Sağlık Turizmi Hukuku, Hasta Hakları ve Dava Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Sağlık Turizmi Hukuku, Hasta Hakları ve Dava Yolları

Sağlık turizmine ilişkin hukuki uyuşmazlıklar müstakil bir kanun altında toplanmamıştır. Bu alanda 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, Hasta Hakları Yönetmeliği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Türk Borçlar Kanunu, 5718 sayılı Kanun ve 6698 sayılı Kanun ile turizm, sigorta ve tanıtıma dair kurallar bir arada tatbik edilir. Kamu ve özel tüm sağlık kuruluşlarını şümulüne alan 3359 sayılı Kanun, sağlık sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesi yetkisini Sağlık Bakanlığına bırakmıştır.

Yetki Belgeleri, TÜSKA Akreditasyonu ve Komplikasyon Sigortası

Sağlık turizmi faaliyeti yürütecek sağlık tesisinin Sağlık Bakanlığından, aracı kuruluşun ise Uluslararası Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketinden (USHAŞ) yetki belgesi alması zorunludur. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında faaliyet gösteren hastane, ağız ve diş sağlığı hastanesi, tıp merkezi, laboratuvar ve diyaliz tesisleri için Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) akreditasyonu veya Sağlık Bakanlığı sertifikasyonu zorunlu tutulmuş olup geçiş için son tarih 31 Aralık 2026 olarak belirlenmiştir.

Uluslararası sağlık turizmi kapsamında ameliyathane ortamında gerçekleştirilecek cerrahi ve girişimsel işlemler için sağlık tesisi tarafından komplikasyon sigortası yaptırılması mevzuat uyarınca zorunludur.

Tanıtım Sınırları ve Aracı Kuruluşların Sorumluluğu

Sağlık sektöründeki tanıtımlara dair 12 Kasım 2025 tarihli Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik; özel sağlık birimleri, sağlık personelleri ve uluslararası aracı kuruluşların tanıtım çalışmalarını çerçeveye bağlamıştır. Düzenleme doğrultusunda doğrudan yahut dolaylı her çeşit reklam faaliyeti menedilmiş olup icra edilen duyuruların yalnızca bilgilendirme gayesi taşıması zorunlu kılınmıştır.

Sağlık turizmi aracı kuruluşu tıbbi teşhis koyamaz, tedaviye karar veremez ve hekimlik faaliyeti yürütemez. Ancak hastaya yanlış bilgi verilmesi, yetkisiz veya yetersiz bir sağlık kuruluşuna yönlendirilmesi, tedavi sonucuna ilişkin garanti verilmesi veya önemli risklerin gizlenmesi hallerinde aracı kuruluş kendi kusuru oranında hukuki sorumluluk taşır.

Yabancı Hastaların Hakları, Aydınlatılmış Onam ve Komplikasyon Yönetimi

Hasta Hakları Yönetmeliği resmi ve özel bütün sağlık kurumlarını, sağlık hizmetine katılan kişileri ve sağlık hizmetinden yararlanma hakkına sahip bütün bireyleri kapsar. Yabancı hastalar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmamaları gerekçesiyle temel hasta haklarından mahrum bırakılamaz. Hastanın genel nitelikteki bütün riskleri kabul ettiğine ilişkin matbu onam formunu imzalaması da hekim veya sağlık tesisi için her türlü tıbbi müdahale ve neticesi bakımından sınırsız bir sorumsuzluk sağlamaz.

Tedavi esnasında yahut sonrasında bir komplikasyonun belirmesi, sağlık kuruluşunun veya hekimin doğrudan hatalı davrandığı sonucunu doğurmaz. Buna karşın muhtemel risklerin önceden tetkik edilmemesi, hastanın aydınlatılmaması, ortaya çıkan olumsuzluğun vaktinde teşhis edilememesi veya icap eden tıbbi müdahale ile sevk süreçlerinin savsaklanması durumunda kusurlu yönetim sebebiyle tazminat yükümlülüğü gündeme gelir.

Bilirkişi İncelemesinde Aranacak Unsurlar

Yargı mercilerince yürütülen incelemelerde bilirkişi heyetinin olayı soyut bir komplikasyon nitelemesiyle geçiştirmesi hukuken elverişli görülmez. Hazırlanan raporda tıbbi endikasyonun varlığı, hastanın işleme elverişliliği, seçilen metodun yerindeliği, bilgilendirmenin yeterliliği, riskin tahmin edilebilirliği, gelişen tablonun gecikmeksizin tespiti, sevk ve müdahale aşamalarının sıhhati ile doğan zarar arasındaki nedensellik bağı müstakil olarak irdelenmelidir.

Sözleşmelerdeki Sorumsuzluk Kayıtları ve Hukuk Seçimi

Sözleşmede aracı kuruluşun tıbbi sorumluluğu bulunmadığına veya hastanenin komplikasyonlardan sorumsuz olduğuna dair kayıtlar yer alsa dahi bu hükümler; ağır kusur, aydınlatma yükümlülüğü ve emredici tüketici hükümleri karşısında her durumda geçerli kabul edilmez.

Sağlık turizmi sözleşmesinde başka bir ülke hukukunun seçilmiş olması, Türkiye'deki sağlık kuruluşunun ruhsat, tıbbi standart, hasta güvenliği ve kamu düzenine ilişkin zorunlu Türk mevzuatından kurtulmasını sağlamaz.

Milletlerarası Yetki, Görevli Yargı Yolu ve Dava Şartı Arabuluculuk

Uluslararası nitelikteki uyuşmazlıklarda Türk yargısının yetkisi, 5718 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca iç hukuktaki yer yönünden yetki ilkeleri çerçevesinde tayin edilir. Haksız eylemlerden kaynaklanan borçlarda esas kural eylemin icra edildiği memleket mevzuatının tatbik edilmesidir; fiilin işlendiği yer ile neticenin gerçekleştiği saha farklılaştığında zararın doğduğu ülke hukuku nazara alınır. Öte yandan Kanun'un 26. maddesindeki tüketici koruması saklı tutulmakla birlikte, ifanın mutad meskenden farklı bir ülkede sunulması zorunlu olan sözleşmeler, paket turlar hariç bırakılarak bu özel tüketici himayesinin dışında tutulmuştur.

Bireylerin mesleki veya ticari bir amaç gütmeksizin özel bir klinikten tedavi alması halinde taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemi vasfı kazanabilir. Böyle bir durumda uyuşmazlığın mali değeri ve niteliği doğrultusunda tüketici hakem heyetleri ya da tüketici mahkemeleri gündeme gelir; mahkeme yoluna gidilmeden evvel kanunda düzenlenen dava şartı arabuluculuk sürecinin ikmali gözetilmelidir. Husumetin münhasıran bağımsız çalışan tabibe yöneltildiği ve vekâlet akdine dayanıldığı ahvalde ise yargısal görev ve hukuki niteleme somut sözleşmesel çerçeveye göre ayrıca tayin olunmalıdır.

Yabancı hastalar Türkiye'de hasta haklarından yararlanabilir mi?

Yabancı hastalar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmamaları gerekçesiyle Hasta Hakları Yönetmeliği kapsamındaki temel hasta haklarından mahrum bırakılamaz.

Aracı kuruluş tıbbi hatalardan sorumlu tutulabilir mi?

Aracı kuruluş hekimlik faaliyeti yürütemez ve teşhis koyamaz; ancak yanıltıcı bilgi verme, yetkisiz tesise yönlendirme veya garanti verme hallerinde kendi kusuru oranında sorumlu olur.

Tıbbi müdahale sırasında komplikasyon gelişmesi kusur sayılır mı?

Komplikasyonun meydana gelmesi tek başına kusur sayılmaz; ancak riskin bildirilmemesi, durumun zamanında fark edilmemesi veya sevk ve müdahalenin gecikmesi tazminat sorumluluğu doğurur.

Ameliyathane işlemlerinde komplikasyon sigortası zorunlu mudur?

Uluslararası sağlık turizmi kapsamında ameliyathane ortamında icra edilen cerrahi ve girişimsel işlemler için sağlık tesisi tarafından komplikasyon sigortası yaptırılması zorunludur.

Sağlık turizmi uyuşmazlıklarında tüketici davası öncesi arabuluculuk zorunlu mudur?

Özel sağlık kuruluşundan kişisel amaçla alınan hizmet tüketici işlemi sayıldığında, tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk hükümlerinin değerlendirilmesi gerekir.

Sözleşmede yabancı hukukun seçilmesi Türk mevzuatını devre dışı bırakır mı?

Sözleşmede başka bir ülke hukukunun seçilmesi, Türkiye'deki sağlık tesisinin ruhsat, hasta güvenliği, asgari tıbbi standartlar ve kamu düzenine ilişkin zorunlu mevzuatından kurtulmasını sağlamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu