HMK Madde 218 Belgenin Yerinde İncelenmesi Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 218 Belgenin Yerinde İncelenmesi Usulü

Belgenin Yerinde İncelenmesinin Şartları ve Kapsamı

Medeni usul hukukunda delillerin kural olarak davaya bakan mahkeme huzurunda ve doğrudan incelenmesi esastır. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 218. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan belgeler yerinde incelenir ya da önceden sunulan örnekleri asıllarıyla karşılaştırılır. Bu işlem mahkeme hâkimi tarafından bizzat icra edilebileceği gibi hâkimin görevlendireceği bilirkişi vasıtasıyla da gerçekleştirilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 218Kaynağı aç
MADDE 218- (1) Mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan belgeler, hâkim veya görevlendireceği bilirkişi tarafından yerinde incelenir ya da bu belgelerin mahkemeye sunulmuş örnekleri asıllarıyla karşılaştırılır. İnceleme sonunda bir tutanak düzenlenir ve gerekli görülürse uygun teknik araçlarla belgenin aslı kaydedilir. (2) Mahkemenin bu yöndeki emrinin yerine getirilmesine haklı bir sebep olmaksızın engel olunması hâlinde hâkim tarafından, engel olan kişi hakkında sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Gerektiğinde zor kullanılmasına da karar verilebilir. Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/4363, K. 2016/3635Kaynağı aç
15. Hukuk Dairesi         2015/4363 E.  ,  2016/3635 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: – K A R A R – Taraflar arasındaki asıl davada; davacı taşeron tarafından eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istenmiş, birleşen davada ise davacı yüklenici tarafından, taşeronun işi yarım bırakması nedeniyle uğranılan zararın ve fiyat farkının tahsili için girişilen takibe itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istenmiş, mahkemece; asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, takibin devamına icra inkâr tazminatının tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı birleşen davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile imzalanan … tarihli sözleşmeyle, … Havaalanı İnşaatı İşi'nde yapılacak olan kaliteli beton imalatında kullanılacak olan agreganın temini işini ve … tarihli sözleşmeyle de aynı işin temel altı imalatların yapılmasını üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, çeklerinin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin ürettiği malzemelerin davalı elemanları tarafından gizlice alındığını, noterden fesih ihtarı gönderip alacaklarının tahsili için … İcra Müdürlüğü'nün … nolu dosyasında … keşide tarihli … TL bedelli çek ve … düzenleme ve … tediye tarihli … TL bedelli senet için, işlemiş faizleriyle birlikte toplam … TL için icra takibine giriştiğini, borçlu davalının takibe haksız ve yersiz itirazının iptâline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacı taşeronun yükümlülüklerini yerine getirmediğini iş akışına engel olup ihtarlarına rağmen işi durdurduğunu ağır çalıştığını, takibe dayanak yaptığı senedin fotokopi olduğunu, davacıyı ara ve avans ödemelerinin yapıldığını, nihai sonucun kesin hesapta çıkacağını beyanla haksız açılan davanın reddini istemiştir. Öte yandan asıl dava ile birleştirilen ve yüklenici tarafından taşerona karşı açılan Asliye Ticaret Mahkemesi'nin … Esas sayılı dava dosyasında davalı taşeronun işi yarım bırakması nedeniyle davacı yüklenici tarafından tamamlanan imalâtlardan dolayı maruz kalınan zararların ve fiyat farklarının davalı tarafça tazmini için kesilen faturaya göre cari hesapta oluşan … TL alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istendiği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında; tarafların sundukları delillerin toplandığı,bu amaçla davalı şirketin kayıt ve belgeleri üzerinde istinabe yoluyla bilirkişi incelemesi yapılıp ilk rapor alındıktan sonra, … günlü oturumdaki ara kararında HMK'nın 278. maddesi gereğince işlem dosyaları üzerinde inceleme yapmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişilerin şehir dışında bulunan dosyalara ilişkin incelemeleri yönünden gerekli olan ulaşım giderlerinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. Ancak bu ara kararının icrası için bir talimat yazısı yazılmadığı halde bilirkişilerin bu ara kararı uyarınca … tarihinde … Bölge Müdürlüğü'nde bulunan ihale işlem dosyası üzerinde hakim nezareti olmadan yaptıkları inceleme sonucuna göre hükme esas alınan … havale tarihli raporlarını düzenleyip mahkemeye sundukları, mahkemece de bu rapor ve ek rapor esas alınarak hüküm kurulduğu görülmektedir. Kanunda belirtilen haller dışında, deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğunca birlikte ve aynı duruşmada incelenir. Bu kural doğrudanlık ilkesinin bir sonucudur. Zorunlu hallerde (HMK197/2) başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller o yerde istinabe yoluyla toplanabilir. HMK 218/1. maddesinde “Mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan belgeler, hâkim veya görevlendireceği bilirkişi tarafından yerinde incelenir ya da bu belgelerin mahkemeye sunulmuş örnekleri asıllarıyla karşılaştırılır. İnceleme sonunda bir tutanak düzenlenir ve gerekli görülürse uygun teknik araçlarla belgenin aslı kaydedilir.” HMK 197. maddesinde de “kanunda belirtilen hâller dışında, deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğu kadar birlikte ve aynı duruşmada incelenir……. (2) Başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller, o yerde istinabe yoluyla toplanabilir. (3) Delillerin incelenmesi veya beyanların dinlenmesi sırasında taraflar, istinabe olunan mahkemede hazır bulunabilir ve delillerle ilgili açıklama haklarını kullanabilirler. Bu hususu sağlamak için, taraflara incelemenin yapılacağı tarih ve yer bildirilir. Bu davet üzerine taraflar istinabe olunan mahkemede hazır bulunmasalar dahi deliller incelenir veya beyanlar dinlenir. Bu yasa hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece hükme dayanak alınan rapor usul hükümlerine aykırı olarak alınmıştır. … Hakiminin … Bölge Müdürlüğü'nde bulunan ihale işlem dosyalarının incelenmesi için istinabe talimatı yazmaksızın bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi vermesi, doğrudan inceleme yaptırma yetkisi bulunmadığı gibi incelemeye esas evrakların …'dan mahkemeye getirtilmesinde de bir sakınca bulunmamaktadır. Mahkemece istinabe yoluna gidilmeli ya da varsa eksik evraklar da tamamlanarak yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınmalı tüm deliller değerlendirilerek sonuca varılmalıdır. Kabule göre de alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamış hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısına geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine … gününde oybirliğiyle karar verildi.

