Güzellik, Estetik ve Epilasyon Merkezlerine Karşı Hukuki Yollar

by Avukat Erdal Ersoy
Güzellik, Estetik ve Epilasyon Merkezlerine Karşı Hukuki Yollar

Güzellik ve Epilasyon Hizmetlerinde Ayıplı İfa ve Seçimlik Haklar

Güzellik merkezlerinin sunduğu hizmetin kararlaştırılan nitelikleri taşımaması veya taahhüt edilen amaca uygun olmaması ayıplı ifa teşkil eder. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 15. maddesi uyarınca, ayıplı hizmetle karşılaşan kişi hizmetin yeniden görülmesi, ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini serbestçe seçebilir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlü olduğu gibi, seçimlik hakkın kullanılması dolayısıyla oluşan tüm masrafları da karşılamak zorundadır. Ayıplı hizmetten doğan sorumluluk, ayıp sonradan meydana gelse dahi kural olarak hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ancak ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı işlemez.

Hizmet Sözleşmelerinden Cayma ve İcra Takiplerine İtiraz Süreleri

Güzellik merkezleriyle taksitle yapılan sözleşmelerde tüketici, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 18. maddesi gereğince yedi gün içinde herhangi bir gerekçe bildirmeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma bildiriminin yedi günlük süre içerisinde sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Hizmet sözleşmelerine dayanılarak tüketici aleyhine ilamsız icra takibi başlatılması halinde tebligatın tebliğinden itibaren yedi gün içinde, borcun kambiyo senedine bağlanması durumunda ise beş gün içinde icra dairesine itiraz edilmesi takibi durdurur. Bu yasal sürelerin kaçırılması durumunda tüketicinin borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açması gerekir.

Görevli Yargı Yolu ve Tüketici Hakem Heyeti Başvurusu

Mahkemelerin görevi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kanunla belirlenir ve kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Lazer epilasyon uygulaması niteliği gereği tedavi veya estetik amaçlar dışında gerçekleştirildiğinde, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/2328 Esas ve 2017/4047 Karar sayılı içtihadı uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir. 2025 yılı için değeri 149.000 Türk Lirasının altında kalan uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Tüketici hakem heyetinin verdiği kararlar kesinleşmesi beklenmeksizin icraya konulabilir; sağlayıcının bu karara karşı tüketici mahkemesine itiraz etmesi icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz, ancak mahkeme hâkimi talep üzerine tedbiren icranın durdurulmasına karar verebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
MADDE 1- (1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2017/2328, K. 2017/4047Kaynağı aç
15. Hukuk Dairesi         2017/2328 E.  ,  2017/4047 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Tüketici Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: – K A R A R – Dava, lazer epilasyon hizmeti sözleşmesinden cayma hakkını kullanan tüketicinin, sözleşme bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, tüketici mahkemesince; taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğine dair görevsizlik kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı davalı ile 07.09.2013 tarihli sözleşme ile, 5.000,00 TL'nin kredi kartından on taksit halinde çekilmesi karşılığında, lazer epilasyon hizmeti almak üzere anlaştıklarını, yeterince incelemeden imzaladığı sözleşmeden 08.09.2013 tarihinde e-mail yoluyla cayıp, davalıya bildirmesine rağmen, taksitlerin kredi kartından tahsiline devam edildiğini belirterek, 5.000,00 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. Davalının tüketici mahkemesinin görevli olmadığına ilişkin itirazı kabul edilerek, davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 1. ve devamı maddelerine göre mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. Davada öncelikle, lazer epilasyon hizmetine ilişkin sözleşmenin tüketici işlemi sayılıp sayılmayacağı hususu çözümlenmelidir. 6502 sayılı Yasa'nın. geçici 1. maddesine göre uygulanması gereken, dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Yasa'nın amaç başlıklı 1. maddesinde; yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasa'nın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım ses, görüntü ve benzeri gayrimaddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek ve tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan Yasa'nın 3/d maddesinde "hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet" olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı Yasa'nın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde; davacının yasada tanımlanan şekilde tüketici ve davalının da satıcı (hizmet sağlayıcı) olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme ve dava dilekçesi içeriğine göre lazer epilasyon hizmeti niteliği gereği, tedavi veya estetik amaçlar dışında yapıldığında davaya bakmaya genel mahkeme değil tüketici mahkemesi görevlidir. (Nitekim bkz. Yargıtay 13. HD 11.09.2012 tarih 2012/18626-19294 E-K sayılı kararı) Taraflarca ileri sürülmese bile görevin yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 21.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Estetik Operasyonlarda Eser Sözleşmesi ve Yüklenicinin Özen Borcu

Estetik amaçlı tıbbi müdahalelerde hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki tedaviye dayalı vekâlet ilişkisinden ayrılarak eser sözleşmesi niteliği kazanır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2706 Esas ve 2022/2509 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, eser sözleşmesinde yüklenici hekim belirli bir sonucu garanti etmekle yükümlüdür. Estetik ameliyatlarda asıl gaye kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanması ve sürecin sağlıklı şekilde neticelendirilmesidir; yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak ve ona zarar vermeyecek biçimde meydana getirmelidir. Yüklenici hekim edimini ifa ederken basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara göre hareket etmek, sadakat ve özen borcuna uymak zorundadır. Operasyon sürecinde ortaya çıkabilecek olası komplikasyonlara yönelik hastanın önceden aydınlatılması ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması da hekimin sorumluluğundadır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/2706, K. 2022/2509Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2021/2706 E.  ,  2022/2509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki asıl davada davacı birleşen davada davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.02.2011-26.07.2011 tarihleri arasında davalı …’ın sahibi olduğu diğer davalı tıp merkezinde meme protez, büyütme ve dikleştirme, karın, yüz, kol, bacak germe, yağ aldırma, göz kapağı, burun ve genital bölge estetiği ile ilgili estetik operasyonlar geçirdiğini, karşılığında 18.000,00 Euro ödendiğini, ancak bazı operasyonların hiç yapılmadığını, yapılan operasyonların ise hatalı ve yanlış yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ameliyat bedeli olarak ödenen 18.000,00 Euro karşılığı 45.180,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili merkezin taraf sıfatı olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili hekimin tüm operasyonlarda tıbbın gereklerine uygun hareket ederek, hastaya yapılan müdahaleler hususunda aydınlatılıp onayının alındığını, kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise; müvekkilinin 18 yıllık çabası ile oluşturduğu kariyerine zarar verildiğini ileri sürerek; 100.000,00 TL manevi tazminatın davacı – birleşen dosyada davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, eser sözleşmesi niteliğinde estetik tıbbi müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, birleşen dava ise manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı-birleşen dosyada davalı iş sahibi, davalı -birleşen dosyada davacı … ise yüklenicidir. İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporları nazara alınarak davalının kusuru, birleşen davada ise kişilik haklarına saldırı kastı bulunmadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı-birleşen dosyada davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarih, 2018/1871 Esas, 2020/1340 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, davanın reddine, davalı Dr. … Estetik Cerrahi ve Saç Ekim Merkezi hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı-birleşen dosyada davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK’nun 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı-birleşen dosyada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacıya estetik müdahalelerde bulunulması kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme niteliği itibariyle hekim ile hasta arasında tedaviye ilişkin sözleşmeden farklı olduğu bu itibarla eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesini düzenleyen BK'nın 355. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Davacı meme protez, büyütme ve dikleştirme, karın, yüz, kol, bacak germe, yağ aldırma, göz kapağı, burun ve genital bölge estetiği gayesiyle yani estetik amaçla davalıya başvurmuş olduğuna göre, estetik ameliyat yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanması ve sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi hususlarının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Burada sözleşme yapılmasının nedeni belli bir sonucun ortaya çıkmasıdır. Eser yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır. Diğer yandan yüklenici olan hekimin edimini sadakat ve özenle ifa etmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunda benzer alanlardaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kuralların esas alınacağı da açıklanmıştır. Yine eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmiş sayılmalıdır. Komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin sorumluluğundadır. Somut olayda; ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurulu 2. İhtisas Kurulu’ndan 20.04.2015 tarihli rapor alınmış, bu rapora itiraz üzerine Estetik, Plastik ve Rekonstürktif Cerrahi uzmanı bilirkişi kurulu 10.12.2015 tarihli raporunu mahkemeye sunmuştur. Alınan bu raporlar gözetilerek davalı hekimin kusurunun bulunmadığı gerekçesi asıl dava reddedilmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde davacının meme protez, büyütme ve dikleştirme ile ilgili isteminin yüklenici tarafından daha güzel bir görünüme kavuşturulacağı yönünde bir garanti verilmesi ve müdahale sonrası sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi niteliğinde olduğu, ancak operasyon sonrasında davacının meme ucunu ve simetrisini kaybetmiş olduğu gözetildiğinde, davacıya yapılan estetik müdahalenin sonucu itibariyle davacı iş sahibi yararına sonuç vermediği anlaşılmaktadır. Bu durumda meme protez, büyütme ve dikleştirme operasyonu bakımından yeterli gerekçe içermeyen bilirkişi raporlarına dayanılması hatalı olmuştur. Bu nedenlerle mahkemece yapılacak iş, davalı hekimin davacının meme ucunu ve simetrisini kaybetmesi bakımından kusurlu olduğu gözetilerek davacının istek kalemlerini değerlendirmek, hükme esas alınan 10.12.2015 tarihli bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarını hesaplattırmak, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre manevi tazminat miktarını da değerlendirmek ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermekten ibarettir. Açıklanan bu nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen dosyada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 03.11.2020 tarih, 2018/1871 Esas, 2020/1340 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcın talep halinde davacı- birleşen davada davalı …'a iadesine, dosyanın kararı bozulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 28.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Cilt Hasarları ve Kusur Tespiti Halinde Maddi ve Manevi Tazminat

