Hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki kural olarak vekâlet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Vekâlet sözleşmesinde hekim, yöneldiği tıbbi sonucun elde edilmemesinden sorumlu tutulamaz; ancak bu sonuca ulaşmak amacıyla gösterdiği mesleki çabanın, gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin ile davranışların gereken özeni taşımamasından kaynaklanan zararları gidermekle yükümlüdür.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13748, K. 2019/6766Kaynağı aç
Hekimin Özen Borcunun Hukuki Dayanağı ve Ölçütü
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 506. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmek zorundadır. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun tayininde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin sergilemesi gereken mesleki davranış esas alınır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 506Kaynağı aç
Vekil hekimin ve sağlık kuruluşunun sorumluluğu, işçinin özen sorumluluğu kıstaslarına dayanır. Bu çerçevede hekimin ve hastanenin mesleki faaliyet alanına giren en hafif kusuru dahi hukuki sorumluluğun kurucu unsuru kabul edilir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/3376, K. 2018/7454Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 506. maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekil, kural olarak üstlendiği borcu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği, durumun zorunlu kıldığı veya teamülün mümkün kıldığı hâllerde işin bir başkasına gördürülmesi mümkündür.
Tıbbi Teşhis, Tedavi ve Müdahalede Dikkat ve Özen Standartları
Hekimin öncelikli mesleki ödevi; hastalıkları önlemek, bilimsel gerekleri yerine getirerek hastaları iyileştirmeye çalışmak, insan yaşamını ve sağlığını korumak ve meslek uygulaması sırasında insan onurunu gözetmektir. Hekim bu yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına mesleki gelişmeleri yakından takip etmekle yükümlüdür.
Her birey hastalığının her aşamasında mümkün olduğu ölçüde acı ve sıkıntıdan korunma hakkına sahiptir. Sağlık hizmetleri sunumunda hastanın tedavisinin kolay ve rahat geçmesi için gerekli tedbirlerin eksiksiz alınması esastır.
Tıbbi süreçlerde asgari seviyede dahi tereddüt uyandıran durumların mevcudiyeti hâlinde hekim, bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve koruyucu tedbirleri almak zorundadır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/13748 Esas ve 2019/6766 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, çeşitli tedavi yöntemleri arasında tercih yapılırken hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmalı, hastayı risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılarak en emin yol seçilmelidir.
Hastada ek bir bedensel zarar ya da tıbbi kayıp oluşmasa dahi, klinik bulgulara uygun olmayan ve hasta için gerekmeyen bir tedavinin uygulanması hekimin özen borcuna aykırılık teşkil eder. Nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/3376 Esas ve 2018/7454 Karar sayılı ilamında, klinik verilere uymayan ve gereksiz tedavinin özen yükümlülüğünün ihlali anlamına geldiği ve hakkaniyete uygun bir tazminat takdirini gerektirdiği belirtilmiştir.
Cerrahi müdahaleler sırasında kullanılan cihazların kullanımında gereken dikkat ve özenin gösterilmesi zorunludur. Cerrahi operasyon esnasında dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu taksirle yanığa ve kalıcı hasara sebebiyet verilmesi hâlinde, müdahale sonrasında yanık tedavisine derhâl başlanmış olması hekimin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucunu ortadan kaldırmaz.
Aydınlatma Yükümlülüğü ve İspat Külfeti
Tıbbi müdahale öncesinde hastaya tatbik edilecek ve diğer tanı ile tedavi seçenekleri, bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler, hasta sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri ve komplikasyonlar ile tedaviyi reddetme durumunda karşılaşılabilecek riskler açıklanmalıdır. Hastayı aydınlatma yükümlülüğü bulunan hekim, bu yükümlülüğü mevzuata ve usule uygun biçimde yerine getirdiğini ispat etmekle mükelleftir.
Kimyasal peeling ve benzeri dermatolojik işlemlerde reaksiyon gelişmesi durumunda hekimin seanslara devam etmede kusurlu olup olmadığı ve hastanın yüzünde yanık ya da kalıcı iz oluşabileceğine ilişkin aydınlatma yükümlülüğünün usulünce yerine getirilip getirilmediği, üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli ve bünyesinde cildiye uzmanının bulunduğu heyet raporuyla açıklığa kavuşturulmalıdır.
Gebelik takibi sürecinde hekime ilk muayene için başvurulan tarihte gebelik süresi Down Sendromu tarama testinin yapılabilme süresini aşmışsa ve hekim tarafından durumun gerektirdiği diğer inceleme ve bilgilendirmeler usulünce yapılmışsa, hekime dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali ya da aydınlatma kusuru atfedilemez.
Estetik Müdahaleler ve Sorumluluk Türleri
Tedavi gayesi güden tıbbi müdahaleler vekâlet sözleşmesi kapsamında kalırken, belirli bir sonucun garanti edildiği estetik ameliyatlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilir. Eser sözleşmesinde hekim, bir eser meydana getirmeyi taahhüt eden yüklenici sıfatıyla dikkat ve özen yükümlülüğüne tabidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
Hekimin dikkat ve özen borcuna aykırı davranışı sonucunda kusur, zarar ve illiyet bağı koşullarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde, özel hukuk çerçevesindeki maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun yanında eylemin niteliğine göre cezai, mesleki ve idari sorumluluk türleri de doğabilir.
Hekim tedavi sonucunun elde edilememesinden sorumlu tutulabilir mi?
Hayır, vekâlet sözleşmesine dayalı tıbbi müdahalelerde hekim kural olarak sonucun elde edilmemesinden sorumlu tutulamaz; ancak bu amaca ulaşmak için gösterdiği çabanın, işlemlerin ve davranışların özenli olmamasından kaynaklanan zararlardan sorumludur.
Hekimin en hafif kusuru tazminat sorumluluğu doğurur mu?
Evet, vekil konumundaki hekim işçi gibi özenle davranmak zorunda olduğundan, meslek alanı içine giren en hafif kusuru dahi hukuki sorumluluğun kurucu unsuru kabul edilir.
Hastanın ek bir zarara uğramaması hekimin sorumluluğunu engeller mi?
Hayır, hastada ek bir bedensel zarar ya da tıbbi kayıp oluşmasa dahi klinik bulgulara uygun olmayan ve hasta için gerekmeyen bir tedavinin uygulanması özen borcuna aykırılık teşkil eder ve tazminat takdirini gerektirir.
Tıbbi müdahalede aydınlatma yapıldığını ispat yükü kime aittir?
Uygulanacak tanı ve tedavi seçenekleri, faydalar, muhtemel riskler ve komplikasyonlar konusunda hastanın aydınlatıldığını mevzuata ve usule uygun şekilde ispat etme yükümlülüğü hekime aittir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

