6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesi uyarınca taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandığı ve ellerinde bulunan bütün belgeleri mahkemeye ibraz etmekle yükümlüdür. Medeni usul hukukunda gerçeğin ortaya çıkarılması ve davanın aydınlatılması amacıyla öngörülen bu kural, yalnızca kendi iddiasını ispatlamaya çalışan tarafı değil, ispat yükü üzerinde bulunmayan tarafı da karşı tarafın dayandığı elindeki belgeleri mahkemeye ibraz etmekle yükümlü kılmaktadır. Elektronik ortamdaki belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye sunulur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 219Kaynağı aç
HMK Kapsamında Belge Kavramı ve İbraz Yükümlülüğü
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesine göre dava konusu vakıaların aydınlatılmasına yarayan her türlü yazılı metin, senet, plan, çizim, görsel veya ses verisi ile dijital ortama aktarılmış kayıtlar usul hukuku bakımından belge niteliğindedir. Davada ileri sürülen iddia ve savunmaların ispatına elverişli bu nitelikteki bütün araçlar HMK m. 219 uyarınca ibraz zorunluluğunun kapsamına girmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/1025, K. 2014/4688Kaynağı aç
Elektronik belgelerin mahkemeye sunulmasında güvenli elektronik imza veya basit elektronik imza bulunması zorunlu bir geçerlilik koşulu teşkil etmez. Belgenin güvenli ya da basit elektronik imza taşıyıp taşımaması veya imzasız olması ibraz mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. Usul hukukunda belgenin ibraz edilmesi zorunluluğu ile ibraz edilen belgenin uyuşmazlığı çözmedeki delil değeri birbirinden bağımsız olarak değerlendirilir.
Tarafların mahkemeye ibraz etmekle yükümlü tutulacağı belgelerin çerçevesi sınırsız değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 194. maddesi gereğince taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmak ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmek zorundadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/328 Esas ve 2022/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, ibraz yükümlülüğünün sınırları somutlaştırma yükü ile belirlenir ve taraf yalnızca ileri sürülen hususların ispatıyla ilgili belgeleri sunmakla yükümlü tutulabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 194Kaynağı aç
Devamlı Kullanılan Belgeler ve Ticari Defterlerin İbrazı
Ticari defterler gibi sürekli kullanılması gereken belgelerin tamamının mahkemeye sunulması ticari hayatın olağan akışını aksatabileceğinden, HMK m. 219/2 özel bir ibraz kolaylığı getirmiştir. Düzenlemeye göre ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin tamamı yerine yalnızca uyuşmazlıkla ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye sunulabilir. Ayrıca HMK m. 218 uyarınca mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan belgeler hâkim veya görevlendireceği bilirkişi tarafından yerinde incelenir ya da örnekleri asıllarıyla karşılaştırılır. Bu emrin yerine getirilmesine haklı sebep olmaksızın engel olunması durumunda disiplin para cezasına ve sebep olunan giderlere hükmolunur, gerektiğinde zor kullanılabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 218Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca her tacir, işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ortaya koyacak ticari defterleri usulünce tutmak ve saklamakla yükümlüdür. HMK m. 199 uyarınca ticari defterler de belge vasfında kabul edildiğinden ibraz süreçlerinde belge ibrazına dair kurallar uygulanır. İspat yükü kendisinde olan tarafın başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı hallerde, defterlerin ibrazı veya ibrazdan kaçınılması HMK m. 219 ve devamı hükümlerine tabidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/328, K. 2022/154Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 64Kaynağı aç
İspat yükü kendisine ait olan taraf delillerini münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine hasretmeyip diğer delillerle birlikte bu kayıtlara dayanmışsa, karşı tarafın defterlerini mazeretsiz olarak ibraz etmemesi hâlinde HMK m. 219 ve m. 220 uygulanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/328 Esas ve 2022/154 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, delillerin münhasıran hasredilmediği hallerde genel düzenleme olan HMK m. 220 geçerliliğini korur.
Ticari Defterlerin Delil Niteliği ve İbraz Usulü
HMK m. 222 uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Defterlerin sahibi lehine delil kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması, defter kayıtlarının birbirini teyit etmesi ve karşı tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarına aykırı düşmemesi veya karşı tarafın defterlerini ibraz etmemiş olması gerekir. Bununla birlikte HMK m. 222/4 uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 222Kaynağı aç
HMK m. 222/3 hükmü gereğince, diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin uyuşmazlık konusu hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak değerlendirilemez. Ayrıca şartlara uygun tutulan defterlerdeki lehe ve aleyhe kayıtların birbirinden ayrılması mümkün değildir.
Ticari defterlerin mahkemeye ibrazında usul kurallarına titizlikle uyulmalıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/6114 Esas ve 2014/12050 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, duruşmada bulunmayan tarafa defter ibrazı için kesin mehil verilmiş olsa bile bu hususta usulüne uygun davetiye çıkarılmadan eksik incelemeyle karar tesis edilemez. Buna karşılık Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/1025 Esas ve 2014/4688 Karar sayılı kararında ifade edildiği üzere, defterlerin ibraz edilmemesi ihtarı usulünce hatırlatılmamış olsa dahi ilgili taraf açıkça vereceği dilekçeyle defterlerini ibraz etmeyeceğini beyan etmişse bu usuli eksiklik sonuca etkili kabul edilmez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/6114, K. 2014/12050Kaynağı aç
Belgenin İbraz Edilmemesi Halinde Uygulanacak Yaptırımlar
HMK m. 220/1 uyarınca ibrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse; karşı tarafın belgenin elinde olduğunu ikrar etmesi, talep üzerine sükut etmesi yahut belgenin varlığının resmi bir kayıt veya başka bir belgedeki ikrarla sabit olması durumunda mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 220Kaynağı aç
İbrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa HMK m. 220/2 uyarınca mahkemece işlem yapılır. Bu kapsamda mahkeme, inkâr eden tarafa belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif eder. Bu yemin, tarafın dayandığı yemin delili niteliğinde olmayıp belge lehine olan taraf yemin deliline dayanmamış olsa bile, dayanılan belgenin değerlendirilebilmesi için mahkemece kanun hükmü gereği olarak maddeye uygun biçimde yemine ilişkin işlemlerin yaptırılması gerekir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen kesin sürede belgeyi sunmaz ve delilleriyle birlikte kabul edilebilir bir mazeret göstermezse ya da belgeyi inkâr edip teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse HMK m. 220/3 devreye girer. Bu halde mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Hâkim, ibraz edilmeyen belgenin somut olaya etkisini değerlendirerek ibrazı talep eden tarafın beyanlarını doğru sayıp saymama hususunda takdir yetkisine sahiptir.
Özel Uyuşmazlıklarda Belge İbrazı Yükümlülüğü
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca aksine yasal bir kural bulunmadıkça her iki taraf dayandığı olguları ispatla yükümlüdür. Bununla beraber mevzuatın bir tarafa açık kayıt tutma borcu yüklediği uyuşmazlıklarda belge ibrazı özellik arz eder. İş mevzuatında kayıt tutma yükümlülüğü kural olarak işverendedir. İşçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda işyeri ve çalışma kayıtlarına dayanıldığında bu belgelerin HMK m. 219 gereğince ibraz edilmesi gerekir; işverenin belgeleri ibraz etmemesi hâlinde ise HMK m. 220 prosedürü tatbik edilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Banka işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da kredi sözleşmeleri, dekontlar ve kesinti belgeleri gibi bilgi taşıyıcıları HMK m. 219/1 uyarınca mahkemece taraflardan sorulup toplanmalı; ibrazdan mazeretsiz kaçınılması durumunda HMK m. 220'deki usul ve sonuçlar dikkate alınarak karar verilmelidir.
Üçüncü Kişilerin Belge İbraz Yükümlülüğü
HMK m. 221 gereğince mahkeme, davanın tarafları dışında kalan üçüncü kişi veya bir kurumun elinde bulunan belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna kanaat getirirse bu belgenin ibrazını emreder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes elindeki belgeyi sunmak, sunamıyorsa gerekçesini delilleriyle birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme bu açıklamayı yeterli görmezse ilgili kişiyi tanık olarak dinleyebilir. Ayrıca HMK m. 221/3 uyarınca belgeyi ibraz etmek veya bu hususta tanıklık yapmak zorunda olanlar hakkında tanıklara ilişkin hükümler uygulanır ve ilgililer tanıklıktan çekinme kuralları dairesinde ibrazdan veya tanıklıktan çekinebilirler.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 221Kaynağı aç
İspat yükü kendisinde olmayan taraf elindeki belgeyi sunmak zorunda mıdır?
Evet, HMK m. 219/1 gereğince taraflar karşı tarafın dayandığı ve kendi ellerinde bulunan delil niteliğindeki belgeleri de mahkemeye sunmakla yükümlüdür.
Ticari defterlerin tamamı yerine sadece ilgili kısımları sunulabilir mi?
Evet, HMK m. 219/2 uyarınca ticari defterler gibi sürekli kullanılan belgelerin tamamı yerine yalnızca uyuşmazlıkla ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.
Belgeyi elinde bulundurmadığını iddia eden tarafa mahkemece ne yapılır?
HMK m. 220/2 uyarınca belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu bilmediğine ilişkin mahkemece yemin teklif edilir.
Belge mahkemeye ibraz edilmezse ne gibi sonuç doğar?
HMK m. 220/3 uyarınca süresi içinde mazeretsiz olarak belgeyi ibraz etmeyen ya da inkâr edip yeminden kaçınan taraf karşısında mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını doğru kabul edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