Estetik operasyon neticesinde doku veya simetri kaybının meydana gelmesi müdahalenin iş sahibi yararına sonuç vermediğini ve hekimin kusurlu olduğunu ortaya koyar; yeterli gerekçe içermeyen bilirkişi raporlarına dayanılarak tazminat davasının reddine karar verilemez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2706 Esas ve 2022/2509 Karar sayılı kararına göre, kusur tespit edildikten sonra maddi tazminat miktarı ek bilirkişi raporuyla belirlenmeli ve tarafların sosyal ile ekonomik durumlarına göre manevi tazminat takdir edilmelidir. Epilasyon sonrasında oluşan lezyon ve yanıkların cihaz ve işlem kaynaklı olup olmadığının saptanmasında ise dosyanın güzellik uzmanı ve dermatoloji uzmanının yer aldığı bilirkişi heyetince incelenmesi gerekir. Lazer işlemi sonrasında basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yanık oluşması durumunda, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/10434 Esas ve 2019/6925 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere uygulanan yöntem, doz miktarı ve personelin ilgili mevzuat çerçevesinde lazer epilasyonu uygulama yetkisi araştırılmadan eksik incelemeyle ceza mahkûmiyeti kurulamaz. Bölge adliye mahkemesi ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık hallerini kendiliğinden gözetmek şartıyla istinaf incelemesini dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yürütür.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/10434, K. 2019/6925Kaynağı aç
12. Ceza Dairesi         2017/10434 E.  ,  2019/6925 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 62, 51, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine ancak; Olay tarihinde Binkonutlar Tıp Merkezi'nde güzellik uzmanı olan sanık …'e katılanın lazer epilasyon yaptırdığı, lazer işlemi sonrası vücudunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yanıklar oluştuğu olayda; mağdura uygulanan lazer yöntemi ve uygulanan doz miktarı hakkında dosya içerisinde bir bilgiye rastlanılmadığından; öncelikle uygulanan yöntem ve doz miktarının uygun olup olmadığı ile olay tarihindeki “Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik” hükümleri kapsamında, sanığın lazer epilasyonu uygulama yetkisinin olup olmadığı ile sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Güzellik merkezinin ayıplı hizmetine karşı hangi seçimlik haklar kullanılabilir?

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca tüketici hizmetin yeniden görülmesi, ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini kullanabilir; sağlayıcı bu talebi yerine getirmek ve ilgili masrafları karşılamakla yükümlüdür.

Güzellik merkezi sözleşmelerinden cayma hakkı ne kadar sürede kullanılmalıdır?

Taksitle satış şeklinde kurulan güzellik merkezi sözleşmelerinde tüketici, yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkını kullanabilir.

Estetik operasyonlarda hekimin hukuki sorumluluğunun kapsamı nedir?

Estetik amaçlı tıbbi operasyonlar eser sözleşmesi kapsamında kabul edildiğinden hekim sonucu garanti etmekle yükümlüdür; işlemi hastanın yararına ve zarar vermeyecek şekilde yürütmeli, özen borcuna uymalı ve komplikasyon yönetimini doğru şekilde sağlamalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu