HMK Madde 379 Uyarınca Yargılamanın İadesi Talebinin Ön İncelemesi

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 379 Uyarınca Yargılamanın İadesi Talebinin Ön İncelemesi

Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra üç koşulu kendiliğinden inceler: talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığı, kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığı ve ileri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı. Bu denetim HMK m. 379/1'in zorunlu kıldığı ön aşamayı oluşturur; koşullardan birinin eksik olması hâlinde hâkim davayı esasa girmeden reddeder.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/29092, K. 2016/20480Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2016/29092 E.  ,  2016/20480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, idareye tebliğ edilmeyen muvazaa raporuna dayanılarak kurulan hükmün iptali ile yeniden yargılama yapılmasına, 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesindeki özel yetkiye dayanılarak aynı yasanın 375. maddesi uyarınca karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Yargılamanın İadesi Talebinde Bulunan (alacak davasının davalısı) İsteminin Özeti: Alacak davasının davalısı … vekili, davacı … vekili tarafından, müvekkili idare aleyhine …. İş Mahkemesinde alacak davası açıldığını, bu davada 10/06/2014 tarih ve 2013/926 E., 2014/463 K. sayı ile kabul kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03/09/2014 tarih ve 2014/22084 E., 2014/25089 K. sayılı ilamı ile onandığını, davacı tarafından dava dilekçesinde mahkemeye yanıltıcı bilgiler verildiğini, Mahkemece bu beyana itibar edilerek ve bilirkişi raporu tebliğ edilip edilmediği araştırılmadan karar verildiğini ileri sürerek, yargılamanın iadesi talebinde bulunmuştur B) Karşı Taraf (alacak davasının davacısı) Cevabının Özeti: Alacak davasının davacısı …, talebin yasal dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece, şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle 11/12/2015 tarih ve 2013/926 E, 2014/463 K. sayılı ek karar ile yargılamanın iadesi talebinin (davasının) reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar, yargılamanın iadesini talep eden … vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: Yargılamanın iadesi müessesesi 6100 sayılı HMK'nun 374 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yasanın, yargılamanın iadesi sebepleri başlıklı 375 inci maddesinde; "(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yasanın, talebin ön incelemesi başlıklı 379 uncu maddesinde; "(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder." denmiştir. Görüldüğü üzere, kanun koyucu yargılamanın iadesi sebeplerini tahdidi olarak saymıştır. Bu sebepler bulunmadığı takdirde yargılamanın iadesi talebinin esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nun 379 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde açıkça, talep hakkında karar verilebilmesi için duruşma açılıp tarafların dinlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, duruşma açılıp taraflar dinlenmeden talep hakkında dosya üzerinden karar verilmiş olup bu husus 6100 sayılı HMK'nun 379 uncu maddesine aykırıdır. Mahkemece yapılması gereken, duruşma açıp tarafları dinledikten sonra bir karar vermektir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, 21/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargılamanın İadesi Nedir ve Neden İstisnai Bir Yoldur

Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulan ve kesin hükmün yeniden gözden geçirilmesine istisnai olarak imkân tanıyan bir hukuki yoldur. Bir davaya kesin hükümle bağlandıktan sonra bir daha bakılamayacağı kuralının en önemli istisnasını oluşturur; belirli ağır yargılama yanlışlıklarının varlığı hâlinde aynı dava hakkında yeni bir hüküm kurulabilmesine olanak sağlar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 374Kaynağı aç
MADDE 374- (1) Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Yargılamanın iadesi sebepleri

Hangi Hükümlere Karşı Yargılamanın İadesi İstenebilir

HMK m. 374/1 uyarınca yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenebilir. Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçeyi ise HMK m. 378/1 gereğince kararı veren mahkeme inceler.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 378Kaynağı aç
MADDE 378- (1) Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir. (2) Mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre yargılamanın iadesi talebinde bulunandan karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir miktar teminat göstermesini isteyebilir. Talebin ön incelemesi

HMK m. 375'te Düzenlenen Sebepler ve Tahdidilik İlkesi

Yargılamanın iadesi talebine dayanak olabilecek sebepler HMK m. 375/1'de sayılı olarak belirlenmiştir. Bu sebepler arasında mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması, davaya bakması yasak ya da hakkındaki ret talebi kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış olması, vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması ve aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması yer almaktadır. Kanunda sayılan bu sebepler tahdididir; bu sebepler bulunmadığı takdirde talep esasa girilmeden reddedilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 375Kaynağı aç
MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.[63] (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. Üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi

Sebepler arasında özel bir düzenleme bilirkişi ve tercümanın beyanına ilişkindir. HMK m. 375/1-f uyarınca bilirkişi veya tercümanın hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması da yargılamanın iadesi sebebi sayılmaktadır. HMK m. 375/2 uyarınca (e), (f) ve (g) bentlerindeki sebeplerin talebe dayanak oluşturabilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Ancak delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış ya da mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz; bu durumda dayanılan sebebin yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.

HMK m. 379 Uyarınca Ön İncelemenin Kapsamı

Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra HMK m. 379/1'de öngörülen üç koşulu re'sen inceler: talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığı, kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığı ve ileri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı. Madde gerekçesi bu hükmün 1086 sayılı mülga Kanun'un 450. maddesinin birinci fıkrasındaki kuralın mefhumu muhalifinden türetilmiş yeni bir düzenleme olduğunu ortaya koymaktadır.

HMK m. 378/2'ye göre mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre yargılamanın iadesi talebinde bulunandan karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir teminat göstermesini isteyebilir. Bu bir zorunluluk değil, mahkemenin takdir yetkisine bırakılmış bir imkândır.

Ön inceleme koşulları kamu düzenine ilişkin olduğundan davanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilir. Hâkimin daha önce bu koşulları incelemeyi ihmal etmiş olması, davacı lehine kazanılmış hak oluşturmaz.

Ön Koşullardan Birinin Eksik Olması: Esasa Girilmeden Ret

HMK m. 379/2 uyarınca ön inceleme kapsamındaki koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder. Kanunda yazılı sebeplerden birine dayanılmaması da bu ret kapsamında değerlendirilir; ileri sürülen gerekçe m. 375/1'deki tahdidi liste dışında kalıyorsa talep esasa alınmaz.

Duruşma Açılma Zorunluluğu ve Usul Şartları

HMK m. 379/1'in birinci cümlesinde talep hakkında karar verilebilmesi için duruşma açılıp tarafların dinlenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Taraflar dinlenmeden dosya üzerinden verilen karar bu maddeye aykırıdır; mahkemece yapılması gereken, duruşma açıp tarafları dinledikten sonra bir karar vermektir.

Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçenin harcı yatırılarak ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmesi ve yargılama aşamalarına göre usul işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir. Harcın ödenmiş olması, bu usul zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; dilekçenin ayrı esasa kaydedilmeden ve duruşma yapılmadan dosya üzerinden ek kararla reddedilmesi HMK m. 379'a aykırıdır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4277, K. 2022/6189Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2021/4277 E.  ,  2022/6189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : …, Hazine DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davacı … İdaresi vekili tarafından tavzih kararı verilmesi, davalı … vekili tarafından ise yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. 24.12.2019 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine, 30.09.2020 tarihli ek kararla ise yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş olup, 24.12.2019 tarihli ek kararın davacı … İdaresi vekili, 30.09.2020 tarihli ek kararın talep eden davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı … İdaresi vekili tarafından 2114 parsel sayılı taşınmazın 16.12.2009 tarihli krokili raporda A ve C harfleri ile gösterilen bölümlerinin idare adına tesciline karar verildiği, ancak taşınmazın daha sonra 22/A uygulamasına tabi tutulduğu ve taşınmazın 28074 ada 77 parsel numarasını aldığı, 22/A uygulaması sonucu oluşan yüzölçümleri ile hükümdeki yüzölçümlerinin farklılık arz ettiğinden söz ederek tavzih kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece, 24.12.2019 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiş olup, ek karar davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Öte yandan davalı … vekili HMK’nin 374 ve devamı maddeleri gereğince … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/437 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararına ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 30.09.2020 tarihli ek karar ile davalının talebinin reddine karar verilmiş olup, ek karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Davacı … İdaresi vekilinin 24.12.2019 tarihli ek karara yönelik (tavzih) temyiz itirazları bakımından; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davacı … İdaresi vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı … vekilinin 30.09.2020 tarihli ek karara yönelik (yargılamanın yenilenmesi) temyiz itirazları bakımından; Maddi olayları sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK'nin 33. maddesi); iddianın ileri sürülüş şekline göre dava, yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3/2. maddesi ile kanun yollarına ilişkin olarak 1086 sayılı HUMK'un 427 ile 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı öngörülmüştür. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi talebi sebep ve koşulları hakkında HUMK'un 445-454. maddeleri uygulanacaktır. Yargılamanın yenilenmesi istemi ayrı bir dava konusu olup; buna ilişkin dava dilekçesi hükmü veren mahkemeye verilir ve orada tetkik olunur (HUMK'un 448. maddesi). Bu itibarla talebin (yargılamanın yenilenmesi dilekçesinin) harcı yatırılarak ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmesi, diğer davalarda olduğu gibi HMK'nin 122 vd. maddelerindeki yargılama aşamalarına göre gerekli usuli işlemlerin yürütülmesi gerekir. 6100 sayılı HMK’nin 379. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebeplerinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler. Bu koşullardan biri eksik ise hakim davayı esasa girmeden reddeder. Yasal gereklilikler bu yönde iken, harcı da yatırıldığı anlaşılan yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçe ayrı esasa kaydedilmeden ve duruşma yapılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonrası ek kararla talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, 24.12.2019 tarihli ek kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 30.09.2020 tarihli ek kararın 6100 Sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …'a iadesine 28.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargılamanın İadesi Talebinde Süre Koşulu

Süre, ön incelemenin zorunlu denetim konularından birini oluşturur. HMK m. 377'de çeşitli sebepler için farklı süreler öngörülmüştür. Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı tarih gibi olayların başlangıç noktası oluşturduğu bentler için üç aylık süre ve her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıllık azami süre öngörülmüştür (HMK m. 377/1). Aynı taraflar arasında aynı konu ve sebepten verilen iki çelişik kesin hükmün varlığına dayanan talepte süre, ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır (HMK m. 377/2). AİHM'in kesinleşmiş kararıyla sözleşmenin ihlal edildiğinin tespit edilmesi sebebine dayanan talepte ise süre, AİHM kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır (HMK m. 377/1-e).

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 377Kaynağı aç
MADDE 377- (1) Yargılamanın iadesi süresi; [64] a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır. İnceleyecek mahkeme ve teminat

Ön İnceleme Sonrası Esasa Girme ve Karar

Ön inceleme koşullarının tamamı sağlandığında mahkeme işin esasına girer ve tarafların gösterdiği delilleri değerlendirir. HMK m. 380/1 uyarınca inceleme sonunda dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkan duruma göre verilmiş olan karar onanır ya da kısmen veya tamamen değiştirilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 380Kaynağı aç
MADDE 380- (1) İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. Ancak, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması yahut 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesi kabul olunursa, başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir. (2) Bu husus, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir. İcranın durdurulması

HMK m. 380/1, iki hâlde yeniden yargılama yapılmaksızın hükmün iptal edileceğini öngörmektedir. Birincisi, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil ya da temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülüp karara bağlanmış olması hâlidir. İkincisi ise HMK m. 375/1-ı bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesinin kabul edilmesidir; bu hâlde başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir. İptal kararı, hükmün bütün nüshalarında gösterilir (HMK m. 380/2).

Yeni Belge Sebebine İlişkin Koşullar

HMK m. 375/1-ç kapsamında yargılamanın iadesi istenebilmesi için, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle yargılama sırasında elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması gerekmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Yargılamanın iadesi talebi hangi koşullar yönünden incelenir?

HMK m. 379/1 uyarınca mahkeme üç koşulu re'sen inceler: talebin kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığı, kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığı ve ileri sürülen sebebin HMK m. 375'te yazılı sebeplerden olup olmadığı. Bu üç denetim taraflar davet edilip dinlendikten sonra yapılır. Koşullardan birinin eksik olması hâlinde mahkeme esasa girmeden reddeder.

Yargılamanın iadesi talebi duruşmasız reddedilebilir mi?

Hayır. HMK m. 379/1 talep hakkında karar verilebilmesi için tarafların davet edilip dinlenmesini zorunlu kılmaktadır. Taraflar dinlenmeden dosya üzerinden verilen karar bu maddeye aykırıdır. Ayrıca dilekçenin harcı yatırılarak ayrı esasa kaydedilmesi de gerekmektedir.

Yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı sayıda mıdır?

Evet. HMK m. 375/1'de sayılan sebepler tahdididir. Bu sebepler bulunmadığı takdirde talep, ön inceleme aşamasında esasa girilmeden reddedilir.

AİHM kararına dayanan yargılamanın iadesi talebinde süre ne kadardır?

HMK m. 377/1-e uyarınca bu sebebe dayanan talep, AİHM'in kesinleşmiş kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır. Her hâlde iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.

Ön inceleme koşulları sağlandığında mahkeme ne yapar?

Ön koşulların tamamlandığı tespit edildiğinde mahkeme işin esasına girer ve tarafların gösterdiği delilleri değerlendirir. HMK m. 380/1 uyarınca yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse yeniden yargılama yapılır; ortaya çıkan duruma göre önceki karar onanır ya da kısmen veya tamamen değiştirilir.

Yeniden yargılama yapılmadan hüküm iptali hangi hâllerde söz konusu olur?

HMK m. 380/1, iki hâlde yeniden yargılama yapılmaksızın hükmün iptal edileceğini öngörmektedir: davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil ya da temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülüp karara bağlanmış olması hâli ve HMK m. 375/1-ı bendine dayalı dilekçenin kabul edilmesi hâli. İptal kararı, hükmün bütün nüshalarında gösterilir.

Bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanına dayanan talepte ceza kararı şart mı?

HMK m. 375/2 uyarınca kural olarak bu tür sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olması gerekmektedir. Ancak delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış ya da mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz; bu durumda dayanılan sebebin yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.

Ön inceleme koşulları davanın ilerleyen aşamalarında tekrar ele alınabilir mi?

Evet. Bu koşullar kamu düzenine ilişkin olduğundan davanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilir. Hâkimin daha önce bu koşulları incelemeyi ihmal etmiş olması, davacı lehine kazanılmış hak oluşturmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu