7578 sayılı Kanunla 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeye göre işçilerin ve 657 sayılı Kanun kapsamındaki memurların analık izni, doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftadır; çoğul gebelikte toplam 26 hafta olur. Hekim onayı ve çalışanın isteğiyle doğuma 2 hafta kalıncaya kadar çalışılabilir; fiilen çalışılan doğum öncesi süreler doğum sonrasına eklenir. Evlat edinmede öngörülen 8 haftalık izin bu değişiklikle 16 haftaya çıkmamıştır. Eski izin dönemleri ile 7578 sayılı Kanunun geçici 1. maddesindeki ilave izin koşulları ayrıca değerlendirilir.
7578 sayılı Kanun, Madde 2Kaynağı aç
Hamile kalan bir kadın işçinin salt gebe olması, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesini derhal feshederek kıdem tazminatı talep etmesine olanak tanıyan haklı bir neden oluşturmaz. Kanun koyucu gebelik sürecini geçici bir biyolojik durum olarak kabul etmiş; doğum öncesi ve sonrası toplam yirmi dört haftalık izin, süt izni ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi gibi özel koruyucu mekanizmalarla kadın işçinin iş ilişkisini sürdürmesini hedeflemiştir. Bu korumalar nedeniyle işinden kendi isteğiyle ayrılan işçinin bildirimi kural olarak istifa niteliği taşır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 74Kaynağı aç
Sağlık Nedenine Dayalı Haklı Fesih Şartları
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/I-a maddesi uyarınca işçi, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması halinde iş sözleşmesini bildirim süresi vermeksizin haklı nedenle derhal feshedebilir. Bu imkânın doğabilmesi için ortaya çıkan sağlık riskinin doğrudan işin yapısından, ortamından ya da icrasından kaynaklanması zorunludur. Kimyasal maddelerle temas, ağır yük kaldırma veya gece vardiyası gibi etkenler işin niteliğinden kaynaklanan risklere örnek oluşturur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Mevzuatta gebeliğe özgü koruyucu izinler düzenlenmiş olduğundan, yalnızca hamile kalmış olmak sağlık sebebiyle haklı fesih hakkı vermez. Yapılan işin mevcut gebelik yönünden sakıncalı ve tehlikeli olduğu resmi hekim raporuyla açıkça belgelenmediği takdirde işçinin ayrılışı haklı fesih sayılmaz.
Fesih Usulü, Bildirim Süreleri ve İşsizlik Ödeneği
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde düzenlenen haklı fesih derhal kullanılması gereken bir haktır. Haklı neden iddiasına rağmen işçinin işten derhal ayrılmayıp ileriye dönük bir tarih belirterek çalışmayı sürdürmesi, feshi haklı nedenle derhal fesih olmaktan çıkarır ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi kapsamında önceden bildirimli fesih yani istifa niteliğine dönüştürür.
Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesine göre iş sözleşmeleri; işi altı aydan az sürmüş işçi için bildirimin yapılmasından başlayarak iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş işçi için altı hafta, üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz hafta sonra feshedilmiş sayılır. Bildirim şartına uymayan taraf bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür; işveren ise bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle sözleşmeyi derhal sona erdirebilir. Bu tazminat ve peşin ödemelerin hesabında çıplak ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşmesel ve kanuni menfaatler de gözetilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
İş güvencesi kapsamı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilmesi durumunda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı ödenir ve bildirim şartına uyulmaması halinde ayrıca ihbar tazminatı verilir. Diğer taraftan, işverenin yönlendirmesiyle işçinin istifa dilekçesi vermesi haklı fesih teşkil etmez; İŞKUR işten ayrılışı işçinin kendi rızasıyla gerçekleşmiş sayarak işsizlik maaşı başvurusunu reddedebilir. Feshin sağlık gerekçesiyle yapılması durumunda işsizlik ödeneği alınabilmesi için yapılan işin gebelik açısından sakıncalı olduğunun resmi sağlık raporu ile ispatlanması şarttır.
Doğum Öncesi ve Sonrası Analık İzinleri
4857 sayılı İş Kanunu'nun 74. maddesi doğrultusunda kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra on altı hafta olmak üzere toplam yirmi dört haftalık süre boyunca çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki hafta eklenir ve doğum öncesi izin on haftaya yükselir.
Sağlık durumu elverişli olan ve doktor onayı bulunan kadın işçi, dilediği takdirde doğuma iki hafta kalıncaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda kadının doğum öncesinde fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası kanuni izin sürelerine eklenir.
Kadın işçinin erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı kanuni izin süreleri doğum sonrasına aktarılır. Doğum esnasında veya doğum sonrasında annenin hayatını kaybetmesi durumunda ise kullanılamayan doğum sonrası analık izni süreleri babaya kullandırılır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 74. maddesinde düzenlenen analık, periyodik muayene ve süt izni korumaları, İş Kanunu kapsamında olsun veya olmasın iş sözleşmesiyle çalışan bütün kadın işçilere ayrım gözetilmeksizin uygulanır.
Çalışma Şartlarında Değişiklik ve Muayene İzinleri
Hamilelik dönemi boyunca kadın işçiye hekim kontrolleri ve periyodik muayeneleri için işveren tarafından ücretli izin verilmesi kanuni bir zorunluluktur. Bu muayene süreleri nedeniyle işçinin ücretinden kesinti yapılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 74/5. maddesi uyarınca, hekim raporu ile gerekli görülmesi durumunda hamile kadın işçinin sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılması zorunludur. İşçinin sağlığı gözetilerek hafif işe geçirilmesi gerekçe gösterilerek ücretinde herhangi bir indirime gidilemez.
Ücretsiz İzin, Kısmi Süreli Çalışma ve Süt İzni
Analık izni sürelerinin bitiminden sonra talepte bulunan kadın işçiye 4857 sayılı İş Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca altı aya kadar ücretsiz izin verilir. İşçinin bu hakkını ispat bakımından yazılı olarak sunması gerekir; işverenin bu talebi yerine getirmesi zorunlu olup keyfi ret yetkisi bulunmaz. Bu izni kullanan işçi dönüşte aynı pozisyonda işe başlatılmalıdır; ayrıca kullanılan altı aylık ücretsiz izin süresi yıllık ücretli izin hakkı hesabında dikkate alınmaz.
Doğum sonrası analık izninin tamamlanmasının ardından çocuğun hayatta olması kaydıyla kadın işçiye ya da üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen ebeveyne, talepleri halinde haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin tanınır. Bu süre birinci doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, sonraki doğumlarda 180 gün olarak belirlenir. Çoğul doğumlarda sürelere 30 gün eklenirken, engelli çocuk doğumunda süre 360 gün uygulanır. Bu yarım çalışma süresi boyunca süt izni hükümleri uygulanmaz.
Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirebilmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin günün hangi saatlerinde ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi tek taraflı olarak kendisi belirler ve süt izni süresi günlük yasal çalışma süresinden sayılır.
Ayrımcılık Yasağı ve Eşit Davranma Borcuna Aykırılık
4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca işveren; işin mahiyeti veya biyolojik nedenler zorunlu kılmadığı müddetçe, iş sözleşmesinin kurulmasından şartlarının düzenlenmesine, uygulanmasından feshine kadar hiçbir aşamada cinsiyet veya hamilelik sebebiyle işçiye doğrudan ya da dolaylı olarak ayrımcılık yapamaz. Kadın çalışana yönelik yasal koruma hükümlerinin uygulanması daha düşük ücret verilmesine gerekçe yapılamayacağı gibi, eşit ya da eş değerdeki bir iş için cinsiyet temelli farklı bir ücret de belirlenemez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/7613, K. 2015/741Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 5Kaynağı aç
İşverenin eşit davranma borcuna ve gebelik ayrımcılığı yasağına aykırı davranması halinde işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi gereğince dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. Bu ihlali ispat yükü kural olarak işçidedir; ancak işçi ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, ihlalin bulunmadığını kanıtlama yükümlülüğü işverene geçer.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2013/7613 Esas ve 2015/741 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, iş sözleşmesinin sırf gebelik nedeniyle feshedildiği ve ayrımcılık yapıldığı somut biçimde kanıtlanamazsa eşit davranma borcuna aykırılık tazminatına hükmedilemez. Aynı ilamda, iş sözleşmesi feshedilen hamile işçiye fesih tarihinden doğuma sekiz hafta kala başlayacak yasal analık iznine kadarki çalışılmayan süre için mahrum kalınan kâr ya da ücret adı altında bir tazminat ödenemeyeceği de hükme bağlanmıştır.
Hamilelik nedeniyle işten ayrılan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Sırf gebe olmak haklı fesih ve kıdem tazminatı sebebi oluşturmaz. Ancak yapılan işin niteliği işçinin veya çocuğun sağlığı için tehlike yaratıyorsa ve bu durum resmi hekim raporuyla tespit edilmişse 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/I-a uyarınca haklı fesih gündeme gelebilir.
Hamile işçinin hafif işe geçirilmesi halinde maaşı düşürülebilir mi?
Hekim raporu doğrultusunda daha hafif bir işe nakledilen gebe çalışanın çalışma karşılığı aldığı ücrette hiçbir surette indirim yapılamaz.
Doğum sonrası 6 aya kadar ücretsiz izni işveren reddedebilir mi?
Hayır, analık izinlerinin bitiminde kadın işçinin yazılı olarak talep ettiği altı aya kadar ücretsiz iznin verilmesi işveren bakımından zorunlu olup işverenin bu hakkı reddetme yetkisi yoktur.
Süt izni günde kaç saattir ve kullanım saatini kim belirler?
Bir yaşından küçük çocuğu bulunan kadın işçilere günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir; iznin kullanım saatlerini ve bölünme biçimini işçi belirler.
Hamilelik sebebiyle işten çıkarılan işçi hangi hakları talep edebilir?
İşverenin cinsiyet ve gebelik ayrımcılığı yaptığı hallerde işçi dört aya kadar ücreti tutarında tazminat ve mahrum kaldığı hakları isteyebilir; ancak sırf gebelik sebebiyle fesih yapıldığının ispatı gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

