Bildirimsiz Fesih ve İhbar Tazminatı Talebi
İş sözleşmesini sona erdiren tarafların kanunda belirlenen bildirim sürelerine riayet etmesi asıldır. Yasal bir haklı gerekçesi veya mazereti bulunmaksızın ihbar süresine uymadan işten ayrılan işçiye karşı işveren ihbar tazminatı davası açabilir. İhbar süreleri işçinin işyerindeki kıdemine göre belirlenir. Bu kapsamda kıdemi altı aya kadar olan işçilerde en az iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arasında olanlarda en az dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürenlerde en az altı hafta ve üç yıldan fazla olan kıdemlerde ise en az sekiz hafta önceden bildirim yapılması gerekir. Bildirim süresine uymayan işçi, bu sürelere ait ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulur.
İşçinin İşverene Verdiği Maddi Zararların Tazmini
İşçinin işverene veya işyerine verdiği zararlardan hukuken sorumlu tutulabilmesi için kasıtlı hareket etmiş olması gerekmez; ihmali davranışlar da sorumluluğun doğması için yeterlidir. Bununla birlikte, işverenin işyerinde gerekli güvenlik önlemlerini almamış olması, işin ifası için zorunlu malzemeleri temin etmemesi yahut çalışana gereken eğitimi vermemesi işçinin kusur durumunu ve ortaya çıkan zarardaki sorumluluk payını etkiler.
İşçinin kendi kusuru veya görevi savsaması sonucunda işyeri güvenliğini tehlikeye atması ya da mülkiyeti işverene ait olan veya kendi zilyetliğindeki araç, gereç, tesisat ve emtialara otuz günlük ücretiyle karşılanamayacak boyutta zarar vermesi, 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II-ı uyarınca işverene sözleşmeyi derhal feshetme yetkisi tanır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İşçinin sebebiyet verdiği zararın tazmini 4857 sayılı İş Kanunu m. 26 gereğince genel hükümlere göre talep edilir. İşveren uğradığı maddi kaybın giderilmesi amacıyla ilamsız icra takibi başlatabilir ya da tazminat davası açarak alacağı mahkeme kararı üzerinden ilamlı icra takibine başvurabilir.
İşveren, uğradığı zararı işçinin hak ettiği ücretten tek taraflı veya gelişigüzel kesme yetkisine sahip değildir. İşçinin açtığı bir işçi alacağı davasında bu zarar mahsup iddiası şeklinde ileri sürülemez; zira bu uyuşmazlıklar bağımsız taleplerdir. Ücretten kesinti yapılabilmesi ancak işçinin baskı altında olmadan verdiği gerçek rızasıyla mümkündür. Öte yandan işçi, alamadığı tazminatları gerekçesiyle hapis hakkı çerçevesinde işyeri eşyalarını elinde tutabilmektedir.
Doğruluk ve Bağlılığa Aykırılık ile Rekabet Yasağı İhlalleri
İşçinin güveni kötüye kullanması, hırsızlık yapması veya işverenin meslek sırlarını ortaya atması 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II-e uyarınca doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış kabul edilir ve işverene bildirimsiz haklı fesih imkânı tanır. Meslek sırlarının açığa vurulması ve rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi durumunda işveren iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceği gibi uğradığı zararların tazmini için mahkemede dava açma hakkını da kullanabilir.
Devamsızlık Sebebiyle Fesih Hakkı
İş sözleşmesinin sürdürülmesinde işçinin mesaiye devam yükümlülüğü esastır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II-g hükmü doğrultusunda, işverenden geçerli bir izin almaksızın yahut haklı bir mazerete dayanmaksızın peş peşe iki işgünü, bir ay zarfında tatili takip eden iki işgünü ya da aynı ay içinde toplam üç işgünü göreve gelinmemesi durumunda işveren haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir.
Haklı Fesihte Tazminat Hakkı ve Hak Düşürücü Süreler
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanılarak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi durumunda, 4857 sayılı İş Kanunu m. 26/2 gereğince işverenin işçiden tazminat talep etme hakkı saklı kalır. Bu tür hallerde fesih yetkisi, işverenin davranışı öğrendiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
İşverenin haklı nedenle derhal fesih iddiasında bulunması işçinin yargı yoluna başvurmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 4857 sayılı İş Kanunu m. 25 son fıkrası gereğince işçi, feshin maddede belirtilen sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla aynı Kanunun 18, 20 ve 21 inci maddeleri çerçevesinde yasal yollara başvurabilir.
Kişilik Haklarına Saldırı Halinde Manevi Tazminat
İşçinin hakaret veya benzeri eylemlerle işverenin yahut işyeri çalışanlarının kişilik haklarına saldırıda bulunması, işverene iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı verir. Bu saldırı neticesinde mağdur olan işveren, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca manevi tazminat talebinde bulunabilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine veya tazminata ek olarak saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve söz konusu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
Zorunlu Arabuluculuk Dava Şartı ve Usulü
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1 uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işveren alacağı ve tazminatı ile bunlara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında mahkemeye başvurulmadan önce arabulucuya gidilmesi dava şartıdır. Ancak 7036 sayılı Kanun m. 3/3 hükmü uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk şartı aranmaz.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği güne kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Ayrıca 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/18 uyarınca, işverenin yazılı bir belgeyle yetkilendirdiği çalışanı arabuluculuk müzakerelerinde işvereni temsil etme ve son tutanağı imzalama yetkisine sahiptir.
İşveren oluşan zararı işçinin maaşından kesebilir mi?
İşveren ortaya çıkan zararı işçinin ücret alacağından tek taraflı veya gelişigüzel kesemez; kesinti yapılabilmesi işçinin baskı altında olmaksızın verdiği gerçek rızasına bağlıdır ve bu zarar işçi alacağı davasında mahsup iddiası olarak öne sürülemez.
İşçinin verdiği zarardan sorumlu olması için kasten hareket etmesi gerekir mi?
İşçinin sorumluluğunun doğması için kasıt şart olmayıp ihmali davranış da yeterlidir; ancak işverenin güvenlik önlemi almaması, gerekli malzemeyi sağlamaması veya eğitimi vermemesi işçinin kusur ve sorumluluk derecesini etkiler.
İşveren alacağı davalarında arabuluculuk zorunlu mudur?
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işveren alacakları ve tazminat davaları ile bunlara ilişkin itirazın iptali davalarında arabulucuya başvurulması dava şartıdır; fakat iş kazası veya meslek hastalığından doğan tazminatlarda bu şart uygulanmaz.
İşçi tazminatını alamadığı gerekçesiyle eşyaları teslim etmeyebilir mi?
İşçi, alamadığı tazminatları gerekçesiyle hapis hakkı çerçevesinde işyeri eşyalarını elinde tutabilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

