Haklı Nedenle İşi Bırakma ve Eylemli Fesihte Tazminat Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Haklı Nedenle İşi Bırakma ve Eylemli Fesihte Tazminat Hakları

İş Sözleşmesinin Feshi ve Bozucu Yenilik Doğuran Niteliği

İş sözleşmesinin feshi, işçi veya işverenin tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeyi geleceğe etkili biçimde sona erdiren tasarruf işlemidir. Fesih bildirimi bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğindedir. Bu iradenin karşı tarafa ulaşmasıyla fesih hukuki sonuçlarını doğurur; hüküm ifade etmesi için karşı tarafın onayına veya kabulüne gerek bulunmaz.

Eylemli Fesih Kavramı ve Uygulama Biçimleri

Fesih bildirimi kural olarak herhangi bir şekil şartına bağlı tutulmamış olup yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi eylemli olarak da gerçekleştirilebilir. İşçinin elinden işyeri giriş kartının alınması, işyerine sokulmaması ya da işçinin devamsızlık yapması gibi durumlar iş sözleşmesinin eylemli feshine yol açabilir. Bu tür durumlarda sözleşmeyi fesheden tarafın, iş sözleşmesini sona erdirme iradesini yeterli açıklıkta ortaya koyması gerekir.

Bildirim Şartı, İhbar Tazminatı ve Haklı Neden Ayrımı

4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden tarafın kanundaki bildirim sürelerine uyma zorunluluğu vardır. Bu bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür. İşveren dilerse bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle de sözleşmeyi feshedebilir. Kanunun 17. maddesi uyarınca işverenin bildirim şartına uymaması ya da bildirim süresine ait ücreti peşin vererek fesih yapması, Kanun'un 18, 19, 20 ve 21. maddelerindeki iş güvencesi hükümlerinin uygulanmasını engellemez.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Feshin geçerli sebebe dayandırılması

İhbar tazminatı yükümlülüğü; belirsiz süreli iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 24 ve 25. maddelerinde öngörülen haklı sebeplere dayanılmaksızın ve 17. maddedeki bildirim önellerine riayet edilmeksizin feshedilmesi halinde doğar. Fesih hakkını haklı sebebe dayandıran tarafın ihbar öneli verme zorunluluğu bulunmadığından, kural olarak bu bildirim yapılmadığı gerekçesiyle tazminat borcu oluşmaz.

Devamsızlık Hali ve İşverenin Haklı Nedenle Feshi

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde devamsızlık halleri düzenlenmiştir. Buna göre işçinin işverenden izin temin etmeden yahut haklı bir mazeret sunmadan peş peşe iki iş günü, bir ayda tatili takip eden iki iş günü veya bir aylık zaman diliminde toplam üç iş günü görevine gelmemesi işverene haklı fesih imkânı verir. Buna karşın işçi, 25. maddedeki gerekçelere dayanılarak yapılan fesihlerin maddedeki şartlara uygun gerçekleşmediği iddiasıyla aynı Kanun'un 18, 20 ve 21. maddeleri kapsamında yargı yoluna başvurabilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

İlk Feshin Tespiti ve Tazminat Haklarının Belirlenmesi

İş sözleşmesinin feshinde tazminat haklarının belirlenebilmesi için sözleşmeyi fiilen veya hukuken ilk olarak hangi tarafın feshettiğinin ortaya konulması gerekir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/11084 Esas ve 2015/11627 Karar sayılı ilamında, noter ihtarnamesiyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildiren işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı, ancak feshi kendisi gerçekleştirdiği gerekçesiyle ihbar tazminatı talep edemeyeceği ifade edilmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/11084, K. 2015/11627Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2015/11084 E.  ,  2015/11627 K. "İçtihat Metni" İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı, davalı şirkete ait otelin çamaşırhanesinde yıkama elemanı olarak mevsimlik iş akdi ile çalıştığını, 30.11.2012 tarihinde davalı tarafından ücretsiz izne gönderildiğini , yeni sezon başlamasına rağmen işe başlatılmadığını iddia ederek haksız fesih sebebine dayalı kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının mevsimlik iş akdi ile çalıştığını, iş akdinin 18.11.2012 tarihinde askıya alındığını, yeni mevsim çalışması için gereken belgelerin teslimi amacıyla 14.04.2013 tarihine kadar müracaat edilmesi için tüm işçilere davet yazısı gönderildiğini, davacının da 13.04.2013 tarihinde iş yerine geldiğini, davacıya 22.04.2013 tarihinde bölümlerin çalışmaya başlayacağının bildirildiğini bunun üzerine davacının gerekli belgeleri teslim etmeden iş yerinden ayrıldığını, çamaşırhanenin diğer çalışanlarının 22-23-25 Nisan tarihlerinde iş başı yaptığını, işe davet edildiği halde iş başı yapmayan davacının iş akdinin devamsızlık nedeni ile işveren tarafından haklı nedenlerle feshedilmiş ya da işçi tarafından haksız olarak bozulmuş sayılmasının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çamaşırhane bölümünde çalışan işçilerin 2013 yılı sezonunda işe başlayacakları tarihin, davalı işverenin tek yönlü kararı ile değiştirilmiş olmasının 4857 sayılı Yasanın 22. maddesinde yer verilen işçinin çalışma koşullarında yapılan esaslı bir değişiklik olduğu, davalı işverenin, işe davet evrakında belirtilen işe başlangıç tarihinde yapılan değişikliği, davacının kabul ettiğini gösterir yazılı bir belge sunmadığı, iş şartlarında davalı işveren tarafından yapılmış olan esaslı değişikliğin, davacı tarafından kabul edilmemiş olduğu, buna rağmen davacının 15-22.04.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştırılmadığı, davacının, kendisine gönderilen işe davet evrakında belirtilen işe başlangıç tarihinde işe alınmamış olması sebebiyle iş akdinin işveren tarafından eylemli olarak ve haksız şekilde feshedildiği, bu tarihten sonra davacı işçi tarafından davalı işverene karşı keşide edilen ihtarnamede iş akdinin işçi tarafından feshedildiğinin belirtilmiş olmasının ise sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne fazla çalışma alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı işçinin iş akdinin feshi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda, davacı 19.04.2013 tarihli ihtarnamesi ile askı süresi sonunda ücretsiz izne gönderildiğini, yeni sezonda işe başlatılmadığını ve aynı zamanda fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini belirterek iş akdini haklı nedenle feshettiğini belirtmiş, ihtarname davalıya 02.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu ihtarname ile davacı fesih iradesini açıklamış ve iş akdini feshettiğini bildirmiş olduğundan davacının iş akdinin haksız nedenle sona erdirildiği iddiası dikkate alınamayacaktır. Davacının 2013 sezonundaki işe başlayacağı tarihin 15.04.2013 tarihinden 22.04.2013 tarihine alınarak askı süresinin bir hafta uzatılmasına muvaffakati olmadığından bu durumu kabul etmeyen davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği anlaşıldığından mahkemece kıdem tazminatı talebin kabulü yerinde ise de ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bununla birlikte, iş sözleşmesinin işveren tarafından eylemli ve haksız bir şekilde daha önce sona erdirildiği hallerde, işçinin daha sonra noter ihtarnamesi düzenleyerek fesih bildiriminde bulunmasının hukuki bir sonuç doğurmayacağı kabul edilmektedir. Söz konusu somut uyuşmazlıkta ilk fesih işverenin eylemli feshi olarak değerlendirildiğinden, işçinin kıdem tazminatının yanı sıra ihbar tazminatına da hak kazandığı sonucuna varılmıştır.

İş sözleşmesinin feshi karşı tarafın kabulüne bağlı mıdır?

Fesih bildirimi tek taraflı irade beyanıyla kullanılan bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğindedir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmaksızın iradenin ulaşmasıyla sonuç doğurur.

Eylemli fesih hangi davranışlarla meydana gelebilir?

Sözleşmeyi sona erdirme iradesinin yeterli açıklıkta ortaya konulması koşuluyla; işçinin işyerine sokulmaması, işyeri giriş kartının elinden alınması veya devamsızlık yapılması gibi davranışlarla eylemli fesih gerçekleşebilir.

İş sözleşmesini haklı nedenle bizzat fesheden taraf ihbar tazminatı alabilir mi?

Haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini bizzat fesheden taraf ihbar öneli vermeyeceğinden kural olarak ihbar tazminatı talep edemez; ancak uyuşmazlıkta ilk feshin daha önce işverence eylemli ve haksız biçimde gerçekleştirildiği tespit edilirse işçi lehine ihbar tazminatına hükmedilebilmektedir.

Bildirim öneline uyulmadan yapılan fesih iş güvencesini engeller mi?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca işverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim ücretini peşin ödeyerek fesih yapması iş güvencesi hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu