Anonim Şirketlerde Veto Hakkının Tanımı ve Hukuki Çerçevesi
Veto hakkı, belirli bir kararın alınmasında iradesi aranan kişilere tanınan ve sahibine ilgili kararın alınmasını önleme yetkisi veren bir haktır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca esas sözleşme, kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak kanunda açıkça izin verilmiş olması hâlinde sapabilir. Diğer kanunların öngörülmesine izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri ise o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğurur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 340Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu Kapsamındaki Kanuni Veto Yetkileri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 421. maddesinin 2. fıkrasına göre, bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararlar ile şirketin merkezinin yurt dışına taşınmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararları, sermayenin tümünü oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliğiyle alınır. Bu nitelikteki kararlarda pay sahipleri veya temsilcilerinin olumsuz oyu kararın alınmasını engeller.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 421Kaynağı aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 462. maddesinin 3. fıkrasında, şirket fonları kullanılmaksızın nakdi sermaye artırımı yapılmasına ilişkin kararlarda oybirliği aranacağı düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 421. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, esas sözleşmeyi değiştiren genel kurul kararlarında kanunda öngörülen nisapları düşüren veya nispi çoğunluğu öngören esas sözleşme hükümleri geçersizdir. Kanun'un 421. maddesinin 3. fıkrasına göre ise şirketin işletme konusunun tamamen değiştirilmesi, imtiyazlı pay oluşturulması ve nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin kararlar, sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınır.
Paya Bağlı İmtiyaz Olarak Veto Hakkı ve Korunması
Türk Ticaret Kanunu sisteminde imtiyaz paya tanınabilir. Paya değil de kişiye, sıfata veya makama bağlanan haklar, üstünlükler ve imkânlar imtiyaz olarak değerlendirilmez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15478, K. 2013/2491Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/140, K. 2020/1013Kaynağı aç
Genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesine veya yönetim kuruluna sermayenin artırılması konusunda yetki verilmesine dair kararları ile yönetim kurulunun sermayenin artırılmasına ilişkin kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikte ise bu karar imtiyazlı pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda alacakları bir kararla onanmadıkça uygulanamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 454Kaynağı aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 454. maddesinin 3. fıkrası uyarınca imtiyazlı pay sahipleri özel kurulu, imtiyazlı payları temsil eden sermayenin yüzde altmışının çoğunluğuyla toplanır ve toplantıda temsil edilen payların çoğunluğuyla karar alır. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre genel kurulda imtiyazlı payların sahip veya temsilcileri esas sözleşmenin değiştirilmesine bu nisaba uygun olarak olumlu oy vermişlerse ayrıca özel toplantı yapılmaz. 5. fıkra gereğince çağrıya rağmen süresi içinde özel kurul toplanamazsa genel kurul kararı onaylanmış sayılır.
Kişiye Tanınan Hakların Sözleşmesel Niteliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2011/15478, K. 2013/2491 sayılı ilamında, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında değerlendirilen uyuşmazlıkta, belirli bir pay sahibine veto hakkı veren veya ömür boyu murahhas üyelik tanıyan esas sözleşme hükümlerinin geçerli kabul edildikleri durumlarda imtiyaz değil, genel hükümler çerçevesinde akdi hak sayılacağı ve sözleşmenin taraflarca anlaşarak değiştirilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu sisteminde de imtiyazın paya tanınması öngörüldüğünden kişiye, sıfata veya makama bağlanan yetkiler ortaklıklar hukuku anlamında imtiyaz sayılmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2017/140, K. 2020/1013 sayılı kararına göre, pay sahipleri veya üçüncü kişiler lehine şirket ilişkisinin ötesinde talep hakları ihdas eden düzenlemeler sözleşmesel hak niteliğindedir. Bu tür haklar kuran esas sözleşme hükümlerinin genel kurulun tek yanlı kararıyla kaldırılması veya değiştirilmesi mümkün olmayıp pay sahiplerinin ya da hak sahibi kişilerin açık veya örtülü rızasının alınması gerekir.
Toplantı Yetersayısı Yoluyla Veto ve Kilitlenme Durumları
Genel kurul veya yönetim kurulu oturumlarında belirli bir pay grubunun veya o grubu temsil eden kurul üyesinin hazır bulunmaması hâlinde yetersayının sağlanamayacağına yönelik esas sözleşme kuralları getirilerek fiili engelleme imkânı oluşturulabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2024/1865, K. 2025/478 sayılı kararında onanan Bölge Adliye Mahkemesi kararında incelenen somut olayda, özellikli yönetim kurulu kararları için C grubu yönetim kurulu üyesinin varlığının ve olumlu oyunun arandığı, nama yazılı hisse devrinin onaylanmasının özellikli kararlar arasında sayıldığı ve devir onayının tüm üyelerin katılımı ve oybirliğiyle verileceği düzenlenmiştir. Kararda, bu üyenin katılımının yönetim kurulunun teşekkülü için şart koşulduğu somut durumda, üyenin bulunmadığı toplantıda alınan nama yazılı pay devrinin onaylanması talebine ilişkin kararın yok hükmünde olduğu ve usulüne göre toplanmamış kurulda üyenin karara etki edip edemeyeceğinin önem taşımadığı tespit edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2025/478Kaynağı aç
Yetersayıların ağırlaştırılmasını da kapsayan veto hakkı düzenlemelerinin tüm kararlar yerine belirli stratejik kararlar için öngörülmesi, şirketin işleyişinin akıcılığı ve kilitlenme (deadlock) hâllerinin ortaya çıkmaması açısından önem taşır.
Nama Yazılı Pay Devrinde Onay ve Pay Sahipleri Sözleşmeleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 490. maddesinin 1. fıkrasına göre kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe nama yazılı paylar sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir; Kanun'un 492. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ise esas sözleşmeyle nama yazılı payların şirket onayıyla devredilebileceği öngörülebilir.
Kanun'un 493. maddesi uyarınca ret sebepleri pay sahipleri çevresinin bileşimi, şirketin konusu ve işletmenin bağımsızlığı kategorilerine uygun şekilde esas sözleşmede somutlaştırılmalıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2024/1865, K. 2025/478 sayılı ilamında, esas sözleşmede kanun maddesine soyut atıf yapılmasının yeterli olmadığı ve pay sahipleri sözleşmesine dayanılarak hisse devrinin onaylanmamasının önemli bir sebebe dayanmadığı belirtilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 494. maddesinin 3. fıkrasına göre şirket, onaylamaya ilişkin istemi aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa hisse devrine onay verilmiş sayılır. Pay sahipleri sözleşmesi hükümleri ise sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği payı devralan kişilere karşı ileri sürülemez.
Anonim şirketlerde kanunen oybirliği aranan ve veto imkânı doğuran kararlar hangileridir?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 421/2 uyarınca bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararlar ile şirketin merkezinin yurt dışına taşınmasına ilişkin kararlar sermayenin tümünü oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliğiyle alınır. Ayrıca TTK m. 462/3 uyarınca şirket fonları kullanılmaksızın nakdi sermaye artırımı yapılmasına dair kararlarda da oybirliği aranmaktadır.
Belirli bir pay sahibine şahsen tanınan veto hakkı imtiyaz sayılır mı?
İmtiyaz ancak paya tanınabilir. Esas sözleşmede belirli bir kişiye, sıfata veya makama tanınan veto yetkisi ortaklıklar hukuku anlamında imtiyaz sayılmaz; geçerli olduğu kabul edilen durumlarda akdi hak olarak nitelendirilir.
İmtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal eden genel kurul kararları nasıl onanır?
6102 sayılı Kanun'un 454. maddesi uyarınca esas sözleşme değişikliği veya sermaye artırımına ilişkin ihlal edici kararlar özel kurulca onanmadıkça uygulanamaz. Ancak genel kurulda imtiyazlı pay sahipleri öngörülen nisapla olumlu oy vermişlerse ayrıca özel toplantı yapılmaz; özel toplantı gerekip de çağrıya rağmen süresi içinde toplanamazsa karar onaylanmış sayılır.
Katılımı şart kılınan yönetim kurulu üyesinin bulunmadığı toplantıda alınan karar geçerli midir?
Somut uyuşmazlıkta esas sözleşmeyle teşekkülü için katılımı şart kılınan yönetim kurulu üyesinin bulunmadığı toplantıda nama yazılı pay devrinin onaylanmasına dair alınan kararın yok hükmünde olduğu tespit edilmiştir; usulünce toplanmamış kurullarda üyenin sonuca etki durumu incelenmez.
Pay sahipleri sözleşmesindeki kısıtlamalar hisseyi devralan üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir mi?
Pay sahipleri sözleşmesi nispilik ilkesine tabidir ve hükümleri hisse devralan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez; nama yazılı pay devrinin reddi için esas sözleşmede kanuna uygun somutlaştırılmış haklı sebepler bulunmalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

