Hasta Hakları Nelerdir ve Şikayet Yolları Nasıl İşler?

by Avukat Erdal Ersoy
Hasta Hakları Nelerdir ve Şikayet Yolları Nasıl İşler?

Sağlık Hizmetinden Yararlanma ve Bilgilendirilme Esasları

Kişiler, adalet ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda hem sağlıklı yaşamı teşvik eden faaliyetlerden hem de sağlık hizmetlerinden kendi gereksinimlerine uygun biçimde yararlanma hakkına sahiptir.

Hastalar sağlık hizmetlerinden ne şekilde yararlanacağına ilişkin bilgi isteme hakkını haizdir. Bu bilgilendirme hangi sağlık kuruluşundan hangi şartlara göre faydalanılabileceğini, kuruluşun imkanlarını ve bu imkanlardan faydalanma usulünü kapsar. Sağlık kuruluşları bu kapsamda bilgilendirici birim ve broşür hazırlamakla yükümlüdür.

Sağlık kuruluşunun hizmet verme noktasında yetersiz kalması, hizmeti zamanında karşılayamaması veya imkanların kısıtlı olması halinde hastanın öncelik hakkının tıbbi kriterler doğrultusunda belirlenmesini talep etme hakkı bulunur. Acil ve adli olaylar ile yaşlı ve engelli hastalar hakkında öncelik ve sonralık sırasının belirlenmesinde ise ilgili mevzuat kuralları uygulanır.

Hastalar koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesi, tıbbi nedenlerle sağlık kuruluşuna gidilememesi veya götürülememesi ve doğal afet gibi olağan dışı hallerde bulundukları yerlerde sağlık hizmetinden yararlanabilir.

Personel Seçimi, Sevk ve Refakatçi Esasları

Hasta, mevzuat kuralları çerçevesinde kendisine tıbbi müdahalede bulunacak hekim veya sağlık personelini seçme ya da değiştirme hakkına sahiptir.

Mevzuattaki kurallar çerçevesinde hasta tedavi gördüğü kuruluştan başka bir kuruluşa sevk edilmesini isteyebilir. Bu naklin hasta için hayati tehlike doğurmayacağı veya durumunu ağırlaştırmayacağı hekim tarafından belirlenmelidir.

Muayene ve tedavi esnasında hastaya yardımcı olunması amacıyla mevzuatın ve kurum imkanlarının elverdiği ve hastanın sağlık durumunun gerektirdiği ölçüde, tedaviden sorumlu doktorun uygun görmesi koşuluyla refakatçi bulundurulması talep edilebilir.

Tıbbi Müdahale Standartları ve Ötenazi Yasağı

Hastalar, güncel tıbbi bilgi ve teknik olanaklar çerçevesinde teşhis, tedavi ve bakım hizmeti alma hakkını haizdir. Tıp biliminin kabul görmüş ilkeleri ile mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil eden ya da aldatıcı nitelikteki teşhis ve tedavi yöntemlerine başvurulamaz.

Teşhis, tedavi ya da koruma ile ilgili olmayan, ölüme veya hayati tehlikeye yol açma ihtimali bulunan veya vücut bütünlüğüne halel getirecek, akli ve bedeni gücü azaltacak hiçbir işlem yapılamaz ve talep edilemez.

Sağlık çalışanları, hastanın mevcut klinik durumunun gerektirdiği mesleki özeni göstermekle yükümlüdür. Hastanın yaşamını kurtarmanın veya sağlığını korumanın imkansız olduğu durumlarda dahi duyulan acının dindirilmesi ya da hafifletilmesi amacıyla tıbbi gayretin sürdürülmesi gerekir.

Hasta fiilen tıbbi yollarla öldürülmesini veya durdurulması halinde öleceği kesin bir tedavinin durdurulması yoluyla öldürülmeyi seçemez. Türk hukukunda aktif veya pasif ötenazi yasaktır; hasta kendisi veya başkası adına ötenazi talebinde bulunamaz.

Bilinen yerleşik tedavi yöntemlerinin sonuç vermeyeceğinin anlaşılması durumunda, hastanın onay vermesi ve yarar sağlanmasının muhtemel görülmesi koşuluyla alışılagelmişin dışındaki tedavi usullerine başvurulabilir. Daha önce tatbik edilmemiş bir yöntemin uygulanabilmesi için ise işlemin hastaya zarar vermeyeceğinin ve hastayı kurtaracağının mutlak olarak öngörülmesi şarttır.

Tıbbi Müdahalelerde Rıza Şartı ve Tedaviyi Reddetme

Kural olarak tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise veli veya vasiden izin alınır. Hastanın, velisinin veya vasisinin bulunmadığı ya da acil işlerde o an orada olmadığı veya hastanın kendisini ifade gücünün bulunmadığı hallerde bu rıza şartı aranmaz.

Kanun gereği mecbur olan durumlar haricinde hasta, kendisine uygulanacak tedaviyi reddedebilir veya uygulanmakta olan tedavinin durdurulmasını isteyebilir. Tedaviyi uygulamamaktan doğacak sonuçlara katlanılacağına ilişkin hastadan veya yakınlarından yazılı belge alınır.

Adli bir vakada delil elde edilmesi kişiye tıbbi müdahale yapılmasına bağlı ise hakim kararı ile müdahale yapılabilir; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise cumhuriyet savcısı kararı ile rıza aranmaksızın işlem yürütülür.

Kişisel Sağlık Verileri ve Mahremiyet

Hastalara tıbbi müdahalede bulunurken mahremiyete saygı gösterilmesi zorunludur. Bu mahremiyet koruması hasta öldükten sonra da devam eder.

Hastalar sağlık durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı dosya ve kayıtları doğrudan kendisi veya vekili ya da kanuni temsilcisi aracılığı ile inceleyebilir veya bir kopyasını alabilir. Bu kayıtlar sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilişiği olan kişilerce görülebilir.

Hasta, sağlık durumu ile ilgili olarak yakınlarının veya kimsenin bilgilendirilmemesini isteyebilir; hatta kendisinin dahi bilgilendirilmemesini talep edebilir. Bu yöndeki taleplerin yazılı olarak iletilmesi gerekir.

Özel Tıbbi Müdahaleler ve Sınırları

2238 sayılı Kanun uyarınca on sekiz yaşından küçük ve temyiz kudretine sahip olmayan kişilerden organ ve doku alınamaz.

2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun'un 5'inci maddesi gereğince gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar, kadının sağlığı açısından tıbbi bir sakınca bulunmadığı takdirde talep üzerine rahim tahliye edilebilir. 2827 sayılı Kanun uyarınca ilgilinin evli olması halinde rahim tahliyesi için eşin de rızası aranmakta olup kanunda öngörülen izin ve diğer şartların gerçekleşmesi aranır.

2827 sayılı NÜFUS PLANLAMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde istek üzerine rahim tahliye edilir. Gebelik süresi, on haftadan fazla ise rahim ancak gebelik, annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği veya doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ve ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporları ile tahliye edilir. Derhal müdahale edilmediği takdirde hayatı veya hayati organlardan birisini tehdit eden acil hallerde durumu tespit eden yetkili hekim tarafından gerekli müdahale yapılarak rahim tahliye edilir. Ancak, hekim bu müdahaleyi yapmadan önce veya mümkün olmadığı hallerde müdahaleden itibaren en geç yirmidört saat içinde müdahale yapılan kadının kimliği, yapılan müdahale ile müdahaleyi icabettiren gerekçeleri illerde sağlık ve sosyal yardım müdürlüklerine, ilçelerde hükümet tabipliklerine bildirmeye zorunludur. Acil müdahale hallerinin nelerden ibaret olduğu ve yapılacak ihbarın şekil ve mahiyeti ile sterilizasyon ve rahim tahliyesini kabul edenlerden istenilecek izin belgesinin şekli ve doldurulma esasları, bunların yapılacağı yerler, bu yerlerde bulunması gereken sağlık ve diğer koşullar ve bu yerlerin denetimi ve gözetimi ile ilgili hususlar çıkarılacak yönetmelikte belirtilir.[2] Gebeliğin sona erdirilmesinde izin:
2827 sayılı NÜFUS PLANLAMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – 5 inci maddede belirtilen müdahale, gebe kadının iznine, küçüklerde küçüğün rızası ile velinin iznine, vesayet altında bulunup da reşit veya mümeyyiz olmayan kişilerde reşit olmayan kişinin ve vasinin rızası ile birlikte sulh hakiminin izin vermesine bağlıdır. Ancak akıl maluliyeti nedeni ile şuur serbestisine sahip olmayan gebe kadın hakkında rahim tahliyesi için kendi rızası aranmaz. 4 üncü maddenin ikinci ve 5 inci maddenin birinci fıkralarında belirtilen ve rızaları aranılacak kişiler evli iseler, sterilizasyon veya rahim tahliyesi için eşin de rızası gerekir. Veli veya sulh mahkemesinden izin alma zamana ihtiyaç gösterdiği ve derhal müdahale edilmediği takdirde hayatı veya hayati organlardan birisini tehdit eden acil hallerde izin şart değildir. İlaç ve araçların imal, reklam ve propagandasıyla ilgili hükümlere aykırı eylemler:

2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun'un 5'inci maddesine göre gebelik süresinin on haftayı aşması halinde rahim tahliyesi, ancak gebeliğin annenin hayatını tehdit etmesi veya doğacak çocuk ile takip eden nesiller için ağır maluliyete yol açacak bulunması hallerinde mümkündür; bu durumun kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile ilgili dal uzmanının objektif bulgulara dayalı gerekçeli raporlarıyla tevsiki şarttır. Derhal müdahale edilmediğinde hayatı veya hayati organlardan birini tehdit eden acil durumlarda yetkili hekim müdahaleyi yaparak rahmi tahliye eder. Hekim bu işlemi yapmadan önce veya mümkün olmadığı takdirde müdahaleden itibaren en geç yirmi dört saat içinde müdahale yapılan kadının kimliğini, yapılan işlemi ve müdahaleyi zorunlu kılan gerekçeleri illerde sağlık ve sosyal yardım müdürlüklerine, ilçelerde ise hükümet tabipliklerine bildirmekle yükümlüdür.

Hastanın tecrübe, araştırma veya eğitim amaçlı tıbbi müdahaleye tabi tutulması Sağlık Bakanlığı'nın iznine ve hastanın rızasına bağlıdır. İzin ve rıza şartı sağlansa bile bu tür müdahalelerin ancak bu konuda yetkin ve tecrübeli kişilerce yapılması gerekir.

İfade etme kabiliyeti bulunmayan, dini inancı bilinen ve kimsesiz agoni halindeki hastalar için talep gerekmeksizin din görevlisi sağlanır.

Hasta Hakları Kurulu ve Şikayet Prosedürü

Hasta Hakları Kurulu; üniversite hastaneleri, özel sağlık kurum ve kuruluşları, kamu hastaneleri, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ile toplum sağlığı merkezlerinden gelen başvuruları değerlendirmek, karara bağlamak, öneri sunmak ve düzeltici işlemleri belirlemekle görevlidir.

Hasta Hakları Kurulu kendisine intikal eden başvuruları, başvurunun ulaşmasını takip eden otuz gün içerisinde sonuçlandırır.

Son altı ay içerisinde hakkında ikiden fazla hak ihlali kararı verilen sağlık personeli için dosya tanzim edilerek Sağlık Meslekleri Kuruluna gönderilir.

Tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular Hasta Hakları Kurulu tarafından değerlendirilmez; doktor hatası hasta hakkı ihlali kapsamında değil, tıbbi malpraktis davasının konusunu oluşturur.

Hak İhlallerinde Açılabilecek Davalar

Hasta haklarının ihlali halinde personeli istihdam eden özel hastane aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Aleyhine başvuru yapılacak kurumun devlet hastanesi veya kamu kurumu olması halinde ise idari yargıda iptal davası, tam yargı davası ya da her ikisi birlikte açılabilir.

Hasta Hakları Kurulu tıbbi hata ve doktor hatası başvurularına bakar mı?

Hayır, tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular Hasta Hakları Kurulu tarafından değerlendirilmez; doktor hatası iddiaları tıbbi malpraktis davasının konusudur.

Hasta Hakları Kuruluna yapılan başvuru ne kadar sürede sonuçlandırılır?

Kurul kendisine intikal eden başvuruyu, başvurunun kurula ulaşmasını takip eden otuz gün içerisinde sonuçlandırmak zorundadır.

Hasta tedavisini reddedebilir mi ya da durdurabilir mi?

Kanunen zorunlu haller dışındaki durumlarda hasta kendisine uygulanacak tedaviyi reddedebilir veya tedavinin durdurulmasını talep edebilir; bu halde ortaya çıkabilecek sonuçlara katlanılacağına dair hastadan veya yakınlarından yazılı belge alınır.

Özel hastanedeki hasta hakkı ihlalinde hangi dava açılabilir?

Hasta haklarının ihlal edilmesi halinde, sağlık personelini istihdam eden özel hastane aleyhine hem maddi hem de manevi tazminat davası açılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu