213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Temel Çerçevesi

by Avukat Erdal Ersoy
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Temel Çerçevesi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, ikinci maddede sayılanlar dışında genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlara ve bunlara bağlı vergi, resim ve zamlara uygulanır. Kanunun hükümleri, kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır. Kanundaki vergi kanunu tabiri bu Kanunu ve hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder. Gümrük idarelerince alınan vergi ve resimler kapsam dışındadır; bunlar için 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi uygulanır. Kanun 1 Ocak 1961’de yürürlüğe girmiştir.

Uygulama, ispat ve vergi dairesi

Vergi kanunları lafız ve ruhuyla uygulanır. Lafız açık değilse hükmün konuluş amacı, kanundaki yeri ve diğer maddelerle bağlantısı dikkate alınır. Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve buna ilişkin işlemlerin gerçek mahiyeti esastır. Bu mahiyet yemin dışında her türlü delille ispat edilebilir; olayla tabii ve açık ilgisi bulunmayan tanık ifadesi kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya normal ve mutad olmayan bir durum iddia edilirse ispat yükü bunu iddia eden taraftadır.

Vergi dairesi, mükellefi tespit eden, vergiyi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir. Mükellefin hangi daireye bağlı olduğu vergi kanunlarıyla belirlenir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı, işyeri ve ikametgâh adresleri ile il ve ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi dairesi, bölge bilgi işlem merkezi ve şube kurabilir. Ayrıca vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibarıyla mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirleyebilir.

Vergi işlem ve incelemelerinde görevli memurlar, vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay’da görevliler, komisyon katılımcıları ve bilirkişiler öğrendikleri sırları açıklayamaz ve kendilerinin ya da üçüncü kişilerin yararına kullanamaz. Yasak görevden ayrıldıktan sonra da sürer. Gelir ve kurumlar vergisi matrah ve tarhiyatlarının ilanı, vadesi geçmiş borçların açıklanması ve sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeye ilişkin mesleki bildirimler mahremiyetin ihlali sayılmayan haller arasında düzenlenmiştir. Gelir vergisi mükellefleri ve sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar kazanç ve vergi miktarını gösteren levhayı almak zorundadır.

Madde 5’te sayılan kişiler kendilerine, nişanlı ve eşlerine, belirtilen kan ve sıhri hısımlarına ve kanuni temsilcisi ya da vekili oldukları kimselere ait inceleme ve takdir işleriyle uğraşamaz. Vergi işlemleri, incelemeler ve vergi yargısında görevli olanlar mükelleflerin vergi uygulamasına ilişkin özel işlerini ücretsiz olsa bile yapamaz. Mülki amirler, emniyet görevlileri, belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri ilgili memur ve komisyonlara yardım etmek zorundadır.

Mükellef, sorumluluk ve süreler

Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Vergi sorumlusu, ödeme bakımından alacaklı vergi dairesine muhatap olan kişidir. Vergi kanunlarının kabul ettiği haller dışında mükellefiyet veya sorumluluğa ilişkin özel sözleşmeler vergi dairelerini bağlamaz. Sonraki maddelerdeki mükellef tabiri vergi sorumlularını da kapsar. Türkiye Cumhuriyeti tabiyetindeki her gerçek ve tüzel kişiye vergi numarası verilir.

Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir. Vergiyi doğuran olayın yasaklanmış olması da yükümlülüğü kaldırmaz. Tüzel kişiler, küçükler, kısıtlılar ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin ödevlerini kanuni temsilcileri veya bunları idare edenler yerine getirir. Bu ödevin yerine getirilmemesi yüzünden alınamayan vergi ve bağlı alacaklar, ödevi yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınabilir. Aynı hüküm Türkiye’de bulunmayan mükelleflerin Türkiye’deki temsilcileri hakkında da uygulanır. Ödeyenler asıl mükellefe rücu edebilir.

Tasfiye veya ticaret sicilinden silinme, tasfiyeye girişten önceki dönemlere ait kanuni temsilci sorumluluğunu kaldırmaz. Tasfiye edilerek ticaret sicilinden silinen mükelleflerde her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. Tasfiye memurunun sorumluluğu dağıtılan tutarla sınırlıdır. Limited şirket ortakları tasfiye öncesi ilgili amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumludur.

Ödemelerden vergi kesmek zorunda olanlar verginin tam kesilip ödenmesinden ve ilgili diğer ödevlerden sorumludur. Ödedikleri vergi için asıl mükellefe rücu hakkı kalkmaz. Mal ve hizmet işlemlerinde kesinti yükümlülüğünü yerine getirmeyenler bakımından metindeki ilişkili kişiler müteselsilen sorumludur; mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler bu sorumluluğun dışındadır.

Ölüm halinde ödevler, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılara geçer. Her mirasçı ölünün vergi borçlarından miras hissesi oranında sorumludur. Vergi kanunlarında hüküm yoksa ölüm nedeniyle mirasçılara geçen bildirme ve beyanname sürelerine üç ay eklenir.

Mücbir sebep halleri; vergi ödevini engelleyecek ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk, yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler, irade dışı mecburi gaybubet ve sahibinin iradesi dışında defter ve vesikaların elinden çıkmasıdır. Bu hallerden biri varsa sebep kalkıncaya kadar süreler işlemez ve tarh zamanaşımı işlemeyen süre kadar uzar. Sebebin malum olması veya ispat ya da tevsik edilmesi gerekir.

Süreler vergi kanunlarıyla belirlenir. Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde tebliği yapacak idare, 15 günden az olmamak üzere süreyi belirleyip ilgiliye tebliğ eder. Gün olarak belirlenen süre başladığı gün sayılmadan son günün tatil saatinde biter. Resmi tatiller süreye dahildir; son gün resmi tatile rastlarsa süre sonraki ilk iş gününün tatil saatinde biter. Zor durumdaki kişilere, süre bitmeden yazılı istem, kabul edilebilir mazeret ve verginin tehlikeye girmemesi şartlarıyla kanuni sürenin bir katını, kanuni süre bir aydan kısaysa bir ayı aşmayan mühlet verilebilir. Maliye Bakanlığı bu mühlet yetkisini bölgeler, iller, ilçeler, sektörler, iş kolları veya mükellef grupları itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.

Verginin doğması, tarhı ve tebliği

Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladığı olayın gerçekleşmesi veya hukuki durumun tamamlanmasıyla doğar ve mükellef bakımından vergi borcunu oluşturur. Tarh, alacağın kanundaki matrah ve oranlar üzerinden vergi dairesince hesaplanarak miktar itibarıyla tespitidir. Tebliğ, hüküm ifade eden hususların yetkili makamca mükellefe veya ceza sorumlusuna yazıyla bildirilmesidir. Tahakkuk, tarh ve tebliğ edilen verginin ödenmesi gereken aşamaya gelmesidir. Tahsil, verginin kanuna uygun ödenmesidir.

Beyan üzerine alınan vergiler tahakkuk fişiyle tarh ve tahakkuk ettirilir. Fişin bir nüshasının verilmesiyle vergi tahakkuk eder ve bu nüsha beyanname makbuzu yerine geçer. Fişin alınmaması, beyannamedeki matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel olmaz. Elektronik ortamda gönderilen beyannamede tahakkuk fişi elektronik düzenlenir ve yetkiliye iletilir; bu ileti tebliğ yerine geçer. Gelir İdaresi Başkanlığı, beyanname verme ve ödeme sürelerinin son gününü kanuni süreden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde yeniden belirleyebilir.

İkmalen tarh, daha önce tarh edilen vergiye ilişkin olarak sonradan defter, kayıt, belge veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit edilen matrah ya da matrah farkı üzerinden yapılır. Re’sen tarh, matrahın tamamen veya kısmen bu ölçülerle tespit edilemediği hallerde takdir veya inceleme raporundaki matrah üzerinden yapılır; rapordaki matrah re’sen takdir edilmiş sayılır. Beyannamenin süresinde verilmemesi, matrah bilgilerinin gösterilmemesi, zorunlu defterlerin tutulmaması, tasdik ettirilmemesi veya ibraz edilmemesi, kayıtların ihticaca elverişsiz olması ve gerçek durumun yansıtılmadığına ilişkin delil re’sen tarh sebepleri arasında sayılır.

Kanuni süreden sonra verilen beyannamedeki matrah üzerinden re’sen tarhiyat yapılır ve bu beyanname takdir komisyonuna sevk edilmez. İnceleme başladıktan veya takdir komisyonuna sevkten sonra kendiliğinden verilen beyannamelere bu hüküm uygulanmaz. Re’sen takdir edilen matrah bildirilen matrahtan fazla değilse re’sen vergi tarh edilmez; fazlaysa yalnız fark üzerinden tarh olunur. İkmalen ve re’sen tarh edilen vergiler ihbarnameyle tebliğ edilir. Türü ve doğuşu ayrı vergiler için ayrı ihbarname kullanılır.

İdarece tarh, 29 ve 30. maddeler dışındaki hallerde mükelleflerin verginin tarhı için belirli zamanda başvurmamaları veya kendilerine yüklenen mecburiyetleri yerine getirmemeleri nedeniyle zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden yapılmasıdır. Bu vergi, 131. maddeye göre düzenlenen yoklama fişine dayanılarak tarh olunur.

Tebliğ, ödeme, zamanaşımı ve düzeltme

Tahakkuk fişi dışındaki hüküm ifade eden vergilendirme yazıları, adresi bilinenlere ilmühaberli taahhütlü postayla, adresi bilinmeyenlere ilanla tebliğ edilir. İlgilinin kabulüyle daire veya komisyonda tebliğ de mümkündür. Bilinen adresler bildirilen işyeri, imzalı tutanak veya yoklama fişiyle tespit edilen işyeri ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresidir. Muhatap tebellüğden imtina ederse kapıya pusula yapıştırılır ve tebliğ bu tarihte yapılmış sayılır. Adres kayıt sistemindeki adreste ikinci tebliğ de yapılamazsa evrak 15 gün içinde alınırsa alındığı günde, alınmazsa on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.

Bilinen adres yoksa, işyeri adresinde tebliğ yapılamayıp kayıtlı adres de bulunmazsa, yabancı ülkede tebliğ imkânı yoksa veya başka nedenle tebliğ imkânsızsa tebliğ ilanla yapılır. İlan tarihinden itibaren bir ay içinde başvurmayan ve adres bildirmeyenlere bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır. Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Vergi, ilgili kanununda gösterilen sürede ödenir ve sürenin son günü vade tarihidir. 15, 17 ve 342. maddeler nedeniyle süre uzarsa vade, uzayan sürenin bittiği gündür. Beyanname postayla gönderilmişse beyan edilen vergi tahakkukun bitmesi beklenmeden vadesinde ödenir. İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi taksit zamanından önce tahakkuk ederse taksit sürelerinde ödenir. Taksit süreleri geçtikten sonra tahakkuk ederse geçmiş taksitler tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.

Zamanaşımı, süre geçmesiyle vergi alacağının kalkmasıdır ve mükellefin başvurmasına bağlı değildir. Vergi alacağı, doğduğu takvim yılını takip eden yılbaşından itibaren beş yıl içinde tarh ve tebliğ edilmezse zamanaşımına uğrar. Takdir komisyonuna başvuru zamanaşımını durdurur; işlemeyen süre her halde bir yılı aşamaz. Şarta bağlı istisna veya muafiyet nedeniyle alınmayan vergide süre, şartın ihlal edildiği tarihi izleyen takvim yılı başından başlar. Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı dolduktan sonra yararlanılırsa vergi alacağı yeniden doğar.

Vergi hatası, hesap veya vergilendirme hataları nedeniyle haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi ya da alınmasıdır. Düzeltmeye ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Fazla alınan vergi terkin edilir, tahsil edilmişse reddedilir. Mükellef tebliğden itibaren bir yıl içinde parasını geri almak için başvurmazsa hakkı düşer. Dava açma süresi geçtikten sonra düzeltme talebi reddedilenler şikâyet yoluyla Maliye Bakanlığına, il özel idare vergilerinde valiliğe, belediye vergilerinde belediye başkanlığına başvurabilir. Tarh zamanaşımı dolduktan sonra ortaya çıkan hatalar kural olarak düzeltilemez; maddede sayılan üç halde düzeltme zamanaşımı ilgili tarihten itibaren bir yıldan az olamaz.

Yoklama, inceleme ve bilgi isteme

Yoklamanın amacı mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olay, kayıt ve konuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklama vergi dairesi müdürleri, yoklama memurları, yetkili makamlarca görevlendirilenler, vergi incelemesine yetkili olanlar ve gelir uzmanları tarafından yapılır. Fotoğraflı resmi yetki belgesi sorulmasa bile gösterilir. Yoklama her zaman yapılabilir ve zamanı önceden haber verilmez. Fişin birinci nüshası ilgiliye bırakılır; bulunamazsa bilinen adrese yedi gün içinde postalanır.

Vergi incelemesinin amacı ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. Kapsama fiilî envanter ve beyanname unsurlarının tetkiki de dahil edilebilir. İnceleme Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır. Defter ve hesap tutmak, evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek zorunda olan kişiler incelemeye tabidir. İncelemenin önceden haber verilmesi zorunlu değildir. Sonuç alınmamış dönem dahil tarh zamanaşımı sonuna kadar yapılabilir. Önceki inceleme veya re’sen takdir yeni incelemeyi engellemez.

İnceleme esas olarak işyerinde yapılır. İşyerinin elverişsizliği, ölüm, işin terk edilmesi veya ilgililerin istemesi halinde dairede yapılabilir. Dairede istenen defter ve vesikalar belirlenen zamanda mazeretsiz getirilmezse ibraz edilmemiş sayılır. İlgilinin muvafakati olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında inceleme yapılamaz; tutanak ve emniyet tedbirleri istisnadır. Tam incelemede en fazla bir yıl, sınırlı incelemede en fazla altı ay, katma değer vergisi iade incelemesinde en fazla üç ay esastır. Ek süre tam ve sınırlı incelemede altı ayı, iade incelemesinde iki ayı geçemez.

İhbar veya inceleme nedeniyle vergi kaçırıldığına delalet eden emare varsa arama yapılabilir. Arama, inceleme yetkilisinin gerekçeli yazısı ve sulh yargıcının kararına bağlıdır. İhbar sabit olmazsa aranan kişi muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir ve vergi dairesi bu adı bildirmek zorundadır. Alınan defter ve vesikalar iyi saklanır. Bunlar üzerindeki incelemeler en geç üç ay içinde bitirilerek tutanakla geri verilir. Haklı sebeple üç ay içinde bitirilemezse süre sulh yargıcının kararıyla uzatılabilir. Muhafaza altına alınma, süresi gelen beyanname verme ödevini kaldırmaz. Muhafaza tarihinden beyanname tarihine kadar süre bir aydan azsa beyanname süresi kendiliğinden bir ay uzar. Bu bölümde açıkça yazılı olmayan hallerde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun arama hükümleri uygulanır.

Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler ve onlarla işlem yapan kişiler istenen bilgileri vermek zorundadır. Kişiler bilgi için vergi dairesine zorla getirilemez. Memleket dışı imtiyazlarından yararlanan yabancı devlet memurları bu mecburiyete tabi tutulamaz. Özel kanunlardaki mahremiyet bilgi vermekten kaçınma sebebi yapılamaz; haberleşme mahremiyeti, hastalık türü, avukatlık sırrı ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 88. maddesi kapsamındaki evrak içeriği bakımından sınırlar vardır. Avukatlardan kendilerine tevdi edilen işler nedeniyle öğrendikleri hususlar istenemez. Bu yasak müvekkil adları, vekâlet ücreti ve giderleri ile meslek dışı sıfatla öğrenilen hususlara şamil değildir.

Bildirim, defter ve belge

Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı, serbest meslek erbabı ve kurumlar vergisi mükellefleri işe başlamayı bildirmek zorundadır. Tüccarda işe başlama belli yerde bilfiil faaliyete geçmek, sicile veya mesleki teşekküle kaydolmak ya da basit usulde işle fiilen uğraşmaya başlamaktır. Yalnız tutulmuş veya tesisatı yapılmakta olan yer işyeri açılmış sayılmaz. Gerçek kişilerde işe başlama bildirimi on gün içinde yapılır. Diğer bırakma ve değişiklik bildirimleri kural olarak olaydan itibaren bir ay içinde yapılır. Bina ve arazi değişikliklerinde süre iki aydır. Taahhütlü postada postaya verildiği tarih vergi dairesine verilme tarihi yerine geçer.

Vergiye tabi muamelelerin tamamen durması ve sona ermesi işi bırakmadır. Geçici durdurma işi bırakma sayılmaz. Ölüm işi bırakma hükmündedir. Tasfiye ve iflasta mükellefiyet, vergiyle ilgili işlemler tamamen sona erene kadar devam eder. Ticaret ve sanat erbabı, ticaret şirketleri, serbest meslek erbabı ve çiftçiler defter tutmak zorundadır. Gelir vergisinden muaf esnaf, gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler ve basit usulde kazancı tespit edilenler bu mecburiyetin dışında bırakılmıştır. Defterler hesap dönemi itibarıyla tutulur; normal dönem takvim yılıdır.

Birinci sınıf tüccarlar bilanço, ikinci sınıf tüccarlar işletme hesabı esasına göre defter tutar. Her türlü ticaret şirketi birinci sınıfa dahildir; adi şirketler iştigal nevilerine göre ilgili bent hükmüne tabidir. İkinci sınıf tüccarlar isterlerse bilanço esasına geçebilir. Yeniden işe başlayanlar sınıflandırılana kadar ikinci sınıf gibi hareket edebilir. Birinci sınıfa ilişkin parasal hadler metinlerde farklı tutarlarla yer aldığından tek bir güncel had kurulamaz.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 177Kaynağı aç
Madde 177 – (Değişik 30/12/1980-2365/26 md.) Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler: 1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2.500.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (3.500.000 TL) lirayı aşanlar; 2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (1.200.000 TL) lirayı aşanlar; 3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2.500.000 TL) lirayı aşanlar; 4. Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukardaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.); 5. Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzelkişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.); 6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler. (Ek fıkra: 21/1/1983-2791/4 md.; Mülga: 4/12/1985-3239/136 md.) İkinci sınıf tüccarlar:

Bilanço esasında yevmiye defteri, defterikebir ve envanter defteri tutulur. Defter ve kayıtlar Türkçe tutulur. Türkçe kayıt bulunması kaydıyla başka dilde kayıt da yapılabilir. Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı şartı aranmaz. İlgili dönem defter tasdik tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesi en az 100 milyon ABD doları veya karşılığı Türk lirası olan ve sermayesinin en az yüzde 40’ı Türkiye’de ikametgahı, kanuni ve iş merkezi bulunmayan kişilere ait işletmelere, başka para birimiyle kayıt için Cumhurbaşkanınca izin verilebilir. İşlemler kural olarak on günden fazla geciktirilmeden kaydedilir. Fiş, primanota ve bordroya dayanan kayıtlarda esas deftere intikal 45 günü aşamaz. Günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç defterine işlemler günü gününe yazılır.

Yevmiye ve envanter defteri, işletme defteri, çiftçi işletme defteri ve serbest meslek kazanç defteri tasdike tabidir. Devam eden işlerde tasdik kullanılacağı yıldan önceki son ayda yapılır. Hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca belirlenenlerde tasdik, defterin kullanılacağı hesap döneminden önceki son ayda yapılır. Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni mükellefiyete girenler ilgili tarihten önce tasdik ettirir. Muafiyeti kalkanlar çıkış tarihinden itibaren on gün içinde tasdik ettirir. Ertesi yıl da kullanılacak defterin tasdiki Ocak ayında, hesap dönemi Maliye Bakanlığınca belirlenenlerde ise dönemin ilk ayında yenilenir.

Aksine hüküm yoksa üçüncü kişilerle ilişkilere ait kayıtların tevsiki zorunludur. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde düzenlenir; bu sürede düzenlenmeyen fatura hiç düzenlenmemiş sayılır. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, basit usuldekiler ve defter tutan çiftçiler sayılan alıcılara fatura vermek ve onlardan fatura istemek zorundadır. Fatura zorunluluğunun parasal sınırı metinlerde farklı tutarlarla gösterildiğinden tek had belirlenemez. Fatura zorunluluğu olmayan satış ve iş bedelleri perakende satış fişi, makineli kasa kayıt rulosu veya giriş ve yolcu taşıma biletiyle tevsik edilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 232Kaynağı aç
Madde 232 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. (Değişik: 23/6/1982-2686/28 md.) Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 (12.000 TL) lirayı geçmesi veya bedeli 50.000.000 (12.000 TL) liradan az olsa dahi istemleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir. (Mülga dördüncü fıkra: 4/12/1985-3239/136 md.) Perakende satış vesikaları:

Defter tutmak zorunda olanlar, tuttukları defterler ile üçüncü kısımda yazılı vesikaları ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl saklar. Defter tutmak zorunda olmayanlar, almak zorunda oldukları fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzlarını tanzim tarihlerini takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl saklar. Bu kayıt, belge ve karneler ile bunları okunabilir hale getirmek için gerekli bilgi ve şifreler saklama süresi içinde yetkililere ibraz edilir.

Değerleme, amortisman ve cezalar

Değerleme ölçüleri maliyet bedeli, borsa rayici, tasarruf değeri, mukayyet değer, itibari değer, vergi değeri, rayiç bedel ile emsal bedeli ve ücretidir. Maliyet bedeli, iktisap veya değer artışı için yapılan ödemeler ile bunlara bağlı giderlerin toplamıdır. Emtia kural olarak maliyet bedeliyle değerlenir. Satış bedeli maliyet bedeline göre yüzde 10 veya daha fazla düşükse, 267. maddenin ikinci sırası hariç emsal bedel uygulanabilir. Yabancı paralar borsa rayiciyle değerlenir. Borsa rayicinin oluşumunda muvazaa anlaşılırsa rayiç yerine alış bedeli esas alınır. Borsada rayiç yoksa kuru Maliye Bakanlığı belirler. Bu kural yabancı para alacak ve borçlar için de geçerlidir.

Bilanço esasına göre kazanç tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, fiyat endeksindeki artış son üç hesap döneminde yüzde 100’den ve içinde bulunulan hesap döneminde yüzde 10’dan fazla ise mali tablolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutar. İki şart birlikte gerçekleşmezse uygulama sona erer. İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranma, aşınma veya değer kaybına maruz kıymetlerin tespit edilen değerinin yok edilmesi amortisman konusudur. Boş arazi ve boş arsalar amortismana tabi değildir. Tarım işletmelerinde sayılan tarım tesisleri ile işletmede inşa edilen yollar ve harklar amortismana tabidir. Bilanço esasına göre defter tutanlardan dileyenler azalan bakiyeler usulünü kullanabilir. Bu usulde oran normal oranın iki katıdır ve yüzde 50’yi geçemez. Amortisman süresi kıymetin aktife girdiği yıldan başlar. Normal amortismana başlandıktan sonra bu usulden dönülemez. Azalan bakiyeler usulüne başlandıktan sonra normal amortisman usulüne geçilebilir; geçiş beyannamede veya eki bilançoda belirtilir.

Kazai hüküm veya kanaat verici vesikaya göre tahsili artık mümkün olmayan alacaklar değersiz alacaktır. Ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve sürdürülmesiyle ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasındaki alacaklar şüpheli alacak sayılır. Protesto edilmiş veya birden fazla yazılı talep yapılmasına rağmen ödenmeyen ve takibe değmeyecek ölçüde küçük alacaklar da bu şarta bağlı olarak şüpheli alacak sayılır. Teminatlı alacakta karşılık teminattan kalan miktarla sınırlıdır.

Vergi ziyaı, vergilendirme ödevlerinin zamanında veya eksiksiz yerine getirilmemesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi ya da eksik tahakkuk ettirilmesidir. Sonradan tahakkuk ceza uygulanmasına engel değildir. 341. maddedeki hallerde ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. 359. maddedeki fiillerde ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlerde bir kat uygulanır. İnceleme veya takdir komisyonuna sevkten sonra verilenler hariç süresinden sonra verilen beyannamelerde yüzde elli oran uygulanır. Tek fiille hem vergi ziyaı hem usulsüzlük işlenirse yalnız miktar itibarıyla en ağır ceza kesilir. 353. maddedeki özel usulsüzlükler vergi ziyaı da doğurursa ziya cezası ayrıca kesilir.

359. maddenin (a) bendindeki hesap ve muhasebe hileleri, gerçek olmayan veya ilgisiz kişi adına hesap açma, kaydı başka ortama aktarma, tahrif, gizleme ve yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiilleri için on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür. İncelemede ibraz edilmeyen, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit defter ve belgeler gizleme sayılır. Gerçek işleme dayanıp mahiyet veya miktar bakımından gerçeğe aykırı yansıtan belge muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedir. Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler ile belgeleri tamamen veya kısmen sahte düzenleyen ya da kullananlar üç yıldan sekiz yıla kadar hapisle cezalandırılır. Gerçek bir işlem olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge sahte belgedir. Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmaksızın ancak anlaşmalı kişilerin basabileceği belgeleri basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 359Kaynağı aç
Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.[138] b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ç) (Ek:29/4/2021-7318/4 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. d) (Ek:30/11/2022-7423/1 md.) 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile düzenlenen piyasalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilip verilmediğine bakılmaksızın, mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılmasına zorunluluk getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya işaretlenmesi ve etiketlenen veya işaretlenen ürün bilgilerinin kurulan veri merkezine aktarılmasını sağlayan sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyenler veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/9/2023 tarihli ve E.: 2022/81, K.: 2023/153 sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır. Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. Cezadan indirim[139]

371. maddedeki pişmanlık şartlarına uygun bildirim yapanlar hakkında 359. madde uygulanmaz. Kaçakçılık cezası, 344. maddedeki vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel değildir. Beyana dayanan vergilerde fiil kendiliğinden bildirilirse ve ihbar, süre, beyan ve zamlı ödeme şartları gerçekleşirse vergi ziyaı cezası kesilmez. Dilekçe, ilgili vergi türü bakımından inceleme başlamadan, takdir komisyonuna intikalden ve kaçakçılık fiilinin tespitinden önce verilip kayda geçmelidir. Beyan, düzeltme ve zamlı ödeme haber verme tarihinden başlayarak on beş gün içinde yapılır. Hüküm emlak vergisine uygulanmaz.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 371Kaynağı aç
Madde 371 – (Değişik: 23/1/2008-5728/281 md.) Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez. 1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.). 2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın ve ilgili olduğu vergi türünün takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.[147] 3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması. 4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi. 5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi. Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz. (Ek fıkra:14/10/2021-7338/42 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Ölüm:

İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya fark ile vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısı tebliğden itibaren otuz gün içinde başvurulup vadesinde veya gösterilen teminatla vade bitiminden itibaren üç ay içinde ödenirse kesilen cezanın yarısı indirilir. Süresinde ödenmez veya dava konusu yapılırsa yararlanma yoktur. Uzlaşma tutanakları kesindir. Üzerinde uzlaşılan hususlar hakkında dava açılamaz ve şikâyet edilemez. Uzlaşma olmazsa tutanağın tebliğinden itibaren genel hükümlere göre dava açılır. Süre bitmiş veya on beş günden az kalmışsa tebliğden itibaren on beş güne uzar.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 376Kaynağı aç
Madde 376 – (Değişik: 22/7/1998-4369/17 md.) (Değişik birinci fıkra:5/12/2019-7194/26 md.) Mükellef veya vergi sorumlusu; 1. İkmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse kesilen cezanın yarısı, 2. (Mülga:28/7/2024-7524/14 md.) indirilir. Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz. Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Uzlaşma[148] Uzlaşmanın konusu, kapsamı, komisyonlar ve şekli

Mükellefler ve ceza kesilenler tarh edilen vergi ve cezalara, vergi dairesi de tadilat ve takdir komisyonu matrahlarına karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Dava için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi veya komisyon kararının tebliğ edilmiş olması gerekir. Tevkif yoluyla alınan vergilerde ayrıca istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerekir. Mükellef kendi beyan ettiği matrah ve buna göre tarh edilen vergiye dava açamaz. Vergi hatalarına ilişkin hükümler saklıdır.

Vergi Usul Kanunu hangi vergilere uygulanır?

Kanun, ikinci maddede sayılanlar dışında genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlara ve bunlara bağlı vergi, resim ve zamlara uygulanır. Kaldırılan vergi, resim ve harçlar da kapsamdadır. Gümrük idarelerince alınan vergi ve resimler kapsam dışındadır.

Tarh zamanaşımı ne zaman başlar?

Vergi alacağı, doğduğu takvim yılını takip eden yılbaşından itibaren beş yıl içinde tarh ve tebliğ edilmezse zamanaşımına uğrar. Şarta bağlı istisna veya muafiyette süre, şartın ihlalini izleyen takvim yılı başından başlar.

Elektronik tebligat hangi gün yapılmış sayılır?

Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Defter ve belgeler ne zamandan itibaren beş yıl saklanır?

Defter tutmak zorunda olanlarda süre, defter ve üçüncü kısımda yazılı vesikaların ilgili bulunduğu yılı takip eden takvim yılından başlar. Defter tutmak zorunda olmayanlarda fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzu için süre tanzim tarihini takip eden takvim yılından başlar.

Tevkif edilen vergiye ne zaman dava açılabilir?

Tevkif yoluyla alınan vergilerde dava açılabilmesi için istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerekir.

Pişmanlık emlak vergisine uygulanır mı?

371. maddedeki pişmanlık hükmü emlak vergisine uygulanmaz. Beyana dayanan diğer vergilerde sayılan ihbar, süre, beyan ve zamlı ödeme şartları gerçekleşirse vergi ziyaı cezası kesilmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu