193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Temel Çerçevesi

by Avukat Erdal Ersoy
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Temel Çerçevesi

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılında elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır. Gelire ticari kazanç, zirai kazanç, ücret, serbest meslek kazancı, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlar girer. Aksine hüküm yoksa bu unsurlar gerçek ve safi tutarlarıyla dikkate alınır.

Tam ve dar mükellefiyet

Türkiye’de yerleşmiş olanlar ile maddede belirtilen koşullardaki Türk vatandaşları, Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilir. Yabancı ülkede aynı kazanç üzerinden gelir vergisi veya benzeri vergi ödenmiş olmasına bağlanan istisna ayrıca düzenlenmiştir. İkametgâhı Türkiye’de bulunanlar ile bir takvim yılında Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar Türkiye’de yerleşmiş sayılır. Geçici ayrılmalar oturma süresini kesmez. İkametgâhın belirlenmesi Medeni Kanun’un ilgili hükümlerine bırakılmıştır.

Belli ve geçici görev, tahsil, tedavi, istirahat veya seyahat gibi nedenlerle gelen yabancılar ile elde olmayan sebeplerle Türkiye’de kalanlar, altı aydan fazla kalsalar da yerleşmiş sayılmaz. Bu sonuç yalnız maddede sayılan kişi grupları içindir. Türkiye’de yerleşmemiş gerçek kişiler ise yalnızca Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir.

Dar mükellefiyette ticari kazancın Türkiye’de elde edilmiş sayılması, işyerinin veya daimi temsilcinin bulunmasına ve kazancın bunlar aracılığıyla sağlanmasına bağlanmıştır. İhraç amacıyla alınıp Türkiye’de satılmadan yurt dışına gönderilen mallara ilişkin istisna ayrıca düzenlenmiştir. İşyeri Vergi Usul Kanunu’na göre belirlenir. Daimi temsilci, hizmet veya vekâlet ilişkisiyle temsil edilen adına belirli ya da belirsiz süreyle veya birden çok ticari işlem yapmaya yetkili kişidir. Bazı kişiler başkaca şart aranmaksızın daimi temsilci sayılır.

Gelir unsurlarının kapsamı

Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç ticari kazançtır. Maden işletmeciliği, özel okul ve hastane işletmeciliği, devamlı gayrimenkul alım satımı ve inşası, devamlı menkul kıymet alım satımı, arazinin iktisaptan itibaren beş yıl içinde parsellenerek satılması ve diş protezciliği de ticari kazanç sayılır. Kolektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık kârından aldıkları paylar, 66. madde hükmü saklı kalmak üzere şahsi ticari kazançtır.

Zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır. Mahsullerin değerlendirilmesi için zirai üretime bağlı işlenmesi, işletmenin sınai müessese önem ve genişliğinde olmaması ve kendi mahsulleriyle sınırlı kalması şartıyla zirai faaliyete girer. Kolektif şirketler ile adi veya eshamlı komandit şirketler zirai faaliyet yapsalar da çiftçi sayılmaz. Çiftçilerin zirai kazançları kural olarak hasılat üzerinden tevkifatla vergilendirilir. Belirlenen işletme büyüklüğünü aşanlar ile bir biçerdövere, bu nitelikte bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip çiftçiler gerçek usulde vergilendirilir. Gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler bu kazanç için beyanname vermez.

Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ödemenin tazminat, prim, ikramiye veya benzeri adlarla yapılması mahiyetini değiştirmez. Hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra ikale ve benzeri adlarla yapılan ödemeler de ücret sayılanlar arasındadır. Serbest meslek faaliyeti ise sermayeden çok kişisel çalışmaya, bilimsel veya mesleki bilgiye ya da uzmanlığa dayanan, ticari nitelikte olmayan ve işverene bağlı olmaksızın kişisel sorumluluk altında kendi adına ve hesabına yapılan iştir.

Arazinin, binanın, hakkın, gemi ve motorlu araç gibi mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak veya intifa hakkı sahipleri ya da kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır. Ticari veya zirai işletmeye dahil mal ve hakların iratları ticari veya zirai kazanç hükümlerine göre hesaplanır. Ticari, zirai veya mesleki faaliyet dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden elde edilen kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır. Değer artışı kazançları ve arızi kazançlar, önceki bölümler dışında vergiye tabi gelire giren diğer kazanç ve iratlardır.

Kazancın ve iradın hesaplanması

Bilanço esasında ticari kazanç, öz sermayenin dönem sonu ve başı değerleri arasındaki olumlu farktır. Dönem içinde işletmeye konan değerler farktan indirilir, çekilen değerler farka eklenir. Tespitte Vergi Usul Kanunu’nun değerleme hükümleri ile 40 ve 41. maddelere uyulur. İşletme hesabı esasında ticari kazanç, hesap dönemi hasılatı ile giderler arasındaki olumlu farktır. Emtia alım satımında dönem sonu emtia değeri hasılata, dönem başı emtia değeri giderlere eklenir.

Safi kazancın tespitinde ticari kazancın elde edilmesi ve sürdürülmesi için yapılan genel giderler indirilebilir. İhracat ile yurt dışı inşaat, onarma, montaj ve taşımacılıkta döviz hasılatının binde beşini aşmamak üzere götürü gider de indirilebilir. Binek otomobil kiralamak veya işletmek dışında kalan mükelleflerde binek otomobil giderlerinin en fazla yüzde 70’i indirilebilir. Bu sınır, binek otomobillerini kiralama veya işletme faaliyetinde bu amaçla kullananlara uygulanmaz.

Teşebbüs sahibinin, eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri para veya diğer değerler ile teşebbüs sahibine, eşine ve küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylık, ücret, ikramiye, komisyon ve tazminatlar gider yazılamaz. Aynen alınan değerler emsal bedelle değerlenerek çekilenlere eklenir. Her türlü para ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar gider kabul edilmez. Sözleşmelerde ceza şartı olarak öngörülen tazminatlar cezai nitelikte sayılmaz.

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kesinleşir ve tamamı o yılın geliri sayılır. Dekapaj işleri de inşaat işi sayılır. Beyanname, işin tamamlandığı takvim yılını izleyen yılın Mart ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar verilir. Geçici ve kesin kabul usulüne tabi işlerde bitim tarihi, geçici kabul tutanağının idarece onaylandığı tarihtir. Diğer hâllerde işin fiilen tamamlandığı veya bırakıldığı tarihtir. Bitimden sonraki gider ve hasılat, ait olduğu yılın kâr veya zararında dikkate alınır.

47 ve 48. maddelerdeki şartları birlikte taşıyanların ticari kazancı basit usulde tespit edilir. Kazanç, hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki olumlu farktır. Tespit, Vergi Usul Kanunu’na göre alınması ve verilmesi zorunlu belgelerdeki tutarlara dayanır. Kolektif şirket ortakları, komandit şirketlerin komandite ortakları, ikrazat işiyle uğraşanlar, sarraflar, kıymetli maden ve mücevherat alım satımı yapanlar ile maddede sayılan diğer kişiler basit usulden yararlanamaz.

Zirai işletme hesabında kazanç, dönem içinde para ile tahsil edilen veya alacak olarak tahakkuk eden hasılat ile ödenen veya borçlanılan giderler arasındaki olumlu farktır. Dönem başı mahsul değeri giderlere, dönem sonu mahsul değeri hasılata eklenir. 41. maddede yazılı giderler zirai hasılattan indirilemez. İşletmede üretilen mahsullerden teşebbüs sahibinin, eşinin ve velayet altındaki çocuklarının tükettikleri bu yasak dışında bırakılmıştır.

Ücretin gerçek safi tutarı, verilen para, ayın ve menfaatler toplamından 63. maddedeki kesinti, aidat, prim ve sendika aidatı indirimleri yapıldıktan sonra kalan miktardır. Gelir vergisi gibi şahsi vergiler ücretten indirilmez. Basit usule tabi ticaret erbabı yanında çalışanlar, özel hizmet şoförleri, özel inşaat işçileri, gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanlar ve maddede belirtilen diğer kişilerin safi ücreti, ilgili asgari ücretin yıllık brüt tutarının yüzde 25’idir. Bu diğer ücretler için yıllık beyanname verilmez ve başka gelir beyannamesine de dahil edilmez.

Serbest meslek kazancı, hesap döneminde tahsil edilen para ve ayınlar ile para ile temsil edilebilen menfaatlerden, faaliyet nedeniyle yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır. Namına para yatırılması, alacağın temliki veya takas, belirtilen şartlarda tahsil hükmündedir. Mesleki kazancın elde edilmesi ve sürdürülmesi için ödenen genel giderler hasılattan indirilir. İkametgâhın bir kısmı işyeri ise kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi giderlerin yarısı indirilebilir. Her türlü para cezaları, vergi cezaları ve serbest meslek erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider olarak indirilemez.

Gayrimenkul sermaye iradında safi irat, gayrisafi hasılattan iradın sağlanması ve idamesi giderleri indirildikten sonra kalan olumlu farktır. Gayrisafi hasılat, kiralanan mal ve haklardan takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait nakden veya aynen tahsil edilen kira bedelleridir. Ayni kiralar emsal bedelle paraya çevrilir. Gelecek yıllara ait peşin kiralar ilgili yılların hasılatıdır. Ölüm veya memleketi terk nedeniyle mükellefiyetin kalktığı tarihi izleyen dönemlere ait peşin kiralar, mükellefiyetin kalktığı dönemin hasılatı sayılır.

Kira bedeli emsal kira bedelinden düşük olamaz. Bedelsiz intifa bırakılan mal ve hakların emsal kira bedeli kira sayılır. Bina ve arazide emsal kira, yetkili özel merci veya mahkemece takdir edilmiş kira, yoksa vergi değerinin yüzde 5’idir. Diğer mal ve haklarda maliyet bedelinin, bilinmiyorsa ilgili değerin yüzde 10’udur. Boş gayrimenkulün muhafaza için bedelsiz bırakılması, birlikte ikamet ve belirtilen kamu kiralamalarında emsal kira bedeli uygulanmaz. Usul, füru veya kardeşlerin ikametine tahsiste de emsal kira uygulanmaz. Bu son istisnada birden fazla konut tahsis edilmişse yalnız biri, kardeşler evliyse eşlerden yalnız biri için emsal kira bedeli hesaplanmaz. Bu konut sınırı diğer emsal kira istisnalarına kendiliğinden yayılmaz.

Konutlar hariç kiraya verilen mal ve haklara sarf olunan borç faizleri indirilebilir. Ayrıca konut olarak kiraya verilen bir gayrimenkulde, iktisap yılından itibaren beş yıl süreyle iktisap bedelinin yüzde 5’i indirilebilir. Yüzde 5’lik indirim yalnız ilgili gayrimenkulün hasılatına uygulanır. İndirilemeyen kısım gider fazlalığı sayılmaz. Bu sınır borç faizine ayrıca taşınmaz. Mükellefler, hakları kiraya verenler hariç, gerçek gider yerine hasılatın yüzde 15’ini götürü indirebilir ve bu usulden iki yıl geçmedikçe dönemez. Para cezaları ve vergi cezaları hasılattan gider olarak indirilemez.

Menkul sermaye iradında safi irat için muhafaza, tahsil ve vergi, resim ve harç giderleri indirilir. Sermayenin idaresi giderleri ve gelir vergisi indirilmez. Menkul kıymetin satışı, iştirak hisselerinin devri ve temliki ile bunların itfası karşılığı alınan paralar ve itfa ikramiyeleri menkul sermaye iradı sayılmaz. Döviz cinsinden veya dövize, altına ya da başka değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları da irat sayılmaz.

Değer artışı ve arızi kazanç

İvazsız iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait ve iki yıldan fazla elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar değer artışı kazancıdır. Belirtilen gayrimenkul mahiyetindeki mal ve hakların, ivazsız iktisap edilenler hariç, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar da değer artışı kazancıdır. Kooperatif tahsisinde tahsis tarihi satın alma sayılır.

Elden çıkarma; satış, ivazlı devir ve temlik, trampa, takas, kamulaştırma, devletleştirme ve ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmayı ifade eder. Safi değer artışı, elden çıkarma karşılığı alınan para, ayın ve menfaatlerden maliyet bedeli ile satıcının uhdesinde kalan giderler ve ödenen vergi ve harçlar indirilerek bulunur. Endeksleme, elden çıkarılan ay hariç toptan eşya fiyat endeksi artışı yüzde 10 veya üzerindeyse yapılır.

Faaliyetine devam eden ticari işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından ya da işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetler ve birinci fıkradaki hakların elden çıkarılmasından doğan kazanç ticari kazançtır. Mirasçıların işletmeye kayıtlı değerleriyle aynen devam etmesi, bilanço devrinin şartlarının sağlanması veya kolektif ve adi komandit şirketin belirtilen şartlarla sermaye şirketine dönüşmesi hâlinde değer artışı kazancı hesaplanmaz ve vergilendirilmez.

Arızi ticari muamele, faaliyetten vazgeçme karşılığı hasılat, tahliye veya kiracılık devri tazminatı ve peştemallık ile arızi serbest meslek hasılatı arızi kazançlar arasındadır. Bir takvim yılında (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yazılı kazançların, henüz başlanmamış ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilenler hariç, toplamının kanunda yazılı kısmı gelir vergisinden müstesnadır.

Muafiyet, istisna ve indirimler

9. maddede sayılan şekil ve surette çalışan ticaret ve sanat erbabı gelir vergisinden muaftır. Gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar ve bağlılık arz edecek şekilde çalışanlar bu muaflıktan yararlanamaz. Bentlerdeki faaliyet, hasılat, belge ve tevkifat şartları ayrıca uygulanır. Esnaf muaflığı şartlarını taşıyanların ilgili esnaf odasına kayıt olup belediyeden Esnaf Muaflığı Belgesi alması gerekir. Muaflığın 94. maddeye göre tevkif edilen vergiye kapsamı yoktur. Küçük çiftçi muaflığına ilişkin 10 ila 14. maddeler mülga olarak gösterilmiştir.

Yabancı devletlerin elçi, maslahatgüzar ve fahri olmayan konsolosları ile karşılıklılık şartını taşıyan belirli memurlar gelir vergisinden muaftır. Muaflık menkul sermaye iradı tevkifatını kapsamaz. Yabancı elçilik ve konsoloslukların bu kapsam dışında kalan memur ve hizmetlilerinin yalnız bu işlerinden aldıkları ücretler, karşılıklılık şartıyla istisnadır.

18. maddede sayılan eser sahipleri ve kanuni mirasçılarının belirli eserlerini yayınlama, satma, devretme veya kiralamadan elde ettikleri hasılat gelir vergisinden müstesnadır. Kazanç toplamının tarifenin dördüncü dilimindeki tutarı aşması hâlinde istisnadan yararlanılamaz. PTT acenteliği faaliyetinden elde edilen kazançlar da müstesnadır; istisna 94. madde uyarınca tevkif edilecek vergiyi kapsamaz. Özel kreş, gündüz bakımevi ve sayılan özel öğretim kurumlarının işletilmesinden elde edilen kazançlar, faaliyete geçilen dönemden itibaren beş vergilendirme dönemi müstesnadır. Usul ve esaslar ilgili bakanlık görüşüyle Maliye Bakanlığına bırakılmıştır.

Ölüm, engellilik ve hastalık nedeniyle verilen tazminat ve yardımlar ile işsizlik ödeneği ve İş Kanunu’na göre ödenen işe başlatmama tazminatı gelir vergisinden müstesnadır. Bu hüküm gelir vergisi istisnasıdır. 1475 ve 854 sayılı kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı kanuna göre ödenen kıdem tazminatının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarı istisna kapsamındadır. Hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.

Çalışma gücünün en az yüzde 80, 60 ve 40’ını kaybeden hizmet erbabı sırasıyla birinci, ikinci ve üçüncü derece engelli sayılır ve belirlenen aylık tutarlar ücretten indirilir. Birden fazla yerden ücret alanlarda 31. maddedeki indirim kural olarak en yüksek ücrete uygulanır. Vergi karnesi varsa indirim, karneyi muhafaza eden işverenden alınan ücrete uygulanır. Bu indirimler dar mükelleflere uygulanmaz. Ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulanır. Mahsup fazlası iade edilmez.

Beyan edilen gelirin yüzde 15’ini ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, belirtilen hayat sigortası primlerinin yüzde 50’si ile sayılan şahıs sigorta primleri matrahtan indirilebilir. Türkiye’de yapılan ve tevsik edilen eğitim ve sağlık harcamaları, beyan edilen gelirin yüzde 10’unu aşmamak üzere kendisi, eşi ve küçük çocukları için indirilebilir. Genel ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara yapılan bağış ve yardımlar, yıllık toplamı beyan edilecek gelirin yüzde 5’ini, kalkınmada öncelikli yörelerde yüzde 10’unu aşmamak üzere indirilebilir.

Gelir vergisi, diğer şahsi vergiler, vergi ve para cezaları ile 6183 sayılı Kanun uyarınca ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler gelir vergisi matrahından ve gelir unsurlarından indirilemez. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri de indirilemez.

Beyan, tevkifat ve ödeme

Aksine hüküm olmadıkça gelir vergisi mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur. Beyan yıllık, muhtasar veya münferit beyannameyle yapılır. Münferit beyanname, dar mükelleflerin yıllık beyannameyle bildirmek zorunda olmadıkları ve vergisi tevkif yoluyla alınmamış kazanç ve iratların bildirilmesine yöneliktir. Mükellefler, aksine hüküm olmadıkça takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verir. Tacir, çiftçi ve serbest meslek erbabı kazanç olmasa da beyanname verir.

Yurt dışı kazanç ve iratlar Türkiye’deki hesaplara intikal yılında elde edilmiş sayılır. İrade dışı intikal etmemesi tevsik edilirse tasarruf edilebildiği yılda elde edilmiş sayılır. Dar mükellefiyette tamamı Türkiye’de tevkif yoluyla vergilendirilmiş ücret, serbest meslek kazancı, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez.

Bir takvim yılına ait yıllık beyanname, gelir yalnızca basit usulde tespit edilen ticari kazançtan ibaret değilse izleyen yılın Mart ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar verilir. Geliri yalnızca basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olanlar ise Şubat ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar verir. Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin beyannamesi terkten önceki 15 gün içinde, ölüm hâlinde ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilir.

94. maddede sayılan kamu idareleri, kurumlar, şirketler, dernek ve vakıflar ile belirtilen diğer ödeyenler, bentlerdeki ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada gelir vergisine mahsuben tevkifat yapmak zorundadır. Avanslar da kapsamdadır. Tüccar, serbest meslek erbabı ve çiftçilerin tevkifatı ticari, mesleki ve zirai işleriyle ilgili ödemelerle sınırlıdır. Hesaben ödeme, ödeyeni istihkak sahibine borçlu gösteren her türlü kayıt ve işlemdir. Ücret dışındaki ödemelerde tevkifat gayrisafi tutar üzerinden yapılır. Ödeyenin vergiyi üstlenmesi hâlinde vergi, fiilen ödenen tutar ile üstlenilen verginin toplamı üzerinden hesaplanır.

94. maddeye göre tevkifat yapanlar, bir ay içindeki ödemeler veya tahakkuklar ile kesilen vergileri ertesi ayın yirmi üçüncü günü akşamına kadar bağlı vergi dairesine bildirir. Yıl sonunda tahakkuk eden mevduat faizlerinde bu süre bir ay uzar. Zirai ürün bedelleri üzerinden tevkifat yapanlar hariç, hizmet erbabı sayısı 10 ve daha az olanlar, önceden bildirmek şartıyla muhtasar beyannameyi Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının yirmi üçüncü günü akşamına kadar verebilir. Tevkifat, beyannamenin verileceği ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar yatırılır.

Yıllık gelir vergisi, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki oranlar uygulanarak hesaplanır. Gelir vergisine tabi gelirler, maddede yazılı dilimler itibarıyla yüzde 15, 20, 27, 35 ve 40 oranlarında vergilendirilir. Ücretlerde aylık vergi, yıllık verginin 12’ye; gündelik vergi ise aylık verginin 30’a bölünmesiyle hesaplanır.

193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. 103Kaynağı aç
Madde 103 – (Değişik:5/12/2019-7194/17 md.) Gelir vergisine tabi gelirler; 18.000 TL’ye (190.000 TL) kadar %15 40.000 TL’nin (400.000 TL) 18.000 TL’si (190.000 TL) için 2.700 TL, (28.500 TL) fazlası %20 98.000 TL’nin (1.000.000 TL) 40.000 TL’si (400.000 TL) için 7.100 TL (70.500) TL) (ücret gelirlerinde 148.000 TL’nin (1.500.000 TL) 40.000 TL’si (400.000 TL) için 7.100 TL), (70.500 TL) fazlası %27 500.000 TL’nin (5.300.000 TL) 98.000 TL’si (1.000.000 TL) için 22.760 TL (232.500 TL) (ücret gelirlerinde 500.000 TL’nin (5.300.000 TL) 148.000 TL’si (1.500.000 TL) için 36.260 TL), (367.500 TL) fazlası %35 500.000 TL’den fazlasının (5.300.000 TL) 500.000 TL’si (5.300.000 TL) için 163.460 TL (1.737.500 TL) (ücret gelirlerinde 500.000 TL’den (5.300.000 TL) fazlasının 500.000 TL’si (5.300.000 TL) için 159.460 TL), (1.697.500 TL) fazlası %40 oranında vergilendirilir. Verginin hesaplanması:

Gelir vergisi kural olarak mükellefin ikametgâhının bulunduğu yer vergi dairesince ve gerçek kişi mükellef adına tarh edilir. Küçük ve kısıtlılarda kanuni temsilci, tevkifatta tevkifat yapmakla yükümlü kişi, dar mükellefiyette ise daimi temsilci veya kazancı sağlayan kişi tarhiyata muhatap tutulur. Vergilendirme dönemi kural olarak geçmiş takvim yılıdır. Mükellefiyet takvim yılı içinde kalkarsa dönem, yılbaşından mükellefiyetin kalktığı tarihe kadar olan süreyle sınırlıdır. Diğer ücret, tevkifat ve münferit beyanname için ayrı dönem kuralları vardır. Beyanname verilmesi gereken hâllerde vergi, beyannamenin verildiği günde; posta ile gönderilmişse tarh dairesine geldiği tarihi izleyen yedi gün içinde tarh edilir.

Şubat içinde verilmesi gereken beyannameden tahakkuk eden vergi Şubat ve Haziran’da, Mart içinde verilmesi gereken beyannameden tahakkuk eden vergi Mart ve Temmuz’da iki eşit taksitte ödenir. Münferit beyannameyle bildirilen kazançların vergisi, beyanname verme süresi içinde ödenir. Basit usuldekiler hariç ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı, 42. madde kapsamındaki kazançlar ile noterlik kazançları hariç olmak üzere, ilgili hesap döneminin altışar aylık kazançları üzerinden 103. maddedeki tarifenin ilk dilim oranında geçici vergi öder. Geçici vergi, altı aylık dönemi izleyen ikinci ayın on dördüncü günü akşamına kadar beyan edilir ve on yedinci günü akşamına kadar ödenir.

Yıllık beyannamedeki gelire dâhil kazanç ve iratlardan kesilen vergiler hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Fazla kısım tebliğden itibaren bir yıl içindeki başvuru üzerine ret ve iade olunur. İadenin mahsuben, nakden, rapora veya teminata bağlanması Bakanlık yetkisine bırakılmıştır.

Tam mükelleflerin yabancı ülkelerde elde ettikleri kazanç ve iratlar için orada ödedikleri benzeri vergiler, Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinin bu kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirilir. Fazlası dikkate alınmaz. İsabet eden kısım, bu kazanç ve iratların gelire oranına göre hesaplanır. İndirim, verginin gelir üzerinden alınan kişisel vergi olması ve ödemenin yetkili makam belgesiyle, mahallindeki Türk temsilciliği veya Türk menfaatlerini koruyan temsilci tasdikli olarak tevsik edilmesi şartına bağlıdır.

Tevsik vesikaları taksit zamanına kadar gelmezse yurt dışı kazanç ve iratlara isabet eden vergi bir yıl ertelenir. Süre içinde ibrazda tenzil yapılır. Süre geçince erteleme kalkar ve sonradan ibraz dikkate alınmaz. Vergi Usul Kanunu’ndaki mücbir sebep hükümleri saklıdır. Yurt dışında ödenen vergiler, ilgili kazanç ve iratların hangi yılın gelirine dahil edildiyse o yıla ait vergiden indirilir. Yabancı para ile ödenen vergilere, ilgili kazanç ve iratlara uygulanan kambiyo rayici uygulanır.

Zarar mahsubu ve geçiş hükümleri

Diğer kazanç ve iratlar dışında kalan bir gelir kaynağındaki zarar, diğer kaynakların kazanç ve iratlarından düşülebilir. Kapanmayan zarar sonraki yılların gelirinden indirilir; art arda beş yılda mahsup edilemeyen bakiye sonraki yıllara taşınamaz. Menkul ve gayrimenkul sermaye iradında gider fazlalığından doğmayan sermaye eksilmesi zarar sayılmaz. Türkiye’de gelir vergisinden istisna edilen kazanca bağlı yurt dışı zarar, yurt içindeki kazanç ve iratlardan mahsup edilmez. Türkiye’de mahsup edilen yurt dışı zarar ilgili ülkede de mahsup edilmişse, beyannameye alınacak yurt dışı kazanç mahsuptan önceki tutardır.

Tam mükellefiyette yurt dışı zararlar, yabancı ülke vergi matrahlarının yetkili denetim kuruluşu raporu ve onaylı beyanname, bilanço ve kâr-zarar cetvellerinin ibrazı hâlinde mahsup edilebilir. Denetim kuruluşu yoksa elçilik veya konsolosluk onaylı beyanname yolu aynı maddede yazılıdır.

Kanun 1 Ocak 1961’de yürürlüğe girmiştir ve yürütme yetkisi Maliye Bakanınındır. Geçici maddelerin kendi yürürlük ve uygulama tarihleri saklıdır. 1981 takvim yılından önceki kazanç, irat ve ücretler ile 1981 mali yılından önceki götürü ücretlere ait vergiler, Kanunda aksine hüküm yoksa eski hükümlere göre alınır. Mükerrer 123’te sayılan maktu had ve tutarlar ile 103. maddedeki gelir dilimleri, bir önceki yıla ilişkin yeniden değerleme oranında artırılır. Yüzde 5’i aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı tespit edilen hadleri yüzde 50’sine kadar artırabilir veya indirebilir.

Gelir vergisinin konusu nedir?

Gerçek kişilerin gelirleridir. Gelir, bir takvim yılında elde edilen kazanç ve iratların safi tutarıdır ve yedi gelir unsurundan oluşur.

Kimler yurt dışı kazançları üzerinden de vergilendirilir?

Türkiye’de yerleşmiş olanlar ile maddede belirtilen koşullardaki Türk vatandaşları, yurt içi ve yurt dışı kazançlarının tamamı üzerinden vergilendirilir. Aynı kazanç için yabancı ülkede benzeri vergi ödenmesine bağlanan istisna ayrıca düzenlenmiştir.

Yıllık beyanname ne zaman verilir?

Gelir yalnızca basit usulde tespit edilen ticari kazançtan ibaret değilse izleyen yılın Mart ayının başından yirmi beşinci günü akşamına kadar verilir. Yalnızca bu kazanç varsa süre Şubat ayının aynı günüdür.

Yurt dışında ödenen benzeri vergi nasıl indirilir?

Tam mükellefin yabancı ülkede ödediği benzeri vergi, Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinin o kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirilir. Aşan kısım dikkate alınmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu