Cezanın Belirlenmesinde Temel İlkeler ve Kanuni Sıralama
Hâkim somut olayda suçun işleniş biçimini, kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunu, amaç ve saikini gözeterek kanuni alt ve üst sınırlar arasında temel cezayı belirler. Bu unsurlar suçun kanuni tanımındaki unsuru oluşturuyorsa temel cezanın belirlenmesinde mükerrer olarak ayrıca dikkate alınamaz. Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım ise bu şekilde belirlenen temel ceza üzerinden uygulanır. Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar artırılamaz, eksiltilemez ve değiştirilemez. Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı belirlenen nihai sonuç ceza ise otuz yıldan fazla olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 61Kaynağı aç
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın
alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle
indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu
hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel
cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla
teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı
ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile
takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün,
yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının
artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan
fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)
Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve
bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.
Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı
ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza
olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının
üst sınırından fazla olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne
eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.[18][19]
Takdiri indirim nedenleri
Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleşmesi durumunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 4. fıkrası gereğince temel cezada önce artırma, ardından indirme yapılır. Bu aşamalarda uygulanan orana göre hesaplanan ceza miktarı, bir önceki ceza miktarına eklenir veya bu miktardan indirilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/642, K. 2017/470Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Kararı veren
Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Günü : 28.03.2013
Sayısı : 428-94
Resmî belgede sahtecilik suçundan sanık …'ın TCK'nun 204/1, 43, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.09.2007 gün ve 139-212 sayılı hükmün, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 17.10.2012 gün ve 17339-43642 sayı ile;
"…Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, suçta kullandığı resmî belgeleri, aynı kasıt altında ve aynı anda kuruma teslim ettiği dikkate alındığında, Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 tarih ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği gibi 5237 sayılı TCK'nun 43/1. maddesinde bulunan 'değişik zamanlarda' ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, sanığa resmî belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırılması suretiyle fazla ceza tayini…" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan yerel mahkemece 28.03.2013 gün ve 428-94 sayı ile, sanığın TCK'nun 204/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 01.04.2015 gün ve 3280-22836 sayı ile;
"…Sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ceza ölçü biriminin Türk Ceza Kanununun 61/6. maddesi hükmünde düzenlendiği, buna göre; 'Hapis cezasının süresinin, gün, ay ve yıl olarak belirleneceği, bir günün 24 saat, bir ayın 30 gün olduğu, yıl hesabının da resmi takvime göre hesap edileceğinin' belirtildiği, mahkeme tarafından sanığa 2 yıl 6 ay hapis cezası verildikten sonra 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak cezanın 1 yıl 13 ay olarak belirlenmesi yerine, sanığın 5 gün aleyhine olacak şekilde 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nun 321. maddesi gereğince bozulmasına, fakat bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından resmî belgede sahtecilik suçunun hapis cezasının uygulanmasına ilişkin olarak '2 yıl 1 ay' terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine '1 yıl 13 ay' hapis cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına" karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 24.04.2015 gün ve 299260 sayı ile;
"…Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından TCK’nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde sonuç cezanın 2 yıl 1 ay olması gerektiği ve yerel mahkemenin uygulamasının yerinde olduğu" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece, 27.05.2015 gün, 8699-25818 sayı ve oyçokluğuyla itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 2 yıl 6 ay olarak belirlenen temel ceza üzerinden TCK'nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında, sonuç cezanın 1 yıl 13 ay hapis cezası mı, yoksa 2 yıl 1 ay hapis cezası mı olacağının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucu sanık …'ın resmî belgede sahtecilik suçundan TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca takdiren 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
TCK'nun “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarında;
" …
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla, teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Buna göre, temel ceza üzerinden varsa önce artırımlar, daha sonra da indirimler yapılarak sonuç ceza belirlenecek, mevcut ceza üzerinden artırma ve indirme oranına göre hesaplanan miktar, bir önceki ceza miktarına eklenecek veya indirilecektir.
TCK'nun 61. maddesinin 6. fıkrası uyarınca cezanın hesaplanmasında hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl olarak belirlenecek olup, aynı fıkra gereğince bir gün 24 saat, bir ay 30 gündür. Bir yıl ise resmi takvime göre hesaplanacaktır. Kanunda yıl olarak öngörülen cezalar artırma veya indirme yapılırken gerekirse aya çevrilecek, sonuç ceza yıl ve ay olarak bulunacaktır. Örneğin; 6 yıl hapis cezası 1/6 oranında artırıldığında 7 yıl, 1/2 oranında artırıldığında 9 yıl hapis cezası bulunacaktır. Fakat 1 yıl hapis cezası 1/6 oranında artırıldığında zorunlu olarak aya çevrilerek artırma yapılacak ve sonuç hapis cezası 1 yıl 2 ay olacaktır. 1 yıl 2 ay hapis cezası 1/6 oranında artırıldığında ise bir yılın altıda biri iki ay, iki ayın altıda biri on gün olup sonuç ceza 1 yıl 4 ay 10 gün olarak belirlenecektir. Artırma ve indirme yapılırken sonuç küsüratlı çıktığında sanık lehine davranılacaktır. Örneğin 40 gün hapis cezasının 1/6 oranında artırılmasında cezaya 6 gün eklenecek, aynı oranda indirim yapıldığında ise 7 gün çıkartılacaktır.
Temel cezanın ay olarak belirlenmesi halinde ise yapılan artırım sonucu bulunan ceza yılı geçse bile yıl olarak ifade edilmeyip ay olarak belirlenecektir. Örneğin; 9 ay hapis cezasının 1/3 oranında artırılması halinde sonuç hapis cezası 12 ay olup 1 yıl değildir. Çünkü 12 ay, 12×30= 360 gündür. Bir yıl ise resmi takvime göre 365 güne tekabül etmektedir. 12 ay yerine 1 yıl hapis cezasına karar verildiğinde sanık, 5 gün fazla cezalandırılmış olacak ve aleyhine bir sonuç doğacaktır.
Nitekim 13.12.1939 gün ve 25-58 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında da; bir yıl veya daha fazla olarak hükmedilecek cezalarda yapılacak artırma ve eksiltme oranının, yılın aylara bölünmesi üzerinden hesaplanması ve düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Sanık hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay olarak belirlenen temel hapis cezasından aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada, 6'ya bölünemeyen 2 yıl hapis cezasının öncelikle 24 aya dönüştürülmesi ve bu miktar üzerinden 1/6 oranında indirim yapılarak bulunan 4 aylık süre ile 6 aylık hapis cezası üzerinden 1/6 oranında indirim yapılması sonucu bulunacak 1 aylık sürenin toplanması, toplama sonucu bulunan 5 aylık sürenin, TCK'nun 61. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 aylık temel hapis cezası üzerinden indirilmesi ve sonuç hapis cezasının 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Bu itibarla, sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olduğuna ilişkin yerel mahkeme hükmü isabetli olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Dairenin düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle,
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2-Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 01.04.2015 gün ve 3280-22836 sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Usul ve kanuna uygun olan İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 gün ve 428-94 sayılı hükmünün ONANMASINA,
4-Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.
Temel ceza ve nitelikli haller tespit edildikten sonra ortaya çıkan ceza miktarı üzerinden sırasıyla teşebbüs hükümleri, iştirake ilişkin kurallar ve zincirleme suç hükümleri tatbik edilir. Bu aşamayı takiben haksız tahrik indirimi, failin yaş küçüklüğü ile akıl hastalığı durumları ve cezayı hafifleten kişisel sebepler değerlendirilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 5. fıkrası doğrultusunda, tüm bu yasal basamaklar işletildikten sonra nihai aşamada takdiri indirim nedenleri tatbik edilerek sonuç ceza belirlenir.
Gün, Ay ve Yıl Birimlerinin Hesaplanma Esasları
Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabı esas alınarak tayin edilir. 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinin 6. fıkrası uyarınca bir gün 24 saat, bir ay 30 gün olarak hesap edilir; yıl ise resmi takvime göre belirlenir. Hapis cezalarında bir günün, adli para cezalarında ise bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
Resmi takvimde bir yıl 365 gün iken 12 ayın otuzar günden 360 gün yapması nedeniyle, ay üzerinden belirlenen cezalarda yapılan artırım sonucunda bulunan süre yılı aşsa dahi yıl olarak adlandırılmayıp ay ve gün olarak hüküm altına alınır. Zira 12 ay yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi sanığın 5 gün fazla cezalandırılması sonucunu doğurur. Bu sebeple artırım eklemelerinde 12'yi aşan aylar yıla dönüştürülmeksizin sonuç ceza belirlenir.
Yıl, Ay ve Gün Üzerinden Matematiksel Hesaplama Yöntemi
Yıl üzerinden belirlenen cezadan artırma veya indirme yapılırken bölünebilen yıl miktarı bölünür, bölünemeyen yıl miktarı ise hesap kolaylığı sağlanması için aya çevrilerek bölme işlemi tamamlanır. Yıl olarak belirlenen cezada yıl miktarı orana tam sayı olarak hiç bölünemiyorsa yıl bütünüyle aya dönüştürülür ve işlem yapılarak bulunan miktar önceki cezaya eklenir veya cezadan çıkarılır. Kanunda yıl olarak öngörülen cezalardan artırma ve indirme yapılırken gerekirse aya çevrilerek sonuç ceza yıl ve ay olarak tespit edilir. Bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezalarında uygulanacak artırma veya eksiltme oranlarının hesabında da yılın aylara bölünmesi suretiyle düzenleme yapılması esastır.
Yıl ve ay olarak belirlenen cezadan artırma ve indirmede bölünebilen yıl miktarı bölünür; bölünemeyen yıl aya çevrilip diğer ay cezası ile toplanarak bölme işlemi yapılır. Bu toplam ay miktarı üzerinden yapılan bölmede tam sonuç alınamadığı takdirde bölünebilen miktar dışındaki aylar 30 gün esası üzerinden güne çevrilir ve gün üzerinden tam sonuca ulaşılır. Bulunan yıl, ay ve gün hapis cezası önceki cezaya eklenir veya cezadan çıkarılır. Artırma ve indirme yapılırken sonuç küsuratlı çıktığında sanık lehine olan yöntem uygulanır.
Nitelikli Unsurlarda Artırım Örnekleri
Hapis cezasında tatbik edilecek artırım oranları ilgili suçun kanuni düzenlemesinde yer alan nitelikli unsurlara göre tespit edilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 143Kaynağı aç
verilecek ceza yarı oranında artırılır.[67]
Daha az cezayı gerektiren haller
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda ceza üçte biri oranında artırılır. Aynı suçun silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi halinde ise kanun gereği verilecek ceza yarı oranında artırılarak belirlenir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 265Kaynağı aç
engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya
birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin
oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma
Hesaplama Hataları ve Kararın Bozulması
Cezanın bireyselleştirilmesi ve sonuç cezanın tayini sürecinde kanuni indirim ve artırım oranlarının yanlış uygulanması, basamak sıralamasına uyulmaması veya gün ve ayların dönüştürülmesinde matematiksel hata yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini hukuka aykırılık oluşturur ve hükmün bozulmasını gerektirir. Örneğin haksız tahrik, zincirleme suç, takdiri indirim veya olası kast hallerinde bölme ve çıkarma basamaklarının yanlış işletilmesiyle kanuni oranın üzerinde hapis cezası tayin edilmesi bozma sebebidir.
Hesap hatası sonucu sanık hakkında kanunda öngörülenden daha eksik bir ceza tayin edilmesi durumunda ise hükme karşı aleyhe yönelen bir temyiz başvurusu bulunmadığı takdirde bu durum bozma nedeni yapılmaz.
Birden fazla nitelikli hal gerçekleştiğinde önce artırım mı indirim mi yapılır?
Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi halinde, TCK m. 61/4 gereğince temel cezada önce artırma, ardından indirme işlemi yapılır.
Cezanın belirlenmesinde kanuni indirim ve artırım sırası nasıldır?
Temel ve nitelikli hallere göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler ve en son takdiri indirim nedenleri uygulanır.
Hapis cezasında artık günler ve para cezasında artık liralar infaz edilir mi?
TCK m. 61/6 uyarınca hapis cezası için bir günün, adli para cezası için ise bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu artık cezalar infaz edilmez.
Hesap hatasıyla sanığa eksik ceza verilmesi durumunda karar bozulur mu?
Mahkemece yapılan hesap hatası sanığın lehine eksik ceza verilmesi sonucunu doğurmuşsa, aleyhe temyiz başvurusu olmadığı takdirde bu durum bozma gerekçesi yapılmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

