Hukuki Nitelik ve Temel Kurumsal Ayrım
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/5 gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, müsadereye dair kararlar hariç tutulmak üzere kurulan mahkûmiyet hükmü fail hakkında hukuki bir sonuç doğurmaz. Buna karşılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 51 uyarınca verilen erteleme kararı infaza ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/7 gereğince, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen bir hükümde belirlenen hapis cezasının ertelenmesi veya kısa süreli olması durumunda seçenek yaptırımlara çevrilmesi hukuken mümkün değildir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
Mahkemece sanık hakkındaki koşullar değerlendirilirken öncelikle lehe bir kurum niteliğinde olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının bulunup bulunmadığı incelenir; bu şartların oluşmadığı sonucuna varıldığında cezanın ertelenmesi şartları ele alınabilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması bir mahkûmiyet hükmü niteliği taşımadığından sonraki suç açısından tekerrüre esas teşkil etmez; hapis cezasının ertelenmesi ise mahkûmiyet hükmü niteliğini koruduğundan yasal şartları varsa tekerrür hükümlerine esas alınır.
Cezanın Üst Sınırı ve İnkılâp Kanunları İstisnası
5237 sayılı Kanun m. 51/1 kapsamında erteleme kurumunun işletilebilmesi, kural olarak iki yıl veya daha az süreli mahkûmiyetler için geçerlidir. Ancak eylemin gerçekleştiği tarihte onsekiz yaşını tamamlamamış veya altmışbeş yaşını ikmal etmiş kişiler yönünden bu üst sınır üç yıl olarak tatbik edilir. Buna karşılık 5271 sayılı Kanun m. 231/14 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, Anayasa'nın 174 üncü maddesinde teminat altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suç tiplerinde uygulanamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst
sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi
için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen
iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın
infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi
halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9]
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla
olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm
olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi
olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat
edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir
eğitim kurumuna devam etmesine,
mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve
sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte
bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve
sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor
düzenleyerek infaz hâkimine verir.9
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman
kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde
kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz
hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar
verilir.[10]
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
Adli Geçmiş ve Mahkemenin Kanaat Şartları
Cezanın ertelenebilmesi için 5237 sayılı Kanun m. 51/1-a uyarınca failin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması gerekir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ise sanığın daha önce kasıtlı hiçbir suçtan mahkûm olmamış bulunması aranır. Bu çerçevede daha önce kasıtlı suçtan üç ay veya daha az hapis cezası mahkûmiyeti bulunan bir kişi cezanın ertelenmesinden yararlanabilirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamına giremez.
Her iki kurumda failin gelecekteki davranışlarına ilişkin mahkemece takdir edilecek kanaat ölçütleri de farklı düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun m. 51/1-b gereğince cezanın ertelenebilmesi için kişinin suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması şarttır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ise 5271 sayılı Kanun m. 231/6-b uyarınca mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varması aranır.
Zararın Giderilmesi Koşulu ve Taksitlendirme İmkânı
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi bakımından 5271 sayılı Kanun m. 231/6-c uyarınca eylemle kamuda veya kişide doğan zararın iade, eski duruma getirme veya tazmin yollarıyla bütünüyle karşılanması aranır. Uğranılan zararın peşinen ve derhal karşılanamadığı hallerde ise aynı maddenin dokuzuncu fıkrası çerçevesinde, zararın denetim süresine yayılarak aylık taksitlerle bütünüyle ödenmesi şartına bağlı şekilde de geri bırakma kararı kurulabilir.
Cezanın ertelenmesi kurumunda ise uğranılan zararın telafisi mutlak bir yasal zorunluluk niteliği taşımaz. 5237 sayılı Kanun m. 51/2 gereğince mahkeme, kamunun veya mağdurun zararının tazmin, aynen geri verme yahut suç öncesi konuma getirme yoluyla giderilmesi şartına ertelemeyi bağlı kılabilir. Hâkimin bu yönde bir koşul getirmesi durumunda, aranan şart tamamlanıncaya değin mahkûmun cezaevinde infazına devam olunur.
Denetim Süreleri ve Yükümlülükler
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, 5271 sayılı Kanun m. 231/8 gereğince beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Fiili işlediği sırada çocuk olanlar bakımından ise 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 23 uyarınca denetim süresi üç yıl olarak uygulanır. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez ve bu süre boyunca dava zamanaşımı durur.
5395 sayılı ÇOCUK KORUMA KANUNU m. 23Kaynağı aç
(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı
yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı
halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.
Uzlaşma
Cezanın ertelenmesinde ise 5237 sayılı Kanun m. 51/3 uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Kanun gereğince bu denetim süresinin alt sınırı, mahkûm olunan hapis cezası süresinden daha az olamaz.
Denetim Süresinin Tamamlanması ve İhlal Halleri
5271 sayılı Kanun m. 231/10 gereğince denetim süresi kasıtlı yeni bir suç işlenmeksizin ve yükümlülüklere uygun şekilde tamamlandığında, açıklanması ertelenen hüküm ortadan kaldırılarak ceza davasının düşürülmesine hükmedilir. Cezanın ertelenmesinde ise 5237 sayılı Kanun m. 51/8 uyarınca denetim süresi iyi halli veya yükümlülüklere uyularak geçirildiğinde mahkûm olunan ceza infaz edilmiş kabul edilir. Ertelemede mahkûmiyet hükmü hukuk düzeninde varlığını korumaya devam ettiğinden, bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet halinde memuriyete son verilmesi gibi mahkûmiyet esasına dayanan kanuni neticeler doğabilmektedir.
Denetim süresi içindeki ihlallerin hukuki yaptırımları da ayrışır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde mahkeme kural olarak hükmü açıklar. Ancak 5271 sayılı Kanun m. 231/11 gereğince kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendiren mahkeme; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Cezanın ertelenmesinde ise 5237 sayılı Kanun m. 51/7 uyarınca hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya infaz hâkiminin uyarısına rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi hâlinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.
Kanun Yolları ve Adli Sicil Kayıt Rejimi
5271 sayılı Kanun m. 231/12 uyarınca, 272 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeler saklı kalmak koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf kanun yoluna gidilebilir; kararın bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay tarafından ilk derece yargılamasında verilmesi durumunda ise temyiz kanun yolu işletilir. Aynı maddenin onüçüncü fıkrası doğrultusunda bu kararlar genel adli sicile değil özel bir sisteme kaydedilir ve bu veriler yalnızca soruşturma ya da kovuşturma kapsamında yetkili yargı mercilerinin talebiyle kullanılabilir.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 4 uyarınca kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adli sicile kaydedilir. Hapis cezasının ertelenmesi durumunda; denetim süresi, denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli geçirilmesi dolayısıyla cezanın infaz edilmiş sayıldığı hususu, ertelenen hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin kararlar ve kasten işlenen bir suç nedeniyle mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak yoksun kalınan haklara erteleme sebebiyle getirilen istisnaya dair kararlar adli sicile kaydedilir.
5352 sayılı ADLİ SİCİL KANUNU m. 4Kaynağı aç
hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adlî sicile kaydedilir.
