Geç Fatura Düzenlenmesinde Vergi Cezası ve Yargı Kararları

by Avukat Erdal Ersoy
Geç Fatura Düzenlenmesinde Vergi Cezası ve Yargı Kararları

Vergi Usul Kanunu uyarınca faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmesi zorunludur. Kanuni süresinde düzenlenmeyen faturalar kanun gereğince hiç düzenlenmemiş sayılır. Bu fiil nedeniyle mükellefler adına özel usulsüzlük cezası tatbik edilmekte; fiilin vergi ziyaına da yol açması hâlinde ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanmaktadır. Ancak faturanın geç de olsa düzenlenmiş olması durumunda özel usulsüzlük cezasının kesilip kesilemeyeceği hususunda yargı kararlarında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (Değişik: 30/12/1980-2365/35 md.) Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur: 1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir. 2. Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur. 3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir. 4. Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur. 5. (Değişik: 4/12/1985-3239/20 md.) Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. (Ek cümle:29/4/2021-7318/1 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev’i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.[60][61] 6. (Ek: 4/12/1985-3239/20 md.) Bu Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2 nci fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır. Fatura kullanma mecburiyeti:[62][63]
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 353Kaynağı aç
Madde 353 – (Değişik: 24/6/1994-4008/17 md.)[122][123][124] 1. (Değişik: 21/3/2018-7103/12 md.) Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227, 231 ve 234 üncü maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bir takvim yılı içinde ilk tespitte 10.000 (17.000 TL) Türk lirasından, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümleler:28/7/2024-7524/11 md.) Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir ancak bu tespit, bu bent uyarınca kesilecek ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilir. Şu kadar ki, bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezasına tabi fiillerin, belgeleri almak zorunda olanlar tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde idareye bildirilmesi durumunda, alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmez. Bu bent kapsamındaki belgelerin düzenlenmediğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgeler yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlendiğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından beş iş günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda, söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu bentte yer alan cezalar altı kat olarak uygulanır. [125] Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 10 milyon (17.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. 2. (Değişik: 21/3/2018-7103/12 md.) Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin veya elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlendiğinin tespiti ya da bu belgelerin bu Kanunun 227 nci maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde, her bir belge için bir takvim yılında ilk tespitte 10.000 (14.000 TL) Türk lirası, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlarda özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümleler:28/7/2024-7524/11 md.) Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir ancak bu tespit, bu bent uyarınca kesilecek ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilir. Bu bent kapsamındaki belgelerin düzenlenmediğinin belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde idareye bildirilmesi durumunda, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgeler yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlendiğinin belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından beş iş günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda, söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu bentte yer alan cezalar altı kat olarak uygulanır. Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için 1 milyon (1.400.000 TL) Türk lirasını, bir takvim yılı içinde ise 10 milyon (14.000.000 TL) Türk lirasını geçemez. 3. (Değişik:28/7/2024-7524/11 md.) 232 nci maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılanlar dışında kalan kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde bunlara her bir belge için 5.000 (8.700 TL) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı için 50.000 (87.000 TL) Türk lirasını geçemez. Şu kadar ki, bu bent kapsamındaki kişiler tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken tarihi takip eden beş iş günü içerisinde belgenin düzenlenmediğinin idareye bildirilmesi durumunda, bunlar adına özel usulsüzlük cezası kesilmez. 4. (Değişik: 25/5/1995-4108/8 md.) Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri ile Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; işyerinde bulundurulmaması, bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halleri ile vergi kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespit için 10.000. 000 (3.000 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. 5. (Mülga: 16/7/2004-5228/60 md.) 6. (Değişik: 25/5/1995-4108/8 md.) Bu Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve standartlara uymayanlara 65.000 (110.000 TL) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. 7. (Ek: 25/5/1995-4108/8 md.) Bu Kanunun 8 inci maddesinin son fıkrası uyarınca getirilen mecburiyete uymaksızın işlem yapanlara her bir işlem için 10.000.000 (3.500 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. 8. (Ek: 22/7/1998-4369/12 md.) (Değişik birinci cümle:14/10/2021-7338/40 md.) Belge basımı ile ilgili bildirim görevini belirlenen sürede yerine getirmeyen ya da bildirimi eksik veya hatalı yapan matbaa işletmecilerine 1.400 (11.700) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. (Ek cümle:14/10/2021-7338/40 md.) Bildirim görevinin belirlenen sürede yerine getirilmemesi durumu ile bildirimin eksik veya hatalı yapılması durumunda kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası, bildirimin belirlenen sürenin sonundan başlayarak 30 gün içinde yapılması ya da eksik veya hatalı yapılan bildirimin aynı süre içerisinde tamamlanması veya düzeltilmesi durumunda 1/2 oranında uygulanır. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/11 md.) Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 114.000 TL (2.200.000)’yi aşamaz. 9. (Ek: 22/7/1998-4369/12 md.) 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla (yazı, manyetik ortam, disket, mikrofilm, mikro fiş gibi) ve zamanlarda yerine getirmeyenler hakkında 75.000.000 lira (15.000 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler, ödedikleri ceza için fiilleri ile ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler. 10. (Ek: 22/7/1998-4369/12 md.) Bu Kanununun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına 15.000 (26.000) Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. 11. (Ek:14/10/2021-7338/40 md.) Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporunun aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen sürede ibraz edilmemesi durumunda, tasdik raporu ibraz şartı getirilen mükellef adına 50.000 (400.000) Türk lirasından az ve 500.000 (4.000.000) Türk lirasından fazla olmamak üzere, yararlanılması tasdik raporunun ibrazı şartına bağlanan tutarın %5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. b) Veraset ve intikal vergisine;
Danıştay 3. Daire, E. 2019/7000, K. 2022/3174Kaynağı aç
