HMK Madde 104 Uyarınca Adli Tatilin Sürelere Etkisi

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 104 Uyarınca Adli Tatilin Sürelere Etkisi

Adli Tatil Dönemi ve Süre Uzatımı Kuralı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 102. maddesi çerçevesinde adli tatil her yıl yirmi temmuzda başlayıp otuz bir ağustosta sona ermekte, yeni adli yıl ise bir eylülde başlamaktadır. Kanunun 104. maddesinin ilk fıkrası uyarınca, adli tatile tabi uyuşmazlıklarda usul kanununun belirlediği bir sürenin son gününün tatil aralığına denk gelmesi durumunda, mahkemenin ayrıca bir karar tesis etmesine gerek kalmaksızın süre adli tatilin bittiği tarihten itibaren kanun gereği bir hafta uzamış sayılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 104Kaynağı aç
MADDE 104- (1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. İKİNCİ KISIM Dava Çeşitleri, Dava Şartları ve İlk İtirazlar BİRİNCİ BÖLÜM Dava Çeşitleri Eda davası
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 102Kaynağı aç
MADDE 102- (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/33 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/30 md.) (1) Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar. Adli tatilde görülecek dava ve işler

Uzatılan Bir Haftalık Sürenin Başlangıcı ve Hesaplanması

Adli tatil içinde sona eren kanuni sürelerde geçerli olan bir haftalık ek süre, adli tatilin bittiği 31 Ağustos gününü izleyen ve yeni adli yılın başladığı 1 Eylül tarihinden itibaren işlemeye başlar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 92. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca süre hafta olarak tayin edilmişse, başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Dolayısıyla 1 Eylül tarihi esas alınarak hesaplanan bir haftalık uzatma, bir sonraki haftanın aynı gününde mesai bitimiyle sona erer.

Süre Uzatımının Kapsamı ve Usul Hukuku Süreleri

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 104. maddesinde düzenlenen süre koruması maddi hukuka özgü zamanaşımı süreleri için değil, usul hukukuna tabi kanuni ve hâkim tarafından tayin edilen süreler bakımından hüküm doğurur. Örneğin çekişmeli boşanma davasında dava dilekçesi sunma süresi ile karşı davaya cevap süresinin son gününün adli tatile rastlaması hâlinde, bu süreler 1 Eylül tarihinden itibaren bir hafta uzar. Benzer biçimde adli tatile tabi uyuşmazlıklarda katılma yoluyla temyiz süresinin son gününün tatil periyoduna denk gelmesi durumunda da süre kendiliğinden tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamış kabul edilir.

Sürenin Son Gününün Adli Tatil Dışına Rastlaması

Tebligat adli tatil dönemi içinde yapılmış olsa dahi, hesaplanan yasal sürenin son günü adli tatile denk gelmediğinde HMK m. 104 uyarınca sürenin uzaması ve bu hükmün uygulanması söz konusu olmaz.

Yasal sürenin bitişinin hafta sonuna rastlaması sebebiyle genel usul kuralları uyarınca tatili takip eden ilk mesai günü olan pazartesi gününe uzadığı ve bu pazartesi gününün adli tatil bittikten sonraya denk geldiği durumlarda da sürenin son günü tatil dönemine rastlamamış sayılır. Sürenin adli tatilin dışındaki bir tarihte tamamlanması nedeniyle bir haftalık ek süreden yararlanılamaz.

Adli Tatilde Görülen İşler ve Duruşmanın Ertelenmesi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesinde adli tatilde bakılacak dava ve işler düzenlenmiştir. İş sözleşmesine dayanılarak işçiler tarafından açılan davalar ile velayetin değiştirilmesine yönelik talepler adli tatilde görülecek işler arasında yer aldığından adli tatile tabi değildir; bu nedenle anılan davalarda HMK m. 104 kapsamındaki bir haftalık süre uzatımı geçerli olmaz.

Bununla birlikte HMK m. 103/2 gereğince adli tatilde görülecek dava ve işlere bakılması, tarafların bu yönde anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda yürütülmekteyse hazır olan tarafın talebi üzerine adli tatil sonrasına bırakılabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 103Kaynağı aç
MADDE 103- (1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür: a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi. b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler. c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları. ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar. d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri. e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar. f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler. g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. ğ) Çekişmesiz yargı işleri. h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler. (2) Tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, yukarıdaki iş ve davalara bakılması, adli tatilden sonraya bırakılabilir. (3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır. (4) Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır. Adli tatilin sürelere etkisi

Adli Tatilde Yapılabilen İşlemler ve Tanıma-Tenfiz Davaları

Adli tatil süresince tatile tabi olan dosyalarda dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara cevap dilekçelerinin verilmesi, tebligat yapılması ve dosyaların üst mahkemelere sevk edilmesi işlemleri kesintisiz yürütülür. Öte yandan yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizine ilişkin davalar basit yargılama usulüne tabi olsa dahi adli tatilde görülebilecek işler arasında sayılmamıştır. Bu sebeple tanıma ve tenfiz davalarında kararın adli tatilde tebliğ edilmesi ve başvuru süresinin tatil zamanına rastlaması hâlinde karar düzeltme gibi yasal kanun yolu süreleri tatilin bittiği tarihten itibaren bir hafta uzar.

Adli tatilde sürenin son günü tatile rastlarsa süre ne zaman biter?

Adli tatile tabi dava ve işlerde kanuni sürenin son günü tatil dönemine denk gelirse, süre kendiliğinden 1 Eylül tarihinden itibaren bir hafta uzar ve bir sonraki haftanın aynı gününde mesai saati bitiminde tamamlanır.

İşçi davalarında adli tatil sebebiyle süre uzar mı?

İş sözleşmesi nedeniyle işçilerin açtığı davalar adli tatilde görülecek işlerden sayıldığından, bu davalarda HMK m. 104 uyarınca bir haftalık süre uzatımı uygulanmaz.

Zamanaşımı süreleri adli tatil nedeniyle bir hafta uzar mı?

HMK m. 104 hükmü usul hukukuna ilişkin sürelere yönelik olup maddi hukuka ait zamanaşımı sürelerini kapsamaz.

Adli tatilde istinaf veya temyiz dilekçesi verilebilir mi?

Adli tatilde görülemeyecek işlere ilişkin olsa dahi dava, istinaf, temyiz ve cevap dilekçeleri adli tatil boyunca mahkemeye verilebilir ve tebligat işlemleri gerçekleştirilebilir.

Tebligat adli tatilde yapılmışsa süre her durumda uzar mı?

Tebligat adli tatilde yapılmış olsa dahi sürenin son günü adli tatile rastlamıyorsa HMK m. 104 kapsamında süre uzatımı gerçekleşmez.

Adli tatilde bakılan davalar tatil sonrasına bırakılabilir mi?

Adli tatilde görülecek dava ve işlere bakılması, tarafların anlaşması hâlinde veya davanın bir tarafın yokluğunda görülmesi durumunda hazır olan tarafın talebi üzerine tatil sonrasına ertelenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu