Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan ülkeye sokan kişi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Eşya gümrük kapıları dışından ülkeye sokulursa verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır. Change işleminde, hurda veya ağır hasarlı aracın şasi ya da motor numarası, gümrük mevzuatına aykırı yolla yurda sokulan aracın gövde ve motor bloğuna işlenir. Kaçak sokulan araç, hurda veya ağır hasarlı aracın yerini alır ve piyasaya sürülür.
5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 3Kaynağı aç
Gümrük işlemi yapılmadan ülkeye sokulan eşya
Gümrük işlemi, gümrük idarelerince mevzuat gereğince yapılması gereken her türlü işlemi kapsar. Birinci fıkranın ilk cümlesi, cezayı eşyanın bir gümrük kapısından sokulmuş olmasına bağlamaz. Cezayı artıran ikinci cümle, eşyanın gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması haline özgüdür. Artırım, verilecek cezanın üçte birinden yarısına kadar olan aralıkta bırakılır. Hapis cezasının yanında on bin güne kadar adli para cezası da öngörülür.
Aldatıcı işlemle vergi ödenmeden sokma
Eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla, gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeden ülkeye sokan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu alt sınır, birinci fıkradaki bir yıllık sınırdan farklıdır. Fıkra, aldatıcı işlem ve davranışı verginin kısmen veya tamamen ödenmemesiyle birlikte arar. Change niteliğindeki araç veya parçanın bu fıkrada kalıp kalmadığı, somut olayda bu davranışın bulunmasına bağlıdır.
Transit, geçici ithalat ve dahilde işleme
Transit rejimi çerçevesinde taşınan ve serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı, rejim hükümlerine aykırı biçimde gümrük bölgesinde bırakan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu fiil, 3. maddenin üçüncü fıkrasındadır.
Dördüncü fıkra, kullanma veya işleme amacıyla ve geçici ithalat ile dahilde işleme rejimleri kapsamında ülkeye getirilmiş eşyayı konu alır. Cezalandırılan hareket, bu eşyanın yurt dışına fiilen çıkarılmamış olmasına rağmen çıkarılmış gibi gösterilmesidir; hareket hileye dayanır. Hapis cezası bir yıldan başlar ve üç yılı aşmaz. Ayrıca beş bin günü geçmeyen adli para cezası verilir.
Suça katılmadan ticari amaçla eşya üzerinde işlem
Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillere iştirak etmeksizin hareket eden kişi, eşyanın bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alır, satışa arz eder, satar, taşır veya saklarsa cezalandırılır. Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bilme ve ticari amaç birlikte aranır. Fıkra, sayılan fiillere iştirak eden kişiyi muhatap almaz. Satın alma, satışa arz, satma, taşıma ve saklama dışında bir fiil bu fıkrada ayrıca gösterilmez.
Vergiden muaf ithal edilen eşya
Özel kanunlar gereğince gümrük vergisinden kısmen veya tamamen muaf ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden, satan veya devreden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Aynı ceza, eşyanın bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi için de geçerlidir. Fıkra, muafiyetin yanında ya amaç dışı tahsis, satış veya devri ya da özelliği bilerek satın alma veya kabul etmeyi arar.
Teşebbüs ve eşyanın değeri
3. maddenin yukarıdaki fıkralarında tanımlanan fiiller teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır. Bu fıkralardaki suçlara konu eşyanın değeri fahişse verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır. Değer hafifse cezalar yarısına kadar, pek hafifse üçte birine kadar indirilir. İndirim cümlesi 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 61. maddesiyle eklenmiştir. Fahiş, hafif ve pek hafif değerler fıkrada sayısal bir eşiğe bağlanmaz.
Artırımı gerektiren haller
5607 sayılı Kanunda tanımlanan suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse verilecek ceza iki kat artırılır. Üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse artırım yarı oranındadır. Suç, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde veya yararına işlenirse ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Fıkra, bu tedbirlerin içeriğini ayrıca sıralamaz.
5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 4Kaynağı aç
Suçun, kaçakçılık fiillerini önlemek, izlemek, araştırmak ve soruşturmakla görevli kişiler tarafından veya meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Belgede sahtecilik yapılarak işlenen suçta, bu suçtan dolayı ayrıca cezaya hükmolunur. Kaçakçılık fiillerini önlemek, izlemek ve araştırmakla görevli olup suçun işlenmesine kasten göz yuman kişi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur. Müşterek faillik için kasten göz yumma aranır. Bu son fıkrada soruşturma görevi ayrıca sayılmaz.
Kaçakçılık suçuna konu eşya Devletin siyasi, iktisadi veya askeri güvenliğini bozacak ya da çevre veya toplum sağlığını tehdit edecek nitelikteyse, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde hapis cezası on yıldan az olamaz. Sonuç, eşyanın bu niteliği taşımasına ve daha ağır bir suçun oluşmamasına bağlıdır.
Numara değişmeden takılan kaçak parça
Motor ve şasi numaralarında değişiklik yapılmadan kaçak parçaların araca monte edilmesi, klasik anlamda change araç olarak nitelenmez. Parçalar gümrük işlemlerine tabi tutulmadan veya gümrük vergileri kısmen ya da tamamen ödenmeden ülkeye sokulmuşsa, bu parçalar yönünden 5607 sayılı Kanun hükümleri gündeme gelebilir. Bu ihtimal tek bir fıkrayla sınırlanmaz. Böyle oluşturulan araç, orijinal olduğu veya bütün parçalarının hukuka uygun ithal edildiği belirtilerek satılırsa, satıcının kastının kapsamına göre dolandırıcılık sorumluluğu doğabilir.
Resmi belgede sahtecilik
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 204. maddesinin birinci fıkrası üç hareketi cezalandırır: resmi belgeyi sahte düzenlemek, gerçek resmi belgeyi başkalarını aldatacak biçimde değiştirmek ve sahte resmi belgeyi kullanmak. Bu halde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belge bakımından kamu görevlisinin cezası ayrıdır. Sahte düzenleme, gerçek belgeyi aldatacak biçimde değiştirme, gerçeğe aykırı belge düzenleme veya sahte resmi belge kullanma halinde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.
5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 13Kaynağı aç
Resmi belge, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli sayılan nitelikteyse 204. maddedeki ceza yarı oranında artırılır. Fıkra, bu niteliği taşıyan belgeleri tek tek saymaz. Madde, change araca veya gümrük suçuna özgü ayrı bir bent içermez. Kaçakçılık suçu belgede sahtecilik yapılarak işlenirse sahtecilik suçundan ayrıca cezaya hükmolunur.
Nitelikli dolandırıcılığın işleniş biçimi
5237 sayılı Kanunun 158. maddesinin birinci fıkrasındaki (d) bendi, dolandırıcılığın bir işleniş biçimini tanımlar. Bent, kamu kurumlarının ve kamu kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi partilerin, vakıfların ve dernek tüzel kişiliklerinin fiilde araç kılınmasını kapsar. Fıkrada sayılan hallerde hapis cezası üç yıldan on yıla kadardır ve adli para cezası beş bin günü aşmaz. Hapis alt sınırının dört yıla yükselmesi ve adli para cezasının suçtan doğan menfaatin iki katından az olmaması yalnızca (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri için yazılmıştır. (d) bendi bu cümlede yer almaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
158. maddenin üçüncü fıkrası, bu maddedeki suçlarla 157. maddedeki suçları kapsar. Üç veya daha fazla kişinin birlikte işlemesi cezayı yarı oranında artırır. Suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi cezayı bir kat artırır.
Change araç iddiasında görev ve bozma
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22/04/2021 tarihli, 2021/1938 esas ve 2021/4889 karar sayılı kararında temyiz edilen ilk derece sonuçları iki mahkumiyet kaydıyla gösterilir. Dolandırıcılık yönünden 5237 sayılı Kanunun 157. maddesinin birinci fıkrası, 52. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53. madde; resmi belgede sahtecilik yönünden 204. maddenin birinci fıkrası ve 53. madde yazılır. Bu kayıt, dairenin benimsediği mahkumiyet sonucu değildir. Karar, sanığın sigorta şirketinden ağır hasarlı aldığı araca çalıntı başka araçlardan alınan şasi numarası ile motor beyninin monte edilerek change araç haline getirildiği ve bu aracın satıldığı yönündeki anlatımı iddia olarak ele alır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2021/1938, K. 2021/4889Kaynağı aç
Daire, suça konu aracın trafik tescil belgesinin çalıntı başka bir araca ait şasi numarasına göre düzenlendiğini ve aracın, kamu kurumu niteliğindeki Trafik Tescil Müdürlüğünün maddi varlığı olan bu belge kullanılarak noterde satıldığının anlaşıldığını belirtir. Bu tespit, eylemin suç oluşturduğuna dair mahkumiyet değil, görevsizlik gerekçesinin dayanağıdır. İsnat edilen eylemin 158. maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ile 204. maddenin birinci fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturup oluşturmadığını değerlendirmek, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesinin yetki ve görevidir. Görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır. Hükümler, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin bozulmuştur. Aynı Kanunun 326. maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmuştur. Karar 22/04/2021 tarihinde oybirliğiyle verilmiştir.
Eşyanın müsaderesi
İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmayan eşya hakkında müsadere kararı verilir. Kapsam, kasıtlı suç işlenirken kullanılan eşyayı, suçun işlenmesine tahsis olunan eşyayı ve suçtan doğan eşyayı içerir. Suç işlemek üzere hazırlanan eşyada müsadere, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak bakımından tehlike bulunmasına bağlıdır. Eşya üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine sınırlı ayni hak varsa karar, bu hak saklı bırakılarak kurulur. Birinci fıkraya giren eşya yok edilmiş, elden çıkarılmış, tüketilmiş veya müsaderesi başka yolla imkansız bırakılmışsa, eşyanın değeri ölçüsünde para tutarı müsadere edilir. Suçta kullanılan eşya yönünden müsadere, işlenen suçla karşılaştırıldığında daha ağır sonuç doğuracak ve hakkaniyete aykırı düşecekse hükmedilmeyebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 54Kaynağı aç
Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya müsadere edilir. Bir şeyin yalnız bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise yalnız bu kısmın müsaderesine karar verilir. Hüküm, kısmın ayrılamadığı halde eşyanın tümünün müsadere edileceğini ayrıca yazmaz. Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşyada yalnız suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur. Paydaş olmayan alıcı bu fıkranın konusu olarak yazılmaz.
Taşıma aracının müsaderesi
5607 sayılı Kanunda tanımlanan suçlarda 5237 sayılı Kanunun eşya ve kazanç müsaderesi hükümleri uygulanır. Kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs edilen taşıma aracının müsaderesi ise bentlerdeki koşullardan birinin gerçekleşmesine bağlıdır. Change araç bu bentlerde ayrıca anılmaz. Koşullardan ilki, kaçak eşyanın suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içinde saklanması veya taşınmasıdır. İkincisi, kaçak eşyanın taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından yükün tamamını ya da ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklin bu aracın kullanılmasını gerekli kılmasıdır. Üçüncüsü, taşıma aracındaki kaçak eşyanın Türkiye'ye girmesi veya Türkiye'den çıkması yasak ya da toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olmasıdır. Metin sayısal bir oran veya zararlı madde listesi vermez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
Etkin pişmanlık nedeniyle faile ceza verilmemesi veya kamu davasının düşmesi, yalnız suç konusu eşya bakımından müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. Hüküm, taşıma aracını ayrıca zikretmez.
Tescil hizmeti ve idari tazminat
Danıştay 15. Dairesinin 05/04/2017 tarihli, 2013/1608 esas ve 2017/1575 karar sayılı kararı idari tazminat uyuşmazlığına ilişkindir. İlk derece gerekçesinde, araca trafiğe ilk girişinin sahte belgelerle yapıldığından ve change olabileceğinden bahisle 07.01.2008 tarihinde el konulduğu, inceleme sonunda aracın çalıntı ve change olduğunun anlaşıldığı ve aracın kendisinden çalındığı kişiye teslim edildiği yer alır. Aynı gerekçe, trafik tescil işlemlerinin ülke genelinde yapılmasından, motorlu araç kayıtlarının tutulmasından ve bu kayıtlardaki her türlü değişikliğin izlenmesinden davalı idarenin sorumlu olduğunu, davacının aracı hatalı tutulan tescil kayıtlarına güvenerek satın aldığını belirtir. İdare mahkemesi, trafik kayıt ve tescil hizmetinin gereği gibi yürütülmemesinden doğan zararın hizmetin kusurlu işlemesi nedeniyle ortaya çıktığını ve idare tarafından tazmin edilmesi gerektiğini kabul ederek davayı kısmen kabul etmiştir. Fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri reddedilmiş, maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2015/5502, K. 2018/4250Kaynağı aç
Danıştay 15. Dairesi, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, bozulmasını gerektirecek yasal bir sebep bulunmadığı sonucuna varmıştır. Daire, 05/04/2017 tarihinde temyiz isteminin reddine ve idare mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının onanmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine oybirliğiyle karar vermiştir. Onama, kabule ilişkin kısma yöneliktir. Daire, araç satışı nedeniyle hukuki sorumluluğu bulunan kişilere karşı adli yargıda açılan davalarda zararın bir kısmının veya tamamının tazmin edildiğinin tespit edilmesi halinde idarenin bu hususu dikkate alacağını belirtmiştir. Kararda, 2577 sayılı Kanunun 18/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin birinci fıkrası ile 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğu ifade edilmiştir. Süre tebliğ tarihini izleyen günden başlar; karar tebliğ gününü ayrıca göstermez.
Sık sorulan sorular
Gümrük kapısı dışından eşya sokmak cezayı artırır mı?
Evet. Eşya gümrük işlemlerine tabi tutulmadan ve gümrük kapıları dışından ülkeye sokulursa verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır. Artırım bu aralık içinde bırakılır.
Teşebbüs halinde ceza tamamlanmış suç gibi mi verilir?
Evet. 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinde yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır.
Change araç satışı her zaman nitelikli dolandırıcılık mudur?
Hayır. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması, 158. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde bir işleniş biçimi olarak sayılır. Bent, her change satışını bu suça bağlayan bir kural içermez. Aracın orijinal olduğu veya parçalarının hukuka uygun ithal edildiği belirtilerek satılması halinde dolandırıcılık sorumluluğu, satıcının kastının kapsamına göre doğabilir. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi, 2021/1938 esas ve 2021/4889 karar sayılı kararında eylemin 158/1-d ve 204/1 kapsamına girip girmediğinin değerlendirilmesini Ağır Ceza Mahkemesine bırakmış, hükümleri sair hususları incelemeden bozmuştur.
İyiniyetli üçüncü kişiye ait eşya müsadere edilir mi?
Hayır. 54. maddenin birinci fıkrası, müsadereyi eşyanın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması koşuluna bağlar. İyiniyetli üçüncü kişi lehine sınırlı ayni hak varsa müsadere bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. Paylı eşyada yalnız suça iştirak eden kişinin payı müsadere edilir.
Kaçak eşya taşıyan her araç müsadere edilir mi?
Hayır. Kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs edilen taşıma aracının müsaderesi, gizli tertibat, yükün tamamı ya da ağırlıklı bölümü veya naklin aracı gerekli kılması yahut yasak ya da sağlığa zararlı madde koşullarından birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
Örgüt veya birden çok fail cezayı nasıl değiştirir?
5607 sayılı Kanundaki suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza iki kat artırılır; üç veya daha fazla kişi birlikte işlerse ceza yarı oranında artırılır. 157 ve 158. maddelerdeki suçlarda üç veya daha fazla kişinin birlikte işlemesi cezayı yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş örgütün faaliyeti bir kat artırır. Bu hükümler kendi suçları için ayrı yazılır.
Bu onama kararında karar düzeltme süresi ne kadardır?
Tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gündür. Süre, 2577 sayılı Kanunun 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin birinci fıkrası ve 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu karar için gösterilmiştir. Karar, tebliğ gününü ayrıca yazmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

