HMK Madde 184 Kapsamında Tahkikatın Sona Ermesi

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 184 Kapsamında Tahkikatın Sona Ermesi

Yazılı Yargılama Usulünde Tahkikat Safhası ve Önemi

Yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması; davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin teyidini içeren dilekçeler evresi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona ermesi ile sözlü yargılama ve nihayet hüküm olmak üzere birbirini izleyen beş aşamadan meydana gelir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ön inceleme tamamlanmadan ve uyuşmazlığın esasına dair gerekli usuli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat duruşması için gün belirlenemez. Tahkikat safhasında kural olarak tarafların ileri sürdüğü bütün iddia ve savunmalar birlikte ele alınır. Ancak hâkim, muhakemeyi basitleştirmek veya kısaltmak amacıyla resen yahut taraflardan birinin istemi üzerine tahkikatın her aşamasında iddia veya savunmaların bir kısmının öncelikli incelenmesine karar verebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 137Kaynağı aç
MADDE 137- (1) Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.[14] (2) Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez. Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 143Kaynağı aç
MADDE 143- (1) Tarafların davada ileri sürdükleri bütün iddia ve savunmalar birlikte incelenir. (2) Hâkim, muhakemeyi basitleştirmek veya kısaltmak için resen veya taraflardan birinin talebi üzerine tahkikatın her aşamasında iddia veya savunmalardan birinin veya bir kısmının diğerinden önce incelenmesine karar verebilir. Tarafların dinlenilmesi

Tahkikatın Sona Ermesi Usulü ve Taraflara Açıklama Hakkı

Tahkikatın sonuçlandırılması aşamasında mahkeme, dosyaya yansıyan iddia ve savunmalar ile toplanan tüm delilleri inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikat evresinin bütününe dair görüşlerini bildirmeleri için söz verir. Yapılan sözlü açıklamaların ardından mahkemece lüzum görülmesi halinde tahkikat işlemlerine devam edilebilir. Yargılamada tahkikatı gerektiren başkaca bir husus kalmadığı kanaatine varıldığında ise Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184 üncü maddesi uyarınca tahkikatın bittiği taraflara tefhim edilir ve sözlü yargılama safhasına geçilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 184Kaynağı aç
MADDE 184- (1) Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. (2) Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Toplu mahkemelerde tahkikatın sona ermesi

Toplu Mahkemelerde Tahkikatın Tamamlanması

Toplu mahkemelerde tahkikatın bitirilmesi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 185 inci maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Tahkikatı yürütmekle görevlendirilen naip hâkim, tahkikatın tamamlandığı kanaatine vardığında tarafların davanın bütünü hakkında beyanda bulunabilmelerini temin etmek üzere dosyayı mahkeme başkanına tevdi eder. Toplu mahkeme heyeti, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla gerekli görürse görevlendirilen hâkim tarafından dinlenen tanıkları ve bilirkişileri yeniden çağırıp bizzat dinleyebileceği gibi sunulmamış veya getirtilmemiş delillerin celbini de kararlaştırabilir; kurul eksik kalan tahkikat işlemlerini bizzat tamamlayabileceği gibi hâkimlerden birine de devredebilir. Toplu mahkeme, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarını dinledikten sonra tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını gördüğünde tahkikatın bittiğini tefhim eder.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 185Kaynağı aç
MADDE 185- (1) Toplu mahkemelerde, tahkikatı yapmakla görevlendirilen hâkim, tahkikatın tamamlandığı kanaatine varırsa, tarafların davanın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için dosyayı mahkeme başkanına verir. (2) Toplu mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse tahkikat için görevlendirilen hâkim tarafından dinlenen tanıkları ve bilirkişiyi tekrar çağırıp dinleyebileceği gibi, davanın maddi vakıaları hakkında gösterilen ve mahkemeye verilememiş veya getirtilmemiş olan delillerin verilmesini veya getirtilmesini de kararlaştırabilir. Kurul, eksik gördüğü tahkikatı kendisi tamamlayabileceği gibi hâkimlerden birine de verebilir. (3) Toplu mahkeme, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini tefhim eder. Sözlü yargılama

Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Mazeret Durumunda Usul

Tahkikatın usulüne uygun şekilde sonuçlandırılması, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma ilkesiyle yakından ilgilidir. Tarafların yargılamaya ilişkin bilgi sahibi olma, açıklama ve delil sunma hakları korunmadan hüküm tesis edilemez. Dosyaya intikal eden bilirkişi veya uzman raporuna karşı beyanda bulunma süresi tanınmadan, tarafın yazılı beyan talebi değerlendirilmeden tahkikatın bittiğinin açıklanması savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Bu çerçevede Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2023/3286 Esas, 2024/2607 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmadan ve duruşmaya katılmama halinde yoklukta karar verileceğine dair ihtar içeren tebligat bulunmaksızın vekilin mazereti reddedilerek yargılamanın bitirilmesi hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil eder. Taraf vekilinin mazeretinin kabul edildiği durumlarda da tahkikatın bütünü hakkında söz hakkı kullandırılmadan ve tahkikatın bittiği tefhim edilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
MADDE 27- (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir. Aleniyet ilkesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3286, K. 2024/2607Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2023/3286 E.  ,  2024/2607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/261 E., 2023/493 K. DAVA TARİHİ : 21.04.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/164 E., 2022/484 K. Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince 120 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan dava bakımından hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-h, 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, 120 ada 31 sayılı taşınmazda fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde B harfi ile gösterilen 217,60 m²'lik ahırın davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine, karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılara miras yolu ile intikal eden Kayseri ili, Özvatan ilçesi, … Köyü 120 ada 7 parsel ve aynı yer 120 ada 31 parselde kayıtlı taşınmazların ortaklığının giderilmesi davası açıldığını, davacının 120 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerine kendisi için ev, garaj ve evin önündeki hayvan barınağı ahır yaptırdığını, 120 ada 31 parsel sayılı taşınmaz üzerine hayvan barınağı yaptırdığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ev, garaj ve evin önündeki hayvan barınağının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının 120 ada 7 parsel üzerindeki murisin yaptırdığı evi yıktığını, yeniden ev yaptığını ve eklentileri onardığını, yine aynı yer 120 ada 31 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki hayvan barınağı ahırın da muris … tarafından yapıldığını ve onarım masraflarının Almanya'da yaşayan … tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu Kayseri ili, Özvatan ilçesi, … Mahallesi 120 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesat niteliğindeki iki katlı kargir ev ve ahır ile aynı yer 120 ada 31 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ahırın muhtesatın aidiyetinin tespiti amacıyla eldeki davanın açıldığı; 120 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı incelendiğinde taşınmaz üzerindeki iki katlı kargir ev ve ahırın Mehmet oğlu …'a ait olduğunun belirtildiği, ancak kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki bu bilginin bilgisayar ortamındaki tapu kaydına yansıtılırken muhdesat bilgileri bölümünde iki katlı kargir ev ve ahırın … oğlu …'a ait olduğunun yazıldığı, oysa bu yanlışlığın sehven yapıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde belirtildiği üzere 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacıya ait olduğunun zaten belli olduğu, muhdesatla ilgili bilginin tapuya aktarımı sırasında sehven yapılan hatanın her zaman için idari yoldan düzeltilebileceği, bu nedenlerle davaya konu Kayseri ili, Özvatan ilçesi, … Mahallesi 120 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan dava bakımından hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-h, 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine ve davaya konu 120 ada 31 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki B harfi ile gösterilen kerpiç ev ve ahırın … oğlu …'a ait olduğu belirtilmiş ise de keşif esnasında dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere muhdesat bölümünde belirtilen muris …'a ait olan kerpiç ev ve ahırın eskimesi nedeniyle yıkılmaya yüz tuttuğu hatta bir kısmının yıkıldığı, kalan bölümünün ise yıkılmaya yüz tutması nedeniyle davacı tarafça yıkılarak yerine fen bilirkişisi raporunda belirtilen B harfiyle gösterilen ahırın davacı tarafından meydana getirildiği anlaşıldığından fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde B harfi ile gösterilen 217,60 m²'lik ahırın davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz süreleri dikkate alınmaksızın karar verildiğini, 27.11.2022 tarihli mahkemeye sundukları dilekçe incelendiğinde davalılar vekili olarak Ankara'da yapmış oldukları kaza neticesinde duruşmaya katılamadıklarını belirterek mazeret talebinde bulunduklarını ancak mahkemece mazeretleri dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, Mahkemenin kadastro tutanağının tapuya aktarımı sırasında sehven yapılan bir hata olduğu varsayımının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı vekilinin mazeret talebinin reddi nedeniyle istinaf talebi bakımından ise, mazeret dilekçesi ekinde sunduğu trafik kazası tutanağının 24.11.2022 tarihli olduğu, oysa karar duruşmasının 28.11.2022 tarihinde yapıldığı, duruşmanın ertelenmesini gerektirir başka bir mazeret nedeni de sunulmadığı, o nedenle mahkemenin mazeret talebinin reddine ilişkin takdirinde yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bilirkişi raporuna itiraz süresi beklenilmeksizin karar verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, 27.11.2022 tarihli mahkemeye sundukları dilekçe incelendiğinde davalılar vekili olarak Ankara'da yaptığı kaza neticesinde duruşmaya katılamadığını belirterek mazeret talebinde bulunduğunu, fakat mahkemenin mazereti dikkate almayarak hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, esasa ilişkin olarak ise yapıların davacı tarafça yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Bilindiği üzere ve kural olarak tespit davalarında; tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır” denilmektedir. 3. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (h) bendine göre davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verir. 4. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesat aidiyetinin tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. 5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hukuki dinlenilme hakkı” başlıklı 27 nci maddesinde ise “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. 6. Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6 ıncı maddesinde adil yargılanma hakkı ayrıntılı yer almış olup, gerek Anayasa gerekse AİHS düzenlemelerine koşut olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 27 inci maddesinde de hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. 7. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36 ıncı maddesi; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmünü içermektedir. 8. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun); a) "Hukuki dinlenilme hakkı" kenar başlıklı 27 inci maddesi: "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir." b)"Tarafların duruşmaya daveti" kenar başlıklı 147 inci maddesi; "(1) Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir. (2) Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluklarında hüküm verileceği bildirilir." c)"Sözlü yargılama" kenar başlıklı 186 ıncı maddesi; "- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/20 md.) Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. (Ek cümle: 22/07/2020-7251/20 md.) Şu kadar ki, 150 nci madde hükmü saklıdır." d)"Yargılama giderlerine hükmedilmesi" kenar başlıklı 332 nci maddesinin birinci fıkrası ise; "(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir" şeklinde düzenlenmiştir. 3. Değerlendirme 1.6100 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi ile ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların sadece tahkikat aşaması için değil sözlü yargılama aşaması için de duruşmaya davet edileceği, tahkikatın sona erdiği duruşmada kural olarak sözlü yargılamaya geçileceği, ancak hukukî dinlenilme hakkının zedelenmemesi için sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde usulüne uygun ihtarat yapılmış olması koşuluyla ayrıca taraflara davetiye gönderilmeyeceği, tarafların sözlü yargılama için belirlenen duruşmaya gelmemesi hâlinde yokluklarında hüküm verileceği hususlarının davetiyede ihtar edileceği hususu belirtilmiştir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.10.2022 tarihli ve 2020/1-333 Esas, 2022/1342 Karar sayılı kararı) 2. Görüldüğü gibi Kanun koyucu 6100 sayılı Kanun'un 27 inci maddesinde yer alan hukukî dinlenilme hakkının zedelenemeyeceğini özellikle vurgulamış ve bu yönde düzenlemeler yapmıştır. Buna göre; tarafların sözlü yargılama aşamasına geçildiğinde yokluklarında karar verilebileceği hususunda haberdar edilmeleri zorunludur. 3. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve açıklanan ilkeler dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde, davalılar vekili 27.11.2022 tarihinde bilirkişi raporlarını 22.11.2022 de tebliğ aldığı ve trafik kazası nedeniyle doktor kontrolünde olduğundan bahisle mazeret dilekçesi vermiş, mahkemece mazeret dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davalılar vekilinin mazeret dilekçesine eklemiş olduğu kaza tutanağı ile bilirkişi raporlarına itiraz süresinin devam ettiği gözetildiğinde; dosya içerisinde davalılar vekiline yargılama sırasında sözlü yargılama duruşmasına katılmaması halinde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren tebligat da bulunmadığı da dikkate alındığında, sözlü yargılama yapılacağına dair ihtar yapılmadığı gibi bilirkişi raporuna karşı diyecekleri de dinlenmeden davalılar vekilinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmiş olması 6100 sayılı HMK’nın 27 nci maddesinde belirtilmiş olan hukuki dinlenilme hakkına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tahkikatın Bitiminden Sözlü Yargılamaya Geçiş ve Süre Talebi

Mahkeme, tahkikatın sona erdiğini tefhim ettikten sonra kural olarak aynı duruşmada sözlü yargılama safhasına geçer. Ancak duruşmada hazır bulunan taraflardan birinin süre istemesi veya aynı celse sözlü yargılama yapılmasına rıza göstermemesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Erteleme halinde, hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye çıkarılmaz; zira Kanunun 147 nci maddesi uyarınca tahkikat duruşmasına mazeretsiz gelinmemesi durumunda sözlü yargılamaya geçileceği ve duruşmanın ertelenmesi halinde ayrıca davetiye gönderilmeyeceği taraflara evvelce ihtar edilmektedir. Buna karşılık duruşmada tarafların tamamı hazır bulunur ve yeni bir gün verilmesini istemediklerini beyan ederlerse, bu beyan tutanağa geçirilmek kaydıyla aynı duruşmada sözlü yargılamaya devam edilir. Mahkeme taraflara son sözlerini sorar ve Kanunun 150 nci maddesine ilişkin hükümler saklı kalmak üzere nihai hükmünü verir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 186Kaynağı aç
MADDE 186- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/20 md.) Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/20 md.) Şu kadar ki, 150 nci madde hükmü saklıdır. DÖRDÜNCÜ KISIM İspat ve Deliller BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler İspatın konusu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/4254, K. 2022/5801Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2022/4254 E.  ,  2022/5801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, eksik inceleme ve mazeret dilekçesinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 6100 sayılı HMK’nın “Sözlü yargılama” başlıklı 186. maddesinin ilk halinde; “Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir." hükmü yer almakta iken; 28/07/2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile yapılan değişiklik ve ekleme sonucu 186. madde; “Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. Şu kadar ki, 150. madde hükmü saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda tahkikat aşaması yukarıda belirtilen HMK’nın 186. maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlamış olup değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki celselerde davalı-davacı erkek vekilinin mazeret dilekçeleri kabul edilmiş, duruşma günlerini Uyap üzerinden öğrenilmesine karar verilmiştir. 17/12/2021 tarihli tahkikat celsesinde mahkemece davalı-davacı erkek vekilinin son mazeret dilekçesi reddedilmiş, davacı-davalı kadın vekilinin tahkikatın tümü hakkındaki açıklamasından sonra tahkikatın bittiği belirtilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmiş ve davalı-davacı erkek vekilinin yokluğunda hüküm tefhim edilmiştir. Ne var ki HMK’nın 186. maddesindeki değişikliğin yürürlük tarihi sonrası davalı-davacı erkek vekiline “Tahkikatın bittiğinin tefhim edilmesinden sonra yokluğunda aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçileceğine” dair ihtarı da içerecek şekilde tahkikat duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılmaksızın davalı-davacı erkek vekilinin yokluğunda sözlü yargılamaya geçilerek hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m .27) ihlali niteliğindedir. O halde mahkemece yapılacak iş; sözlü yargılama için ayrı gün tayin ederek tarafları davet etmek ve sonucu uyarınca karar vermekten ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.06.2022 (Salı)
Hâkim taraflara söz vermeden tahkikatı bitirebilir mi?

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184 üncü maddesi uyarınca hâkim, iddia, savunma ve delilleri inceledikten sonra hazır bulunan taraflara tahkikatın bütünü hakkında beyanda bulunmaları için söz vermek zorundadır.

Tahkikatın sona erdiği taraflara nasıl bildirilir?

Mahkeme, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarını dinledikten sonra tahkikatı gerektiren başka bir mesele kalmadığını tespit ederse tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.

Toplu mahkemelerde tahkikatın bitirilmesi süreci nasıl işler?

Toplu mahkemelerde naip hâkim tahkikatın bittiği kanaatine vardığında dosyayı mahkeme başkanına iletir; kurul heyeti eksik bir işlem görmez ve tarafların tahkikatın tümü hakkındaki beyanlarını dinlerse tahkikatın bittiğini tefhim eder.

Tahkikat bittiğinde sözlü yargılama duruşması ertelenebilir mi?

Tahkikatın bittiğinin tefhiminden sonra taraflardan birinin talep etmesi halinde sözlü yargılama duruşması iki haftadan az olmamak üzere ertelenir ve taraflara ayrıca davetiye çıkarılmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu