak ve her bir tanığın hangi somut vakıa hakkında dinleneceğini somutlaştırma yükümlülüğü gereğince bildirmek zorundadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/2183 Esas, 2021/156 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, delil olarak çok sayıda tanık bildirilmesine karşın hangi vakıa hakkında dinletilmek istendiğinin açıklanmaması veya aynı vakıa için bildirilen tanıklardan bir kısmının dinlenmesiyle yeterli sonuç elde edilmesi halinde, mahkemece diğer tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilebilir.
Tanık Sayısının Peşinen Sınırlandırılamaması Kuralı
6100 sayılı Kanun'un 240. maddesinde tanık listesinde bildirilebilecek tanık sayısı bakımından herhangi bir kanuni üst sınır öngörülmemiştir; davanın tarafları dilediği sayıda tanığın dinlenilmesini mahkemeden isteyebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/2183 Esas, 2021/156 Karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere, HMK m. 241 hükmü münhasıran tanıklar dinlenildikten sonra ve ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edinilmesi şartıyla uygulanabilir. Henüz tanıklar dinlenilmeden ve vakıa aydınlanmadan mahkemenin tensip aşamasında veya ön incelemede tarafın tanık dinletme hakkını baştan sayı sınırı koyarak daraltması, 6100 sayılı Kanun'un 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı ile açıklama ve ispat hakkının ihlali niteliğindedir.
Hâkim ancak gösterilen çok sayıda tanığın dinlenilmesinin gereksiz olduğu ve davanın uzatılması amacı taşıdığı sonucuna varırsa, bu durumu gerekçeli kararında açıkça belirtmek şartıyla bütün tanıkları dinlemeyebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/605 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararında da işaret edildiği üzere, tarafların tanık delili de dâhil olmak üzere delil taleplerinin reddedilmesi halinde yargılama makamınca bu karara ilişkin tutarlı ve denetlenebilir bir gerekçe gösterilmesi zorunludur.
Tanıktan Vazgeçme ve Karşı Tarafın Açık İzni
6100 sayılı Kanun'un 196. maddesinin birinci fıkrası uyarınca delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni bulunmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemez. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/26840 Esas, 2020/1750 Karar sayılı ve 2013/27702 Esas, 2014/36840 Karar sayılı ilamlarında açıkça belirtildiği üzere, delil olarak bildirilen tanıktan vazgeçilmesine karşı tarafın izninin bulunmadığı hallerde mahkemenin o tanığı celbederek dinlemesi zorunludur. Mahkeme, dinlenilmesi talep edilen tanığın anlatımının sonuca etkili olmayacağı şeklindeki gerekçelerle karşı tarafın izni olmaksızın vazgeçmeyi geçerli kabul edemez.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/26840, K. 2020/1750Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/27702, K. 2014/36840Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 196Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/14456 Esas, 2018/3038 Karar sayılı kararında gösterildiği üzere, bir taraf gösterdiği tanıktan vazgeçtiğinde mahkemenin karşı tarafa bu vazgeçmeye açık izninin olup olmadığını sorması gerekir. Karşı taraf tanığın dinlenilmesini istediğinde, giderleri karşılanmak üzere ilgili tanık usulünce celbedilmeli, beyanı alınmalı ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14456, K. 2018/3038Kaynağı aç
Geri Kalan Tanıkların Dinlenilmemesinde Ara Karar Zorunluluğu
HMK m. 241 uyarınca tanıklardan bir kısmının dinlenilmesiyle yetinilebilmesi için mahkemece yargılama sırasında bu hususta usulünce bir ara karar tesis edilmesi şarttır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/6217 Esas, 2017/5733 Karar sayılı ilamında açıkça ifade edildiği üzere, diğer davalı tanıklarının dinlenilmesinden vazgeçilmesine yönelik bir ara karar tesis edilmeksizin kalan davalı tanıklarının dinlenilmemesi Kanun'a aykırılık teşkil eder. Dinlenen tanıklarla ispat konusu husus yeter derecede aydınlandığında ve gerekli usuli karar tesis edildiğinde ise kalan tanıkların dinlenilmemesi yönündeki uygulama usule uygundur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/6217, K. 2017/5733Kaynağı aç
Tanık Gösterme Şekli ve Tebligat Adresi Bildirme Yükümlülüğü
6100 sayılı Kanun'un 240. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/605 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tanık uyuşmazlık hakkında görgüsü olan üçüncü kişi olduğundan davanın tarafları tanık sıfatıyla dinlenemez. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tanık listesinde gösterilmeyen kimseler dinlenemeyeceği gibi ikinci bir tanık listesi verilmesi de mümkün değildir. Kanun'un 240. maddesinin üçüncü fıkrası ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2016/2382 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararı uyarınca, tanık listesinde adres bildirilmemiş veya bildirilen adreste tanık bulunamamışsa, mahkemece verilen kesin süre içinde doğru adres bildirilmediği takdirde o tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 240Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/2382, K. 2020/308Kaynağı aç
Basit yargılama usulüne tabi davalarda tanık delilinin sunulması bakımından 6100 sayılı Kanun'un 320. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/605 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı yol göstericidir. Buna göre dava veya cevap dilekçesinde soyut olarak tanık deliline dayanmış olan taraf, ön inceleme duruşmasında hâkimin tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tespit etmesinden sonra hangi vakıayı ispatlamak üzere hangi tanığı bildireceğini somutlaştırma imkânına sahiptir.
Davanın Vekili Olan Avukatın Davada Tanıklığı
Davayı vekâleten takip eden bir avukatın aynı davada tanık olarak dinlenip dinlenemeyeceği konusu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/2209 Esas, 2020/475 Karar sayılı kararında incelenmiştir. Kararda çoğunluk görüşü; avukatın davanın taraflarına kıyasla üçüncü kişi konumunda bulunması sebebiyle görevi dolayısıyla öğrendiği hususlar saklı kalmak üzere tanıklık yapabileceğini ve dinlenme talebinin davayı uzatma amacı taşımadığı hallerde reddedilmesinin savunma hakkını zedeleyeceğini kabul etmiştir. Buna karşılık aynı kararın müzakerelerinde, davanın vekili olan kişinin taraf tanığı olarak dinlenmesinin silahların eşitliği ve adil yargılanma ilkeleriyle bağdaşmayacağı yönünde azınlık görüşü de ileri sürülmüştür.
Mahkeme henüz tanıkları dinlemeden tanık sayısını baştan sınırlayabilir mi?
Hayır, mahkeme henüz tanıkları dinlemeden tensip tutanağıyla veya ön inceleme aşamasında dinletilebilecek tanık sayısını peşinen sınırlayamaz. HMK m. 241 hükmü ancak tanıkların bir kısmı dinlendikten ve ispat edilmek istenen husus hakkında mahkemece yeter derecede bilgi edinildikten sonra uygulanabilir.
Tanık gösteren taraf karşı tarafın izni olmadan tanıktan vazgeçebilir mi?
Hayır, 6100 sayılı Kanun'un 196. maddesi gereğince delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni bulunmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemez. Karşı tarafın muvafakati bulunmadığı takdirde mahkemenin tanığı usulünce celbedip dinlemesi zorunludur.
Tanık listesinde yer almayan bir kişi sonradan tanık dinletilebilir mi?
Hayır, 6100 sayılı Kanun'un 240. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tanık listesinde gösterilmemiş olan kişiler dinlenemez ve taraflarca yargılamada ikinci bir tanık listesi verilemez.
Tanığın tebligat adresi kesin süre içinde mahkemeye bildirilmezse ne olur?
Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, mahkemece verilen kesin süre içinde adres gösterilmediği veya bildirilen yeni adres doğru olmadığı takdirde HMK m. 240/3 uyarınca o tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

