Gemi İpoteğinin Sona Ermesi ve Hukuki Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Gemi İpoteğinin Sona Ermesi ve Hukuki Esasları

Gemi İpoteğinin Fer'i Niteliği ve Alacağın Sona Ermesi

Gemi ipoteği fer'î nitelikte bir teminat hakkıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1044. maddesi uyarınca bağlı olduğu alacak hakkı ödeme veya başka bir sebeple sona erdiğinde gemi ipoteği de sona erer. Türk Ticaret Kanunu'nun 1044. maddesinin ikinci fıkrası gereğince alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi de alacağın ödenmesi hükmünde sayılır ve borcun sona ermesiyle gemi ipoteği düşer.

Gemi maliki, üçüncü bir kişiye karşı alacağın düşmesi hâlinde gemi ipoteğini sildirmeyi üstlenmişse bu istemin güvence altına alınabilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 1044. maddesi kapsamında gemi siciline şerh verilebilir.

Malik Olmayan Borçlunun Ödemesi ve İpoteğin İntikali

Gemi ipoteğiyle teminat altına alınmış bir borcu ödeyen ve gemi maliki olmayan borçlu, malike veya onun hukuki seleflerine rücu hakkına sahipse Türk Ticaret Kanunu'nun 1038. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ipotek bu borçluya geçer. Borçlu alacağın bir kısmını ödediğinde ise gemi ipoteğinin alacaklı üzerinde kalan kısmı borçluya geçenden sıra itibarıyla önce gelir.

Gemi maliki olmayan borçlu, ödeme sonucunda ipoteği iktisap ederse veya aynı sebepten ötürü gemi sicilinin düzeltilmesinde menfaati bulunursa, alacaklıdan sicilin düzeltilmesi için gerekli belgeleri kendisine vermesini talep edebilir.

İpotek Hakkı ile Gemi Mülkiyetinin Birleşmesi

Türk Ticaret Kanunu'nun 1045. maddesinin birinci fıkrası uyarınca gemi ipoteği ile gemi mülkiyetinin aynı kişide birleşmesi hâlinde ipotek kural olarak düşer. Ancak borçlunun gemi malikinden başka bir kişi olması veya ipoteğe konu alacak üzerinde rehin ya da intifa hakkı bulunması durumunda gemi ipoteği varlığını korur.

Gemi maliki ile alacaklının aynı kişi olması ve ipoteğin devam etmesi durumunda ipotekli geminin paraya çevrilmesi istenemez ve bu süreçte işleyecek faiz alacakları için gemi teminat oluşturmaz.

Birlikte Gemi İpoteğinde Sona Erme Kuralları

Birden çok geminin aynı alacak için rehin verildiği birlikte gemi ipoteğinde, Türk Ticaret Kanunu'nun 1046. maddesi uyarınca alacaklıya ödeme yapan gemi maliki, diğer ipotekli gemilerin maliklerine yahut onların ardıllarına rücu edebileceği ölçüde bu gemilerdeki ipotek hakkını devralır; borcu kapatan malikin kendi gemisi üzerindeki rehin kaydı ise ortadan kalkar.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1047. maddesi gereğince birlikte gemi ipoteğinde borçlu, ipotekli gemilerden yalnız birinin malikine veya onun hukuki seleflerine rücu hakkına sahipse ipotek ancak bu gemi üzerinde kendisine geçer; diğer gemiler üzerindeki ipotekler ise düşer.

Terkin Anlaşması ve Alacaklının Feragati

Türk Ticaret Kanunu'nun 1049. maddesine göre ipotekli alacaklı ile gemi malikinin ipoteğin kaldırılması konusunda anlaşmaları ve ipotek kaydının gemi sicilinden silinmesi ile ipotek sona erer. Anlaşmanın yazılı yapılması ve imzaların noterce onaylanması şarttır; bu işlem gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir. Bu şekil şartlarına uyulmayan anlaşmalar geçerli olmaz. İpotek üzerinde başka birinin hakkı varsa o kişilerin de muvafakati gerekir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1050. maddesi doğrultusunda alacaklının feragati ve bu beyana istinaden ipoteğin gemi sicilinden terkini ile ipotek düşer. Feragat beyanının imzası noterce onaylı senetle veya sicil müdürlüğünde yapılması ve ipotek üzerinde hakkı bulunan kişilerin muvafakatinin alınması zorunludur. Malik, ipoteğin ileri sürülmesini sürekli imkânsız kılan bir def'iye sahipse alacaklıdan feragat talep edebilir. Alacaklının ipotekten vazgeçmesi veya başka bir ipoteğe öncelik tanıması sebebiyle borçlunun teminattan yararlanma imkânını ortadan kaldırdığı ölçüde borçlu borcundan kurtulur.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1051. maddesine göre muayyen bir müddet tayin edilerek kurulan gemi ipoteklerinde, kararlaştırılan vadenin bitmesiyle rehin hakkı hukuken sona erer. Buna karşılık söz konusu sona ermenin kayıtlara yansıması ve aleniyet kazanması amacıyla gemi sicilinden ayrıca terkin işlemi yapılması icap eder.