Mahkemeye getirtilmesinde sakınca bulunmayan belgeler için istinabe talimatı yazılmaksızın ve hâkim nezareti olmaksızın bilirkişilerin yerinde inceleme yapması usul hükümlerine aykırıdır. Dosyanın mahkemeye ibrazının devlet güvenliği sebebiyle sakıncalı olduğu hallerde ise HMK m. 218 uyarınca belgelerin uzman bilirkişi ve mahkeme tarafından yerinde incelenmesi zaruridir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/9230, K. 2022/2887Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2021/9230 E.  ,  2022/2887 K. "İçtihat Metni" Davacı …Elektrik Ve Ticaret A.Ş. ile davalı Savunma Sanayi Müsteşarlığı aralarındaki tazminat davasına dair Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11/02/2020 tarihli ve 2017/125 E. 2020/138 K. sayılı hükmün onanması hakkında Dairemizce verilen 20/10/2021 tarihli ve 2020/10857 E. 2021/10417 K. sayılı karara karşı, davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile İngiltere'de konuşlu olan dava dışı ………, şirketi arasında 30.30.2009 tarihinde “Elektronik Harp Test ve Eğitim Sahası Projesi K1 ve K3 Tedarik sözleşmesi” imzalandığını; şirketin, sözleşmenin tarafı olan dava dışı yabancı firma tarafından verilmesi gereken teminat mektubunu muvafakatname ile Denizbank A.Ş. İstanbul Ticarî Merkez Şube müdürlüğünden talep ettiğini; söz konusu talep üzerine, 26.03.2009 tarihli kesin teminat mektubunun davalı Savunma Sanayi Müsteşarlığı'na verildiğini; Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın 14.09.2012 tarihli yazısı ile teminat mektubunun 2.204.262,00 Euro bölümünün haksız olarak nakde çevrilmesinin talep edildiğini; talep üzerine banka tarafından 20.09.2012 tarihinde mektubun 2.204.262,00 EURO'luk bölümünün nakde çevrilerek ödendiğini; bakiye kısım olan 2.760.000-2.204.262=555.738 Euro ile 1.587.068,00 Euro tutarındaki ofset teminat mektubunun 15.10.2012 tarihinde davalı tarafından serbest bırakıldığını; bu işlemlerin tamamının davalının haksız şekilde ve sözleşmeye aykırı olarak teminat mektubunu nakde çevirmesi neticesinde oluştuğunu ileri sürerek bilahare vermiş olduğu ıslah dilekçesi Denizbank A.Ş. İstanbul Ticari Merkez Şubesi tarafından verilmiş olan 26.03.2009 tarihli ve Mektup No:1170-TM-420 no.lu Teminat Mektubunun davalı tarafından nakde çevrilmesi ile gelir kaydedilen 2.204.262;00 Euro (İkimilyonikiyüzdörtbinikyüzaltmışikiEuronun), devlet bankalarınca 1 yıl vadeli Euro bazında açılmış mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi ile hesaplanacak tutarı ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, husumet itirazında bulunarak, dava dışı IRMAX firmasının, sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ve teminat mektubunun irat kaydedilmesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine Dairemizin 20/10/2021 tarih ve 2020/10857 E.- 2021/10417 K. sayılı ilamı ile onamasına karar verilmiş, davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-Dava, sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, “Dava dışı yüklenici …., firması ile yapılan sözleşmenin 39. maddesinde mücbir sebep hallerinin sayıldığı, dava konusu olayda mücbir sebep hallerinden hiçbirisinin meydana gelmediği ayrıca hükümet izinlerinin alınması kapsamında gerekli başvuruların yapıldığının davacı tarafından kanıtlanamadığı, yüklenicinin sözleşmedeki yükümlülüğünün yerine getirilmesi için davalı SSM tarafından 6 kez süre uzatımı verilmesine rağmen yüklenicinin K1 sistemi ile ilgili yükümlülüğünü yerine getiremeyeceğinin anlaşılması üzerine davalı SSM'nın sözleşmenin 40.2.1.1. maddesi gereğince dava konusu sözleşmeyi feshetmesinde ve sözleşmenin K1 sistemiyle ilgili kısmına ilişkin teminatını irat kaydetmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, davalı Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile dava dışı ….,şirketi arasındaki ihale sözleşmesi uyarınca, dava dışı şirket lehine teminat mektubu temin etmiş, sonrasında davalı tarafından sözleşmenin feshi nedeniyle anılan teminat mektubu nakde çevrilmiştir. Davacının, delil dilekçesinde, davalı bünyesinde bulunan ihale dosyasına dayandığı anlaşılmaktadır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda ihale dosyası incelenmeksizin tespitlerde bulunulduğu, halihazırda ihale dosyasının davalı tarafından birtakım nedenlerle dosyaya ibraz edilmediği görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Belgenin yerinde incelenmesi” başlıklı 218. maddesinde: “Mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan belgeler, hâkim veya görevlendireceği bilirkişi tarafından yerinde incelenir ya da bu belgelerin mahkemeye sunulmuş örnekleri asıllarıyla karşılaştırılır. İnceleme sonunda bir tutanak düzenlenir ve gerekli görülürse uygun teknik araçlarla belgenin aslı kaydedilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Eldeki davada, ihale dosyasının mahkeme dosyasına ibrazı devlet güvenliği sebebiyle sakıncalı ise de anılan bu yasal düzenleme uyarınca, konusunda uzman bilirkişi ve mahkeme tarafından ilgili belgelerin yerinde incelenmesi zaruridir. O halde mahkemece, HMK 218. maddesine uygun olarak, yerinde inceleme yapıldıktan sonra, konusunda uzman bilirkişi heyetinden, dava dışı IRMAX şirketi ile davalı arasındaki ihale sözleşmesinin feshinin haklı veya haksızlığının tespiti ile söz konusu teminat mektubunun irat kaydedilmesinin yerindeliği ve davacının talebi hususunda sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Hükmün bu husus yönünden bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20/10/2021 tarih ve 2020/10857 E.- 2021/10417K. Sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2-Bozma nedenine göre karar düzeltme isteğinde bulunan davacının sair karar düzeltme isteklerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairece verilen 20/10/2021 tarih ve 2020/10857 E.- 2021/10417K. Sayılı onama kararının kaldırılmasına ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair karar düzeltme taleplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan karar düzeltme ve temyiz harcının istek halinde karar düzeltme talep edene iadesine, 30/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İnceleme Usulü, Tutanak Tanzimi ve Teknik Kayıt

Belgenin bulunduğu yerde gerçekleştirilen incelemenin usule uygun şekilde belgelenmesi kanuni bir zorunluluktur. HMK m. 218/1 uyarınca inceleme sonunda bir tutanak düzenlenir. Yapılan tespitler bu tutanağa bağlanırken hâkim veya görevlendirilen bilirkişi tarafından gerekli görüldüğü takdirde belgenin aslı uygun teknik araçlarla kaydedilir.

Yerinde yapılan incelemenin kapsamı yalnızca belgenin fiziki ve içeriksel değerlendirilmesiyle sınırlıdır. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan yerinde tanık dinleme imkânına 6100 sayılı Kanun'un 218. maddesinde yer verilmemiştir. Dolayısıyla bu inceleme sırasında belge harici tanık dinleme işlemleri icra edilemez.

Bilirkişinin Yetki Sınırları ve Tarafların Bilgisine Başvurulması

Bilirkişinin görüşünü oluşturabilmesi için uyuşmazlık konusu veya ilgili delil üzerinde inceleme yapması zorunlu olduğunda mahkeme kararıyla bu incelemeyi gerçekleştirebilir. Ancak HMK m. 266/1 gereğince genel bilgi, tecrübe veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek hususlarda bilirkişiye başvurulamayacağı gibi yargılama ve hâkimlik yetkisi de bilirkişiye devredilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 278Kaynağı aç
MADDE 278- (1) Bilirkişi, görevini, mahkemenin sevk ve idaresi altında yürütür. (2) Bilirkişi, görev alanı veya sınırları hakkında tereddüde düşerse, bu tereddüdünün giderilmesini, her zaman mahkemeden isteyebilir. (3) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirirken ihtiyaç duyarsa, mahkemenin de uygun bulması kaydıyla, tarafların bilgisine başvurabilir. Taraflardan birinin bilgisine başvurulacağı hâllerde, mahkemece bilirkişiye taraflardan biri bulunmaksızın diğerinin dinlenemeyeceği hususu önceden hatırlatılır. (4) Bilirkişinin oy ve görüşünü açıklayabilmesi için bir şey üzerinde inceleme yapması zorunlu ise mahkeme kararı ile gerekli incelemeyi yapabilir. Bu işlemin icrası sırasında taraflar da hazır bulunabilir. Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 266Kaynağı aç
MADDE 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Bilirkişi sayısının belirlenmesi

Bilirkişinin yerinde inceleme yaparken tarafların açıklamalarına başvurması da özel bir usuli şarta bağlanmıştır. HMK m. 278/3 uyarınca, bilirkişinin taraflardan birinin bilgisine başvuracağı hallerde, mahkemece bilirkişiye taraflardan biri hazır bulunmaksızın diğerinin dinlenemeyeceği hususu önceden hatırlatılır. Bu kural tarafların eşitliği ve adil yargılanma hakkının teminatıdır.

Kayıtların fiziken mahkemeye ulaştırılamadığı hallerde de bu usul işletilir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/5346 Esas, 2021/8093 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, yasal saklama süresinin dolduğu gerekçesiyle hesap hareketlerinin mahkemeye gönderilmemesi ve kayıtların temin edilememesi halinde, HMK m. 218/1 uyarınca uzman bilirkişiye banka kayıtlarını yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi sağlanmalıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/5346, K. 2021/8093Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2021/5346 E.  ,  2021/8093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.11.2021 günü temyiz eden davalı … vekili Av. … geldi. Karşı taraf davacı … ve vekili Av. … gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir. 2- Davalı erkeğin banka hesaplarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda, mahkemece banka hesaplarındaki para yönünden artık değere katılma alacağına hükmedilmiş ise de, davalı erkeğin kişisel mal savunmasına yönelik yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Şöyle ki, Akbank’tan gelen 10.05.2016 tarihli yazı cevabında erkeğe ait hesapların açılış-kapanış tarihlerinin ve 10 yıllık saklama süresi dolduğu için 2006 öncesi banka hesap hareketlerinin gönderilmediğinin bildirildiği; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesapların açılışı kapanış tarihleri dikkate alınarak hesaplar arası aktarım olup olmadığı, hesapların birbirinin devamı olup olmadığı tespit edilmeden, 2006 öncesi kayıtlar olmadığı için mevcut para edinilmiş mal kabul edilerek artık değere katılma alacağı hesaplandığı anlaşılmaktadır. O halde, her ne kadar bilirkişi tarafından 2006 öncesi kayıtlar dosya kapsamında olmadığı için incelenememiş ise de, ilgili bankaya yeniden hesap numaraları yazılarak hesapların açılış tarihinden itibaren hesap hareketlerinin gönderilmesinin istenilmesine, açılış tarihinden itibaren hesap hareketlerinin gönderilmemesi halinde ise gerekirse HMK 218/1. maddesi gereğince konusunda uzman bilirkişi/bilirkişilere banka kayıtları yönünden yerinde incelenmesi için yetki verilerek banka hesaplarının açılıştan itibaren hareketlerinin incelemesinin yapılarak rapor alınmasının sağlanması, sonucuna göre davalının kişisel mal savunması yönünde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 3.050 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 03.11.2021 (Çar.)

İstinabe Usulü ve Hâkim Nezareti Şartı

Delillerin davaya bakan mahkeme huzurunda incelenmesi doğrudanlık ilkesinin gereğidir; ancak başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller zorunlu hallerde istinabe yoluyla toplanır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2015/4363 Esas, 2016/3635 Karar sayılı ilamına göre, mahkemeye getirtilmesinde sakınca bulunmayan belgeler yönünden istinabe talimatı yazılmaksızın ve hâkim nezareti bulunmaksızın bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesi usul hükümlerine aykırıdır; bu yöntemle hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınamaz.

Hâkimin bizzat uyuşmazlık konusu hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla yerinde inceleme yapması keşif hükümlerine tabidir. HMK m. 288/1 gereğince hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede keşif yapılmasına karar verebilir ve gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 288Kaynağı aç
MADDE 288- (1) Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur. (2) Keşif kararı, mahkemece, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır. Keşfe yetkili mahkeme

İncelemenin istinabe olunan mahkeme marifetiyle icra edildiği durumlarda tarafların katılım hakkı korunur. HMK m. 197/3 uyarınca taraflara incelemenin yapılacağı tarih ve yer bildirilir; davete rağmen taraflar hazır bulunmasalar dahi deliller incelenir. Benzer şekilde HMK m. 278/4 doğrultusunda bilirkişinin mahkeme kararıyla yapacağı incelemenin icrası sırasında da taraflar hazır bulunabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 197Kaynağı aç
MADDE 197- (1) Kanunda belirtilen hâller dışında, deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğu kadar birlikte ve aynı duruşmada incelenir. Zorunlu hâllerde, bazı delillerin incelenmesi başka bir duruşmaya bırakılabilir. (2) Başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller, o yerde istinabe yoluyla toplanabilir. (3) Delillerin incelenmesi veya beyanların dinlenmesi sırasında taraflar, istinabe olunan mahkemede hazır bulunabilir ve delillerle ilgili açıklama haklarını kullanabilirler. Bu hususu sağlamak için, taraflara incelemenin yapılacağı tarih ve yer bildirilir. Bu davet üzerine taraflar istinabe olunan mahkemede hazır bulunmasalar dahi deliller incelenir veya beyanlar dinlenir. Delillerin değerlendirilmesi

Yerinde İnceleme Kararına Karşı Koyma ve Zor Kullanma

Mahkemenin belgenin yerinde incelenmesi yönündeki emrinin icrası zorunludur. HMK m. 218/2 uyarınca mahkemenin bu emrinin yerine getirilmesine haklı bir sebep olmaksızın engel olunması halinde hâkim tarafından, engel olan kişi hakkında sebebiyet verdiği giderlere ve kanunda düzenlenen disiplin para cezasına hükmedilir.

Yargılamanın aydınlatılması ve delillerin gizlenmesini önlemek amacıyla kanun koyucu cebri icra yetkisi de tanımıştır. HMK m. 218/2 hükmü gereğince, incelemeye haklı sebep olmaksızın karşı konulması halinde hâkim tarafından gerektiğinde zor kullanılmasına da karar verilebilir.

HMK 218 uyarınca hangi belgeler mahkeme dışında incelenir?

Mahkemeye getirilmesi fiziki ve idari şartlar bakımından zor olan veya içeriğinin ibrazı devlet güvenliği gibi nedenlerle sakıncalı bulunan belgeler hâkim veya görevlendireceği bilirkişi tarafından yerinde incelenir.

Mahkemeye gönderilmeyen banka kayıtları yerinde incelenebilir mi?

Banka kayıtlarının yasal saklama süresinin dolması gibi gerekçelerle gönderilmemesi durumunda HMK m. 218/1 uyarınca uzman bilirkişiye banka kayıtlarını yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınabilir.

Yerinde inceleme yapılırken tarafların bulunması zorunlu mudur?

İncelemenin yapılacağı tarih ve yer taraflara bildirilir; tarafların inceleme sırasında hazır bulunma hakkı vardır ancak usulüne uygun bildirime rağmen hazır bulunmasalar dahi delil incelemesi tamamlanır.

Başka şehirdeki evrak hâkim nezareti olmadan bilirkişiye inceletilebilir mi?

Mahkemeye getirtilmesinde sakınca bulunmayan ve başka yerde olan evraklar için istinabe talimatı yazılmaksızın ve hâkim nezareti bulunmaksızın bilirkişilere doğrudan inceleme yetkisi verilemez; bu şekilde alınan raporlar hükme dayanak yapılamaz.

Belgenin yerinde incelenmesine engel olunursa ne yapılır?

Haklı sebep olmaksızın yerinde incelemeye engel olan kişi hakkında sebebiyet verdiği giderler ile disiplin para cezasına hükmedilir ve mahkemece gerektiğinde incelemenin icrası için zor kullanılmasına karar verilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu