Adli Tatilde Görülen Davalar ve Süre Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Adli Tatilde Görülen Davalar ve Süre Kuralları

Adli tatil her yıl 20 Temmuzda başlar ve 31 Ağustosta sona erer; yeni adli yıl 1 Eylülde açılır. Bu dönemde hukuk mahkemelerinde yalnızca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) belirlenen belirli dava ve işler görülür; ceza ile idari yargıda ise ayrı kanunlardaki düzenlemeler geçerlidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 102Kaynağı aç
MADDE 102- (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/33 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/30 md.) (1) Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar. Adli tatilde görülecek dava ve işler
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 331Kaynağı aç
Madde 331 – (1) (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/27 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/25 md.) Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. (2) Soruşturma ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların ve ivedi sayılacak diğer hususların tatil süresi içinde ne suretle yerine getirileceği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. (3) Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin veya Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemelerini yapar. (4) Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Bilgi isteme
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 61Kaynağı aç
Madde 61 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/25 md.) (Değişik birinci cümle: 8/8/2011-KHK-650/11 md.; İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme birinci cümle: 27/6/2013-6494/18 md.) Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. Ancak, yargı çevresine dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve sadece bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki idari yargı mercileri çalışmaya ara vermeden yararlanamazlar. Bu mahkemeler, 62 nci maddedeki sınırlamaya tabi olmaksızın görevlerine devam ederler.[49] 2. (Değişik: 1/7/2016-6723/14 md.) Çalışmaya ara verme süresi içinde; bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, birden fazla idari yargı mercii olan yerlerde idare veya vergi mahkemeleri başkan ve üyeleri arasından görevlendirilecek yeteri kadar hâkimin katıldığı bir nöbetçi mahkeme kurulur. Bölge idare mahkemeleri için ise bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, tüm daire başkan ve üyeleri arasından görevlendirilecek yeterli sayıda nöbetçi daire kurulur. 3. (Değişik: 10/6/1994-4001/27 md.) Çalışmaya ara vermeden yararlanamayanlar ve nöbetçi kalanların yıllık izin hakları saklıdır. Nöbetçi mahkemenin görevleri:

Hukuk Mahkemelerinde Adli Tatil: HMK m. 102 ve m. 103

HMK m. 102'ye göre mahkemeler 20 Temmuz–31 Ağustos arasında tatile girer ve 1 Eylülde yeni adli yıla başlar. Tatil süresince hangi dava ve işlerin görüleceği HMK m. 103'te düzenlenmiştir; madde "ancak aşağıdaki dava ve işler görülür" demektedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 103Kaynağı aç
MADDE 103- (1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür: a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi. b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler. c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları. ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar. d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri. e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar. f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler. g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. ğ) Çekişmesiz yargı işleri. h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler. (2) Tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, yukarıdaki iş ve davalara bakılması, adli tatilden sonraya bırakılabilir. (3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır. (4) Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır. Adli tatilin sürelere etkisi

HMK m. 103/1 uyarınca adli tatilde görülebilecek dava ve işler şunlardır: ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri, bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular; her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler; nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları; hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar; ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri; iflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar; adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler; tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren dava ve işler; çekişmesiz yargı işleri ile kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler.

Bu listede yer alan iş ve davalara bakılması da tarafların anlaşması hâlinde ya da dava bir tarafın yokluğunda görülmekteyse hazır olan tarafın talebi üzerine adli tatilin bitiminden sonrasına bırakılabilir.

Adli tatil, dilekçe ve tebligat işlemlerini tamamen durdurmaz. Önceki fıkralarda sayılanlar dışında kalan dava ve işler için de dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile cevap dilekçeleri ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçeleri alınabilir; ilam verilebilir; her türlü tebligat yapılabilir; dosya başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilebilir. HMK m. 103 hükümleri bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.

Süre Uzaması: HMK m. 104

HMK m. 104, adli tatile tabi olan dava ve işlerde bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa bu sürelerin ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağını öngörür. Bu uzama kendiliğinden gerçekleşir; ayrı bir mahkeme kararı aranmaz. Madde metnine göre uzama yalnızca adli tatile tabi olan dava ve işler bakımından, yalnızca bu Kanunun tayin ettiği süreler için geçerlidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 104Kaynağı aç
MADDE 104- (1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. İKİNCİ KISIM Dava Çeşitleri, Dava Şartları ve İlk İtirazlar BİRİNCİ BÖLÜM Dava Çeşitleri Eda davası

Ceza Yargılamasında Adli Tatil: CMK m. 331

Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler de her yıl 20 Temmuz–31 Ağustos tarihleri arasında çalışmaya ara verir; yeni adli yıl 1 Eylülde başlar. Bu süre içinde soruşturmalar ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların ve ivedi sayılacak diğer hususların nasıl yürütüleceği Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.

Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay, ceza yargılamasında yalnızca tutuklu hükümlere ilişkin ya da Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işleri inceler. Ceza yargılamasında adli tatile rastlayan süreler işlemez; bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.

İdari Yargıda Adli Tatil: İYUK m. 61 ve m. 8/3

Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri de her yıl 20 Temmuz–31 Ağustos tarihleri arasında çalışmaya ara verir; yeni adli yıl 1 Eylülde başlar. Bununla birlikte, bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve yalnızca tek bir idare ya da tek bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki mahkemeler bu ara vermeden yararlanamaz; o mahkemeler İYUK m. 62'deki sınırlamaya tabi olmaksızın görevlerine devam eder.

Çalışmaya ara verme süresi içinde, birden fazla idari yargı mercii bulunan yerlerde bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından nöbetçi mahkeme kurulur. Bölge idare mahkemeleri için ise aynı usulle nöbetçi daire oluşturulur. Çalışmaya ara vermeden yararlanamayanlar ile nöbetçi kalanların yıllık izin hakları saklıdır.

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır (İYUK m. 8/3). Bu uzama kuralı yalnızca İYUK kapsamındaki idari yargı süreleri için geçerlidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – 1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. 2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Görevli olmayan yerlere başvurma:

İcra ve İflas İşlerinde Durum: İİK m. 18

İcra ve iflas daireleri ile icra mahkemelerinde HMK m. 102–104'teki adli tatile ilişkin hükümler uygulanmaz. İcra mahkemesine arz edilen hususlar İcra ve İflas Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır; bu daireler ve mahkemeler adli tatil süresince de normal biçimde çalışmayı sürdürür.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – (Değişik: 18/2/1965-538/11 md.) (Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/6 md.) İcra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır. Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/4 md.) Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup  olmadığını  takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir. MÜDDETLER Başlaması ve bitmesi:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1853, K. 2021/1529Kaynağı aç
Hukuk Genel Kurulu         2017/1853 E.  ,  2021/1529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi D 1. Taraflar arasındaki "temerrüt nedeniyle tahliye” isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, İstanbul 9. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen istemin reddine ilişkin karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir. 2. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. İNCELEME SÜRECİ Alacaklı İstemi: 4. Alacaklı vekili istem dilekçesinde; ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için borçlu kiracı aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2014/17977 E. sayılı dosyasında genel haciz yolu ile ilamsız takip (kira borcunun süresinde ödenmemesi nedeniyle tahliye talepli ilamsız takip) başlattıklarını, ihtarlı ödeme emrinin 07.07.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini ve 30 günlük ödeme süresinin geçmesiyle temerrüdün oluştuğunu ileri sürerek kira akdinin feshine ve borçlu kiracının mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Borçlu Cevabı: 5. Borçluya davetiye tebliğine rağmen cevap vermemiş, duruşmaya katılmamıştır. Mahkeme Kararı: 6. İstanbul 9. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2014/1056 E., 2014/1258 K. sayılı kararı ile; ödeme emrinin muhataba 07.07.2014 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 269/a maddesine göre muhatabın talep edilen kira alacağını ödemek için kendisine 30 günlük önel (ihtar müddeti) tanındığı, 30 günlük sürenin son günü 06.08.2014 tarihi olup, resmî (adli) tatile denk geldiği dolayısı ile sürenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 92 ve 93. maddesi gereğince tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar uzadığı, bu tarihin de 01.09.2014 günü iş saati bitimine tekabül ettiği, İİK'nın 269/a maddesine göre davalı (borçlu) kiracının en geç 01.09.2014 tarihine kadar kira parasını ödeme hakkının bulunduğu, davanın ise bu tarihten önce 21.08.2014 tarihinde açıldığı, HMK’nın 114/2 ve 115. maddelerine göre özel yasalardan neşet eden, davanın görülebilmesi için gerekli süre şartına uyulmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince 20.01.2015 tarihli ve 2014/14000 E., 2015/485 K. sayılı kararı ile; “…Dava kira alacağının tahsiline yönelik kesinleşen icra takibinde, ihtar süresi içinde kira borcunu ödemeyen davalının kiralanandan tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Takipte dayanılan15.07.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı kira sözleşmesi uyarınca 2014 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları kira paralarının tahsili için davalı borçlu hakkında tahliye istekli icra takibi başlatmıştır. Ödeme emri davalı borçluya 07.07.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, borca itiraz edilmemiştir. Davacı alacaklı vekili 21.08.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurarak açtığı bu dava ile İİK 269/a maddesi uyarınca kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece, ihtarlı ödeme emrinde belirtilen 30 günlük itiraz süresinin adli tatile rastladığı ve sürenin sonunun 01.09.2014 tarihinde sona erdiği halde davanın 21.08.2014 tarihinde açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İcra ve iflas daireleri ile icra mahkemelerinde adli tatil hükümleri uygulanmaz. İcra mahkemeleri İİK’nundan kaynaklanan itiraz, şikayet ve kanunda yer alan davalara bakmakla görevli ve özel yargılama usulüne tabi mahkemelerdendir. İcra iflas daireleri ve mahkemelerde görülmekte olan işlerde HMK’nun adli tatile ilişkin 104.maddesinin uygulama olanağı yoktur. Ayrıca …K.nun 3.5.1967 tarih 1729 Esas 236 sayılı kararında da benimsendiği üzere HUMK.nun 177. Maddesi (6100 sayılı HMK’nun 104) Hukuk Usulünün tayin ettiği sürelerde uygulanacağından İİK.nun da yazılı sürelerde tatbik edilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenle HMK’nun 103/1-h maddesi göz ardı edilerek somut olayda uygulama yeri bulunmayan aynı yasanın 104 maddesi gerekçe yapılarak yazılı şekilde karar verilemez. Dava ihtar süresinin bitimini müteakip 21.08.2014 tarihinde süresinde açıldığından işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken hukuksal dayanağı bulunmayan gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır…” gerekçesi ile karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 9. İstanbul 9. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2015/316 E., 2015/518 K. sayılı kararı ile; HMK’nın 102. maddesinde öngörülen süre zarfında basit yargılama usulüne tabi olarak etkinlikte bulunan icra hukuk mahkemelerinin faaliyetine devam ettiği, bir mahkemenin HMK’nın 102/1-h (103/1-h) maddesi gereğince adli tatil içerisinde İİK'nın 18. maddesinden hareketle etkinliğine devam etmesi ile İİK’nın 19. maddesinden neşet eden süre hesaplarının farklı hukukî olgular olduğu, öteki ifade ile mahkemenin adli tatil içerisinde faaliyetine devam etmesi, İİK'nın 19. maddesinden neşet eden süre hesabını hükümden düşürmeyeceği, HMK’nın 102/1-h (103/1-h) maddesi ile İİK'nun 18 ve 316. maddeleri gereğince etkinlikte bulanan icra (hukuk) mahkemelerinde süre hesabının İİK’nın 19. maddesi referans alınarak gerçekleştirdiği, İİK'nın 16/3. (19/3.) maddesine göre bir müddetin son günü resmî tatile denk gelirse müddetin tatili takip eden günde sona ereceği, İİK’nın 269/a maddesine göre tahliyeden söz edebilmek için borcun kesinleşmiş olması ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük süre içerisinde kesinleşen borcun ödenmemiş olması gerektiği, bu koşulun HMK’nın 114/2. maddesinde kaleme alınan ve tahliye davalarının görülebilmesi için süre bağlamlı özel nitelikteki davanın görülebilirlik şartı olduğu, bu şart gerçekleşmeden İİK’nın 269/a maddesine göre açılan tahliye davasının esasına girilerek hüküm verilmesinin mümkün olmadığı, bu gibi hâllerde davanın usulden reddinin gerektiği, somut olayda davanın 21.08.2014 tarihinde yani adli tatil içerisinde açıldığı, dolayısı ile bu davanın görülebilmesi için gerekli süre şartının ihlal edildiği gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; İcra ve İflas Kanunu’ndaki süreler hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 102 ila 104. maddelerinde düzenlenen adli tatile ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanamayacağı, buradan varılacak sonuca göre tahliye talebinin esası hakkında bir karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 12. Uyuşmazlığın çözümü için yasal düzenlemelerin irdelenmesinde fayda vardır. 13. Adli tatile tabi olmayan dava ve işlerin bir kısmı HMK’da sayılmıştır. HMK’nın “Adli tatilde görülecek dava ve işler başlıklı” 103. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi; “…Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler…” hükmünü içermektedir. 14. İcra ve İflas Kanunu’nun 18. maddesinin 1. fıkrası ise; “…(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/6 md.) İcra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır…” şeklinde düzenlenmiştir. 15. İcra ve İflas Kanunu’nun 18. maddesinin 1. fıkrası gereğince icra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden olduğundan HMK’nın 103. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi uyarınca icra mahkemelerinde adli tatil hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla HMK’nın 104. maddesi hükmü İİK’daki süreler hakkında uygulanmaz. 16. Sürelerin hesaplanmasına ilişkin İİK’nın 19. madde hükmü, hem kanunun tâyin ettiği hem de icra iflâs organlarınca tâyin edilen bütün süreler hakkında uygulanır. İcra (ve iflâs) dairelerinde ve icra mahkemesinde adli tatil hükümleri (HMK m.102-104) uygulanmaz (İİK m. 18/1; HMK m. l03/l-h); yani, icra (ve iflâs) daireleri ile icra mahkemeleri, adlî tatilde de normal olarak iş başındadır. Bu nedenle, HMK’nın 104. madde hükmü İİK’daki süreler hakkında uygulanmaz. Yani, İİK'daki bir sürenin bitmesi adlî tatile rastlarsa, süre adlî tatil içindeki son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adlî tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına (HMK m. 104) imkân yoktur (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 145). 17. Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle ilamsız tahliye takibi İİK’nın 269-269/d maddeleri arasında düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu’na göre kiraya veren kira sözleşmesini fesih edebilmesi için öncelikle kiracıya fesih ihtarnamesi göndermesi gerekir. Kiraya veren ödenmemiş kiranın tahsili için yaptığı ilamsız takip talebinde, kiracıya ödeme (emri ile) 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun 260 veya 288. [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 315 veya 362] maddelerinde yazılı ihtarın da yapılmasını isteyebilir. Böylece kiracının kira borcunu ödemede geciktiği hâlde kiraya veren aynı takipte hem ödenmeyen kira bedellerini, hem de borçlunun temerrüt nedeniyle tahliyesini talep edebilir. 18. Alacaklının (kiraya verenin) ilamsız tahliye takip talebini alan icra dairesi, borçluya ihtarlı (örnek 13 nolu) ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrinde diğer kayıtlarla birlikte, borçlunun (kiracının) kural olarak yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edebileceği, itiraz süresi içinde kira sözleşmesini ve varsa yazılı kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse (inkâr etmezse) kira sözleşmesini kabul etmiş sayılacağı, kira borcunu ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren BK’nın 260 veya 288. (TBK m. 315 veya 362) maddelerinde belirtilen (on, otuz veya altmış gün) belli bir süre içinde ödemesi, itiraz süresi içinde (İİK m. 62'ye göre) ödeme emrine itiraz etmez ve ödeme süresi içinde borcu (kirayı) ödemez ise kiraya verenin (alacaklının) kesinleşen kira alacağı için haciz isteyebileceği (İİK m.78 vd) ve icra mahkemesinden (kiracının) kiralanan taşınmazdan tahliyesini isteyebileceği ihtar edilir. 19. Borçlu itiraz süresi içinde ödeme emrine itiraz etmez ise ilamsız tahliye takibi kesinleşir. Borçlu (kiracının) süresinde ödeme emrine itiraz etmemesi ile ilamsız tahliye takibi kesinleşirse de, alacaklı (kiraya veren) bunun üzerine hemen haciz ve tahliye isteyemez. Borçlu ödeme süresi içinde (on, otuz veya altmış gün) borcunu (kirayı) ödeyebilir. Borçlu ödeme emri tebliğinden itibaren ödeme süresi içinde kira borcunu öderse, ilamsız tahliye takibi son bulur, alacaklı haciz ve tahliye isteyemez (Kuru, s. 828-829). 20. Ödeme emri ile borçlu kiracıya, kira borcunu (ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren) belli bir süre içinde (ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait) banka hesabına ödemesi ihtar edilir. Ödeme süresi, kira sözleşmesi çeşitlerine göre değişiktir. Âdi kirada ödeme süresi en az on gündür (TBK m. 315/2). Konut ve çatılı işyeri kiralarında ödeme süresi en az otuz gündür (TBK m. 315/2). Ürün kirasında ödeme süresi en az altmış gündür (TBK m. 362/2). Ödeme (ihtar) süresi, borçluya ödeme emrinin tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Ödeme süresinin hesabında, ihtarın (ödeme emrinin) tebliğ edildiği (ilk) gün sayılmaz (İİK m. 19/1). Ödeme süresinin sonuncu gününün resmî bir tatil gününe rastlaması hâlinde, ödeme süresi tatili takip eden iş gününde biter (İİK m. 19/3) (Kuru, s. 825, 826). 21. İcra ve İflas Kanunu’nun 269/a maddesine göre, borçlu itiraz etmez ve kira borcunu da ödemezse alacaklı ödeme süresinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye isteyebilir. Alacaklının icra mahkemesinden tahliye isteyebilmesi için ödeme süresinin sona ermesini beklemesi gerekir. Ödeme süresi dolmadan ve böylece borçlunun temerrüdü gerçekleşmeden, alacaklı (kiraya veren) icra mahkemesinden tahliye isteyemez; istese bile, icra mahkemesi borçlu kiracının tahliyesine karar veremez (Kuru, s. 831). 22. Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu aleyhine kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahliye talepli ilamsız icra takibi başlatıldığı, örnek 13 nolu ödeme emrinde, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük sürede itiraz edebileceği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük ödeme süresi içinde kira borcu ödenmez ise tahliye istenebileceğinin ihtar edildiği, ödeme emrinin borçluya 07.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun yasal 7 günlük sürede itiraz etmediği, ilamsız tahliye takibinin kesinleştiği, 30 günlük ödeme (ihtar) süresinin sonuncu gününün 06.08.2014 tarihi olduğu, alacaklı vekilinin 21.08.2014 tarihinde temerrüt nedeniyle tahliye istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. 23. İcra ve İflas Kanunu’ndaki süreler hakkında HMK’nın 102 ila 104. maddelerinde düzenlenen adli tatile ilişkin hükümler uygulanamayacağı için İİK’nın 269/a maddesinde öngörülen ihtar müddetinin bitim tarihinin adli tatile denk gelmesi durumunda, ihtar müddeti adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılmaz. Ödeme süresinin hesaplanmasında İİK’nın 19. madde hükmü uygulanır. 24. O hâlde alacaklı vekili, İİK’nın 269/a maddesi uyarınca ödeme emri tebliğinden itibaren 30 günlük ödeme süresinin bitmesinden sonra ve ödeme süresinin bitimini takip eden 6 ay içinde tahliye talep etmiş olduğundan mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. 25. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 26. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. IV. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile eklenen Geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğden itibaren on gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2017/1853, K. 2021/1529, 30.11.2021) icra ve iflas dairelerinde ve icra mahkemesinde adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağını hükme bağlamıştır. Bu çerçevede İcra ve İflas Kanunu'ndaki bir sürenin bitmesi adli tatil dönemine rastlasa bile süre, tatil içindeki son günün tatil saatinde biter; adli tatilin bitiminden itibaren ek uzama söz konusu olmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de E. 2022/11524, K. 2022/11543 sayılı kararında aynı ilkeyi oybirliğiyle benimsemiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/11524, K. 2022/11543Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2022/11524 E.  ,  2022/11543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizen tetkiki şikayet eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. 6100 Sayılı HMK’nin 361/1. maddesi uyarınca ise, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. HMK’nin 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edene 24.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 31.08.2022 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. İcra dairelerinde ve icra mahkemelerinde adli tatil hükümleri (HMK m. 102/104) uygulanmaz (İİK m. 18/1). Bu nedenle, İİK'da bir sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan yoktur. 5311 sayılı Kanunla değişik İİK.nun 364/2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nin 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin SÜRE AŞIMINDAN REDDİNE, 07/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sık Sorulan Sorular

Adli tatil ne zaman başlar ve biter?

Her yıl 20 Temmuzda başlar, 31 Ağustosta sona erer; 1 Eylülde yeni adli yıl açılır. Bu düzenleme hukuk mahkemeleri için HMK m. 102'de, ceza mahkemeleri için CMK m. 331'de, idari yargı mahkemeleri için ise İYUK m. 61'de ayrı ayrı hüküm altına alınmıştır.

İşçi, iş davası için adli tatilde mahkemeye başvurabilir mi?

Evet. Hizmet akdi veya iş sözleşmesinden kaynaklanan ve işçinin açtığı davalar HMK m. 103/1-ç kapsamında adli tatilde görülebilen işler arasındadır. Madde metni bu kapsamı "işçilerin açtıkları davalar" olarak düzenlemiştir; işveren tarafından açılan davalara uygulanıp uygulanmayacağı madde metninden açıkça anlaşılmamaktadır.

Nafaka, velayet veya soybağı davası adli tatilde açılabilir mi?

Açılabilir ve görülmeye devam edilebilir. Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler HMK m. 103/1-b gereğince adli tatilde görülür.

İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebi adli tatilde incelenir mi?

İncelenir. İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile bunlara karşı yapılan itirazlar ve diğer başvurular HMK m. 103/1-a uyarınca adli tatilde de karara bağlanabilir.

HMK m. 104'teki süre uzaması nasıl işler?

Adli tatile tabi bir dava veya işte bu Kanunun öngördüğü sürenin son günü tatil dönemine denk gelirse süre, ayrıca bir mahkeme kararına gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Bu uzama yalnızca HMK'nın tayin ettiği süreler ile adli tatile tabi dava ve işler için geçerlidir.

İcra takibinde adli tatil süreleri etkiler mi?

İcra ve iflas daireleri ile icra mahkemelerinde adli tatil hükümleri uygulanmaz; bu daireler tatil süresince normal çalışmalarını sürdürür. İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki bir sürenin son günü adli tatil içine denk gelirse süre tatil içindeki son günün tatil saatinde biter; tatil bitiminden itibaren ek uzama söz konusu olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2017/1853, K. 2021/1529, 30.11.2021) ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (E. 2022/11524, K. 2022/11543) bu ilkeyi oybirliğiyle hükme bağlamıştır.

İdare mahkemesindeki süre adli tatile rastlarsa ne olur?

İYUK m. 8/3 uyarınca, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yazılı bir sürenin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.

Ceza yargılamasında adli tatil süreleri ne kadar uzar?

CMK m. 331/4 uyarınca, adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.

İstinaf veya temyiz dilekçesi adli tatilde verilebilir mi?

Evet. Önceki fıkralarda sayılanlar dışında kalan dava ve işler için de istinaf ve temyiz dilekçeleri ile cevap dilekçeleri adli tatil süresince mahkemelerce alınmaya devam edilir. HMK m. 103/3 bu işleme olanak tanımakta olup m. 103 hükümleri bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.

Adli tatilde çekişmesiz yargı işleri yürütülebilir mi?

Evet. Çekişmesiz yargı işleri HMK m. 103/1-ğ kapsamında adli tatilde görülebilecek işler arasında sayılmıştır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu