HMK Madde 228 Yemine Davet Usulü ve Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 228 Yemine Davet Usulü ve Hukuki Sonuçları

Medeni usul hukukunda ispat yükü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca aksine yasal bir düzenleme bulunmadıkça hakkını dayandırdığı olguların varlığını ileri süren tarafa aittir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225. maddesinin 1. fıkrası gereğince yeminin konusunu davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve tarafın kendisinden kaynaklanan vakıalar oluşturur; bir kimsenin bir hususu bilmesi de kendisinden kaynaklanan vakıa kabul edilir. Yemin delili son çare olarak başvurulan bir delil olup bu yola gidilebilmesi için öncelikle tarafların gösterdiği diğer delillerin incelenmesi ve bunların vakıanın ispatına yetmediğinin anlaşılması gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 227. maddesinin 1. fıkrasına göre uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu bildirmiş olan taraf dahi yemin teklifinde bulunabilir. Ancak aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, yemin teklif olunan taraf yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra teklif eden taraf bundan vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil ileri süremez. Delil listesinde yemin deliline dayanılmasına rağmen ileri sürülen diğer delillerle vakıanın kanıtlanamaması hâlinde mahkemece ispat yükü altındaki tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerekir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. II. Resmî belgelerle ispat
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 225Kaynağı aç
MADDE 225- (1) Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Yemine konu olamayacak vakıalar
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 227Kaynağı aç
MADDE 227- (1) Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. (2) Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez. Yemine davet
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2405, K. 2021/2311Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2019/2405 E.  ,  2021/2311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Talepli Takibe Yapılan İtirazın İptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile 143 ada 16 parsel sayılı binada hissedar olduğunu, davalının muris …’ın vefatından itibaren binanın ikinci katında oturduğunu, davalı, muris öldükten sonraki 64 aylık kullanımı için 3.840,00 TL kira bedeli için Aybastı İcra Müdürlüğünün 2015/98 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurduğunu belirterek borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; davacının alacaklı olduğuna dair kira miktarını ve süresini belirten elinde herhangi bir tespite yönelik ilam bulunmadığını, aralarında herhangi bir kira sözleşmesi olmadığını, davacının da kendisininde bu taşınmazda hissedar olduğunu, kendi payında oturduğunu, davacının da binanın boş olan yerinde oturabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile davacı tarafça Aybastı İcra Müdürlüğünün 2015/98 Esas sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile takibin devamına, takibin %20 si oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine dair verilen karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; ecrimisil alacağından kaynaklı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dava konusu 143 ada 16 parsel sayılı alt katı işyeri kargir 3 katlı bina vasfında olup, taşınmazın 255/616 hissesine davacı Furuzan Yavuz, davalı … ve diğer hissedarlarla birlikte elbirliği mülkiyet şeklinde, ayrıca 153/2464 hissesi davalı … ve diğer hisselerin üçüncü kişiler adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu, taşınmazda kat irtifakı/kat mülkiyetinin kurulu olmadığı, davacının alacaklı sıfatı ile davalı borçluya 15.04.2010-15.06.2015 tarihleri arasında davalı tarafından kullanılan evin %15 tapu hissedarı olmasına sebebiyle hissesine isabet eden kira bedeline ait paya ilişkin olarak 3.840,00 TL alacak için ilamsız icra takibinde bulunduğu, borçlunun süresinde takibe itiraz etmesi nedeni ile takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı itirazının iptali ile takibin devamına ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini için eldeki davayı açtığı, davacının dava dilekçesinde tapu kaydı, icra dosyası, yemin deliline dayandığı, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Dava konusu taşınmaza ilişkin, somut olayın özelliği gereği, yemin delili üzerinde durulması gerekmektedir. Yemin; bir tarafın mahkeme önünde belirli bir vakıanın doğruluğu konusunda yasanın öngördüğü şekilde yaptığı beyandır. İspat yükü altında bulunan taraf delil listesinde bulunması koşuluyla uyuşmazlığı çözüme bağlayıcı bir vakıa hakkında hasmına yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, son çare olarak başvurulan bir delildir. Başka bir deyişle, yemin deliline başvurabilmek için öncelikle yemin önerisinde bulunanın ileri sürdüğü diğer delillerin incelenmesi ve bunların yeterli olmadığının anlaşılması gerekir. Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi ile TMK'nin 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Bir başka ifade ile dava konusu taşınmazın davalının kullanımında olduğunu, intifadan men koşulunun gerçekleştiği ve davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yerin bulunmadığı hususlarının ispat külfeti davacı tarafa aittir. Açıklanan ilke ışığında davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, öncelikle davacı tarafa yemin teklif hakkını kullanmak isteyip istemediğinin sorulması (HMK mad. 227), yemin teklif edildiği ve davalı taraf da bu teklifi kabul ettiği takdirde HMK'nin 228. vd. maddelerinde gösterilen usul uygulanarak öncelikle yemin teklif eden davacı tarafa kesin süre verilerek, taşınmazın davalının kullanımında olduğu, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirildiği ve davacının payına karşılık taşınmazda çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yerin bulunmadığı hususlarıyla ilgili yemin metni hazırlanmasının istenmesi, hazırlanacak yemin metni mahkeme hakimince denetlenerek davacının bilgisi dahilinde olabilecek hususlar dikkate alınarak yemin metninin düzenlenmesi, karşı tarafın yemini kendisine teklif edilen yemin metni çerçevesinde eda etmesinin sağlanması, ayrıca intifadan men şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer bulunup bulunmadığının araştırılarak ondan sonra hasıl olacak sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi hükmüne göre; itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı taraf yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı tarafın haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp alacağın da likit ve muayyen, başka bir deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamanın gerekmemesi zorunludur, Diğer yandan bilindiği üzere, ecrimisil, hukuken haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın taşınmazı kullanan kişinin taşınmaz malikine ödemesi gerekli olan, en azı kira, en çoğu mahrum kalınan gelir kaybı olan haksız işgal tazminatıdır. Haksız fiil alacağı niteliğindeki ecrimisilin varlığı ve miktarı alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılama neticesinde belirlenebilir. Yasal düzenleme ve uygulama bu şekilde iken, somut olayda icra takibine ve incelenen itirazın iptali davasına konu edilen alacağın likit ya da muayyen olduğunu, bu miktarın yargılama yapılmaksızın basit bir hesaplama işlemiyle tespit edilebilir nitelikte olduğunu kabul etme olanağı bulunmamaktadır. Bu sebeple icra inkar tazminatının reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kabulüne dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yemin Teklif Etme Hakkının Hatırlatılması

Davanın taraflarından biri delil listesinde yemin deliline dayanmış fakat sunduğu diğer delillerle iddiasını kanıtlayamamışsa hâkim yemin teklif etme hakkını tarafa bildirmekle yükümlüdür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/15744 Esas ve 2017/16030 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, taraf davasını bizzat takip etmekte ise mahkeme yemin teklif etme hakkı bulunduğunu tarafa duruşmada kendisi hatırlatır. Davanın vekil aracılığıyla takip edildiği hâllerde ise mahkeme bu hatırlatmayı tarafın vekiline yapar. Vekile hatırlatma yapılan bu durumda, tarafın kendisine yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmesi amacıyla ayrıca ihbarname gönderilmesine gerek bulunmamaktadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/15744, K. 2017/16030Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2017/15744 E.  ,  2017/16030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak, tespit ve tescil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile kardeş olup aralarında BK'nun 520-540 maddeleri anlamında adi ortaklık bulunduğunu, davalının adi ortaklıkta idareci ortak sıfatıyla yer aldığını, davalının ortaklık nedeni ile elde ettiği menkul ve gayri menkulleri aralarındaki ilişkiye aykırı olarak uhdesinde bulundurduğunu, ihtara rağmen hesap vermediğini, ortaklığa ait sermaye ile kazanımlar yaptığını ve 3.şahıslar lehine vekaletsiz tasarruf gerçekleştirdiğini belirterek, davalı adına olan gayrimenkulleri ile ortaklığa ait tüm mal varlığının tespiti ve kendisine ait gerçek hissenin belirlenerek alacaklarının tahsiline; müspet, menfi ve munzam zararlarının hesaplanmasına, davalı adına kayıtlı … Mah. … Sk. No 27 …'da bulunan taşınmazın 1/2'sinin müvekkili adına tesciline, davalı adına kayıtlı … Petrol Ürünleri Pazarlama ve Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti. hisselerinin 1/2 hissenin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacı ile müvekkili arasında kan bağı olan kardeşlik dışında hukuki ve fiili bir bağın mevcut olmadığını, ortaklık bulunmadığını, kendi çalışmaları ve kredi kurumlarına borçlanmaları neticesinde söz konusu mal varlığına sahip olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, diğer kardeşleri ile çalıştığı döneme ilişkin elde ettiği gelirleri eşit oranda paylaştığını, davacının iddia ettiği gibi şirketler ile ilgili bir ilgisinin bulunmadığını, tarafların 8 yıldır görüşmediğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.02.2016 tarih, 2015/2390 Esas, 2016/1461 karar sayılı ilamı ile, "… davacıya, adi ortaklığın varlığı hususunda davalıya yemin teklif etme hakkının kullandırılması ve ortaya çıkacak uygun hukuksal sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken, bu yön gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile … Petrol Ürünleri Pazarlama ve Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin davalı adına olan hisselerin 1/2'sinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1- Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmıştır. İspat yükü kendisine düşen taraf, başlangıçta diğer delilleri ile birlikte yemin teklifinde de bulunabilir. Bu halde, öncelikle, diğer delilleri incelenir, bunlar ile iddia ispat edilirse yemin teklifine gerek kalmaz. Buna karşılık, diğer delillerle iddia veya savunmasını ispat edemezse, o zaman kendisine yemin teklifi hakkı kullandırılmalıdır. Bu durumda, mahkemenin; iddiasını veya savunmasını başka delillerle ispat edememiş olan tarafa, yemin teklif etme hakkı olduğunu hatırlatması uygun olur. Taraf davasını kendisi takip etmekte ise, mahkeme, yemin teklif etme hakkı olduğunu tarafa duruşmada kendisi hatırlatır. Taraf davasını vekil aracılığıyla takip etmekte ise, mahkeme yemin teklif etme hakkını tarafın vekiline hatırlatır. Bu halde tarafın kendisine yemin teklif etme hakkını kullanıp kullanmayacağını bildirmesi için ihbarname gönderilmesine gerek yoktur. (B.Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulu, Altıncı Baskı, cilt III, syf 2483-2562) 6100 sayılı yasanın 228.maddesinde "1)Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır.2)Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır." şeklinde, 229. md. 1.fıkrasında ise " Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır."şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu durumda, kendisine yemin teklif edilen karşı tarafın yemin konusu olayları ikrar etmiş sayılabilmesi için usulüne uygun olarak düzenlenmiş yemin davetiyesinin kendisine tebliğ gerekir. Yemin davetiyesi usulüne uygun değilse kendisine yemin teklif olunan tarafın yemin konusu maddi olayları ikrar ettiğinden söz edilemez. Yemin davetiyesi, ihtarlı davetiyedir. Bu davetiyeye yemine kou vakıalar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için belirlenen gün ve saatte duruşmaya gelinmezse veya gelip de yemini iade etmezse veyahut yemini eda etmekten kaçınırsa, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır. Yemin davetiyesine gerekli açıklamanın yazılmaması halinde bu davetiye usulüne uygun değildir ve böyle bir davetiye üzerine duruşmaya gelmeyen tarafın yemin edeceği vakıalar sabit olmuş sayılmaz. Somut olayda; davalıya gönderilen yemin davetiyesinde "Davacının sunmuş olduğu yemin metni tebliğidir." şeklinde ifade bulunmaktadır. Söz konusu yemin davetiyesinde, bulunması gereken ihtaratın olmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle, yemin davetiyesinin usulsüz düzenlenmesi nedeniyle duruşmaya gelmeyen davalının iddia olunan vakıaları ikrar etmiş sayılması düşünülemez. Mahkemece yapılacak iş; davalıya yeniden usulüne uygun yemin davetiyesi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2- Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yemin Metninin Hazırlanması ve Hâkim Denetimi

Yemin teklifinde bulunulduğunda mahkemece izlenmesi gereken belirli usul kuralları mevcuttur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2019/2405 Esas ve 2021/2311 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, yemin teklif edildiğinde öncelikle teklifte bulunan tarafa yemin metnini hazırlaması için kesin süre verilir. Hazırlanan yemin metni hâkim tarafından denetlenerek karşı tarafın bilgisi dâhilinde olabilecek hususlar gözetilip düzenlenir ve karşı tarafın yemini bu çerçevede eda etmesi sağlanır.

Yemin Davetiyesi ve Zorunlu İçeriği

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 228. maddesinin 1. fıkrasına göre yemin yöneltilen tarafın oturumda bizzat bulunmaması durumunda davetiye tebliği yoluna gidilir. Maddenin 2. fıkrası uyarınca çıkarılacak bu tebligatta, yöneltilecek soruların yanı sıra geçerli bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya bizzat iştirak edilmemesi, iştirak edilse dahi yeminin karşı yana bırakılmaması ya da ifasından imtina edilmesi hâlinde çekişmeli vakıaların kabul edilmiş sayılacağı açıkça belirtilir. Kanun gerekçesinde, 1086 sayılı önceki Usul Kanunu'ndaki ret ibaresinin kaçınma eylemiyle karışmasını önlemek amacıyla iade tabirinin benimsendiği ifade edilmiştir. Ayrıca tebligatta yasal uyarının yer almasıyla yetinilmeyip yemine esas olguların metin hâlinde davetiyeye eklenmesi usul gereğidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 228Kaynağı aç
MADDE 228- (1) Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. (2) Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır. Yemin etmemenin sonuçları

Yeminden Kaçınmanın ve Usulsüz Davetiyenin Sonuçları

Yemin davetiyesi niteliği gereği bağlayıcı ihtar içeren bir tebligattır. 6100 sayılı Kanun'un 229. maddesinin 1. fıkrası gereğince, yemin için çağrılan taraf haklı bir gerekçe göstermeksizin duruşmada bizzat hazır bulunmaz, bulunmasına rağmen yemini karşı tarafa aktarmaz veya yerine getirmekten imtina ederse yemine konu olayları kabul etmiş sayılır. Maddenin 2. fıkrasında ise yemini geri alan tarafın bundan kaçınması durumunda ilgili vakıanın ispatlanamadığı kabul edilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/15744 Esas ve 2017/16030 Karar sayılı ilamına göre, davetiyeye yalnızca yemin metninin iletildiğine dair ibare konulup kanuni sonuçların ihtar edilmemesi tebligatı usule aykırı kılar. Usulüne uygun düzenlenmeyen bir davetiye üzerine oturuma katılmayan tarafın iddiaları ikrar ettiği kabul edilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 229Kaynağı aç
MADDE 229- (1) Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. (2) Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır. Yeminin iade olunamayacağı hâller
Yemin davetiyesinde hangi kayıtların bulunması zorunludur?

Yemin davetiyesine yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özür olmaksızın belirlenen gün ve saatte bizzat gelinmediği, gelinip de yemin iade edilmediği veya edasından kaçınıldığı takdirde vakıaların ikrar edilmiş sayılacağı yazılır ve yemine konu hususlar metne bağlanarak davetiyeye eklenir.

Yemin davetiyesine rağmen duruşmaya gelinmezse ne olur?

Geçerli bir özrü bulunmaksızın tayin edilen gün ve saatte mahkemede bizzat hazır bulunmayan, bulunup da yemini iade etmeyen veya yemini eda etmekten kaçınan taraf 6100 sayılı Kanun'un 229. maddesi gereğince yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.

Kendisine yemin iade edilen taraf yemin etmezse ne sonuç doğar?

6100 sayılı Kanun'un 229. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kendisine yemin iade olunan kimse yemin etmekten kaçındığı takdirde yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır.

Vekille takip edilen davada yemin teklif etme hakkı kime hatırlatılır?

Dava vekil aracılığıyla takip ediliyorsa mahkeme yemin teklif etme hakkını tarafın vekiline hatırlatır; bu hâlde tarafın şahsına yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmesi için ayrıca ihbarname gönderilmez.

Kanuni ihtaratı içermeyen yemin davetiyesi geçerli midir?

Yemin davetiyesinde kanuni ihtaratın bulunmaması veya sadece yemin metninin tebliğ edildiğinin yazılması davetiyeyi usulsüz kılar; usulsüz davetiye nedeniyle duruşmaya gelmeyen taraf vakıaları ikrar etmiş sayılamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu