Sahtelik İddiası ve Savcılık Şikâyetinin İcra Takibine Etkisi
Borçlunun takibe konu senet hakkında sahtelik iddiasıyla cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunması veya ceza mahkemesinde dava açılması icra takibini kendiliğinden durdurmaz ve icra takibinde bekletici mesele yapılamaz. Takibin kesinleşmesinden önce veya sonra senedin sahte olduğunun ileri sürülmesi, genel mahkemelerde açılan davalarda senedin delil olarak kullanılamayacağını öngören 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 209 hükmü uyarınca da icra takibinin durdurulması sonucunu doğurmaz; anılan kanuni kural genel mahkemelerdeki yargılamalara ilişkin olup icra takibine etkisi bulunmamaktadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/5511 Esas, 2014/11977 Karar sayılı ilamında da senedin sahteliğine dayalı şikâyetin icra takibini kendiliğinden durdurmayacağı ve 6100 sayılı Kanun m. 209 hükmünün takibe uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/5511, K. 2014/11977Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 209Kaynağı aç
Bununla birlikte, cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilmesi halinde icra takibinin durdurulması mümkündür. Nitekim ceza soruşturması kapsamında icra takibinin durdurulmasına dair verilen tedbir kararı gereğince icra müdürlüğünün takibi durdurma yönünde işlem tesis etmesi yargı kararlarına konu teşkil etmiştir.
Ceza Muhakemesi Hükümleri Kapsamında Elkoyma ve Tedbir Yetkisi
Ceza soruşturmasında sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık şüphesinin bulunması durumunda, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 123/1 ve m. 127/1 uyarınca elkoyma yetkisini kullanarak icra dosyasına elkoymak suretiyle icra takip işlemlerinin durdurulmasına karar verebilir. 5271 sayılı Kanun m. 127/3 gereğince, hâkim kararı olmaksızın gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamazsa elkoyma işlemi kendiliğinden kalkar.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerine elkoyma usulünü düzenleyen 5271 sayılı Kanun m. 128 kapsamında ise farklı şartlar öngörülmüştür. Bu madde uyarınca elkoyma kararı verilebilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınması zorunludur ve bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır. Ayrıca 5271 sayılı Kanun m. 128/9 uyarınca anılan maddedeki malvarlığı değerlerine elkoymaya ve kayyım atanmasına cumhuriyet savcılığı değil, ancak hâkim karar verebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
Kambiyo Takibinde İtiraz Usulü ve İcra Mahkemesinin Yetkisi
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda senede dayalı takibe konu imzanın inkârı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 170 hükmünde özel olarak düzenlendiğinden, genel kural niteliğindeki 6100 sayılı Kanun m. 209 uygulama alanı bulmaz. Borçlunun mahkemeye ilettiği imza itirazı kural olarak satış dışındaki icra takip işlemlerini durdurmaz. Bununla birlikte icra mahkemesi, duruşma açılmadan önce yapacağı değerlendirmede itiraz dilekçesindeki açıklamaları veya sunulan belgeleri ciddi bulursa, alacaklı tarafa bildirim yapılmasına lüzum görmeksizin esas karar verilene dek takibin geçici nitelikte durdurulmasına dosya üzerinden karar verebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170Kaynağı aç
Kambiyo senedi üzerindeki yazıdaki sahtelik iddiası borca itiraz niteliğinde kabul edilmekte ve 2004 sayılı Kanun m. 169 ile m. 169/a hükümlerine tabi bulunmaktadır; bu nedenle 6100 sayılı Kanun m. 209 takip hukukunda bu açıdan da uygulanmaz. Borca itiraz da satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. İcra mahkemesi borca veya imzaya itirazın incelenmesi sırasında sahtelik iddiasıyla genel mahkemelerde açılan davaları bekletici mesele yapamayacağı gibi takibin durdurulmasına da karar veremez; yalnızca 2004 sayılı Kanun m. 169/a-2 uyarınca itirazın esası hakkındaki kararına kadar takibin geçici durdurulmasına hükmedebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 169Kaynağı aç
Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senedi elinde bulundurup takibi başlatan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. İcra mahkemesince yapılan inceleme neticesinde inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirilerek itirazın kabulüne karar verilmesi halinde icra takibi durur ve alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklı kalır. İtirazın kabulü durumunda senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Buna karşılık inkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itirazla birlikte takip geçici durdurulmuşsa, borçlu takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir. İmzaya itirazı reddedilen borçlunun menfi tespit veya istirdat davası açması halinde, hükmolunan tazminat ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve dava borçlu lehine sonuçlanırsa bu yaptırımlar kalkar.
Menfi Tespit Davası ile Takibin Durdurulması
Borçlunun sahtelik gerekçesiyle genel mahkemelerde açtığı menfi tespit davası 2004 sayılı Kanun m. 72 kapsamında yer alır ve icra takibinin durdurulması anılan maddedeki koşullara göre sağlanabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak üzere alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edebilir. Öte yandan 6100 sayılı Kanun m. 209/3 uyarınca senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler isteyebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Savcılığa sahtelik şikâyetinde bulunulması icra takibini kendiliğinden durdurur mu?
Sahtelik iddiasıyla cumhuriyet savcılığına şikâyette bulunulması veya ceza mahkemesinde dava açılması icra takibini kendiliğinden durdurmaz ve icra mahkemesinde bekletici mesele yapılamaz; takibin durması ancak yetkili mercilerce verilmiş bir tedbir kararıyla mümkündür.
Cumhuriyet savcılığı icra takibinin durdurulmasına karar verebilir mi?
Yargı içtihadında cumhuriyet savcılığınca soruşturma kapsamında verilen tedbir kararıyla icra takibinin durdurulabileceği belirtilmiş ve Ceza Muhakemesi Kanunu m. 123 ile m. 127 uyarınca dosyaya elkoyma yetkisi tartışılmıştır; bununla birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128 kapsamındaki malvarlığı değerlerine elkoyma kararı verme yetkisi münhasıran hâkime aittir.
Kambiyo takibinde imzaya itiraz takibi nasıl etkiler?
İmzaya itiraz kural olarak satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz; ancak icra mahkemesi itirazı ciddi görürse takibin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.
Menfi tespit davasında icra takibinin durdurulması için teminat şartı nedir?
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında alacağın en az yüzde on beşi oranında teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verilebilir; takipten sonra açılan davada ise takibin durdurulmasına karar verilemeyip en az yüzde on beş teminat karşılığında veznedeki paranın ödenmemesi yönünde tedbir kararı alınabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

