Adi ve Resmî Senetlerde Yazı veya İmza İnkârının Sonuçları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesinin birinci fıkrasına göre, adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda mahkemece bir karar verilinceye kadar bahse konu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Senetteki imza veya yazının inkâr edilmesiyle birlikte belgenin işlemlere dayanak yapılması verilecek karara kadar durur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 209Kaynağı aç
Resmî senetler bakımından ise senedin kamu güvencesi altındaki ispat gücü korunmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği ancak mahkeme kararıyla sabit olduğu takdirde senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Mahkeme kararıyla sahtelik saptanmadığı sürece resmî senet işleme esas alınmaya devam eder.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir kararları, senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez. Senedi elinde bulunduran senet sahibi, koşulları oluştuğunda haklarının korunması amacıyla yeni tedbir taleplerinde bulunabilir.
Sahtelik İddiasının İleri Sürülme Yöntemi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 208. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bir belgenin sahteliğini ileri süren taraf, bu iddiasını belgenin delil olarak dayanıldığı davada ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi ayrı bir sahtelik davası açarak da ileri sürebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 208Kaynağı aç
Resmî senetlerdeki yazı veya imzanın inkârında ise farklı bir usul öngörülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 208. maddesinin dördüncü fıkrasına göre resmî bir senetteki imza veya yazıyı inkâr eden tarafın iddiası, evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanır. Asıl davanın hâkimi, gerek görmesi halinde inkârda bulunan tarafa bu davayı açması için iki haftalık kesin süre verir.
HMK Madde 209 Hükmünün İcra Takiplerine Etkisi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesi genel mahkemelerde açılan davalarda senedin delil olarak kullanılmasına yönelik bir kuraldır. Senetteki sahtelik iddiasının bulunması veya genel mahkemede sahtelik davası açılmış olması icra takiplerine etki etmez ve icra takibini durdurmaz. Takibin kesinleşmesinden önce veya sonra senedin sahteliğinin ileri sürülmesi takibin durması sonucunu doğurmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/31754, K. 2018/3908Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemenin işlerlik kazanabilmesi için imza inkârına ilişkin iradenin genel mahkemede dava açılması suretiyle açıklanması ya da görülmekte olan bir davada ön sorun şeklinde ortaya konulması şarttır. İcra mahkemesine yapılan imzaya itiraz başvurusu bu kapsamda bir dava niteliğinde değildir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesinde yer alan hüküm, alacaklının talep edebileceği ihtiyati haciz kararlarına engel oluşturmaz ve sahtelik iddiası ihtiyati haciz verilmesini engellemez.
Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolunda Sahtelik ve İtiraz Usulü
Kambiyo senetlerine özgü haciz takibinde borçlunun kambiyo senedi altındaki imzaya itirazı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/31754 Esas ve 2018/3908 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, takip konusu kambiyo senedindeki imzaya itiraz İcra ve İflas Kanunu'nun 170. maddesinde özel usule tabi kılındığından genel kanun niteliğindeki Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesi bu takiplerde uygulanmaz.
Kambiyo senedi üzerindeki yazı veya tahrifata ilişkin sahtelik iddiaları ise imza inkârından farklı olarak borca itiraz sayılır. İcra ve İflas Kanunu'nun 169/a maddesinde borca itiraz ayrıca düzenlendiğinden, yazıdaki sahtelik bakımından da HMK m. 209 hükmünün icra takiplerinde yeri bulunmamaktadır. Borçlunun imza dışındaki tahrifat ve sahtelik iddialarını İcra ve İflas Kanunu'nun 168. maddesinin 5. bendi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Süresinde icra mahkemesine başvuru yapılmaması ve icra takibini durduran bir tedbir kararının bulunmaması halinde HMK m. 209'a dayanılarak icra takibi durdurulamaz.
Kambiyo takibinde icra mahkemesine yapılan imza itirazı, İcra ve İflas Kanunu'nun 170. maddesinin birinci fıkrası uyarınca satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. İcra mahkemesi, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazla ilgili nihai kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170Kaynağı aç
İcra hâkimliğince yürütülen incelemede imzanın borçlu elinden çıktığı tespit edilir ve takibin ertelenmesine karar verilmiş bulunursa, borçlu takip konusu alacak tutarının en az yüzde yirmisi nispetinde inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına çarptırılır. Benzer şekilde, senedi takibe koyarken ağır kusuru veya kötü niyeti belirlenen alacaklı hakkında da itirazın kabulü durumunda aynı yasal oranlar üzerinden tazminat ve para cezası tatbik edilir.
İcra Mahkemesi Kararlarının Niteliği ve Menfi Tespit Davası
İcra mahkemesi, itiraz ve şikâyetleri takip hukuku kurallarına göre inceler. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/31754 Esas ve 2018/3908 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, icra mahkemesi kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. Bu nedenle borca veya imzaya itirazın incelenmesi esnasında genel mahkemelerde açılan sahtelik davaları icra mahkemesince bekletici mesele yapılamaz ve bu davalara dayanılarak icra mahkemesince takibin durdurulmasına karar verilemez. İcra mahkemesince takibe konu alacak hakkında karar verilmiş olması da tarafların genel mahkemelerde aynı alacak hakkında dava açmasına engel teşkil etmez.
Borçlunun sahtelik sebebine dayanarak genel mahkemede açtığı menfi tespit davası, Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikâyet veya ceza mahkemesinde açılan sahtecilik davası icra takibini kendiliğinden durdurmaz ve icra mahkemesinde bekletici mesele yapılamaz. Takibin durması, ancak mahkeme veya savcılık tarafından bu yönde açık bir tedbir kararı verilmesi halinde mümkündür. İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat gösterilerek icra takibinin durdurulmasına karar verilebilirken; takipten sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir verilemez, yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi tedbiri talep edilebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Adi senetteki imza veya yazı inkâr edildiğinde senet nasıl işlem görür?
Adi bir senetteki imza veya yazı inkâr edildiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu konuda bir mahkeme kararı verilinceye kadar senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
Resmî senetteki yazı veya imza inkâr edilirse senet geçerliliğini kaybeder mi?
Resmî senetlerdeki imza veya yazı inkâr edildiğinde senet ancak yazı veya imzanın sahteliği mahkeme kararıyla sabit olduğu takdirde herhangi bir işleme esas alınamaz.
Senet hakkında sahtelik iddiasında bulunulması mevcut ihtiyati tedbiri etkiler mi?
Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir sahtelik iddiasından etkilenmez ve senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler isteyebilir.
Sahtelik nedeniyle açılan ceza davası veya savcılık şikâyeti icra takibini durdurur mu?
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikâyet veya ceza mahkemesinde açılan dava icra takibini kendiliğinden durdurmaz; takibin durması için savcılık veya ceza mahkemesince bu yönde açık bir tedbir kararı verilmesi gerekir.
Kambiyo takibinde imza veya yazı sahteliği iddiası nereye bildirilir?
Kambiyo takibinde imza itirazı İcra ve İflas Kanunu m. 170 uyarınca, metindeki yazı ve tahrifat iddiaları ise borca itiraz niteliğinde kabul edilerek m. 169/a kapsamında beş gün içinde icra mahkemesine bildirilir.
Senet hakkındaki sahtelik iddiası ihtiyati haciz kararı verilmesine engel midir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209. maddesi hükmü, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesine engel oluşturmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

