HAGB Hükümlerinin Uygulanmayacağı Suçlar ve Yasal Sınırlar

by Avukat Erdal Ersoy
HAGB Hükümlerinin Uygulanmayacağı Suçlar ve Yasal Sınırlar

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda kurulan mahkûmiyet hükmünün belirli yasal koşullar altında hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231'inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince, sanığa yüklenen suçtan dolayı hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Müsadereye ilişkin hükümler hariç olmak üzere bu karar, kurulan hükmün sanık hakkında hiçbir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmolunan cezanın iki yılı aşması durumunda veya özel yasalarda açık yasaklama bulunan hâllerde bu kurumun uygulanması mümkün değildir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231'inci maddesinin yedinci fıkrasına göre hakkında geri bırakma uygulanan hapis cezasının ertelenmesi ya da kısa süreli yaptırımlara dönüştürülmesi kanunen mümkün değildir. Bu kararla başlayan beş yıllık denetim evresinde dava zamanaşımı işlememekte ve fail hakkında kasten işlenen yeni bir fiil sebebiyle tekrar bu yönde bir karar tesis edilememektedir. Failin yol açtığı zararı peşinen telafi edememesi durumunda ise ilgili meblağın denetim boyunca taksitlendirilerek bütünüyle karşılanması esasıyla da kurumdan yararlanması sağlanabilmektedir.

Anayasal İstisnalar ve Cezai Alt Sınır Sebebiyle Kapsam Dışı Suçlar

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231'inci maddesinin on dördüncü fıkrası uyarınca Anayasa'nın 174'üncü maddesiyle korunan inkılâp kanunlarındaki suçlar hakkında kurum hükümleri tatbik edilmez. Bu suç tiplerinde belirlenen yaptırım iki yılın altında kalsa bile mahkemece geri bırakma kararı tesis edilemez.

Uygulanacak hapis cezasının iki yılı aşamaması şartı sebebiyle kanundaki asgari yaptırımı bu sürenin üzerinde belirlenen suçlar da kendiliğinden kapsam haricinde kalmaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 94'üncü maddesinde kamu görevlilerinin muhatabın bedenen veya ruhen ıstırap duymasına, onurunun kırılmasına ya da irade gücünün zaafa uğramasına yol açan eylemleri üç yıldan on iki yıla kadar hapisle cezalandırılmakta ve suça dair zamanaşımı işlememektedir. Kanuni ceza alt sınırı üç yıl olan işkence suçunda genel süre eşiği aşıldığından kurum işletilemez. Türk Ceza Kanunu'nun 96'ncı maddesindeki eziyet suçunda ise temel ceza aralığı iki ila beş yıl hapis olup eylemin kadına yönelmesi hâlinde asgari sınır iki yıl altı ay olarak uygulanmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 94Kaynağı aç
Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve
bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine,
aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında
üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde
cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi
cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu
nedenle indirim yapılmaz.
(6) (Ek: 11/4/2013-6459/9 md.) Bu suçtan dolayı zamanaşımı
işlemez.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 96Kaynağı aç
Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak
davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5
md.) Suçun kadına karşı işlenmesi
hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe
karşı,[47]
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Koruma,
Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli
Terk

Özel Ceza Kanunlarındaki Yasaklar: Çek ve Spor Müsabakaları

Özel ceza hükümleri içeren kanunlarda bazı suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması açıkça yasaklanmıştır. 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanuni ibraz süresi içinde ibrazında çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında hamilin şikâyeti üzerine binbeşyüz güne kadar adli para cezasına ve çek düzenleme ile çek hesabı açma yasağına hükmolunur; adli para cezası çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Kanunun 5'inci maddesinin onuncu fıkrası gereğince karşılıksız çek suçu nedeniyle ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmaz. Verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda ise ceza, kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.

5941 sayılı ÇEK KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde
yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında,
çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi
hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne
kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek
bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…)[8]
az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu
yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına
hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak
çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek
hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi
adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına
düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen
şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar
bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü
maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar
icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve
353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.
Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı
banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim
yeri mahkemesinde görülür.
(2) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63
md.) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında
bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin
tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle
görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa
yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka
hesabında bulundurmakla yükümlüdür. Birinci fıkra uyarınca hakkında çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince
sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak, hakkında
yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna
kadar devam eder.
(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi,
kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak
tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi
hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine
aittir.[9][10]
(4) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.)
(5) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak,
herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek
hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat
Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat çıkarılır. Adresin bankaya
yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat
yapılmış sayılır.
(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan
kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle
yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.
(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan
kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde,
düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri,
düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek
suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.
(8) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Çek düzenleme ve çek hesabı
açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile
imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)
aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilir. Hakkında
çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler, Risk Merkezi tarafından
bankalara bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin
esas ve usuller, Adalet Bakanlığının uygun görüşü alınarak Risk Merkezi
tarafından belirlenir.
(9) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63
md.) Karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan yargılama
neticesinde mahkeme tarafından beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın
düşmesi veya davanın reddine karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına karar verilir. Çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin kararların
kesinleşmesi üzerine, bu kararlar, MERSİS ile Risk Merkezine sekizinci
fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur.
(10) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkrada tanımlanan
suç nedeniyle, ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin
hükümler uygulanmaz.
(11) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.;
Ek: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkra uyarınca verilen adli para
cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin
üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı
verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.
Etkin pişmanlık ve çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının
kaldırılması

Özel yasal engellerden bir diğeri 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun bünyesinde öngörülmüştür. Kanunun 11'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir karşılaşmanın neticesine tesir etmek üzere başkasına menfaat sağlayan faillere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası yaptırımı öngörülmüştür; menfaati alan taraf da ortak fail kabul edilirken bu yönde anlaşma kurulması dahi fiilin tamamlanmış sayılması için yeterlidir. Karşılaşmada bir ekibin muvaffakiyetini temin gayesiyle teşvik primi vaat edilmesi veya sunulması cezada yarı nispetinde indirim doğurmakta; buna mukabil milli takımlarla milli sporculara yahut kulüplerin kendi sporcu ve teknik heyetine başarı primi tahsis etmesi cezalandırılmamaktadır. Müsabaka gerçekleşmeden önce eylemin aydınlatılmasını sağlayan kimseye ise yaptırım uygulanmaz. Tüm bu çerçeveye karşın 6222 sayılı Kanun'un 11'inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca bahse konu madde kapsamındaki fiillerde 5271 sayılı Kanun'un 231'inci maddesindeki geri bırakma kararı verilemeyeceği gibi tayin olunan hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırımlara da dönüştürülemez.

6222 sayılı SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 11Kaynağı aç
MADDE 11 – (1) Belirli bir
spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair
menfaat temin eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılır. Kendisine menfaat temin edilen kişi de bu
suçtan dolayı müşterek fail olarak cezalandırılır. Kazanç veya sair menfaat
temini hususunda anlaşmaya varılmış olması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi
cezaya hükmolunur. [9]
(2) Şike anlaşmasının varlığını bilerek spor
müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunan kişiler de
birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Kazanç veya sair menfaat vaat
veya teklifinde bulunulması halinde, anlaşmaya varılamadığı takdirde, suçun
teşebbüs aşamasında kalmış olması dolayısıyla cezaya hükmolunur.
(4) Suçun;
a) Kamu görevinin sağladığı güven veya nüfuzun kötüye
kullanılması suretiyle,
b) (Değişik:10/12/2011-6259/1
md.) Federasyon veya spor kulüpleri ile spor alanında faaliyet gösteren
tüzel kişilerin, genel kurul ve yönetim kurulu başkan veya üyeleri, teknik veya
idari yöneticiler ile kulüplerin ve sporcuların menajerleri veya temsilciliğini
yapan kişiler tarafından,
c) Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde,
ç) Bahis oyunlarının sonuçlarını etkilemek amacıyla,
işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(5) Suçun bir müsabakada bir takımın başarılı olmasını
sağlamak amacıyla teşvik primi verilmesi veya vaat edilmesi suretiyle işlenmesi
halinde bu madde hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(6) Bu madde hükümleri;
a) Milli takımlara veya milli sporculara başarılı
olmalarını sağlamak amacıyla,
b) Spor kulüpleri tarafından kendi takım oyuncularına
veya teknik heyetine müsabakada başarılı olabilmelerini sağlamak amacıyla,
prim verilmesi veya vaadinde bulunulması halinde
uygulanmaz.
(7) Suçun spor kulüplerinin veya sair bir tüzel
kişinin yararına işlenmesi halinde, ayrıca bunlara, şike veya teşvik primi
miktarı kadar idari para cezası verilir. Ancak, verilecek idari para cezasının
miktarı yüzbin Türk Lirasından az olamaz.
(8) Müsabaka yapılmadan önce suçun ortaya çıkmasını
sağlayan kişiye ceza verilmez.
(9) (Ek fıkra:
10/12/2011-6259/1 md.) Bu madde kapsamına giren suçlarla ilgili olarak
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesine
göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; verilen hapis
cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez.
(10) (Ek fıkra:
10/12/2011-6259/1 md.) Bu maddede tanımlanan suçların bir suç işleme
kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi halinde,
bunlardan en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı verilecek ceza dörtte
birinden dörtte üçüne kadar artırılarak tek cezaya hükmolunur.
(11) (Ek fıkra:
10/12/2011-6259/1 md.) Bu maddede tanımlanan suçlardan dolayı cezaya
mahkûmiyet halinde, kişi hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesi
hükümlerine göre, spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif
faaliyetler icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev
yapmaktan yasaklanmasına hükmolunur.
Yasak maddeler[10]

Askerî Suç ve Cezalarda HAGB Sınırları

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 17'nci maddesi uyarınca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri kural olarak askerî suç ve cezalar hakkında da uygulanmaktadır. Bununla birlikte kanun koyucu askerî yapının gerekleri doğrultusunda belirli istisnalar öngörmüştür. Bu istisnalardan ilki uyarınca, sırf askerî bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. Ek Madde 17Kaynağı aç
Ek Madde 17 – (Ek:24/6/2021-7329/7 md.)
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller
hariç askerî suç ve cezalar hakkında da uygulanır:
A) Sırf askerî bir suçtan dolayı
altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi.
B) Fiilin, disiplini ağır şekilde
ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin
muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar
meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya seferberlikte
işlenmesi.
Uygulanacak hükümler:

1632 sayılı Kanun'un Ek 17'nci maddesindeki diğer istisnalara göre eylemin askeri disiplini vahim boyutta sarsması, birliğe ait emniyeti zedelemesi, savaş hazırlığı ile operasyonel gücü zaafa uğratması yahut ağır maddi kayba sebebiyet vermesi durumunda geri bırakma yolu kapalıdır. Benzer şekilde söz konusu askeri suçun savaş koşullarında veya seferberlik sırasında gerçekleştirilmesi hâlinde de bu müessese tatbik edilmez.

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçunda Özel Usul Rejimi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171'inci maddesindeki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden
veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında
kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal
ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de
bildirilir.
(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında
şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet
savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha
uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi
hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp
kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma
sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine
uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul
etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve
ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci
fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci
fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen
yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,
hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde
kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri
çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi
Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi
veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi
hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin;
okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve
sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı,
tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz
metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık

5237 sayılı Kanun'un 191'inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre uyuşturucu imal ve ticareti veya kullanımını kolaylaştırma suçlamalarıyla açılan davalarda fiilin yalnızca kişisel kullanım sınırlarında kaldığı anlaşılırsa sanık hakkında anılan maddedeki özel usul doğrultusunda geri bırakma hükmü kurulur. Düzenlemede açık bir kuralın yer almadığı durumlarda ise 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine bağlanan 171'inci maddesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231'inci maddesindeki genel esaslar geçerliliğini korur.

Karşılıksız çek suçunda HAGB uygulanabilir mi?

Hayır, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5'inci maddesinin onuncu fıkrası gereğince karşılıksız çek düzenleme suçu nedeniyle ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanamaz.

Şike ve teşvik primi suçlarında ceza ertelenebilir veya seçenek yaptırımlara çevrilebilir mi?

Hayır, 6222 sayılı Kanun'un 11'inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca bu suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gibi hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez.

Askerî suçlarda hangi şartlarda HAGB kararı verilemez?

Sırf askerî bir suçtan altı ay veya daha fazla hapis cezası verildiğinde, fiil disiplini ağır ihlal ettiğinde, birliğin muharebe etkinliğini zafiyete uğratığında veya eylem savaş ya da seferberlikte işlendiğinde HAGB uygulanamaz.

Açıklanması geri bırakılan hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir mi?

Hayır, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231'inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde yer alan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olsa dahi seçenek yaptırımlara çevrilemez.

HAGB kararı sonrasında denetim süresi ne kadardır?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231'inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur ve bu süre içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu