İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı, geçerli ve somut bir sebep ortaya konulmaksızın sona erdirilmesi haksız fesih teşkil eder. İşverenin fesih bildirimini yazılı yapması, feshin açık gerekçesini ve dayandığı maddeyi açıkça belirtmesi ile bildirimde imza ve kaşesinin bulunması zorunludur. Belirli ve hukuka uygun bir sebebe dayanmayan fesihler haksız ve geçersiz sayılır.
Haksız Fesih ile Haklı Fesih Arasındaki Hukuki Farklar
Haklı nedenle fesihte işçinin ağır bir kusuru ya da iş ilişkisini sürdürmeyi imkânsız kılan ciddi bir durum aranır ve bu hallerde işçi kural olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz. Haksız fesihte ise iş sözleşmesi hukuka aykırı şekilde sonlandırıldığından işçinin kanundan doğan kıdem ve ihbar tazminatı hakları korunur.
İşçinin savunması alınmadan, öne sürülen performans düşüklüğü somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadan veya işyerinin ihtiyaçları gibi soyut gerekçelerle gerçekleştirilen fesihler hukuki dayanaktan yoksundur.
4857 sayılı İş Kanunu m. 20 uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi feshin gösterilenden başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olup uyuşmazlıklarda yazışmalar, kurumsal iletiler, kamera kayıtları, resmî evraklar ve tanık anlatımları delil olarak sunulabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Kıdem ve İhbar Tazminatı Talep Koşulları
İş sözleşmesi işveren tarafından haksız şekilde feshedilen ve en az bir yıllık kıdeme sahip olan işçi kıdem tazminatına hak kazanır. 1475 sayılı İş Kanunu m. 14 uyarınca işçinin kıdemi, hizmet akdinin kesintisiz sürmüş veya aralıklarla yenilenmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerindeki çalışma süreleri birleştirilerek hesaplanır. Kıdem tazminatı her tam çalışma yılı için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır ve toplu sözleşmelerle veya hizmet akitleriyle belirlenen yıllık tutar, en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi sınırını geçemez.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
1475 sayılı Kanun m. 14/11 uyarınca kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hâkim, gecikilen süre için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine karar verir.
4857 sayılı İş Kanunu m. 17 gereğince belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi zorunludur. İş sözleşmeleri; altı aydan az süren işlerde iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar süren işlerde dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar süren işlerde altı hafta ve üç yıldan fazla süren işlerde sekiz hafta sonra feshedilmiş sayılır. Kanunda düzenlenen bu bildirim süreleri asgari nitelikte olup sözleşmelerle artırılabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Bildirim şartına uymayan taraf söz konusu bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle de sözleşmeyi derhal sona erdirebilir. 4857 sayılı Kanun m. 17 uyarınca ihbar tazminatı ve peşin ödenecek bildirim süresi ücretinin hesabında çıplak ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde bulundurulur; tazminatın gecikmesi halinde yasal faiz işletilir.
4857 sayılı Kanunun iş güvencesine ilişkin 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulama alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirildiği hallerde, bildirim süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı ödenir. Fesih için bildirim şartına uyulmaması durumunda kötüniyet tazminatının yanında ayrıca ihbar tazminatı ödenmesi gerekir.
İş Güvencesi Kapsamı ve İşe İade Şartları
4857 sayılı İş Kanunu m. 18 çerçevesinde iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek için işyerinde en az otuz işçinin çalışması ve işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması gerekir. Bu koşulları sağlayan işçinin belirsiz süreli sözleşmesini fesheden işveren; işçinin yeterliliği veya davranışları ile işyerinin, işletmenin veya işin gereklerine dayalı geçerli bir sebep göstermekle yükümlüdür. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde altı aylık kıdem şartı aranmaz. Kıdem hesabında Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır ve aynı işverene ait farklı işyerlerindeki çalışma süreleri birleştirilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa otuz işçi sayısı toplam çalışan sayısına göre belirlenir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
4857 sayılı Kanun m. 18 uyarınca işletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri ve yardımcıları ile işyerinin yönetiminde bulunup işe alma ve işten çıkarma yetkisine sahip işveren vekilleri iş güvencesi kapsamı dışındadır. Bu temsilciler bakımından fesihte geçerli sebep ve feshin geçersizliğine ilişkin hükümler uygulanmaz.
4857 sayılı Kanun m. 18 gereğince sendika üyeliği, sendikal faaliyetlere katılmak, işyeri sendika temsilciliği yapmak, mevzuattan veya sözleşmeden doğan hakları takip etmek amacıyla işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak geçerli fesih sebebi teşkil etmez. Aynı şekilde ırk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş, kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek ve hastalık veya kaza nedeniyle öngörülen bekleme süresindeki geçici devamsızlıklar fesih için geçerli bir neden oluşturmaz.
Fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında olan işçi, 4857 sayılı Kanun m. 20 uyarınca fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. İşe iade talebi kabul edilmesine rağmen işçiyi süresi içinde işe başlatmayan işveren, en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ve dört ila sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödemekle yükümlü tutulur.
İşe iade davası 4857 sayılı Kanun m. 20 uyarınca ivedilikle sonuçlandırılır. Yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması halinde bölge adliye mahkemesi uyuşmazlığı ivedilikle ve kesin olarak karara bağlar.
Dava Şartı Arabuluculuk Usulü ve Yargılama Aşaması
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1 uyarınca, kanuna veya bireysel ve toplu iş sözleşmelerine dayalı işçilik alacakları, tazminat istemleri ve işe iade talepleriyle açılacak davalarda arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
7036 sayılı Kanun m. 3/5 gereğince başvuru karşı tarafın, birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, büro bulunmayan adliyelerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Arabuluculuk başvurusu ücretsiz olup ilk toplantıya tarafların katılımı esastır. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.
Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren uyuşmazlığı üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması halinde düzenlenen tutanak mahkeme kararı hükmünde sayılır ve yerine getirilmediğinde doğrudan icra takibine konulabilir.
Arabuluculuk müzakerelerinde anlaşmaya varılamaması halinde düzenlenen son tutanak dava şartının yerine getirildiğini gösteren zorunlu belgedir. 4857 sayılı Kanun m. 20 gereğince işe iade davası son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde açılmalıdır; taraflar anlaşırlarsa aynı süre içinde özel hakeme de başvurulabilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi halinde kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulması mümkündür.
İşten haksız çıkarılan bir işçi hangi şartlarda kıdem tazminatı alır?
İş sözleşmesi işveren tarafından haksız şekilde feshedilen ve aynı işverene bağlı en az bir yıllık kıdeme sahip olan işçi her yıl için 30 günlük brüt ücret üzerinden kıdem tazminatına hak kazanır.
İşe iade davası açmak için arabuluculuk süresi ne kadardır?
İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle yetkili arabuluculuk bürosuna başvurmak zorundadır.
İhbar tazminatı hangi esaslara göre belirlenir?
Bildirim süresi tanınmaksızın işten çıkarılan işçiye kıdemine göre iki ila sekiz haftalık ücreti tutarında ve giydirilmiş haklar da hesaba katılarak ihbar tazminatı ödenir.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava ne zaman açılmalıdır?
İşe iade uyuşmazlığında arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

