Hekimin aydınlatma yükümlülüğü; hastaya uygulanacak teşhis, tedavi, müdahalenin amacı, olası riskler, komplikasyonlar, alternatif yöntemler ve muhtemel sonuçlar hakkında anlaşılır bilgi verilmesini ifade eder. Tıbbi müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi için müdahalenin yetkili kişi tarafından yapılması, tıp bilimi ve meslek kurallarına uygun olması ve hastanın bilgilendirilmiş rızasına dayanması unsurları aranır.
Aydınlatmanın Kapsamı ve Açıklanması Gereken Unsurlar
Hekimin bilgilendirme borcu; teşhisi, tatbik edilecek tedavi veya işlemin mahiyet ve aşamalarını, muhtemel tehlikeleri, komplikasyonları, başka tedavi seçeneklerini ve hastanın müdahaleyi geri çevirmesi halinde karşılaşabileceği neticeleri içerir. Açıklamaların hastanın kavrayabileceği bir dille yapılması gerekir.
Hastanın kararını etkileyebilecek önemli, ciddi veya sık görülen riskler hekim tarafından açıklanmalıdır. Nadir olsa bile kalıcı sakatlık, organ kaybı, yoğun bakım ihtiyacı veya ölüm gibi ağır sonuçlar gizlenemez. Bununla birlikte alternatif tedavi seçenekleri aydınlatmanın zorunlu bir parçası olup hastaya karşılaştırma imkânı tanır. Hekim, önerilen müdahale dışındaki alternatif yöntemleri, bunların avantaj ve sakıncalarını hastaya açıklar.
Bilgilendirmenin Muhatabı ve Zamanlaması
Aydınlatılacak kişi kural olarak hastanın kendisidir. Hastanın küçük, kısıtlı veya bilincinin kapalı olması halinde bilgilendirme kanuni temsilciye ya da somut olayın gereklerine göre yakınlarına yönelir. Kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların niteliği gereği, mümkün olan her durumda doğrudan hastanın aydınlatılması esastır.
Aydınlatma, hastanın baskı altında kalmadan düşünme ve karar verme fırsatı bulabileceği bir zamanda yapılmalıdır. Müdahaleden hemen önce ve acele içinde yapılan açıklamalar iradenin serbest oluşunu zayıflatabileceğinden, özellikle elektif işlemlerde bilginin müdahale öncesinde verilmesi gerekir.
Mevzuatta Rıza Şartı ve Elektronik Muvafakat Usulü
Hasta Hakları Yönetmeliği çerçevesinde rıza temin edilirken hastaya yahut kanuni temsilcisine işlemin mahiyeti ve sonuçları aktarılır. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 70. maddesi uyarınca hekimler, diş hekimleri ve dişçiler icra edecekleri her nevi ameliye öncesinde hastanın, şayet hasta küçük veya kısıtlı ise veli veya vasisinin rızasını temin eder; büyük cerrahi müdahalelerde ise muvafakatin yazılı şekilde verilmesi şarttır.
1219 sayılı TABABET VE ŞUABATI SAN´ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUN m. 70Kaynağı aç
1219 sayılı Kanun'un 70. maddesinde düzenlenen kuralın istisnası olarak; veli veya vasisi bulunmayan, veli ya da vasisine ulaşılamayan veya üzerinde ameliye yapılacak kişinin iradesini beyan etmeye muktedir olmadığı hallerde muvafakat şartı aranmaz. Kanun hükmüne aykırı davranılması halinde idari para cezası uygulanır ve Kanunda yazılı idari para cezaları mahalli mülki amir tarafından verilir.
1219 sayılı Kanun'un 70. maddesi kapsamında cerrahi müdahaleler için alınacak muvafakat elektronik ortamda da temin edilebilir. Elektronik ortamda muvafakat alımı; bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden, ilgilinin kimliğini doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle, biyometrik yöntemlerle ya da elektronik kimlik doğrulanmasına imkân veren yöntemlerden biri kullanılarak gerçekleştirilir. Bu usule ilişkin usul ve esaslar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir.
Acil Durumlarda Aydınlatma Borcunun Kapsamı
Acil durumlarda aydınlatma yükümlülüğü tamamen ortadan kalkmamakla birlikte kapsamı daralabilir. Hayati tehlike bulunan hallerde zaman kısıtlı olduğundan hastaya anlayabileceği en kısa ve gerekli bilgiler verilir. Hastanın bilincinin kapalı olması veya temsilciye ulaşılamaması durumunda müdahale zorunluluk çerçevesinde değerlendirilebilir. Buna karşılık acil durum sona erdikten sonra hastaya ayrıntılı bilgilendirme yapılması önemini korur.
Hekimin Özen Sorumluluğu ve Komplikasyon Ayrımı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/2809 Esas, 2024/811 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, vekil mesleki iş gören sıfatıyla sonucun elde edilmemesinden sorumlu tutulamazsa da yöneldiği sonuca ulaşmak için harcadığı çabanın ve yaptığı işlemlerin özenli olmamasından doğan zararlardan en hafif kusurunda dahi sorumludur. Hekim, hastanın durumunu gecikmeksizin belirleyerek gerekli tıbbi tedbirleri almak zorundadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2809, K. 2024/811Kaynağı aç
Tedavi yöntemleri arasında seçim yapılırken hastanın ve hastalığın özellikleri gözetilerek riskli tutumlardan kaçınılmalı ve en emin yol seçilmelidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/2809 Esas, 2024/811 Karar sayılı ilamına göre adam çalıştıran sıfatıyla doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşları da bu özen standartlarına uymakla yükümlüdür. Operasyon öncesinde ve sonrasında hastanın olması gerektiği gibi bilgilendirildiğinin ve hekim ile sağlık kuruluşuna kusur atfedilemeyeceğinin ispatlandığı durumlarda tazminat istemleri reddedilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/3712 Esas, 2024/2216 Karar sayılı ilamında; hastaneye atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığının bilirkişi raporuyla tespiti ve oluşan komplikasyonlar yönünden davacının aydınlatılmış olduğunun anlaşılması karşısında davanın reddine yönelik ilk derece kararının onanması gerektiği kabul edilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/2610 Esas, 2024/2023 Karar sayılı ilamında ise, operasyon öncesinde düzenlenen aydınlatılmış onam formlarında işleme ait komplikasyonların ayrıntılı biçimde yer alması, formların hukuka uygun bulunması, hasta tarafından imzalanması ve kusur bulunmaması karşısında davanın tümden reddi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3712, K. 2024/2216Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2610, K. 2024/2023Kaynağı aç
Aydınlatma Eksikliğinde Tazminat ve Ceza Sorumluluğu
Tıbbi müdahale tıp bilimi ve meslek kurallarına uygun biçimde doğru gerçekleştirilmiş olsa dahi, hastanın yeterince bilgilendirilmemesi ayrı bir ihlal olarak değerlendirilir. Dolayısıyla aydınlatma eksikliği yalnızca teknik tıbbi uygulama hatasının mevcut olduğu hallerle sınırlı değildir.
Aydınlatma yükümlülüğünün ihlali durumunda maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir. Hasta, yeterli bilgilendirme yapılmış olsaydı bu müdahaleyi kabul etmeyeceğini ya da farklı bir tedavi yöntemini tercih edeceğini ileri sürerek zararının giderilmesini talep edebilir.
Geçerli rıza bulunmaksızın gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler hukuka uygunluk sebebini ortadan kaldırabilir ve kasten yaralama kapsamında değerlendirilebilir. Bunun yanında somut olayda tıbbi standarda aykırı bir davranış söz konusuysa hekim açısından taksirli sorumluluk da gündeme gelebilir.
İspat Yükü ve Onam Belgelerinin Niteliği
Aydınlatma borcunun ifa edildiğini kanıtlama mükellefiyeti hekime yüklenmiştir. Bu kapsamda hekim ile sağlık kuruluşunun tuttuğu tıbbi kayıtlar ve onam belgeleri delil vasfı taşır. Düzenlenecek dosyalarda hastaya aktarılan risklerin, yöneltilen suallerin, verilen izahatın ve rızanın alındığı zaman diliminin yer alması ispat açısından gözetilir.
Tıbbi müdahalelerde yalnızca imzalı form temin edilmiş olması, aydınlatmanın içeriği ve hastanın usulünce bilgilendirilip bilgilendirilmediği hususları yargısal incelemeye konu edildiğinde her somut olayda tek başına mutlak bir hukuki koruma sağlamayabilir. Nitekim onam formlarının hukuka uygunluğu ve işleme özgü komplikasyonları ayrıntılı içerip içermediği ile hekimin kusur durumu birlikte dikkate alınmaktadır.
Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat etme yükü kime aittir?
Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükü hekime aittir; hekim bu hususu onam belgeleri, hasta dosyasına işlenen riskler, sorular, cevaplar ve diğer tıbbi kayıtlarla kanıtlar.
Yalnızca imzalı bir onam formu hekimi sorumluluktan kurtarır mı?
Yalnızca imzalı bir form alınması aydınlatmanın gerçekleştiğini ispata her durumda kesin koruma sağlamaz; yargı incelemesinde risk ve komplikasyonların içeriği ile hastanın gerçekten aydınlatılıp aydınlatılmadığı araştırılırken formların işleme özgü ayrıntıları içermesi ve hukuka uygunluğu da gözetilir.
Tıbbi müdahale hatasız yapılmışsa aydınlatma eksikliği ayrı bir ihlal sayılır mı?
Müdahale tıbben doğru ve kurallara uygun yapılmış olsa bile hastanın yeterince bilgilendirilmemesi ayrı bir ihlal olarak değerlendirilir.
Cerrahi müdahalelerde yazılı onam hangi hallerde aranmaz ve elektronik ortamda alınabilir mi?
1219 sayılı Kanun'un 70. maddesi uyarınca büyük cerrahi müdahalelerde yazılı onam kural olmakla birlikte; veli veya vasisi olmayan, bulunamayan ya da iradesini beyan edemeyen kişilerde muvafakat aranmaz. Muvafakat, kimlik doğrulama belgeleri, biyometrik yöntemler veya elektronik kimlik doğrulama yöntemleriyle elektronik ortamda da alınabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

