Ceza muhakemesinde tanığa öncelikle adı, soyadı, yaşı, işi ve yerleşim yeri, işyerinin veya geçici olarak oturduğu yerin adresi ile varsa telefon numaraları sorulur; gerekirse tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceği hususunda hâkimi aydınlatacak durumlara, bilhassa şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarındaki ilişkilere dair sorular yöneltilir. Ancak tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması kendileri veya yakınları bakımından ağır bir tehlike oluşturacak nitelikte ise kimliklerinin saklı tutulması amacıyla gerekli önlemler alınır. Bu çerçevede tanığa ait kişisel bilgiler Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından muhafaza edilir. Kimliği saklı tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesile ile öğrenmiş olduğunu açıklamakla yükümlüdür.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 58Kaynağı aç
yeri, işyerinin veya geçici olarak oturduğu yerin adresi, varsa telefon
numaraları sorulur. Gerekirse tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceği
hakkında hâkimi aydınlatacak durumlara, özellikle şüpheli, sanık veya mağdur
ile ilişkilerine dair sorular yöneltilir.
(2) Tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması
kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa;
kimliklerinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır. Kimliği saklı
tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesile ile öğrenmiş
olduğunu açıklamakla yükümlüdür. Kimliğinin saklı tutulması için, tanığa ait
kişisel bilgiler, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından muhafaza
edilir.
(3) Hazır bulunanların huzurunda
dinlenmesi, tanık için ağır bir tehlike teşkil edecek ve bu tehlike başka türlü
önlenemeyecekse ya da maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından tehlike
oluşturacaksa; hâkim, hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan da tanığı
dinleyebilir. Tanığın dinlenmesi sırasında ses ve görüntülü aktarma yapılır.
Soru sorma hakkı saklıdır.
(4) Tanıklık görevinin yapılmasından sonra, kişinin kimliğinin saklı
tutulması veya güvenliğinin sağlanması hususunda alınacak önlemler, ilgili
kanunda düzenlenir.
(5) İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri, ancak bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.
Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular
Gizli Tanıklık Tedbirlerinin Uygulanabileceği Suçlar ve Kapsam
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 58 inci maddesi uyarınca kimliğin saklı tutulması, hazır bulunanlar olmaksızın dinleme yapılması ve ifade sonrasındaki koruma usulleri genel suç tiplerinde değil; ancak bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir. Tanıklık görevinin yerine getirilmesinden sonraki süreçte kişinin kimliğinin saklı tutulması yahut fiziki güvenliğinin temin edilmesi hususunda alınacak önlemler ise ilgili özel kanun hükümlerine tabidir.
Tanık Koruma Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca koruma tedbirleri; Türk Ceza Kanunu ile yaptırım içeren özel yasalardaki ağırlaştırılmış müebbet, müebbet yahut alt sınırı on yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suç tipleri hakkında tatbik edilebilir. Bununla birlikte kanunun suç saydığı eylemleri gerçekleştirmek üzere kurulan suç örgütlerinin faaliyeti çerçevesinde işlenip alt sınırı en az iki yıl hapis cezası olan fiiller ile terör örgütünün faaliyeti dairesinde işlenen suçlar da koruma düzenlemelerinin kapsamı içerisindedir.
5726 sayılı TANIK KORUMA KANUNU m. 3Kaynağı aç
olarak uygulanabilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ve ceza hükmü
içeren özel kanunlarda yer alan ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve
alt sınırı on yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar.
b) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen alt sınırı iki yıl veya daha fazla hapis
cezasını gerektiren suçlar ile terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen
suçlar.
Tanık koruma tedbiri kapsamına alınacak kişiler
Koruma Kapsamındaki Kişiler ve Şartları
Tanık Koruma Kanunu'nun 4 üncü maddesi uyarınca ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 236 ncı maddesine göre tanık olarak dinlenen suç mağdurları hakkında tanık koruma tedbirleri uygulanabilir. Koruma tedbirleri yalnız tanık veya mağdurun şahsıyla sınırlı kalmayıp; bu kişilerin nişanlısı, evlilik bağı kalmasa dahi eşi, kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu, ikinci derece dâhil kan veya kayın hısımları, aralarında evlatlık bağı bulunanlar ve yakın ilişki içerisinde olduğu şahıslar hakkında da tatbik edilebilir.
5726 sayılı TANIK KORUMA KANUNU m. 4Kaynağı aç
tedbiri uygulanabilecek kişiler şunlardır:
a) Ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler ile 4/12/2004 tarihli ve
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesine göre tanık olarak
dinlenen suç mağdurları.
b) (a) bendi hükümlerine göre
dinlenenlerin nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile eşi, kan hısımlığından veya
kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu, ikinci derece dahil kan veya ikinci
derece dahil kayın hısımları ve evlatlık bağı bulunanlar ile yakın ilişki
içerisinde olduğu kişiler.
(2) Tanık koruma tedbirleri, birinci fıkrada sayılanların kendilerinin
veya bu Kanunda belirtilen yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal
varlığı ağır ve ciddi bir tehlike içinde bulunması ve korunmalarının zorunlu
olması halinde uygulanabilir.
Tanık koruma tedbirleri
Koruma tedbirlerinin alınabilmesi kanunda sıkı bir tehlike koşuluna bağlanmıştır. Söz konusu tedbirlerin uygulanabilmesi için tanıkların, suç mağdurlarının veya kapsama giren yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü yahut mal varlığının ağır ve ciddi bir tehlike içinde bulunması ve korunmalarının zorunlu olması şarttır.
Gizli Tanığın Dinlenme Usulü ve Alınacak Önlemler
Haklarında tedbir kararı alınan tanıkların duruşma evresinde dinlenmesinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 58 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki esaslar tatbik edilir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen fiillerde tanığın duruşmada bulunanların huzurunda dinlenmesi kendisi açısından ağır bir tehlike oluşturacak ve bu tehlike başka bir yolla önlenemeyecekse ya da maddî gerçeğin açığa çıkarılması engellenecekse hâkim, hazır bulunma yetkisi olanlar olmadan dinleme yapabilir. Bu işlem sırasında ses ve görüntü aktarımı gerçekleştirilir; tarafların soru sorma hakkı saklı tutulur.
5726 sayılı TANIK KORUMA KANUNU m. 9Kaynağı aç
alınan tanıkların duruşmada dinlenmesi sırasında Ceza Muhakemesi Kanununun 58
inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanır.
(2) Ceza Muhakemesi Kanununun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasının
uygulanmasına mahkemece karar verilmesi hâlinde, dinleme sırasında tanığın
görüntü veya sesi değiştirilerek tanınması engellenebilir.
(3) Tanığın, duruşma salonunda fiziksel görünümünü engelleyecek tarzda
mahkemece tayin ve tespit edilecek bir usule göre, dinlenmesine de karar
verilebilir.
(4) Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre, duruşmada hazır bulunma
hakkına sahip olanlar bulunmadan tanığın dinlenmesi hâlinde, tanık tarafından
verilen beyanlar, hâkim tarafından Ceza Muhakemesi Kanununun 58 inci maddesinde
belirtilen sınırlamalara uymak koşuluyla, duruşmada hazır bulunma hakkına sahip
olanlara açıklanır.
(5) Tanığın üçüncü fıkra hükmüne göre dinlenmesi hâlinde, Ceza Muhakemesi
Kanununun 201 inci maddesinin uygulanmasında, tanığa sorulacak soruların bu
Kanun kapsamında tanık hakkında uygulanan tedbirlerle orantılı ve amaca uygun
olması gerekir. Bu amaçla, hâkim, sorulan soruların tanığa sorulmamasına karar
verebilir veya tanığı dinlerken dolaylı dahi olsa tanığın kimliğini ortaya
çıkaracak soruların sorulmasına izin vermez.
(6) Bu madde hükümlerinin naip olunan hâkim veya istinabe suretiyle
uygulanmasına görevli ve yetkili mahkemece karar verilebilir.
(7) Bu madde hükmüne göre alınan tanık ifadeleri, Ceza Muhakemesi Kanunu
hükümlerine göre duruşma sırasında hazır bulunanlar huzurunda verilmiş ifade
hükmündedir.
(8) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine
göre, hakkında tedbir uygulanan tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil
etmez.
(9) Haklarında tedbir kararı alınan tanıkların, keşifte dinlenmeleri
sırasında da bu madde hükümleri uygulanır.
(10) Bu madde hükümleri, savunma hakkını kısıtlayacak şekilde
uygulanamaz.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Tanık
Koruma Kararlarının Uygulanması
Koruma kararının alınmasında Cumhuriyet başsavcılıkları ile
mahkemelerce uygulanacak usuller
Mahkemece Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi halinde, tanığın dinlenmesi esnasında kimliğinin belirlenmesini önlemek amacıyla sesi veya görüntüsü değiştirilebilir. Bunun yanı sıra mahkeme tarafından belirlenecek usulle duruşma salonunda tanığın fiziki görünümünün gizlenmesi yoluyla ifadesinin alınmasına da hükmedilebilir. Duruşmada hazır bulunma hakkı olanlar bulunmaksızın dinleme yapıldığında tanık beyanları, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 58 inci maddesindeki kanuni sınırlar çerçevesinde hâkim tarafından ilgililere bildirilir.
Gizli tanık dinleme usulü hükümlerinin naip olunan hâkim veya istinabe suretiyle uygulanmasına görevli ve yetkili mahkemece karar verilebilir. Haklarında tedbir kararı alınan tanıkların keşifte dinlenmeleri sırasında da özel dinleme ve gizlilik usulü hükümleri geçerliliğini sürdürür.
Savunma Hakkı, Soru Yöneltme ve Beyanın İspat Gücü
Fiziksel görünümü engellenerek dinlenen tanığa yöneltilecek soruların uygulanan koruma tedbirleriyle orantılı ve amaca uygun olması zorunludur. Hâkim, sorulan soruların tanığa yöneltilmemesine karar verebileceği gibi tanık dinlenirken dolaylı yoldan dahi olsa kimliğini ortaya çıkaracak soruların sorulmasına izin vermez. Kanunda öngörülen gizli dinleme usulü kuralları hiçbir surette savunma hakkını kısıtlayacak şekilde uygulanamaz.
Tanık Koruma Kanunu'nun 9 uncu maddesindeki prosedür dairesinde kayda geçirilen tanık anlatımları, Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde duruşmada hazır bulunanların önünde verilmiş beyan niteliğindedir. Buna karşın anılan kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılan tedbirlerin uygulandığı tanıkların beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 210 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, olayın delili yalnızca bir tanığın anlatımlarından ibaret ise bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce dinleme sırasında tutulan tutanağın yahut yazılı açıklamanın duruşmada okunması, tanığın dinlenmesi yerine geçmez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 210Kaynağı aç
ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında
düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine
geçemez.
(2) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan
çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.
Duruşmada okunmasıyla yetinilebilecek belgeler
Tutuklama Şartları ve Gizli Tanığın Cezai Sorumluluğu
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gereklidir. Öte yandan işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde tutuklama kararı verilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı
Gizli tanık sıfatına sahip olmak kişiye cezai dokunulmazlık veya sorumluluktan muafiyet tanımaz. Mahkemede gerçeğe aykırı beyanda bulunan ya da masum bir kimseye suç isnat eden gizli tanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 272 nci maddesi uyarınca yalan tanıklık veya 267 nci maddesi uyarınca iftira suçlarından ötürü genel hükümlere göre soruşturma ve kovuşturma açılabilir.
Gizli tanık gerçeğe aykırı ifade verirse ceza alır mı?
Gizli tanık olmak cezai muafiyet sağlamaz; kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunan veya iftira atan kişi hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca yalan tanıklık veya iftira suçlarından adli takibat başlatılabilir.
Gizli tanık duruşmada taraflar olmadan nasıl dinlenir?
Bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda, tanığın hazır bulunanların huzurunda dinlenmesi kendisi için ağır bir tehlike teşkil edecek ve bu tehlike başka türlü önlenemeyecekse ya da maddi gerçeğin açığa çıkarılması açısından tehlike doğuracaksa hâkim hazır bulunma hakkına sahip kişiler olmaksızın tanığı dinleyebilir; bu halde ses ve görüntülü aktarma sağlanır ve soru sorma hakkı saklı tutulur.
Gizli tanık beyanı tek başına mahkûmiyet kararına yeterli midir?
Tanık Koruma Kanunu'nun 9 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca hakkında koruma tedbiri uygulanan kişinin beyanları tek başına mahkûmiyete veya hükme dayanak yapılamaz.
Olayın tek delili tanık beyanı olduğunda tutanak okunması yeterli sayılır mı?
Olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaret ise Ceza Muhakemesi Kanunu m. 210/1 uyarınca bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesi zorunludur; önceki tutanağın veya yazılı açıklamanın okunması dinleme yerine geçmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