Bu bağlamda;
a) Hapis cezaları ile ilgili olarak;
1. Hapis cezasına mahkûmiyet kararı,
2. Koşullu salıverilme kararı,
3. Koşullu salıverilmede denetim süresinin uzatılmasına ilişkin karar,
4. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dair karar,
5. Hapis cezasının infazının tamamlandığı hususu,
b) Hapis cezasının ertelenmesi halinde;
1. Denetim süresi,
2. Denetim süresinin yükümlülüklere
uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi dolayısıyla cezanın infaz edilmiş
sayıldığı hususu,
3. Ertelenen hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin
karar,
c) Adlî para cezası ile ilgili olarak;
1. Adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü,
2. Adlî para cezasının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususu,
3. Adlî para cezasının tazyik hapsi suretiyle kısmen veya tamamen infaz
edildiği hususu,
4. Adlî para cezasının tazyik hapsinden sonra kalan kısmının ödenmek
suretiyle infaz edildiği hususu,
d) Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırıma mahkûmiyet halinde;
1. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak, adlî para cezasına
mahkûmiyet veya güvenlik tedbiri uygulanması hükmü,
2. (Değişik: 26/2/2008-5739/7 md.) Kısa süreli hapis cezasına
seçenek yaptırım olarak hükmedilen güvenlik tedbirinin gereklerinin yerine
getirilmemesi dolayısıyla hapis cezasının infazına ilişkin karar,
3. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmedilen güvenlik
tedbirinin değiştirilmesine ilişkin karar,
e) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma ile ilgili olarak;
1. Kasten işlenen bir suç nedeniyle hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî
sonucu olarak yoksun kalınan haklara cezanın ertelenmesi dolayısıyla getirilen
istisnaya ilişkin karar,
2. Mahkûmiyet hükmüyle bağlantılı olarak verilen, belli bir hak ve
yetkinin kullanılmasının veya belli bir meslek veya sanatın icrasının
yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin karar,
f) Türk vatandaşı hakkında yabancı mahkemeden verilmiş ve kesinleşmiş
olan mahkûmiyet kararının Türk hukuku bakımından doğurduğu hak yoksunluklarına
ilişkin olarak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkemece verilen karar,
g) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten
vazgeçme veya etkin pişmanlık dolayısıyla verilen karar,
h) Ceza zamanaşımının dolduğunun tespitine ilişkin karar,
i) Genel veya özel affa ilişkin kanun; özel affa ilişkin Cumhurbaşkanlığı
kararı,
j) Askerî Ceza Kanununa göre verilmiş mahkûmiyet kararlarındaki ferî
cezalar,
k) (Ek: 24/11/2016-6763/39 md.) Akıl
hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kararlar,
Adlî sicile kaydedilir.
(2) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen
mahkûmiyet hükmü ya da eski hükümde değişiklik yapan tüm hüküm ve kararlar
açısından da birinci fıkra hükümleri uygulanır.
(3) Kanun gereği olarak gerçek kimliği saklı tutulan kişilerin adlî sicil
ve arşiv kayıtlarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
Adlî sicile kaydedilmeyecek bilgiler
HAGB kararı ile cezanın ertelenmesi aynı hükümde uygulanabilir mi?
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen bir cezada erteleme yoluna gidilemez ve seçenek yaptırımlar uygulanamaz. Yargılamada öncelikle şartları bulunuyorsa geri bırakma kurumu değerlendirilir; bu koşullar gerçekleşmediği takdirde cezanın ertelenmesi incelenebilir.
HAGB ve cezanın ertelenmesinde denetim süreleri ne kadardır?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında denetim süresi yetişkinler için beş yıl, Çocuk Koruma Kanunu kapsamında yargılanan çocuklar yönünden ise üç yıldır. Cezanın ertelenmesinde denetim süresi bir yıldan az ve üç yıldan fazla olamaz; ayrıca bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden daha az belirlenemez.
Zararın giderilmesi her iki kurum bakımından da zorunlu mudur?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında zararın tamamen giderilmesi yasal bir zorunluluktur; zarar derhal karşılanamıyorsa denetim süresince aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da karar verilebilir. Cezanın ertelenmesinde ise zararın giderilmesi zorunlu bir ön koşul olmayıp mahkeme ertelemeyi zararın giderilmesi koşuluna bağlı tutabilir.
Denetim süresi başarıyla tamamlandığında hukuki sonuç ne olur?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında kasten yeni suç işlenmeyip tedbirlere uygun davranıldığında açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Cezanın ertelenmesinde ise denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli geçirildiğinde ceza infaz edilmiş sayılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