Alacaklının Bilinmediği Durumlarda Mahkeme Kararı

Alacaklının kim olduğu bilinmiyorsa, Türk Ticaret Kanunu'nun 1052. maddesi uyarınca gemi siciline yapılan son kayıttan itibaren on yıl geçmesi ve bu süre zarfında alacağın malik tarafından tanınmamış olması koşuluyla alacaklı ilan yoluyla çağrılarak mahkeme kararıyla ipoteğin düşmesine karar verilebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesinin birinci fıkrası uyarınca borcun ikrar edilmesi, faiz ödenmesi, kısmi ifa yapılması, rehin verilmesi veya kefil gösterilmesi zamanaşımını kesen durumlardandır. Vadeli alacaklarda on yıllık süre vadenin dolmasından önce işlemeye başlamaz; düşme kararının verilmesiyle ipotek son bulur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 154Kaynağı aç
MADDE 154- Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa. II. Birlikte borçlulara etkisi

Türk Ticaret Kanunu'nun 1053. maddesine göre gemi maliki ödeme veya feshi bildirme hakkına sahip olur ve alacak tutarını geri alma hakkından feragat ederek alacaklı adına tevdi ederse, belli olmayan alacaklı ilan yoluyla çağrılarak mahkemece ipoteğin düşürülmesine karar verilebilir. Faizler ancak miktarı sicile geçirilmişse tevdi olunur; düşme kararının verilmesinden önceki üç yıllık dönem hariç faiz tevdi edilmez.

Geminin Zıyaı, Cebri İcra ve Zamanaşımı

Geminin kurtarılamayacak biçimde batması veya tamir kabul etmez hâle gelmesi sebebiyle sicilden terkini durumunda ipotek konusu gemi ortadan kalktığı için ipotek sona erer. Ancak Türk Ticaret Kanunu'nun 1022. maddesi gereğince ipotek; sigorta tazminatı ve üçüncü kişilerce ödenecek tazminat üzerinde devam eder.

Gemi sicilinden haksız yere silinmiş akdî ipotekler ile tescil edilmemiş kanuni ipotekler, Türk Ticaret Kanunu'nun 1048. maddesi gereğince alacaklının malike karşı sahip olduğu istem hakkının zamanaşımına uğramasıyla düşer. Geminin cebri icra yoluyla satılması hâlinde ise satış bedeli alacağı tamamen karşılamasa dahi gemi ipoteği sona erer.

Cebri icra satışında satış bedeli borcu karşılamazsa ipotek biter mi?

Cebri icra yoluyla gemi satıldığında, satış bedeli ipotekli alacağın tamamını karşılamasa dahi gemi ipoteği sona erer.

Gemi battığında ipotek tamamen sona erer mi?

Geminin kurtarılamayacak şekilde batması sebebiyle sicilden terkini hâlinde gemi üzerindeki ipotek sona erer; ancak Türk Ticaret Kanunu'nun 1022. maddesi gereğince sigorta tazminatı ve üçüncü kişilerce ödenecek tazminatlar üzerinde ipotek hakkı devam eder.

Alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinde gemi ipoteği düşer mi?

Türk Ticaret Kanunu'nun 1044. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi ödeme hükmünde sayıldığından borcun sona ermesiyle gemi ipoteği de düşer.

Süreli kurulan gemi ipoteği sürenin dolmasıyla biter mi?

Belirli bir süre için kurulan gemi ipoteği sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erer; bu durumun gemi siciline yansıtılması için ayrıca terkin işlemi yapılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu