Eda Davasının Tanımı ve Kapsamı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 105. maddesi uyarınca eda davası yoluyla mahkemeden, davalının bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesi talep edilir. Kanun metninde geçen yapmamaya ibaresi, davalının belirli bir davranışı gerçekleştirmekten kaçınmasını ve içtinap etmesini de kapsamaktadır. Yargılamada 6100 sayılı Kanun'un 33. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkim Türk hukukunu resen uygular. Aynı Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taleple bağlılık ilkesi uyarınca da hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, ancak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 105Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 26Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Dava Türünün Belirlenmesinde Talep Sonucu ve Hukuki Yarar
Dava çeşitleri 6100 sayılı Kanun'un 105 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup davanın türü davacının talep sonucuna göre belirlenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/853 E., 2020/907 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, davacı dava dilekçesinde dava türünü inşai dava olarak nitelendirse dahi açıkça bir miktar alacağın tahsilini talep etmişse açılan dava eda davasıdır ve hâkim bu kapsamda karar vermek zorundadır. Hukuki yararı belirleyen unsur davacının dilekçede gösterdiği dava türü değil, karar verilmesi istenen talep sonucudur. Bu sebeple eda davası açılması gerekirken inşai dava açıldığından bahisle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilemez. Alacağını elde etmek isteyen davacının alacağın tahsili amacıyla kısmi dava, tam eda davası veya belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/853, K. 2020/907Kaynağı aç
Dava açıldığı sırada alacak miktarının kesin olarak tespiti mümkün bulunmasına rağmen uyuşmazlığın belirsiz alacak davası biçiminde mahkeme önüne getirilmesi durumunda, dava şartı eksikliğinden söz edilerek doğrudan usulden ret kararı verilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/853 E., 2020/907 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, belirli ya da belirsiz olmasına bakılmaksızın somut bir meblağ gösterilerek açılan davalar eda davası vasfını korur ve eda talebi içeren bu davalarda davacının hukuki yarara sahip olduğu kabul edilir.
Davacının gösterdiği asgari meblağ somut olaya göre talep edilebilecek gerçek alacak tutarını karşılamıyorsa ve uyuşmazlıkta kısmi dava açma koşulları da mevcut değilse, mahkemenin izleyeceği usul 6100 sayılı Kanun'un 119. maddesinin ikinci fıkrasında belirlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/853 E., 2020/907 K. sayılı kararı doğrultusunda, alacak miktarının somutlaştırılması ve belirlenen dava değerine göre harcın ikmal edilmesi için davacı tarafa bir haftalık kesin süre tanınır. Bu süre zarfında eksiklik ikmal edilirse yargılamaya tam eda davası olarak devam olunur; süresinde giderilmediği takdirde davanın usulden reddi gerekir.
Belirli Alacaklarda Kısmi Eda Davası Açılması
6100 sayılı Kanun'un 109. maddesinde yapılan yasal değişiklikle, tartışmasız veya belirli alacaklar yönünden kısmi dava yasağı öngören ikinci fıkra yürürlükten kalkmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/853 E., 2020/907 K. sayılı ilamında ifade edildiği üzere, bakiye haktan açıkça vazgeçilmediği müddetçe kısmi dava açılması alacağın kalan bölümünden feragat sayılmaz; dolayısıyla alacak belirli nitelikte olsa dahi kısmi eda davasına konu edilebilir.
Eda Davası ile Tespit Talepleri Arasındaki İlişki
6100 sayılı Kanun'un 106. maddesi uyarınca tespit davası açılabilmesi için davacının güncel ve korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması kanuni dava şartıdır. Tespit davası eda davasının öncüsü durumundadır; bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde davacının yalnızca tespit davası açmakta güncel hukuki yararı aranır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/5202 E., 2024/3125 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, kira alacağına yönelik eda davası açılabilecekken yalnızca alacağın varlığının tespitinin talep edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Aynı doğrultuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/7614 E., 2017/6729 K. sayılı kararında, kambiyo senedinde yetkili hamil olunduğunun tespiti gibi 6100 sayılı Kanun'un 105. maddesi gereğince eda davasına konu edilebilecek bir maddi olgunun tespitinin istenmesinde güncel hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/7614, K. 2017/6729Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/5202, K. 2024/3125Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun'un 105. maddesinde düzenlenen eda davaları aynı zamanda tespit niteliği taşımaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2014/6864 E., 2015/1358 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, davalının edaya mahkûm edilebilmesi için öncelikle dava konusu hakkın veya hukuki ilişkinin tespit edilmesi gerekir; bu nedenle alacak ve istirdat isteminde ayrıca menfi tespit davası açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilemez. Davacının eda talebinin yanında tespit talebinde bulunması hâlinde dosyada iki ayrı dava değil tek bir eda davası mevcuttur. Eda davası içinde yer alan eda talebinden feragat edildiğinde davanın feragat sebebiyle reddi gerekir; eda talebi reddedilerek davanın tespit talebi yönünden kabulüne karar verilemez.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/6864, K. 2015/1358Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/6683, K. 2021/11220Kaynağı aç
İtirazın İptali Davasının Hukuki Niteliği
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2013/5649 E., 2014/968 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, icra takibine vaki itirazın giderilmesini amaçlayan itirazın iptali davası 6100 sayılı Kanun'un 105. maddesi anlamında bir eda davası niteliğinde olup inşai dava olarak görülemez. Somut uyuşmazlığın niteliği gereği Kanun'un 118 ve devamı maddelerinde düzenlenen yazılı yargılama usulüne tabi tutulması gereken bir itirazın iptali davasının inşai dava veya basit yargılama usulüne tabi sayılması usule aykırıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/5649, K. 2014/968Kaynağı aç
Eda davasında mahkemeden ne talep edilir?
6100 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca eda davası yoluyla davalının bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut bir şeyi yapmaktan kaçınmaya (içtinap etmeye) mahkûm edilmesi talep edilir.
Dilekçede dava türü yanlış yazılırsa dava reddedilir mi?
Davanın türünü belirleyen unsur davacının hukuki nitelendirmesi değil talep sonucudur; talep bir alacağın tahsili ise eda davası kabul edilir ve inşai dava nitelendirmesi yapılmış olsa dahi hukuki yarar yokluğundan usulden ret kararı verilemez.
Belirli bir alacak için belirsiz alacak davası açılırsa ne yapılır?
Alacak belirli olsa dahi bir miktar gösterilerek açılan belirsiz alacak davası eda davası sayıldığından hemen reddedilmez; talep edilen tutar toplam alacağı karşılamıyorsa HMK m. 119/2 uyarınca bir haftalık kesin süre verilerek eksiklik tamamlatılır.
Eda davası açılabilecekken yalnızca tespit davası açılabilir mi?
Eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde kural olarak alacaklının yalnızca hakkın veya alacağın tespitini talep etmesinde güncel ve korunmaya değer hukuki yararı bulunmamaktadır.
İtirazın iptali davası hangi dava türüne girer?
İtirazın iptali davası HMK m. 105 uyarınca bir eda davası niteliğindedir ve Kanun'un 118 ve devamı maddelerinde düzenlenen yazılı yargılama usulüne tabidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

