Google ve YouTube Kazançlarının Vergilendirilmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Google ve YouTube Kazançlarının Vergilendirilmesi

Google ve YouTube Gelirlerinin Hukuki Niteliği ve Mükellefiyet

Google ve YouTube üzerinden elde edilen AdSense kazançları ticari kazanç niteliğinde kabul edilmekte ve yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmektedir. Söz konusu kazançların vergiye tabi tutulabilmesi için faaliyetin düzenli bir gelir kaynağı teşkil etmesi aranmaktadır.

İçerik üreticilerinin AdSense gelirlerini vergilendirebilmeleri için şirket kurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Kişinin kendi adına vergi mükellefiyeti tesis ettirmesi ve vergi dairesine işe başlama bildiriminde bulunması yükümlülüklerin ifası için yeterli görülmektedir.

Sosyal İçerik Üreticiliği ve Mobil Uygulama Kazanç İstisnası

Gelir Vergisi Kanunu m. 20/B uyarınca internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses veya video paylaşan sosyal içerik üreticilerinin kazançları gelir vergisinden müstesnadır. Bu ortamlardan sunulan bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme ile ürün tanıtımı gibi hizmetlerden sağlanan kazançlar da istisna kapsamındadır. Bunun yanı sıra akıllı telefon ve tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri gelirler de aynı istisna hükmüne tabidir. Mükelleflerin bu kapsam dışındaki diğer faaliyetlerinden ötürü kazanç veya irat elde etmesi, istisnadan yararlanmalarına halel getirmemektedir.

193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. 20/BKaynağı aç
Madde 20/B- (Ek:14/10/2021-7338/2 md.) (Değişik: 27/12/2023-7491/7 md.) İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ve bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden sağlanan kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır. Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şarttır. Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Kanunun 98 ve 119 uncu maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutar üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Mükelleflerin birinci fıkra kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel değildir. Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Tarımsal destekleme ödemelerinde kazanç istisnası: Mükerrer

İstisnadan yararlanabilmek için Türkiye'de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve faaliyete ilişkin tüm hasılatın sadece bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi kanunen şarttır. Bankalar, bahse konu hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden aktarım tarihi itibarıyla yüzde 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmakla ve mevzuat hükümleri çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlüdür. Bu tutarlar üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesi uyarınca ayrıca bir vergi tevkifatı yapılmamaktadır.

Sosyal içerik üreticiliği kazançları toplamı Gelir Vergisi Kanunu m. 103'te yer alan tarifenin dördüncü gelir dilimini aşan mükellefler ile hasılatını münhasıran banka hesabı aracılığıyla tahsil etmeyen kişiler istisnadan faydalanamaz. Bu şartları taşımayanların kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü doğmamaktadır. İstisna şartlarının taşınmadığının sonradan belirlenmesi durumunda eksik tahakkuk etmiş sayılan vergi, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası kesilerek tahsil olunur.

Katma Değer Vergisi ve Kira Stopajı Yükümlülükleri

AdSense gelirlerinde tıklamaların yurt dışından yapılması halinde Katma Değer Vergisi ödemesi doğmamaktadır. Kişinin işi ile ilgili yaptığı giderler dolayısıyla ödediği KDV tutarı, hesaplanan KDV'den mahsup edilebilmektedir.

Vergi dairesine işe başlama bildirimi yapılmasıyla birlikte iş yeri kirasına ilişkin stopaj vergisi yükümlülüğü başlamaktadır. Kira stopajı, ödenen kira bedeli üzerinden aylık veya üç aylık periyotlarla ödenir. İçerik üreticiliği faaliyeti mükellefin bizzat kendi mülkiyetinde olan bir taşınmazda icra ediliyorsa stopaj ödemesi emsal kira bedeli dikkate alınarak yerine getirilir.

Genç Girişimci Teşvikinin Şartları

İlk defa mükellefiyet açılışı gerçekleştiren ve 30 yaşını doldurmamış olan içerik üreticileri genç girişimci teşvikinden yararlanabilmektedir. Bu kapsamda hak sahiplerinin Bağ-Kur prim ödemeleri 1 yıl boyunca devlet tarafından karşılanmakta, ayrıca mükellefler 3 vergilendirme dönemi boyunca belirli bir tutara kadar gelir vergisinden muaf tutulmaktadır.

Vergi Ziyaı ve İdari Cezalar

Vergi Usul Kanunu m. 341 hükmüne göre vergi ziyaı; mükellefin veya sorumlunun vergilendirmeye dair kanuni ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya noksan ifa etmesi sebebiyle verginin vaktinde tahakkuk ettirilmemesini veya noksan tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller yahut aile durumuna dair gerçeğe aykırı bildirimde bulunarak veya diğer suretlerle verginin eksik tahakkukuna veya haksız iadesine sebebiyet verilmesi de vergi ziyaı hükmündedir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 341Kaynağı aç
Madde 341 – Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Yukarıki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut  haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez. Veraset ve intikal vergisinde ek süre:

Vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kural olarak Vergi Usul Kanunu m. 344 uyarınca ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası tatbik edilir. Ancak mükellefiyet tesis ettirilmesi zorunlu olduğu halde bu ödeve uyulmaksızın vergi dairesinin bilgisi ve ıttılaı dışında ticari faaliyette bulunarak vergi ziyaına yol açılması durumunda kesilecek ceza yüzde elli artırılarak uygulanır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde 344 – (Değişik: 22/7/1998-4369/11 md.) (Değişik, birleştirilen birinci ve ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/275 md.) 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır. (Mülga fıkra: 11/8/1999-4444/14 md.) (Ek fıkra:28/7/2024-7524/9 md.) Vergi kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa uyulmaksızın vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım hükmü tatbik edilir. Kaçakçılıkta ceza:

Ziyaa uğratılan vergi tutarı kaçakçılık fiillerinden kaynaklanmaktaysa kesilecek vergi cezası üç kat olarak belirlenir; fiile iştirak edenler hakkında ise bir kat ceza tatbik edilir. Vergi ziyaı kabahatinin 5 yıl içinde tekrar işlenmesi halinde ceza yüzde elli, usulsüzlük eylemlerinin 2 yıl içinde tekrarı halinde ise ceza yüzde yirmi beş oranında artırılmaktadır.

Vergi Usul Kanunu m. 341 gereğince ziyaa uğratılan verginin sonradan tamamlanması, tahakkuk ettirilmesi veya haksız vergi iadesinin geri alınması ceza tatbikine engel oluşturmaz. Kesilen cezalar geçmişe yönelik gelirlerin vergi asıllarının tahsil edilmesini engellememekte; idarece hem vergi aslı tahakkuk ettirilmekte hem de vergi ziyaı cezaları ayrı olarak uygulanmaktadır.

Vergi Usul Kanunu m. 359 Kapsamında Kaçakçılık Suçları ve Cezaları

Vergi Usul Kanunu m. 359/a bendi doğrultusunda yasal defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapanlar, gerçek dışı veya işlemle ilgisi bulunmayanlar adına hesap açanlar veya matrahı azaltacak biçimde kayıtları başka ortamlara aktaranlar ile defter, kayıt ve belgeleri tahrif eden, gizleyen ya da muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyip kullananlar on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Varlığı noter tasdik kayıtlarıyla veya sair suretlerle sabit olduğu halde inceleme görevlilerine defter ve belgelerin ibraz edilmemesi yasa karşısında gizleme sayılır. Gerçek bir duruma dayanmakla birlikte muameleyi mahiyet veya miktar bakımından gerçeğe aykırı aksettiren belgeler ise yanıltıcı belge kabul edilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 359Kaynağı aç
Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.[138] b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ç) (Ek:29/4/2021-7318/4 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. d) (Ek:30/11/2022-7423/1 md.) 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile düzenlenen piyasalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilip verilmediğine bakılmaksızın, mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılmasına zorunluluk getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya işaretlenmesi ve etiketlenen veya işaretlenen ürün bilgilerinin kurulan veri merkezine aktarılmasını sağlayan sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyenler veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/9/2023 tarihli ve E.: 2022/81, K.: 2023/153 sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır. Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. Cezadan indirim[139]

Vergi Usul Kanunu m. 359/b bendi uyarınca saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler, yapraklarını yok edip yerine başka yaprak koyanlar veya hiç koymayanlar ile sahte belge düzenleyen yahut kullananlar hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Gerçekte bir muamele veya durum bulunmadığı halde varmış gibi tanzim edilen evraklar sahte belge hükmündedir. Bu fiilleri işleyenler hakkında hapis cezalarının tatbik edilmesi, Vergi Usul Kanunu m. 344'teki vergi ziyaı cezasının müstakilen kesilmesine engel teşkil etmemektedir.

Pişmanlık ve Etkin Pişmanlık Hükümleri

Vergi Usul Kanunu m. 371'de öngörülen pişmanlık şartlarına uygun hareket ederek vergi dairesine kendiliğinden bildirimde bulunan yükümlüler hakkında Vergi Usul Kanunu m. 359 kapsamındaki kaçakçılık hükümleri ve hapis cezaları tatbik edilmez.

Kaçakçılık fiilleriyle vergi ziyaına sebebiyet verildiğinin tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Google ve YouTube gelirleri için şirket kurmak zorunlu mudur?

Şirket kurulması kanunen zorunlu olmayıp ilgilinin kendi adına vergi dairesinde mükellefiyet açtırması ve işe başlama bildiriminde bulunması yeterlidir.

Sosyal içerik üreticiliği istisnasının temel koşulları nelerdir?

İnternet ortamında metin, ses, görüntü veya video paylaşan üreticilerin Türkiye'de kurulu bankalarda özel bir hesap açarak hasılatlarını bu hesaptan tahsil etmeleri ve kazançlarının yasal tarifenin dördüncü dilimini aşmaması gerekmektedir. Bankalar bu hesaba aktarılan tutardan yüzde 15 tevkifat yapar.

YouTube gelirlerinde yurt dışı tıklamalardan KDV ödenir mi?

Reklam tıklamaları ve izlenmelerin yurt dışından yapılması halinde bu gelirler üzerinden Katma Değer Vergisi hesaplanmaz.

Vergi dairesine kayıt yaptırmadan YouTube geliri elde etmenin yaptırımı nedir?

Mükellefiyet açtırmaksızın vergi dairesinin bilgisi dışında gelir elde edilerek vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır ve geçmiş vergi asılları gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir.

Vergi kaçakçılığı suçlarında ceza indirimi nasıl uygulanır?

Vergi Usul Kanunu m. 359 kapsamındaki fiillerde vergi aslı, gecikme faizi ve zammının tamamı ile cezaların yarısının soruşturma evresinde ödenmesi halinde ceza yarı oranında, kovuşturmada hükme kadar ödenmesi halinde üçte bir oranında indirilir; vergi aslına bağlı ceza yoksa cezada yarı oranında indirim uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu