İlamların ve Düzenleme Şeklindeki Noter Senetlerinin İspat Gücü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin birinci fıkrasına göre ilamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır. Kanun koyucu bu belgelerin doğruluğunu esas almış ve bağlayıcılıklarını sahtelik iddiasının resmî olarak kanıtlanması şartına bağlamıştır. Bu nitelikteki belgeler, sahtelikleri ispat edilene kadar geçerliliklerini korur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/3147, K. 2016/10341Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere, mahkeme huzurunda yapılan sulhler, resmî vasiyetname düzenlenmesi ve tereke tespiti gibi belgeler de resmî senet kuvvetine sahip belgeler arasında yer alır. Yargılama veya resmî tanzim usulleri dairesinde oluşturulan bu işlemler, kesin delil gücüyle hüküm doğurur.
Onaylama Şeklindeki Noter Senetleri ve Görevli Memur Belgeleri
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında; ilgililerin beyanı doğrultusunda noterlerce onaylanan senetler ile yetkili kamu görevlilerinin görev alanlarında usule uygun düzenledikleri resmî evrak, aksi ispat edilene dek kesin delil hükmündedir. Bu belgelerin bağlayıcılığı korunmakla beraber, içeriklerinin gerçeği yansıtmadığı sahtelik davası şartı aranmaksızın aksinin kanıtlanması yoluyla da ileri sürülebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/17168, K. 2018/240Kaynağı aç
1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82. maddesi kapsamında, kanun hükümlerine göre belgelendirilen işlemler resmî sayılır ve noterler tarafından kanuna uygun şekilde düzenlenen hukuki işlemler sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. Buna karşılık noter tarafından yapılan imza onaylaması yalnızca onaylanan imzanın ilgiliye ait olduğunu belgelendirir ve hukuki işlemlerin içeriğini kapsamaz. Bu onay işlemlerinde imza ve tarih sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilirken, bu kapsam dışında kalan noterlik işlemlerinin aksi ispatlanabilir.
1512 sayılı NOTERLİK KANUNU m. 82Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/1083, K. 2017/34Kaynağı aç
Yetkili memurların kamusal görevleri kapsamında mevzuata uygun tanzim ettikleri belgeler de aksi ispatlanana kadar kesin delil niteliğini korur. Bu kapsamda görevlilerce düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibarıyla maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmî belgelerdendir.
Şüphe Halinde Mahkemenin Açıklama İsteme Yetkisi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin üçüncü fıkrasına göre mahkeme; ilamlar, düzenleme şeklindeki noter senetleri, onaylama senetleri veya yetkili memurların düzenledikleri belgeler hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse ilgili daireden açıklama isteyebilir. Hâkim, belgenin sıhhati veya tanzim süreci konusunda tereddüt doğması durumunda işlemi gerçekleştiren makamla irtibat kurarak durumu aydınlatma yetkisine sahiptir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 204Kaynağı aç
Resmî Senette Sahtelik İddiası ve Dava Usulü
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 208. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bu iddiayı asıl davaya bakan mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi bu konuda ayrı bir dava da açabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 208Kaynağı aç
Resmî senetler bakımından kanun koyucu farklı bir inceleme usulü öngörmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 208. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, resmî nitelikteki bir belgede yer alan imza ya da yazının reddedilmesi hâlinde bu uyuşmazlık, belgeyi düzenleyip onaylayan görevlinin de davalı gösterildiği müstakil bir davada çözüme kavuşturulabilir. Asıl yargılamayı yürüten mahkeme, bu iddiayı ileri süren tarafa sahtelik davasını ikame etmesi amacıyla lüzum gördüğünde iki haftalık kesin mehil tanır.
Noter senedinde yer alan imzanın inkâr edilmesi durumunda mahkemece, ilgili noter hakkında asıl davayla birleştirme istemli olarak ayrı bir dava açmak üzere mehil verilmeli ve dava açıldığı takdirde iki dava birleştirilerek karara bağlanmalıdır. İlgili görevlinin taraf gösterilmediği bir usulde sahtelik incelemesi tamamlanamaz.
İmza İncelemesi Esasları ve İspat Yükü
İmza inkârı ve sahtelik iddialarında fotokopi belgeler üzerinden imza incelemesi yapılması usulen mümkün değildir. Bilirkişi incelemesine esas alınacak borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını barındıran belge asıllarının celbi ve incelemenin bu asıllar üzerinden icra edilmesi zorunludur.
İmza incelemesinde bilirkişi öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ait ve keşide tarihine en yakın tarihli belgelerdeki imzaları mukayeseye esas almalıdır. Keşide tarihinden öncesine ilişkin mukayese belgesi temin edilemezse daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli hiçbir belge bulunamazsa borçlunun duruşmada temin edilen imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yürütülür.
Sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılan noter senetlerindeki imzalar ile takibe konu senetteki imzaların aynı el ürünü olduğunun tespiti hâlinde borçlunun imzaya itirazı reddedilir. İmzaya itiraz uyuşmazlıklarında imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir ve yargılamada ispat yükünü ters çevirecek uygulamalara gidilemez.
Mahkeme İlamlarının Kesin Delil ve Maddi Anlamda Kesin Hüküm Gücü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 303. maddesi uyarınca, şeklen kesinleşmiş bir mahkeme kararının sonradan açılan bir davada maddi kesin hüküm teşkil edebilmesi; her iki uyuşmazlığın taraflarının, dayandıkları hukuki sebeplerin ve önceki ilamın hüküm fıkrasıyla sonraki davanın netice-i talebinin birebir örtüşmesine bağlıdır. Yargı kararı, asıl veya karşı davada ileri sürülen iddialar arasından yalnızca hükme bağlanan talepler bakımından bağlayıcılık kazanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 303Kaynağı aç
Maddi anlamda kesinlik ve ilamın kesin delil gücü yalnız mahkeme kararının hüküm fıkrası için söz konusudur. Hüküm fıkrası davada talep edilen hususlar hakkında verilen nihaî kararı gösterirken kararın gerekçe kısmının kesin delil veya kesin hüküm gücü bulunmamaktadır.
Bir davada verilen kesin hüküm, bu davanın taraflarından biri tarafından üçüncü bir kişiye karşı açılan veya üçüncü bir kişi tarafından davanın taraflarından birine yöneltilen, konusu ile sebebi aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmez; çünkü iki davanın tarafları farklıdır. Bununla birlikte ilk davada verilen kesin hüküm, tarafları özdeş olmayan ikinci davada güçlü bir takdiri delil niteliği taşır.
Ceza Mahkemesi Kararlarının Hukuk Yargılamasına Etkisi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun olup olmadığı veya ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza hâkiminin kusurun takdirine ve zararın miktarına ilişkin tespitleri de hukuk hâkimini bağlamaz. Hukuk yargılamasında kusur derecesi ve tazminat miktarı, özel hukuk ilke ve delilleri çerçevesinde bağımsız olarak tayin edilir.
Düzenleme şeklindeki noter senedi kesin delil midir?
Evet, HMK'nın 204. maddesinin ilk fıkrası uyarınca düzenleme şeklindeki noter senetleri sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır.
Noterde yapılan imza onayı sözleşme içeriğini kesin delil yapar mı?
Hayır, Noterlik Kanunu'nun 82. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca imza onayı yalnızca imzanın ilgilisine ait olduğunu belgelendirir; hukuki işlemin içindeki beyan ve vakıaları kapsamaz.
Resmî senetteki imzanın sahteliği asıl davada tek başına incelenebilir mi?
Hayır, HMK m. 208/4 uyarınca resmî senetteki imza veya yazı inkârı, evraka resmiyet kazandıran noter veya kamu görevlisi de taraf gösterilerek açılacak ayrı bir davada incelenmelidir.
Mahkeme kararının gerekçesi başka davada kesin delil oluşturur mu?
Hayır, HMK m. 303 ve yargısal uygulamalar uyarınca kesin delil ve kesin hüküm etkisi yalnızca hüküm fıkrasını bağlar, kararın gerekçe kısmı kesin delil teşkil etmez.
İmza incelemesi fotokopi evrak üzerinden yapılabilir mi?
Hayır, imza incelemesinde fotokopi üzerinden bilirkişi raporu tanzim edilemez; borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belge asıllarının celbi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

