Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra üç koşulu kendiliğinden inceler: talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığı, kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığı ve ileri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı. Bu denetim HMK m. 379/1'in zorunlu kıldığı ön aşamayı oluşturur; koşullardan birinin eksik olması hâlinde hâkim davayı esasa girmeden reddeder.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/29092, K. 2016/20480Kaynağı aç
Yargılamanın İadesi Nedir ve Neden İstisnai Bir Yoldur
Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulan ve kesin hükmün yeniden gözden geçirilmesine istisnai olarak imkân tanıyan bir hukuki yoldur. Bir davaya kesin hükümle bağlandıktan sonra bir daha bakılamayacağı kuralının en önemli istisnasını oluşturur; belirli ağır yargılama yanlışlıklarının varlığı hâlinde aynı dava hakkında yeni bir hüküm kurulabilmesine olanak sağlar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 374Kaynağı aç
Hangi Hükümlere Karşı Yargılamanın İadesi İstenebilir
HMK m. 374/1 uyarınca yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenebilir. Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçeyi ise HMK m. 378/1 gereğince kararı veren mahkeme inceler.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 378Kaynağı aç
HMK m. 375'te Düzenlenen Sebepler ve Tahdidilik İlkesi
Yargılamanın iadesi talebine dayanak olabilecek sebepler HMK m. 375/1'de sayılı olarak belirlenmiştir. Bu sebepler arasında mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması, davaya bakması yasak ya da hakkındaki ret talebi kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış olması, vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması ve aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması yer almaktadır. Kanunda sayılan bu sebepler tahdididir; bu sebepler bulunmadığı takdirde talep esasa girilmeden reddedilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 375Kaynağı aç
Sebepler arasında özel bir düzenleme bilirkişi ve tercümanın beyanına ilişkindir. HMK m. 375/1-f uyarınca bilirkişi veya tercümanın hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması da yargılamanın iadesi sebebi sayılmaktadır. HMK m. 375/2 uyarınca (e), (f) ve (g) bentlerindeki sebeplerin talebe dayanak oluşturabilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Ancak delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış ya da mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz; bu durumda dayanılan sebebin yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.
HMK m. 379 Uyarınca Ön İncelemenin Kapsamı
Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra HMK m. 379/1'de öngörülen üç koşulu re'sen inceler: talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığı, kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığı ve ileri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı. Madde gerekçesi bu hükmün 1086 sayılı mülga Kanun'un 450. maddesinin birinci fıkrasındaki kuralın mefhumu muhalifinden türetilmiş yeni bir düzenleme olduğunu ortaya koymaktadır.
HMK m. 378/2'ye göre mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre yargılamanın iadesi talebinde bulunandan karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir teminat göstermesini isteyebilir. Bu bir zorunluluk değil, mahkemenin takdir yetkisine bırakılmış bir imkândır.
Ön inceleme koşulları kamu düzenine ilişkin olduğundan davanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilir. Hâkimin daha önce bu koşulları incelemeyi ihmal etmiş olması, davacı lehine kazanılmış hak oluşturmaz.
Ön Koşullardan Birinin Eksik Olması: Esasa Girilmeden Ret
HMK m. 379/2 uyarınca ön inceleme kapsamındaki koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder. Kanunda yazılı sebeplerden birine dayanılmaması da bu ret kapsamında değerlendirilir; ileri sürülen gerekçe m. 375/1'deki tahdidi liste dışında kalıyorsa talep esasa alınmaz.
Duruşma Açılma Zorunluluğu ve Usul Şartları
HMK m. 379/1'in birinci cümlesinde talep hakkında karar verilebilmesi için duruşma açılıp tarafların dinlenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Taraflar dinlenmeden dosya üzerinden verilen karar bu maddeye aykırıdır; mahkemece yapılması gereken, duruşma açıp tarafları dinledikten sonra bir karar vermektir.
Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçenin harcı yatırılarak ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmesi ve yargılama aşamalarına göre usul işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir. Harcın ödenmiş olması, bu usul zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; dilekçenin ayrı esasa kaydedilmeden ve duruşma yapılmadan dosya üzerinden ek kararla reddedilmesi HMK m. 379'a aykırıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4277, K. 2022/6189Kaynağı aç
Yargılamanın İadesi Talebinde Süre Koşulu
Süre, ön incelemenin zorunlu denetim konularından birini oluşturur. HMK m. 377'de çeşitli sebepler için farklı süreler öngörülmüştür. Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı tarih gibi olayların başlangıç noktası oluşturduğu bentler için üç aylık süre ve her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıllık azami süre öngörülmüştür (HMK m. 377/1). Aynı taraflar arasında aynı konu ve sebepten verilen iki çelişik kesin hükmün varlığına dayanan talepte süre, ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır (HMK m. 377/2). AİHM'in kesinleşmiş kararıyla sözleşmenin ihlal edildiğinin tespit edilmesi sebebine dayanan talepte ise süre, AİHM kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır (HMK m. 377/1-e).
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 377Kaynağı aç
Ön İnceleme Sonrası Esasa Girme ve Karar
Ön inceleme koşullarının tamamı sağlandığında mahkeme işin esasına girer ve tarafların gösterdiği delilleri değerlendirir. HMK m. 380/1 uyarınca inceleme sonunda dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkan duruma göre verilmiş olan karar onanır ya da kısmen veya tamamen değiştirilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 380Kaynağı aç
HMK m. 380/1, iki hâlde yeniden yargılama yapılmaksızın hükmün iptal edileceğini öngörmektedir. Birincisi, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil ya da temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülüp karara bağlanmış olması hâlidir. İkincisi ise HMK m. 375/1-ı bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesinin kabul edilmesidir; bu hâlde başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir. İptal kararı, hükmün bütün nüshalarında gösterilir (HMK m. 380/2).
Yeni Belge Sebebine İlişkin Koşullar
HMK m. 375/1-ç kapsamında yargılamanın iadesi istenebilmesi için, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle yargılama sırasında elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması gerekmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Yargılamanın iadesi talebi hangi koşullar yönünden incelenir?
HMK m. 379/1 uyarınca mahkeme üç koşulu re'sen inceler: talebin kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığı, kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığı ve ileri sürülen sebebin HMK m. 375'te yazılı sebeplerden olup olmadığı. Bu üç denetim taraflar davet edilip dinlendikten sonra yapılır. Koşullardan birinin eksik olması hâlinde mahkeme esasa girmeden reddeder.
Yargılamanın iadesi talebi duruşmasız reddedilebilir mi?
Hayır. HMK m. 379/1 talep hakkında karar verilebilmesi için tarafların davet edilip dinlenmesini zorunlu kılmaktadır. Taraflar dinlenmeden dosya üzerinden verilen karar bu maddeye aykırıdır. Ayrıca dilekçenin harcı yatırılarak ayrı esasa kaydedilmesi de gerekmektedir.
Yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı sayıda mıdır?
Evet. HMK m. 375/1'de sayılan sebepler tahdididir. Bu sebepler bulunmadığı takdirde talep, ön inceleme aşamasında esasa girilmeden reddedilir.
AİHM kararına dayanan yargılamanın iadesi talebinde süre ne kadardır?
HMK m. 377/1-e uyarınca bu sebebe dayanan talep, AİHM'in kesinleşmiş kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır. Her hâlde iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
Ön inceleme koşulları sağlandığında mahkeme ne yapar?
Ön koşulların tamamlandığı tespit edildiğinde mahkeme işin esasına girer ve tarafların gösterdiği delilleri değerlendirir. HMK m. 380/1 uyarınca yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse yeniden yargılama yapılır; ortaya çıkan duruma göre önceki karar onanır ya da kısmen veya tamamen değiştirilir.
Yeniden yargılama yapılmadan hüküm iptali hangi hâllerde söz konusu olur?
HMK m. 380/1, iki hâlde yeniden yargılama yapılmaksızın hükmün iptal edileceğini öngörmektedir: davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil ya da temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülüp karara bağlanmış olması hâli ve HMK m. 375/1-ı bendine dayalı dilekçenin kabul edilmesi hâli. İptal kararı, hükmün bütün nüshalarında gösterilir.
Bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanına dayanan talepte ceza kararı şart mı?
HMK m. 375/2 uyarınca kural olarak bu tür sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olması gerekmektedir. Ancak delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış ya da mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz; bu durumda dayanılan sebebin yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.
Ön inceleme koşulları davanın ilerleyen aşamalarında tekrar ele alınabilir mi?
Evet. Bu koşullar kamu düzenine ilişkin olduğundan davanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilir. Hâkimin daha önce bu koşulları incelemeyi ihmal etmiş olması, davacı lehine kazanılmış hak oluşturmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