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/7000 E.  ,  2022/3174 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/7000 Karar No : 2022/3174 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI) Tasfiye Halinde …Yat İmalat Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. … 2- (DAVALI) …Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K….sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının 2012 yılında bir kısım mal ve hizmet satışlarını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi kapsamında olmayan kazancını istisna olarak değerlendirdiği, 2012 geçici vergi dönemlerinde ödediği vergi tutarı 383.267,13 TL olduğu halde, kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edilecek vergi tutarın 468.535,76 TL olarak beyan ettiği yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılı için re’sen salınan bir vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 2012 yılında ……firmasıyla yaptığı sözleşmeye konu yat inşası işinin tamamının yurt içinde yapıldığı sonucuna varılarak yurt dışında yapıldığı iddia edilen kısımlar için kurumlar vergisi beyannamesinde istisna konusu edilen 2.245.873,50 TL ile …Ltd. ile yapılan sözleşmeye konu yat inşasının 2012 yılında bitirildiği sonucuna ulaşılarak 2013 yılında düzenlenen 942.679,78 TL tutarlı faturanın dönemsellik ilkesine aykırı olarak aynı yıl beyanına yansıtılmak suretiyle haksız olarak istisna konusu edildiğinden bahisle söz konusu tutarların 2012 yılı kurumlar vergisi matrahına eklenmesi suretiyle dava konusu tarhiyatın yapıldığı, …ile yapılan sözleşmede yatın herhangi bir kısmının yurt dışında yapılması gerektiğine dair hüküm bulunmadığı, 29/12/2012 tarihli faturada yapılan işin yatın montaj ve teknik hizmetleri olduğunun belirtildiği, söz konusu firmanın sunduğu 14/11/2012 tarihli yazı ile faturanın uyuşmadığı, söz konusu yazıda SOCHI teknesinin Tuzla'da tüm makine, sıhhi tesisat, elektrik ve boya işlemlerinin, iç mobilya işlerinin ise Rusya'da tamamlanarak Kasım 2012 tarihinde sahibi tarafından teslim alındığının belirtildiği, davacı şirket tarafından da 955.000,00 Euro (2. 245.873,50 TL) tutarlı fatura konusu işin yurt dışında yapıldığı hususu ispat edici vesikalarla ortaya konulamadığından tarhiyatın 2. 245.873,50 TL'nin 2012 yılı kurumlar vergisi beyanında istisna edilen tutarlardan çıkartılarak kurumlar vergisi matrahına eklenmesi suretiyle yapılan kısmında hukuka aykırılık görülmediği, inceleme raporunda, …Ltd. ile imzalanan sözleşme kapsamındaki işin 2012 yılında tamamlandığı ve teslim edildiği ancak faturanın dönemsellik ilkesine aykırı olarak 2013 yılı beyanlarına intikal ettirildiği belirtilmiş ise de bahse konu işin yurtdışında yapılmış olması nedeniyle 5520 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca istisna kapsamında olduğu ve salt faturanın dönemsellik ilkesine aykırı olarak 2013 yılı hesaplarına aktarılması istisna kapsamından çıkarılması sonucunu doğuramayacağından tarhiyatın, yatın 2012 yılında teslim edildiğinin kabul edilerek 2013 yılın kurumlar vergisi beyanında istisna edilen 942.679,78 TL'nin istisna kapsamından çıkarılarak 2012 yılı kurumlar vergisi matrahına eklenmesi suretiyle yapılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının ödemediği geçici vergi tutarını mahsup etmiş olması nedeniyle dava konusu tarhiyatın bu kısmının hukuka aykırı olmadığı, 2012 yılında yapılan işe ilişkin olarak 2013 yılında fatura düzenlediğinden bahisle özel usulsüzlük cezası kesilmişse de, davacının yaptığı işle ilgili olarak 2013 yılında düzenlediği dikkate alındığında, faturanın hiç düzenlenmemiş sayılması suretiyle ceza kesilmesinin hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle tarhiyat azaltılmış, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ……ile yapılan sözleşme kapsamında inşaa edilen yatın imalat montaj teknik hizmeti yurt dışında yapılan onarım ve montaj işi kapsamında olduğundan ve bu işten elde edilen kazanç Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirildiğinden kurumlar vergisinden istisna olduğu, anılan yatın Temmuz 2012'de Türkiye de limandan ayrılarak elektrifikasyon, elektronik, aksesuar, yangın ve soğutma sistemleri gibi işlerin Rusya da tamamlandığı, fatura bilgilerindeki malzeme alışlarının işin yurtdışında tamamlandığını gösterdiği, çalışanların da iş için yurtdışına gönderildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacı şirketin …Management Ltd. için yaptığı ve 2012 yılında tamamlanan işle ilgili faturayı 2013 yılında düzenlediği, fatura tutarının TL karşılığı olan tutarı 2012 yılında değil 2013 yılında beyanlarına aktardığı, 2012 yılına illişkin gelirden kaynaklanan istisna tutarını 2013 beyannamesinde yer alan matrahtan indiremeyeceği, böylece 2013 yılında düzenlenen fatura hiç düzenlenmemiş sayıldığından 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin reddi, davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının 2012 yılında …firmasıyla yaptığı sözleşmeye konu yat inşası işinin tamamının yurt içinde yapıldığı sonucuna varılarak yurt dışında yapıldığı iddia edilen kısımlar için kurumlar vergisi beyannamesinde istisna konusu edilen 2.245.873,50 TL ile …Ltd. ile yapılan sözleşmeye konu yat inşasının 2012 yılında bitirildiği sonucuna ulaşılarak 2013 yılında düzenlenen 942.679,78 TL tutarlı faturanın dönemsellik ilkesine aykırı olarak aynı yıl beyanına yansıtılmak suretiyle haksız olarak istisna konusu edildiğinden bahisle söz konusu tutarların 2012 yılı kurumlar vergisi matrahına eklenmesi, 2012 geçici vergi dönemlerinde ödediği vergi tutarı 383.267,13 TL olduğu halde, kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edilecek vergi tutarının 468.535,76 TL olarak beyan edildiği, ödenen geçici vergi tutarından daha fazlasının mahsup edilmesi mümkün bulunmadığında bu tutarın tenzili gerektiği tespitlerine yer veren …tarih …sayılı vergi inceleme raporuna istinaden dava konusu tarhiyatın yapıldığı, değinilen raporda davacının ……Ltd. ile yaptığı sözleşmede işin 31/07/2012 tarihine kadar bitirilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacı şirket temsilcisinin ifadesi de işin 2012 yılında tamamlandığı yönünde olduğundan 2012 yılında bitirildiği kanaatine varıldığı, davacı şirket temsilcisinin faturanın son hakedişe ait bedel tahsil edilemediğinden faturasının da düzenlenemediğini beyan ettiği, dolayısıyla 2012 yılında tamamlanan iş ile ilgili 401.961,36 Euro tutarlı faturanın dönemsellik ilkesine aykırı olarak 2012 yılı beyanlarına değil 2013 yılı beyanlarına yansıtılmış olup bu faturanın ait olduğu dönem olan 2012 yılı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmesi gerektiği, bahsedilen işle ilgili 2012 yılında fatura düzenlemesi gerekirken yasal süresinde fatura düzenlenmemesi nedeniyle dava konusu özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesinin 5. bendinin uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan şeklinde faturanın malın teslim edildiği tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 353. maddesinin 1. bendinde ise fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağlardan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine her bir belge için, kanunda öngörülen miktardan az olmamak üzere, belgelere yazılması gereken meblağın % 10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; tarhiyata ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Yukarıda yer verilen kanun maddesinde gösterilen azami düzenleme süresine uyulmasının düzenlenen belgenin fatura olarak kabulü için zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Başka bir anlatımla kanunda öngörülen süre geçtikten sonra düzenlenen faturanın geçerli bir fatura olduğunun kabulü mümkün değildir. Olayda, …Ltd. İle imzalanan sözleşme kapsamında yapılan işin tarhiyata dayanak 09/10/2017 tarih 14 sayılı vergi inceleme raporundaki tespitler doğrultusunda 2012 yılında tamamlandığı ve teslim edildiği, 401.961,36 Euro (942.679,78 TL) tutarlı faturanın 02/09/2013 tarihinde tanzim edildiği dikkate alındığında, sözü edilen yasal düzenleme gereğince süresinde düzenlenmeyen faturanın, geçerli olmayacağı ve düzenleyen bakımından fatura vermeme; alan bakımından da fatura almama eylemi teşkil edeceği gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu özel usulsüzlük cezasının Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacı temyiz isteminin reddine, davalı idare temyiz isteminin kısmen reddine, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3.Davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4.Kararın; özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 5.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Fatura Düzenleme Süresi ve Hukuki Sonuçları

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendi gereğince fatura, malın teslimi veya hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre aşılarak tanzim edilen faturalar kanunen hiç düzenlenmemiş kabul edilir. Bununla birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin türü, miktarı, fiyatı, tutarı, satış şekli, mükellefiyet türü veya faaliyet konusunu dikkate alarak yedi günlük süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslimi veya hizmetin ifası anında düzenlenmesi zorunluluğunu getirmeye yetkilidir.

Yasal süreye uyulmuş olması kaydıyla, mal tesliminden sonra düzenlenen faturanın sırf teslim anında düzenlenmediği gerekçesiyle geçersiz sayılması hukuken mümkün değildir. Örneğin alıcısı önceden bilinmeyen ve toplu sevk irsaliyesi ile taşınarak mahallinde satış yapılan işlemlerde, teslim anında fatura düzenlenmemiş olması faturanın kanuni süresinde düzenlenmesi şartıyla fatura düzenlememe fiilini oluşturmaz. Bu durum ancak usulüne uygun sevk irsaliyesi düzenlenmemesi fiili çerçevesinde genel usulsüzlük cezasına konu edilebilir; faturanın hiç düzenlenmediği varsayımıyla özel usulsüzlük cezası kesilemez.

Danıştay 3. Daire, E. 1996/2159, K. 1998/285Kaynağı aç
3. Daire         1996/2159 E.  ,  1998/285 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 1996/2159 Karar No: 1998/285 Temyiz İsteminde Bulunan : Osmangazi Vergi Dairesi Müdürlüğü – BURSA Karşı Taraf : … Vekil : … İstemin Özeti : Davacı şirketin şirkete ait nakil aracıyla üç müşterisine teslim ettiği yağlar için fatura düzenlemediğinin tutanakla tespit edilmesi üzerine adına kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davayı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 231/5. maddesinde, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami on gün içinde düzenleneceğinin hükme bağlandığı, kanunda öngörülen on günlük sürenin tebliğ hükümleri ile kısaltılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle tespitin yapıldığı gün faturaları düzenlediği sabit olan davacı şirket adına tespit anında fatura düzenlenmediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabul ederek kesilen özel usulsüzlük cezasını kaldıran … Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; 173 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca malın teslimi sırasında fatura düzenlenmediği tutanakla tespit edilen davacı şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezasında kanuna aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Toplu sevk irsaliyesi ile pazarlanan emtiaya ilişkin faturaların teslim anında düzenlenmemiş, ancak on günlük yasal süre içerisinde düzenlenmiş olması fatura düzenlememe fiilini değil, usule aykırı sevk irsaliyesi düzenleme fiilini oluşturur. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin 1. bendinde yer almayan sözkonusu fiil için özel usulsüzlük cezası kesilmesinde yasal isabet bulunmadığından mahkeme kararı sonucu itibariyle yerindedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : Dosyada; davacı şirket adına,173 sayılı VUK. Genel Tebliğine aykırı olarak satış anında fatura düzenlememesi sebebiyle kesilen özel usulsüzlük cezasına ait işlemi iptal eden Vergi Mahkemesi kararının temyizen bozulması istenilmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 4008 sayılı Kanunla değişik şeklinin 1 inci bendinde; verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan herbirine, her fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için 1.000.000 Liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın yüzde yirmibeşi nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi öngörülmüştür. Anılan Kanunun 231. maddesinin 5 inci fıkrasında da,"faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami on gün içinde düzenleneceği; bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Görüldüğü üzere; Kanun, mükelleflere, faturanın düzenlenmesi için, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren on günlük bir süre tanımaktadır. Mükellefler, sözkonusu haklarını kullanarak, anılan on günlük süre içerisinde olmak kaydıyla, faturalarını herhangi bir tarihte düzenleyebilirler. Ayrıca; Kanun, bu sürenin artırılması veya azaltılması ya da faturanın belli tarihte düzenlenmesinin zorunlu kılınması konusunda idareye düzenleme yapma yetkisi de vermiş değildir. Bu bakımdan; 173 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (c) bendinin (a) paragrafında yer alan ve toplu sevk irsaliyesine konu emtianın satışı anında fatura düzenleme zorunluluğu öngören düzenlemenin, mükelleflere Vergi Usul Kanununun 231 inci maddesinin 5 inci fıkrasında fatura düzenleme konusunda tanınan süreyi kaldırması ve öngörülen süre içerisinde fakat satış anından sonra düzenlenen faturanın hiç düzenlenmemiş sayılmasını gerektirmesi olanaklı bulunmamaktadır. Genel Tebliğin anılan düzenlemesinde öngörülen koşula uyulması; Vergi Usul Kanununun 230 uncu maddesinin 5 inci fıkrasına göre her alıcıya gönderilen emtia için ayrıca düzenlenmesi asıl olan sevk irsaliyesinin, mükelleflerin kendi araçları ile nakledilen ve alıcıları ile alacakları miktarları belli olmayan emtianın tamamı için topluca düzenlenmesi halinde geçerli olabilmesi için gereklidir. Başka anlatımla; toplu sevk irsaliyesi ile pazarlanan emtianın satışı anında fatura düzenlenmemiş olması, fatura düzenlememe eylemini değil, sevk irsaliyesi düzenlememe ya da usulüne aykırı sevk irsaliyesi düzenleme eylemini oluşturur. Bu eylem ise, Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin dava konusu ceza kesme işlemine dayanak alınan 1 inci bendinde sayılan eylemlerden değildir. Olayda; davacı şirketin, yoklama anından sonra, aynı tarihte ve on günlük süre içerisinde fatura düzenlediğinde ihtilaf bulunmadığından, fatura düzenlememe eylemi gerçekleşmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere; satış anında fatura düzenlenmemek suretiyle davacı şirket tarafından yapılan eylem, Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 1 inci bendinde sayılan eylemlerden olmadığından, anılan bent hükmünün, bu eylem sebep gösterilerek uygulanması da mümkün değildir. Dolayısıyla; dava konusu ceza kesme işlemi, sebep unsuru yönünden açıkça hukuka aykırı bulunmaktadır. Bu yüzden, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar,Vergi Mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir. Açıklanan nedenle,temyiz isteminin reddinin gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin 4008 sayılı kanunun 17. maddesiyle değişen 1. bendinde; verilmesi ve alınması icabeden faturayı vermeyen ve almayanlardan herbirine her fatura için 1.000.000.- liradan aşağı olmamak üzere faturaya yazılması gereken meblağın yüzde yirmibeşi oranında özel usulsüzlük cezası kesileceği, aynı Kanunun 231. maddesinin 5. bendinde de, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami on gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan, anılan Kanunun mükerrer 257. maddesi ile Maliye Bakanlığı, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgelere ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya, bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya ve kaldırmaya yetkili kılınmış olup, bu yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığınca çıkarılan 173 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin C bendinde; alıcıların kimler olacağı ve ne miktarda mal alacakları belli olmayan ve alıcılara işyerlerinde teslim edilmek üzere satıcı tarafından kendi nakil aracı ile mal gönderilmesi durumunda, nakil aracına yüklenen tüm mallar için tek bir sevk irsaliyesi düzenlenebileceği, sevk irsaliyesine müşterinin adı, adresi bölümüne "Muhtelif Müşteriler" ibaresi ile nakil aracının plaka numarası, sürücünün veya araçta bulunan satışa yetkili kişinin adının yazılacağı, bu tür sevk irsaliyesi ile teslim edilen malların faturalarının da malın teslimi anında düzenleneceği ve bu faturalara sevk irsaliyesinin numarasının kaydedileceği, ayrıca, her satış için sevk irsaliyesi düzenlenmeyeceği, ancak faturaya işyerinde teslim edildiğine ilişkin şerh verileceği öngörülmüştür. Kanunun Maliye Bakanlığına tanıdığı yetkiye dayanılarak yükümlüler yönünden uygulamayı kolaylaştırmak amacıyla getirilen, ayrı ayrı isme düzenlenmeyen "Muhtelif Müşteriler"ibareli toplu sevk irsaliyesi ile mal hareketlerinin izlenebilmesinin, faturanın, on günlük yasal süre beklenilmeksizin malın teslimi anında düzenlenmesi koşuluyla mümkün olabileceği açıktır. Ancak, sözkonusu Tebliğ ile on günlük fatura düzenleme süresi kısaltılamayacağı gibi, malın tesliminden sonra düzenlenen faturanın, yasada öngörülen süre içinde düzenlenmiş olması koşuluyla hiç düzenlenmemiş sayılması da mümkün değildir. Bu nedenle alıcısı belli olmayan, toplu sevk irsaliyesi ile taşınarak mahallinde satış yapılan durumlarda teslim anında fatura düzenlenmemiş olması fatura düzenlememe fiilini değil, usulüne uygun olarak sevk irsaliyesi düzenlememe fiilini oluşturur. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından üç ayrı müşterisine yapmış olduğu yağ satışlarına ilişkin faturaların, mal tesliminden sonra, aynı tarihte ve on günlük yasal süre içinde düzenlendiği anlaşıdığından davacı şirket adına faturaların hiç düzenlenmediği kabul edilerek özel usulsüzlük cezası kesilmesinde yasal isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, on günlük sürede düzenlemekle birlikte, teslim anında fatura düzenlememek suretiyle usulüne uygun olarak sevk irsaliyesi düzenlememiş olan davacı şirketin işlediği fiil usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren fiili oluşturduğundan, mahkemece, on günlük yasal süre içinde düzenlenen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle kesilen cezanın kaldırılması yolunda verilen karar sonucu itibariyle yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine 5.2.1998 gününde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. A Y R I Ş I K O Y X-Temyiz isteminin, mahkeme kararının dayandığı gerekçeler nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile kararın gerekçesine katılmıyorum.

Özel Usulsüzlük Cezası ve Uygulama Esasları

Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzunun verilmemesi, alınmaması ya da kanunun 227, 231 ve 234. maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması hâllerinde, belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanlar adına ceza tatbik edilir. Bu kapsamda her bir belge için kanunda öngörülen miktardan az olmamak üzere belgelere yazılması gereken meblağın yüzde 10'u oranında özel usulsüzlük cezası kesilir.

Özel usulsüzlük cezası her bir belge için ayrı ayrı uygulanır. Yapılan tek bir tespitte aynı türden birden fazla belgenin düzenlenmediği ortaya konulsa dahi ceza her belge için müstakilen hesaplanır; fakat bu durum sonraki tespit basamağının belirlenmesinde bir adet tespit sayılır. Ayrıca bir takvim yılı içinde her bir belge türüne ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezalarının toplamı kanunda belirlenen azami yıllık tavanı aşamaz.

Alıcının Bildirimi ve Cezanın Katlanarak Kesilmesi

Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, faturanın düzenlenmediğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce ve belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içinde bildirilmesi durumunda alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmez.

Alıcının yasal süresi içindeki bu bildirimi üzerine faturayı düzenlemekle yükümlü olan satıcı adına kesilecek özel usulsüzlük cezası üç kat olarak tatbik edilir. Fatura yerine Vergi Usul Kanunu kapsamında bulunmayan belgeler düzenlenmişse belgeyi düzenlemek zorunda olanlar adına özel usulsüzlük cezası iki kat olarak kesilir. Kanun kapsamındaki belgelerin yerine Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlendiği alıcı tarafından beş iş günü içinde idareye bildirilirse düzenleyenler adına cezalar altı kat olarak uygulanır.

Geç Faturada Yargı İçtihatları ve Hukuki Uyuşmazlıklar

Faturanın yasal yedi günlük süre geçtikten sonra düzenlenmesi durumunda özel usulsüzlük cezası kesilip kesilemeyeceği konusunda yargı kararlarında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1617, K. 2024/529 sayılı kararında ve E. 2020/1199, K. 2022/239 sayılı kararında; Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendinde faturanın süresinde düzenlenmemesine bağlanan hiç düzenlenmemiş sayılma kuralı için madde hükmünde herhangi bir cezai yaptırım öngörülmediğini vurgulamıştır. Kurul, faturanın yasal süresinden sonra düzenlenmesi nedeniyle hiç düzenlenmemiş sayılması hâlinde değil, faturanın fiilen hiç verilip alınmamış olması durumunda özel usulsüzlük cezası kesilebileceğini; fiilen geç de olsa düzenlenmiş faturaların varlığı hâlinde VUK m. 353/1 uyarınca özel usulsüzlük cezası uygulanamayacağını kabul etmiştir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1199, K. 2022/239Kaynağı aç
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/1199 E.  ,  2022/239 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2020/1199 Karar No : 2022/239 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – … (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : …Turizm Kuyumculuk İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU :… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, aracılık ve konaklama hizmetlerine ilişkin olarak düzenlemesi gereken faturaların süresinden sonra geriye dönük olarak düzenlediğinin şirket çalışanı nezdinde tutulan 22/08/2014 ve 03/09/2014 tarihli tutanaklar ile tespit edildiğinden bahisle 2014 yılına ilişkin on beş adet faturanın her biri için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesinin (5) numaralı bendinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirketin muhasebe yetkilisi olduğu belirtilen …nezdinde düzenlenen … tarih ve … sayılı tutanak ile davacının aracılık ve konaklama hizmeti verdiği muhtelif firmalar için düzenlemesi gereken faturaların bir kısmını düzenlemediği hususu tespit edilmiştir. Aynı kişi nezdinde düzenlenen … tarih ve … ila …sayılı tutanaklarla ise davacının daha önce düzenlemediği tespit edilen faturaları, fatura düzenleme süresinden sonra geriye dönük olarak düzenlediği tespit edilmiştir. Yukarıda anılan tutanaklarda söz konusu faturaların hangi tarihte geriye dönük olarak düzenlendiğine ilişkin herhangi bir tespite yer verilmemiştir. Öte yandan söz konusu tutanaklar davacı şirketin kanuni temsilcisi tarafından imzalanmamıştır. Bu durumda anılan tutanaklara itibar edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Kaldı ki, Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesinin (5) numaralı bendinde, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı belirtilmiş ancak belirtilen süre içinde düzenlenmeyen faturalar yönünden herhangi bir cezai yaptırım öngörülmemiştir. Aynı Kanun'un 353. maddesinde de 231. maddenin (5) numaralı bendi uyarınca düzenlenmemiş kabul edilen belgeler için özel usulsüzlük cezası kesileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, 213 sayılı Kanun'un (5) numaralı bendinde belirtilen süreden sonra geriye dönük olarak fatura düzenlendiğinden bahisle aynı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk görülmemiştir. Mahkeme bu gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2016/7839, K:2019/2792 sayılı kararı: Olayda, özel usulsüzlük cezası kesilmesine dayanak gösterilen her iki tutanakta da muhasebe yetkilisi olarak imzası bulunan kişi, davacı şirketin yetkili adamı olup nezdinde tutulan tutanaklara itibar edilmeyeceği yolundaki yargıda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. 213 sayılı Kanun'da gösterilen azami düzenleme süresine uyulmasının düzenlenen belgenin fatura olarak kabulü için zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Başka bir anlatımla değinilen süre geçtikten sonra düzenlenen faturanın geçerli bir fatura olduğunun kabulü mümkün değildir. Kanun'da öngörülen sürede düzenlenmeyen faturanın, geçerli olmayacağı ve düzenleyen bakımından fatura vermeme, alan bakımından da fatura almama eylemi teşkil edeceğine ise kuşku yoktur. Bu sebeple, davacı tarafından faturaların hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren yedi günlük süre içinde düzenlenip düzenlenmediği hususu araştırılarak yeniden karar verilmek üzere temyiz istemine konu kararın bozulması gerekmiştir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Mahkeme, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu özel usulsüzlük cezalarının hukuka uygun olarak kesildiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu cezalarının kesilmesine dayanak gösterilen her iki tutanakta da muhasebe yetkilisi olarak imzası bulunan kişi davacı şirketin yetkili adamı sayılacağından Mahkemenin şirketin kanuni temsilcisi tarafından imzalanmayan tutanaklara itibar edilmeyeceği yönündeki gerekçesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Ancak Mahkemenin, dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı yönündeki gerekçeyle verdiği ısrar kararına yönelik olarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararına davalı tarafından yöneltilen temyiz isteminin REDDİNE, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. X – KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1617, K. 2024/529Kaynağı aç
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1617 E.  ,  2024/529 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1617 Karar No : 2024/529 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – … (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Nakliye İnşaat Taahhüt Turizm Gıda Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU:… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İnşaat taahhüt işiyle iştigal eden davacı adına, teslim ettiği konutlar için teslim tarihinden itibaren yedi gün geçtikten sonra fatura düzenlemesi nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca 2012 ve 2013 yılları için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Davacı, taşınmazlarının bir kısmını 01/12/2013 tarihli konut teslim tutanağı ile alıcılara teslim etmiş ve bu taşınmazlar için vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği 01/12/2013 tarihinden sonra 31/12/2013 tarihinde fatura düzenlemiştir. Taşınmazlarının bir kısmını ise 15/02/2012 tarihli konut teslim tutanağı ile alıcılara teslim etmiş ve bu taşınmazlar için vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği 15/02/2012 tarihinden sonra 01/03/2012 tarihinde fatura düzenlemiştir. Davacı adına, süresinden sonra fatura düzenlediğinden bahisle dava konusu özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan halinde, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için kanunda öngörülen miktardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği düzenlenmiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının değerlendirilmesinden, faturanın yasal süresinden sonra verilip alınması fiilinin mevcudiyeti halinde değil, faturanın hiç verilip alınmaması fiilinin mevcudiyeti halinde özel usulsüzlük cezası kesilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, idari cezalar için de geçerli olan, fiilin tüm unsurları tamam olmadan faile ceza kesilemeyeceği yönündeki ceza hukuku ilkesi gereğince, faturanın verilmediği, alınmadığı ya da gerçek meblağdan farklı meblağa yer verildiği yolunda yasanın aradığı anlamda ve olay anında yapılmış tespit olmaksızın özel usulsüzlük cezası kesilemeyecektir. Bu hususlar dikkate alındığında, davacı tarafından yasal süresinden sonra da olsa fatura düzenlendiğinden, dava konusu özel usulsüzlük cezalarında yasal isabet bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle özel usulsüzlük cezalarını kaldırmıştır. Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 22/02/2022 tarih ve E:2018/1115, K:2022/611 sayılı kararı: Davacı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında edindiği ve …, …, …, …, …, … ile arsa sahibi … adlı kişilere 15/02/2012 tarihinde teslim ettiği konutlar için 01/03/2012 tarihinde fatura düzenlemiştir. …, …, …, …, …, …, … ile arsa sahibi … adlı kişilere 01/12/2013 tarihinde teslim ettiği konutlar için ise 31/12/2013 tarihinde fatura düzenlemiştir. Davacının faturaları teslim tarihlerinden itibaren yedi gün içinde düzenlememesi nedeniyle faturaların hiç düzenlenmemiş sayıldığından bahisle dava konusu cezaların kesildiği anlaşılmıştır. Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, faturanın malın teslim edildiği tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı belirtilmiştir. Anılan kanun maddesinde öngörülen azami düzenleme süresine uyulmasının düzenlenen belgenin fatura olarak kabulü için zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, kanunda öngörülen süre geçtikten sonra düzenlenen faturanın geçerli bir fatura olduğunun kabulü mümkün değildir. Olayda, davacının arsa sahiplerine teslimlerinin ticari amaçlı olmaması nedeniyle fatura düzenleme zorunluluğu bulunmadığından mahkeme kararının arsa sahiplerine yapılan teslimlerden kaynaklanan cezaların kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. Öte yandan, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında edinilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere teslimi için konut teslim tutanaklarının tanzim edildiği tarihten yedi günlük süre geçtikten sonra fatura düzenlendiği hususunun ortaya konulduğu ve yukarıda sözü edilen yasal düzenleme gereğince süresinde düzenlenmeyen faturanın geçerli olmayacağı ve düzenleyen bakımından fatura vermeme; alan bakımından da fatura almama eylemi teşkil edeceği göz önünde bulundurulduğunda, üçüncü kişilere yapılan teslimlerden kaynaklanan özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle, temyize konu kararın, mahkeme kararının üçüncü kişilere yapılan teslimlerden kaynaklanan cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. Daire, bu gerekçeyle temyize konu kararın, mahkeme kararının üçüncü kişilere yapılan teslimlerden kaynaklanan cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasını bozmuş; mahkeme kararının arsa sahiplerine yapılan teslimlerden kaynaklanan cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemini reddetmiştir. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Cezai yaptırıma bağlanmış olan bir fiilin tüm unsurları ile gerçekleştiği saptanmadıkça ceza uygulanamayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi idari cezalar için de geçerli bulunduğundan, Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için fıkrada sayılan belgelerin verilmediğinin, alınmadığının veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiğinin ve bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların hukuken geçerli bir şekilde tespit edilmiş olması zorunludur. Her ne kadar Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içerisinde düzenlenmesi gerektiği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı belirtilmişse de bu madde hükmünde herhangi bir cezai yaptırım öngörülmemiştir. 213 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan 353. maddesinde de, düzenlenmiş olmakla beraber Kanun'un 231. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi uyarınca hiç düzenlenmemiş kabul edilen belgeler için de özel usulsüzlük cezası uygulanacağına ilişkin bir ifadeye yer verilmemiştir. Bu durumda, olay tarihinde yürürlükte olan yasal düzenlemelere göre, faturanın yasal süresinden sonra düzenlenmesi nedeniyle hiç düzenlenmemiş sayılması halinin değil, faturanın hiç verilip alınmamış olması fiilinin mevcudiyeti halinde özel usulsüzlük cezası kesilebileceğinden ve uyuşmazlıkta yasal süresinden sonra da olsa düzenlenmiş faturaların varlığı davalı idarece tespitli olduğundan, davacının üçüncü kişilere yapılan konut teslimleri için yasal süresinden sonra fatura düzenlediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk görülmemiştir. Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre, yedi günlük yasal süre içinde düzenlenmeyen fatura hiç düzenlenmemiş sayılacağından davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2-… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X – KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Buna karşılık Danıştay 3. Dairesi, E. 2018/1115, K. 2022/611 sayılı kararında, faturanın kanunda öngörülen azami düzenleme süresi geçtikten sonra düzenlenmesi hâlinde geçerli bir fatura sayılamayacağını, bu fiilin düzenleyen yönünden fatura vermeme, alan yönünden ise fatura almama eylemini oluşturduğunu ve özel usulsüzlük cezası gerektirdiğini ifade etmiştir. Ancak bu yaklaşım Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca benimsenmemiştir. Kanunun 353. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ve kanunun 231. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılan belgeleri açıkça ceza kapsamına alan kanuni düzenleme ile yargı kararlarındaki dönem koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Danıştay 3. Daire, E. 2018/1115, K. 2022/611Kaynağı aç
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2018/1115 E.  ,  2022/611 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2018/1115 Karar No : 2022/611 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Nakliye İnşaat Taahhüt Turizm Gıda Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İnşaat taahhüt işiyle iştigal eden davacının, teslim ettiği konutlar için teslim tarihinden itibaren yedi gün içinde fatura düzenlememesi nedeniyle adına 2012 ve 2013 yılları için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin bir kısım taşınmazlarını, 15/02/2012 ve 01/12/2013 tarihli konut teslim tutanakları ile alıcılara teslim ettiği halde faturaları yedi gün geçtikten sonra 01/03/2012 ve 31/12/2013 tarihlerinde düzenlendiğinden bahisle hiç düzenlenmemiş kabul edilerek özel usulsüzlük cezası kesildiğinin anlaşıldığı olayda, 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinde hiç fatura düzenlenmemiş olması halinde özel usulsüzlük cezası kesilebileceğinin düzenlendiği, yasal süresinden sonra da olsa düzenlenmiş ve alınmış faturanın varlığı idare tarafından da tespit edildiğinden kesilen cezada hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ceza kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazların teslim tarihinden itibaren yedi gün içinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş kabul edilmesinin 213 sayılı Kanunun 231. maddesinin 5. bendi gereği olduğu, taşınmaz satışı için fatura düzenlenmediğinden özel usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında edindiği ve …, …, …, …, …, … ve arsa sahibi … adlı kişilere 15/02/2012 tarihinde teslim edilen konutlar için 01/03/2012 tarihinde; …, …, arsa sahibi …, …, …, …, … ve … adlı kişilere 01/12/2013 tarihinde teslim edilen konutlar için 31/12/2013 tarihinde fatura tanzim edildiği, teslim tarihinden itibaren yedi gün içinde fatura düzenlenmemesi nedeniyle hiç düzenlenmemiş olduğundan bahisle dava konusu cezanın kesildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesinin 5. bendinde faturanın malın teslim edildiği tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 353. maddesinin 1. bendinde ise fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağlardan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine her bir belge için, kanunda öngörülen miktardan az olmamak üzere, belgelere yazılması gereken meblağın % 10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen kanun maddesinde gösterilen azami düzenleme süresine uyulmasının düzenlenen belgenin fatura olarak kabulü için zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Başka bir anlatımla kanunda öngörülen süre geçtikten sonra düzenlenen faturanın geçerli bir fatura olduğunun kabulü mümkün değildir. Olayda, davacının arsa sahiplerine teslimlerinin ticari amaçlı olmadığı dikkate alındığında, fatura düzenleme zorunluluğu bulunmadığından dava konusu cezanın, arsa sahiplerine yapılan teslimlerden kaynaklanan kısmının Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. Öte yandan, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında edinilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere teslimi için konut teslim tutanakları tanzim edildikten sonra fatura düzenlendiği hususunun ortaya konulduğu ve yukarıda sözü edilen yasal düzenleme gereğince süresinde düzenlenmeyen faturanın, geçerli olmayacağı ve düzenleyen bakımından fatura vermeme; alan bakımından da fatura almama eylemi teşkil edeceği gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu özel usulsüzlük cezasının üçüncü kişilere teslimine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediğinden dava konusu cezanın, üçüncü kişilere yapılan teslimlerden kaynaklanan kısmının Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu özel usulsüzlük cezasının, üçüncü kişilere yapılan teslimlerden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Kararın; dava konusu özel usulsüzlük cezasının, arsa sahiplerine yapılan teslimlerden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 22/02/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla kararın bozulmasına ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyorum.

Diğer taraftan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri kapsamında arsa sahiplerine yapılan konut veya iş yeri teslimlerinin ticari amaç taşımadığı durumlarda satıcının fatura düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Danıştay 3. Dairesinin E. 2018/1115, K. 2022/611 sayılı kararı doğrultusunda, ticari amaç taşımayan bu teslimler sebebiyle mükellefler adına özel usulsüzlük cezası kesilmesi hukuka aykırıdır.

İdari Ceza İlkeleri ve Tutanakların Hukuki Geçerliliği

İdari para cezalarında fiilin bütün kurucu unsurlarıyla gerçekleştiği açıkça kanıtlanmadıkça ceza uygulanamayacağı genel ceza hukuku prensibidir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E. 2022/1617, K. 2024/529 sayılı ilamında belirtildiği üzere, özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için faturanın verilmediğinin, alınmadığının ya da gerçek tutardan farklı düzenlendiğinin ve yükümlülerin hukuken geçerli somut tespitlerle ortaya konulması şarttır.

Vergi cezasına dayanak teşkil eden tutanakların düzenlenme şekli ve imzacıları ispat hukuku bakımından belirleyicidir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E. 2020/1199, K. 2022/239 sayılı kararı uyarınca, tutanakta muhasebe yetkilisi olarak imzası bulunan kişi davacı şirketin yetkili adamı sayılır. Bu sebeple şirketin kanuni temsilcisi tarafından imzalanmayan tutanaklara itibar edilmeyeceği yönündeki gerekçede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Ceza İhbarnamesinin Şekil Şartları ve Vergilendirme Dönemi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 366. maddesi gereğince kesilen vergi cezaları muhataplarına ceza ihbarnamesi ile tebliğ olunur. Bu ihbarnamede mükellef ve olay bilgileri, ilgili kanun maddeleri, fiilin ilişkin bulunduğu vergilendirme veya hesap dönemi, cezanın hesabı ve miktarı ile dava açma süresinin gösterilmesi zorunludur.

Danıştay 3. Daire, E. 2020/3506, K. 2021/1328Kaynağı aç
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/3506 E.  ,  2021/1328 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2020/3506 Karar No : 2021/1328 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Nakliye ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2007 yılının Kasım ve Aralık ile 2008 yılının Haziran ve Eylül dönemlerinde geçici ihracat beyannamesi ile yurt dışı edilen otuzbeş adet araca ait faturaların, araç tescillerinin silindiği tarihlerden itibaren yasal süresi geçtikten sonra düzenlediği yönünde tespitler içeren basit rapora dayanılarak 2012 yılının Mart dönemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 2007 yılının Kasım ve Aralık ile 2008 yılının Haziran ve Eylül dönemlerinde geçici ihracat beyannamesi ile yurt dışı edilen otuzbeş adet aracın trafik tescilleri 22/04/2011, 03/05/2011 ve 10/05/2011 tarihlerinde silinmiş olmasına karşın fatura düzenlenmesi için gerekli olan teslim şartının, kesin ihracatın yapıldığı 2012 yılının Mart döneminde gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden trafik tescil kayıtlarının silinme tarihleri esas alınmak suretiyle kesilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu özel usulsüzlük cezası kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 2007 ve 2008 yıllarında geçici ihracat beyannamesiyle yurtdışı ettiği otuzbeş adet aracın tescillerinin 2011 yılında silinmesine rağmen yasal süresi içerisinde fatura düzenlemediği ileri sürülerek kararın bozulması istenmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacının 2007 ve 2008 yıllarında geçici ihracat beyannamesiyle yurtdışı ettiği otuzbeş aracın trafik tescil kayıtlarının 2011 yılı içerisinde silindiği, 29/03/2012 tarihinde düzenlenen gümrük beyannamesiyle kat'i ihracatı gerçekleşen araçlara ilişkin aynı tarihte satış faturalarının tanzim edildiği ancak, araçların trafik tescil kayıtlarının silindiği tarihten itibaren yasal süresinde fatura düzenlenmemesi nedeniyle dava konusu özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Teslim Sayılan Haller" başlıklı 3. maddesinin (c) bendinde, mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışlarda zilyetliğin devrinin teslim hükmünde olduğu hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunun'un 231. maddesinin 5. bendinde faturanın malın teslim edildiği tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, aynı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendinde verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde, bu belgeleri düzenlemek zorunda olanların her birine, her bir belge için bu belgelere yazılı olması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kuralına yer verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesinin (c) bendinde, tescil belgesinin, aracın başkasına satış veya devrine, hurdaya çıkarılmasına veya araçta, yönetmelikte belirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerli sayılacağı, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Tescil Belgesi ve Geçerliliği" başlıklı 32. maddesinin 2. fıkrasında ise aracın başkasına satış veya devri, hurdaya çıkarılması, üzerinde teknik değişiklik yapılması ve kullanım amacının değişmesi hallerinde aşağıdaki hükümler saklı kalmak üzere tescil belgesinin geçersiz sayılacağı düzenlemesi bulunmaktadır. Öte yandan, 213 sayılı Kanun'un ''Ceza İhbarnamesi'' başlıklı 366. maddesinde, kesilen vergi cezalarının ilgililere ceza ihbarnamesi ile tebliğ olunacağı, ceza ihbarnamelerinde ihbarnamenin sıra numarası, tanzim tarihi, ilgililerin soyadı, adı ve unvanı, varsa mükellef numarası (mükellef hesap numarası), ilgilinin açık adresi, kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller bildirmek suretiyle olayın izahı, olayın ilgili bulunduğu vergilendirme veya hesap dönemi, varsa cezanın ilgili bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve numarası, varsa tekerrür ve içtima durumu, vergi cezasının hesabı ve miktarı, vergi mahkemesinde dava açma süresine ilişkin bilgilerin yer alması kural altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, fatura düzenlenmesi için gerekli teslim şartının en geç araçların trafik tescil kayıtlarının silindiği tarihte gerçekleşmiş olacağı sonucuna varılmakta ise de dava konusu özel usulsüzlük cezasının dayanağı … tarih ve … sayılı Basit Rapor'da, faturaların, trafik tescil kayıtlarının silindiği 22/04/2011, 03/05/2011 ve 10/05/2011 tarihlerinden itibaren 213 sayılı Kanun'da belirlenen sürede tanzim edilmediği belirtilmesine karşın ihbarnamede cezanın döneminin 2012 yılının Mart dönemi olarak gösterilmesi söz konusu cezayı hukuka aykırı kılacağından işin esası incelenerek kaldırılmasına ilişkin vergi mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 16/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)- KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen vergi mahkemesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

İhbarnamede fiilin işlendiği gerçek dönem yerine başka bir vergilendirme döneminin yazılması işlemi sakatlar. Danıştay 3. Dairesinin E. 2020/3506, K. 2021/1328 sayılı kararında vurgulandığı üzere, ceza inceleme raporunda faturanın düzenlenmediği belirtilen fiil tarihleri yerine ihbarnamede bütünüyle farklı bir vergilendirme döneminin gösterilmiş olması kesilen cezayı hukuka aykırı hale getirir.

Vergi Ziyaı Cezası ile İçtima İlişkisi

Faturanın süresinde kesilmemesi fiili aynı zamanda verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesine veya eksik tahakkukuna yol açmışsa, Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin son fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası ayrıca kesilir. Kanun koyucu bu iki ceza arasında Kanun'un 336. maddesinde yer alan içtima hükmünün uygulanamayacağını açıkça düzenlemiştir. Dolayısıyla özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezası birbirine engel oluşturmaksızın bir arada uygulanır.

Vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan verginin kural olarak bir katı tutarında tatbik edilir. Vergi ziyaına Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi hâlinde bu ceza üç kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde 344 – (Değişik: 22/7/1998-4369/11 md.) (Değişik, birleştirilen birinci ve ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/275 md.) 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır. (Mülga fıkra: 11/8/1999-4444/14 md.) (Ek fıkra:28/7/2024-7524/9 md.) Vergi kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa uyulmaksızın vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım hükmü tatbik edilir. Kaçakçılıkta ceza:

Sık Sorulan Sorular

Fatura en geç kaç gün içinde düzenlenmelidir?

Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde düzenlenmelidir. Bu süre geçtikten sonra düzenlenen faturalar Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hiç düzenlenmemiş sayılır.

Geç düzenlenen fatura için özel usulsüzlük cezası kesilebilir mi?

Bu konuda Danıştay kararlarında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, faturanın süresinden sonra da olsa düzenlenip teslim edildiği hallerde faturanın fiilen hiç verilmemesi koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceğini içtihat etmiştir. Buna karşılık Danıştay 3. Dairesi yasal süreden sonra kesilen faturanın geçersiz olduğunu ve fatura vermeme fiilini oluşturduğunu kabul etmiştir.

Alıcı faturanın düzenlenmediğini bildirirse ceza nasıl uygulanır?

Belgeyi almak zorunda olan taraf, faturanın düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içinde ve idarenin bilgisine girmeden önce bildirimde bulunursa alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmez. Bu bildirim üzerine faturayı düzenlemeyen satıcı adına kesilecek özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır.

Fatura yerine başka bir belge düzenlenirse ceza artar mı?

Evet, fatura yerine Vergi Usul Kanunu kapsamında bulunmayan belgelerin düzenlenmesi halinde ceza satıcı adına iki kat kesilir. Bu usulsüzlüğü alıcının beş iş günü içinde idareye ihbar etmesi durumunda ise satıcıya kesilecek ceza altı kat olarak tatbik edilir.

Aynı anda birden fazla geç fatura tespit edilirse ceza nasıl hesaplanır?

Özel usulsüzlük cezası her bir belge için ayrı ayrı uygulanır. Tek bir tespitte aynı türden birden çok belgenin düzenlenmediği belirlense bile her birine müstakil ceza kesilir; ancak bu işlem sonraki tespit sayısının tayininde tek bir tespit kabul edilir.

Ceza ihbarnamesinde vergilendirme döneminin yanlış yazılması sonucu etkiler mi?

Evet, ceza ihbarnamesinde dayanak raporda gösterilen fiil dönemi yerine farklı bir vergilendirme döneminin yazılması, idari işlemi sakatlar ve Danıştay kararları uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptalini gerektirir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu