Keşif Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir?
Keşif, hâkimin uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla başvurduğu bir ispat aracıdır. Bu tanım 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 288. maddesinin birinci fıkrasında yer almaktadır. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımından da yararlanabilir; ancak bu olanak zorunluluk değil, takdire bağlı bir imkândır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 288Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1605, K. 2024/2907Kaynağı aç
Keşif Kararı Ne Zaman ve Nasıl Verilir?
HMK m. 288/2 uyarınca keşif kararı, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine ya da mahkemece resen alınabilir. Tarafın talebi bir ön koşul değildir; hâkim resen keşif kararı verebilir. Sözlü yargılama başladıktan sonra keşif kararı alınıp alınamayacağına ilişkin istisna veya ayrıntılı bir düzenleme mevcut kanun metninde yer almamaktadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/18216, K. 2014/5008Kaynağı aç
Keşif Ara Kararında Gider Kalemlerinin Belirlenmesi Zorunluluğu
Mahkemenin resen keşfe karar vermesi, gider yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. HMK m. 288/2 kapsamında resen keşfe karar veren hâkim, ispat yükü çerçevesinde keşif masrafları ve bilirkişi ücretlerinin hangi tarafça karşılanacağını keşfe ilişkin ara kararında ayrıntılı biçimde sayım ve döküm yaparak belirlemelidir; ilgili tarafa bu giderleri karşılaması için makul ve hakkaniyete uygun bir süre de tanımalıdır. Bu ilke, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2021/3796 E., 2022/1197 K. sayılı kararında ortaya konulmuştur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/3796, K. 2022/1197Kaynağı aç
Aynı ilkenin uzantısı olarak, keşif ara kararında kaç bilirkişiyle keşfe gidileceği, bilirkişi daveti için gereken davetiye giderleri, bilirkişi ücreti, mahkeme yolluğu ve tanık tebligat giderleri gibi kalemler ayrı ayrı gösterilmelidir. Bunun yanı sıra kesin süre içinde gereğinin yerine getirilmemesinin doğuracağı sonuçlar taraflara açıkça hatırlatılmalıdır. Bu yükümlülükler HMK m. 94 çerçevesinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2013/18216 E., 2014/5008 K. sayılı kararında ele alınmıştır.
Söz konusu kararın ortaya koyduğu bir diğer önemli nokta, kesin süreye ilişkin ara kararın her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılması, yapılacak işlerin teker teker belirtilmesi, verilen sürenin yeterli ve emredilen işlerin yapılabilir nitelikte olması gerekliliğidir. Kesin süre yalnızca tarafları değil hâkimi de bağlar; süreye uyulmaması hâlinde gereği hâkim tarafından hemen yerine getirilmelidir.
HMK m. 94 kapsamında hâkimin belirlediği süreler kural olarak kesin değildir. Hâkim, henüz dolmadan süreyi değiştirebilir ya da süre geçtikten sonra tarafın istemi üzerine yeni bir süre tanıyabilir; bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Bununla birlikte hâkim, kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir.
Usulüne uygun keşif ara kararı tesis edilmeden ve gerekli süreler verilmeden keşfin yapılıp delillerin toplanması hâlinde, hâkim bu hatayı taraflara yükleyemez. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2021/3796 E., 2022/1197 K. sayılı kararı; bu durumda daha önce toplanan delillerle yargılamaya devam edilerek giderin dava sonunda haksız çıkan tarafa yükletilmesi yoluna gidilmesi gerektiğini, aksi şekilde 'ispat edilemedi' gerekçesiyle ret kararı verilmesinin bozma sebebi teşkil ettiğini ortaya koymuştur.
Delil Avansı Yükümlülüğü ve Sonuçları
Her taraf, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır; bu yükümlülük HMK m. 324/1'de açıkça düzenlenmiştir. Taraflar aynı delilin ikamesini birlikte talep etmişlerse gereken gideri yarı yarıya öderler. Taraflardan biri avansı yatırmaz ise diğer taraf bu avansı karşılayabilir; bunu yapacak taraf da yoksa talep olunan delilden vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 324/2). Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler bakımından bu kuralın istisnası HMK m. 324/3'te saklı tutulmuş olmakla birlikte bu istisnanın kapsamı söz konusu maddede açıklanmamıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 324Kaynağı aç
Keşfe Yetkili Mahkeme ve Yargı Çevresi Dışında Keşif
Keşif kural olarak davaya bakan mahkemece icra edilir (HMK m. 289/1). Keşif konusu mahkemenin yargı çevresi dışında ise inceleme istinabe yoluyla yapılır. Bununla birlikte keşif konusu büyükşehir belediye sınırları içerisindeyse inceleme, davaya bakan mahkeme tarafından da yerine getirilebilir (HMK m. 289/2). Bu istisna, istinabe yükümlülüğünün otomatik biçimde uygulanacağı anlamına gelmez; nerede bulunduğu belirleyici olmaya devam eder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 289Kaynağı aç
Yargı çevresi dışındaki bir yerde ilgili işlerin tespiti gerektiğinde, işin yapıldığı yer mahkemesine talimat yazılarak hâkim gözetiminde keşif yaptırılması gerekir. HMK m. 197 kapsamında delillerin mahkeme huzurunda toplanması ilkesinin bir gereği olarak bu yola başvurulmaksızın bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesi bu ilkeyle bağdaşmaz; hâkimlik yetkisinin bilirkişilere devri mümkün değildir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1605 E., 2024/2907 K. sayılı kararında bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek tanzim edilen rapora dayanılmasının HMK m. 27'de güvence altına alınan hukuki dinlenilme hakkını zedeleyebileceği sonucuna varılmıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 197Kaynağı aç
Başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller, HMK m. 197/2-3 uyarınca o yerde istinabe yoluyla toplanabilir. Delillerin incelenmesi sırasında taraflar, istinabe olunan mahkemede hazır bulunabilir ve delillerle ilgili açıklama haklarını kullanabilirler; bu amaçla taraflara incelemenin yapılacağı tarih ve yer bildirilir. Taraflar hazır bulunmasalar dahi deliller incelenir.
Mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan belgeler söz konusu olduğunda ise HMK m. 218/1 gereğince hâkim ya da görevlendireceği bilirkişi yerinde inceleme yapar ya da belgelerin mahkemeye sunulmuş örneklerini asıllarıyla karşılaştırır; inceleme sonunda tutanak düzenlenir ve gerekirse belgenin aslı uygun teknik araçlarla kaydedilir. Bu yöndeki emrin yerine getirilmesine haklı bir sebep olmaksızın engel olunması hâlinde ise hâkim tarafından engel olan kişi aleyhine giderlere ve kanunda belirlenen alt ile üst sınırlar arasında disiplin para cezasına hükmolunur; gerektiğinde zor kullanılmasına da karar verilebilir (HMK m. 218/2).
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 218Kaynağı aç
Keşfin İcrası: Yer, Zaman, Tutanak ve Temsili Uygulama
Keşfin yeri, kapsamı ve zamanı mahkeme tarafından belirlenir; keşif, taraflar hazırsa huzurlarında, değilse yokluklarında yapılır (HMK m. 290/1). Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi de dinleyebilir; plan, çizim ve fotoğraf gibi belgeler keşif tutanağına eklenir. Ayrıca keşif sırasında yapılan tüm işlemler ve beyanları içeren bir tutanak düzenlenir; 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemlerinin de tutanağa yazılması zorunlu kılınmıştır (HMK m. 290/2). Bir olayın nasıl gerçekleşmiş olabileceğini tespit etmek gerektiğinde mahkeme, keşif sırasında temsili uygulama yaptırabilir (HMK m. 290/3).
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 290Kaynağı aç
Keşif sırasında bilirkişi görevlendirilmesi söz konusu olduğunda HMK m. 266/1'deki sınırlama geçerlidir: hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1605 E., 2024/2907 K. sayılı kararında, somut uyuşmazlıkta inşaat mühendisi bulunmayan bir heyetten rapor alınması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 266Kaynağı aç
Tarafların ve Üçüncü Kişilerin Keşfe Katlanma Yükümlülüğü
HMK m. 291/1 uyarınca taraflar ve üçüncü kişiler keşif kararının gereğine uymak ve engelleyici tutum ile davranışlardan kaçınmak zorundadır. Keşfe karşı koyan kişinin kim olduğuna göre sonuçlar farklılaşır: ispat yükü kendisine düşen taraf keşfe karşı koyarsa o delilden vazgeçmiş sayılır; ispat yükü kendisine düşmeyen taraf karşı koyarsa iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır. Ancak hâkim, duruma ve karşı koyma sebebine göre bu sonuçları uygulamayabilir (HMK m. 291/2).
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 291Kaynağı aç
Üçüncü kişiler bakımından keşif, onlar için uygun olan zamanda yapılır ve keşfin zamanı ile yeri kendilerine bildirilir. Gecikmesinde zarar umulan hâllerde bildirim yapılmaksızın keşfe gidilebilir (HMK m. 291/3). Üçüncü kişi keşfe karşı koyarsa hâkim, üçüncü kişiyi karşı koymanın yol açtığı giderlere ve kanunda öngörülen alt ile üst sınırlar arasında disiplin para cezasına mahkûm eder; gerektiğinde zor kullanılmasına da karar verebilir. Ayrıca üçüncü kişi, tanıklıktan çekinme sebeplerine dayanarak keşfe katlanma yükümlülüğünden kaçınabilir; bu sebeplerin neler olduğu HMK'nın ilgili maddelerinde düzenlenmiştir.
Keşif kararı yalnızca taraf talebiyle mi alınır?
Hayır. HMK m. 288/2 gereğince mahkeme, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine ya da resen keşif kararı verebilir. Hâkim, taraf talebi aranmaksızın kendiliğinden bu yola başvurabilir.
Keşif yargı çevresi dışında nasıl yapılır?
Keşif konusu mahkemenin yargı çevresi dışında kalıyorsa inceleme istinabe yoluyla yaptırılır; işin yapıldığı yer mahkemesine talimat yazılarak hâkim gözetiminde keşif icra edilir. Keşif konusu büyükşehir belediye sınırları içindeyse davaya bakan mahkeme de incelemeyi bizzat yapabilir. Bu yola başvurulmaksızın bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesi, delillerin mahkeme huzurunda toplanması ilkesiyle bağdaşmaz.
Keşif ara kararında hangi unsurların yer alması gerekir?
Mahkeme, keşif ara kararında gider kalemlerini tek tek belirtmeli; ispat yüküne göre masrafları hangi tarafın karşılayacağını ve verilen kesin süreye uyulmamasının sonuçlarını açıkça ortaya koymalıdır. Bu çerçevede bilirkişi sayısı ve ücreti, davetiye, yolluk ve tebligat giderleri gibi kalemler ayrı ayrı gösterilir. Ara karar her türlü yanlış anlamayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalıdır.
Taraf keşif avansını yatırmazsa ne olur?
Avansını yatırmayan tarafın yükümlülüğünü karşı taraf üstlenebilir. Bunu yapacak taraf da yoksa talep olunan delilden vazgeçilmiş sayılır. Avans için verilen süre kesin nitelik taşır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler bakımından bu sonucun uygulanmayacağına dair bir istisna HMK m. 324/3'te saklı tutulmaktadır.
Üçüncü kişi keşfe katılmayı reddederse ne olur?
Hâkim, keşfe karşı koyan üçüncü kişiyi, bu tutumun yol açtığı giderlere ve kanunda belirlenen alt ile üst sınırlar arasında disiplin para cezasına mahkûm eder; gerektiğinde zor kullanılmasına karar verebilir. Bununla birlikte üçüncü kişi, tanıklıktan çekinme sebeplerine dayanarak bu yükümlülükten kaçınabilir.
Keşif sırasında bilirkişi bulunması zorunlu mudur?
HMK m. 288/1 bilirkişi yardımını zorunlu tutmamakta; hâkimin gerekli gördüğü hâllerde bu imkândan yararlanabileceğini öngörmektedir. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

