Tam ve Dar Mükellefiyet Kapsamında Vergilendirme Esasları
Türkiye'de yerleşmiş olan ve bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturan gerçek kişiler tam mükellef kabul edilir. Gelir Vergisi Kanunu'nun 3 ve 4. maddeleri gereğince tam mükellef gerçek kişiler, Türkiye içinde ve Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilir. Türkiye'de yerleşmiş olmayan dar mükellef gerçek kişiler ise yalnızca Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergiye tabi tutulur. Bu ayrım, yurt dışında yat işletmeciliği ve charter faaliyeti yürüten kişilerin tabi olacağı temel vergi rejimini belirler.
Tüzel kişi yat işletmeleri bakımından mükellefiyet türü, kanuni veya iş merkezinin bulunduğu konuma göre tespit edilir. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca, kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan kurumlar tam mükellef sayılarak gerek Türkiye'de gerekse yurt dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilir. Kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayan kurumlar dar mükellef statüsündedir ve yalnızca Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden kurumlar vergisine tabi kılınır.
Dar mükellefiyete tabi mükelleflerin ticari kazançlarının Türkiye'de elde edilmiş sayılması belirli yasal şartlara bağlanmıştır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca dar mükelleflerin ticari kazançlarının Türkiye'de elde edilmiş sayılması için kazanç sahibinin Türkiye'de işyerinin bulunması veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde ya da bu temsilciler vasıtasıyla sağlanmış olması zorunludur.
Yat Charter Gelirinin Hukuki Niteliği ve Safi Kazanç Tespiti
Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesi uyarınca her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançlar ticari kazanç sayılmaktadır. Bir yatın organize, devamlı ve gelir elde etme gayesiyle charter faaliyetinde işletilmesi halinde elde edilen kazanç ticari kazanç niteliğindedir; bu kapsamda süreklilik arz eden charter faaliyetleri arızi işlemlerden ayrılır.
Charter operasyonlarının sermaye şirketleri veya kurumlar tarafından yürütülmesi halinde Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6. maddesi işletilir. Bu hükme göre kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri tatbik edilir.
Gerçek Kişilerde Yurt Dışı Vergi Mahsubu ve Tevsik Koşulları
Tam mükellefiyete tabi gerçek kişilerin yabancı memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan mahallinde ödedikleri benzeri vergiler, Gelir Vergisi Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinin yurt dışı kazançlara isabet eden kısmından mahsup edilir. Kanunun 123. maddesi gereğince mahsup edilecek miktar, Türkiye'de bu kazançlara isabet eden vergi tutarından fazla olduğu takdirde aradaki fark dikkate alınmaz ve Türkiye'de fazla ödenen yabancı vergi için iade imkanı doğmaz.
193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. 123Kaynağı aç
Yabancı memlekette ödenen verginin Türkiye'de mahsup konusu yapılabilmesi için iki temel şart aranır: Yabancı ülkede ödenen verginin gelir üzerinden alınan şahsi bir vergi olması ve verginin ödendiğinin yetkili makamlardan alınan, mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgelerle tevsik edilmesi şarttır.
Gelir vergisinde tevsik belgeleri taksit zamanına kadar temin edilememişse, Gelir Vergisi Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca yabancı memlekette elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden vergi kısmı bir yıl süreyle ertelenir. Aranan belgeler bu süre zarfında vergi dairesine ibraz edildiği takdirde vergi tenzil edilir; Vergi Usul Kanunu'ndaki mücbir sebepler saklı kalmak kaydıyla süresi içinde ibraz edilmemesi durumunda erteleme hükmü kalkar ve sonradan ibraz edilen vesikalar nazara alınmaz.
Kurumlar Vergisinde Yurt Dışı Vergi Mahsubu ve Erteleme Mekanizması
Tam mükellef kurumların yabancı ülkelerde elde ederek Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirdikleri kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Türkiye'de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilir. Mahsubun uygulanabilmesi için kazancın brüt tutarıyla hesaplara aktarılması ve yurt dışı vergilerin usulüne uygun şekilde belgelenmesi gerekir.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, yabancı ülkelerdeki kazançlar sebebiyle Türkiye'de mahsup edilebilecek vergi miktarı, yurt dışı kazanca yasal kurumlar vergisi nispeti tatbik edilerek hesaplanacak meblağı aşamaz. Bahse konu yasal sınır saklı kalmak üzere, kazancın Türkiye'deki genel sonuç hesaplarına dahil edildiği dönemde mahsup olanağı bulunamayan vergi kısmı, bahse konu dönemi takip eden üçüncü hesap döneminin sonuna kadar indirim hakkına konu edilebilir.
Yurt dışında vergi ödendiğinin yetkili makamlardan alınarak Türk elçilik veya konsoloslukları ya da ilgili temsilciliklerce tasdik edilen belgelerle tevsik edilmesi zorunludur. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesinin 7 ve 8. fıkraları uyarınca, belgelerin tarhiyat sırasında mükellef tarafından ibraz edilememesi halinde yabancı ülkedeki oran üzerinden hesaplanan tutar ertelenir; belgelerin tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde vergi dairesine sunulması halinde tarhiyat kesin tutara göre düzeltilir, mücbir sebep olmaksızın ibraz edilmemesi halinde ise erteleme kalkarak gecikme zammı uygulanır.
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Kapsamında Yetki Dağılımı
Uluslararası charter gelirlerinin birden fazla ülkede eşzamanlı vergilendirilmesini önlemek amacıyla yürürlüğe konulan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları devreye girer. 2 Seri No'lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliği çerçevesinde bu anlaşmalarla vergilendirme yetkisi gelirin elde edildiği kaynak devlete, ikamet devletine bırakılabileceği gibi her iki devlet arasında paylaştırılarak da düzenlenebilir.
Katma Değer Vergisi Yönünden Yurt Dışı Charter İşlemleri
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 6. maddesi gereğince işlemlerin Türkiye'de yapılmış sayılması için malların teslim anında Türkiye'de bulunması veya hizmetin Türkiye'de yapılması ya da hizmetten Türkiye'de faydalanılması aranır. Hizmet ifalarında işlemin yurt içinde gerçekleştiğinin kabulü için hizmetin Türkiye'de görülmesi yahut hizmetten Türkiye'de istifade edilmesi yeterli kabul edilmekte, her iki şartın birlikte varlığı zorunlu tutulmamaktadır. Aynı Kanun'un 1. maddesi doğrultusunda Türkiye'de ticari faaliyet çerçevesinde yerine getirilen teslim ve hizmetler ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanması işlemleri katma değer vergisinin kapsamına girmektedir.
3065 sayılı KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
3065 sayılı KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
Tam mükellef gerçek kişiler yurt dışı charter kazancı için Türkiye'de vergi öder mi?
Evet, Gelir Vergisi Kanunu'nun 3 ve 4. maddeleri uyarınca tam mükellef gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden Türkiye'de vergilendirilir.
Yurt dışında ödenen vergilerin tamamı Türkiye'den nakden iade alınabilir mi?
Hayır, Gelir Vergisi Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca yurt dışında ödenen benzeri vergiler ancak Türkiye'de aynı kazanca isabet eden vergi payı kadar indirilebilir; bu tutarı aşan fark dikkate alınmaz ve iade edilmez.
Kurumlar vergisinde mahsup edilemeyen yurt dışı vergi sonraki dönemlere devredilebilir mi?
Evet, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesinin 4. fıkrası gereğince kanuni kurumlar vergisi oranı sınırında kalmak kaydıyla ilgili dönemde indirilemeyen vergiler, izleyen üçüncü hesap dönemi sonuna kadar indirim konusu yapılabilir.
Yurt dışı vergi tevsik belgeleri tarhiyat sırasında verilemezse erteleme süresi ne kadardır?
Hem Gelir Vergisi Kanunu'nun 123. maddesi hem de Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesi çerçevesinde tevsik belgelerinin ibraz edilememesi halinde verginin ilgili kısmına bir yıllık erteleme uygulanır.
Charter hizmetinin Türkiye'de KDV'ye tabi olması için hem hizmetin hem faydalanmanın yurt içinde olması şart mıdır?
Hayır, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 6. maddesi gereğince hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması yeterli olup her iki koşulun bir arada bulunması şart değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

