Ceza Muhakemesinde Gaip Sanık ve Kaçak Sanık Ayrımı
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 244. maddesinin birinci fıkrasına göre; bulunduğu yer bilinmeyen veya yurt dışında bulunup da yetkili mahkeme önüne getirilemeyen yahut getirilmesi uygun bulunmayan sanık gaip sayılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 244Kaynağı aç
da yetkili mahkeme önüne getirilemeyen veya getirilmesi uygun bulunmayan sanık
gaip sayılır.
(2) Gaip hakkında duruşma açılmaz; mahkeme, delillerin ele geçirilmesi
veya korunması amacıyla gerekli işlemleri yapar.
(3) Bu işlemler naip hâkim veya istinabe olunan mahkeme aracılığıyla da
yapılabilir.
(4) Bu işlemler sırasında sanığın müdafii veya kanunî temsilcisi veya eşi
hazır bulunabilir. Gerektiğinde, mahkemece barodan bir müdafi görevlendirilmesi
istenir.
Gaibe ihtar
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 247. maddesinin birinci fıkrası kapsamında; yürütülen soruşturma veya kovuşturmayı sonuçsuz bırakmak amacıyla yurt içinde saklanan yahut yabancı ülkede olup adli mercilerce kendisine ulaşılamayan şüpheli ya da sanık kaçak kabul edilir. Kanun koyucu, gaiplik ile kaçaklık kurumlarını iradilik unsuru ve usulî sonuçları yönünden ayrı kurallara bağlamıştır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 247Kaynağı aç
veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde
saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet
savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak
denir.
(2) (Ek: 25/5/2005 – 5353/31 md.)[84] Hakkında, 248 inci maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı soruşturma
veya kovuşturma başlatılmış olan şüpheli veya
sanığın, yetkili Cumhuriyet savcısı veya
mahkemece usulüne göre yapılan tebligata uymamasından dolayı verilen zorla
getirilme kararı da yerine getirilemez ise, Cumhuriyet
savcısı veya mahkeme;
a) Çağrının bir gazete ile şüpheli veya
sanığın bilinen konutunun kapısına asılmak suretiyle ilânına karar verir;
yapılacak ilânlarda, onbeş gün içinde gelmediği takdirde 248 inci maddede
gösterilen tedbirlere hükmedilebileceğini ayrıca açıklar,
b) Bu işlemlerin yerine getirildiğinin bir tutanak ile saptanmasından
itibaren onbeş gün içinde başvurmayan şüpheli veya sanığın kaçak olduğuna karar
verir.[85]
(3) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 Tarihli ve E:
2022/145, K: 2023/59 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:2/3/2024-7499/16
md.) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu
yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.[86]
(4) Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan
bir avukat görevlendirilmesini ister.
Zorlama amaçlı elkoyma ve teminat belgesi[87]
Gaip Sanık Hakkında Duruşma Açılmaması ve Delil İşlemleri
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 244. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gaip hakkında duruşma açılmaz. Mahkeme, bu aşamada delillerin ele geçirilmesi veya korunması amacıyla gerekli işlemleri yapar.
Delillerin ele geçirilmesi veya korunmasına yönelik bu işlemler, Kanun'un 244. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca naip hâkim veya istinabe olunan mahkeme aracılığıyla da gerçekleştirilebilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 244. maddesinin dördüncü fıkrasına göre delillerin tespiti veya muhafazası süreçlerine sanığın avukatı, kanunî temsilcisi yahut eşi iştirak edebilir. İhtiyaç duyulan hâllerde ise mahkeme tarafından ilgili barodan bir müdafi görevlendirilmesi talep edilir.
İletişim Araçlarıyla İhtar ve Güvence Belgesi Düzenlenmesi
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 245. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, adresi bilinmeyen gaibe mahkeme önüne gelmesi veya adresini bildirmesi hususları uygun bir iletişim aracıyla ihtar edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 245Kaynağı aç
veya adresini bildirmesi hususları uygun bir iletişim aracıyla ihtar edilir.
Sanığa verilecek güvence belgesi
Kanun'un 246. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkeme, gaip olan sanığın duruşmaya gelmesi durumunda tutuklanmayacağına dair bir güvence belgesi düzenleyebilir ve tanınan bu güvenceyi belirli koşullara bağlayabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 246Kaynağı aç
gelmesi hâlinde tutuklanmayacağı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu
güvence koşullara bağlanabilir.
(2) Sanık, hapis cezası ile mahkûm olur veya kaçmak hazırlığında bulunur
veya güvence belgesinin bağlı olduğu koşullara uymazsa belgenin hükmü kalmaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kaçakların
Yargılanması
Kaçağın tanımı[83]
Güvence belgesinin geçerliliği kanundaki şartlara bağlıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 246. maddesinin ikinci fıkrası gereğince; sanık hakkında hapis cezasına hükmedilmesi, sanığın kaçma hazırlığında bulunması ya da belgenin tabi kılındığı koşullara riayet edilmemesi durumunda güvence belgesi geçerliliğini yitirir.
Kaçak Sanıklar Bakımından Kovuşturma Usulü ve Güvence Belgesi
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 247. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kaçak sanık hakkında kovuşturma yürütülebilir. Buna karşın, kişinin daha evvel sorgusu yapılmamış ise yargılama neticesinde mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gibi ceza verilmesine yer olmadığı yönünde karar tesis edilmesi de kanunen mümkün değildir.
Kanun'un 247. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa mahkeme barodan bir avukat görevlendirilmesini ister.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 248. maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca, 246. maddedeki güvence belgesi hükmü kaçaklar hakkında da uygulanır ve bu kararlara karşı itiraz edilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 248Kaynağı aç
savcısına başvurmasını veya duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla
Türkiye'de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına amaçla orantılı olarak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi veya
mahkeme kararıyla elkonulabilir ve gerektiğinde idaresi için kayyım atanır.
Elkoyma ve kayyım atama kararı müdafiine bildirilir.[88]
(2) Birinci fıkra hükmü;
a) Türk Ceza Kanununda tanımlanan;
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80),
3. Hırsızlık (madde 141, 142),
4. Yağma (madde 148, 149),
5. Güveni kötüye kullanma (madde 155),
6. Dolandırıcılık (madde 157, 158),
7. Hileli iflas (madde 161),
8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
9. Parada sahtecilik (madde 197),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220),
11. Zimmet (madde 247),
12. İrtikâp (madde 250),
13. Rüşvet (madde 252),
14. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
15. Edimin ifasına fesat karıştırma (madde 236),
16. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306,
307, 308),
17. (Ek: 24/11/2016-6763/33 md.) Anayasal
Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313),
18. Silahlı örgüt (madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (madde
315),
19. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331,
333, 334, 335, 336, 337),
Suçları,
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda
tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,
c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında
tanımlanan zimmet suçu,
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını
gerektiren suçlar,
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü
maddelerinde tanımlanan suçlar,
Hakkında uygulanır.
(3) Elkonulan mal, hak ve alacakların korunmasında, elkoymaya ilişkin
hükümler uygulanır. Tedbirlere ilişkin kararların özetinin bir gazetede ilânına
sulh ceza hâkimince veya mahkemece karar
verilebilir.[89]
(4) Kaçak yakalandığında veya kendiliğinden gelerek teslim olduğunda
elkoymanın kaldırılmasına karar verilir.
(5) Kaçak hakkında 100 üncü ve sonraki maddeler gereğince, sulh ceza
hâkimi veya mahkeme tarafından yokluğunda tutuklama kararı verilebilir.
(6) Sulh ceza hâkimi veya mahkeme
elkoymaya karar verdiğinde, kaçağın yasal olarak bakmakla yükümlü bulunduğu
yakınlarının alınan tedbirler nedeniyle yoksulluğa düşebileceklerini saptarsa,
bunların geçimlerini sağlamak üzere, elkonulan mal varlığından sosyal durumları
ile orantılı miktarda yardımda bulunulması konusunda kayyıma izin verir.[90]
(7) 246 ncı madde hükmü kaçaklar hakkında da uygulanır.
(8) Bu kararlara karşı itiraz edilebilir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Tüzel
Kişilerin Soruşturmada ve Kovuşturmada Temsili
Tüzel kişinin temsili
Hâkim veya mahkeme kararlarına yönelik kanun yolu başvurularında genel usul geçerlidir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268. maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda, mevzuatta özel bir kural bulunmadıkça ilgililerin kararı öğrendiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde kararı veren merciye hitaben yazılı dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine tutanağa bağlanmak üzere beyanda bulunulması yoluyla itiraz edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı
öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir
dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak
suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı
veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114]
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya
mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç
gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği
kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza
hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son
numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin
bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev
yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama
ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların
incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.
İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların
gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği
tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza
hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi
başkanına aittir.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak
itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve
bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların
incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması
hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için
birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın
ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup
oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına
karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki
mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza
dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara
yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire
başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi;
son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.
İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi
Bozma Sonrası Yargılama ve Aleyhe Değiştirme Yasağı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesinin ikinci fıkrası gereğince; sanığa, avukatına, katılana veya vekiline dosyada kayıtlı adreslerinde tebligat yapılamaması yahut tebligata rağmen duruşmaya gelinmemesi sebebiyle bozmaya karşı beyanları alınamamış olsa dahi yargılamaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ne var ki sanığa verilecek yeni yaptırım bozulan hükümdeki cezadan daha ağır nitelikte ise sanığın her hâlde dinlenmesi zorunludur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 307Kaynağı aç
yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya
karşı diyeceklerini sorar.
(2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de
davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya
gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya
devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında
verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi
gerekir.
(3) (Ek:20/2/2019-7165/9 md.)[139]
Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi
tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın
sadece temyiz yoluna başvurulabilir.
(4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece
mahkemesinin direnme hakkı vardır. (Değişik ikinci cümle: 24/11/2016-6763/36
md.) Direnme kararları, kararına direnilen
daireye gönderilir. (Ek iki cümle: 24/11/2016-6763/36 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler
ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel
Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen
kararlara karşı direnilemez.
(5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı
veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen
hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Olağanüstü
Kanun Yolları
BİRİNCİ
BÖLÜM
Cumhuriyet
Başsavcısının İtiraz Yetkisi[140]
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi
Bunun yanı sıra Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262. maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
Gaip sanık hakkında mahkemece duruşma açılabilir mi?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 244. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gaip sanık hakkında duruşma açılmaz; mahkeme yalnızca delillerin ele geçirilmesi veya korunması amacıyla gerekli işlemleri yapar.
Gaip sanığa verilen güvence belgesi hangi durumlarda hükmünü kaybeder?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 246. maddesinin ikinci fıkrasına göre sanığın hapis cezası ile mahkûm olması, kaçmak hazırlığında bulunması veya güvence belgesinin bağlı olduğu koşullara uymaması hâlinde belgenin hükmü kalmaz.
Ceza muhakemesinde kimler gaip sayılır?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 244. maddesinin birinci fıkrasına göre; nerede olduğu bilinmeyen yahut yurt dışında bulunması sebebiyle yetkili mahkeme önüne çıkarılamayan veya duruşmaya getirilmesi uygun bulunmayan sanıklar gaip sayılır.
Kaçak sanık hakkında sorgusu yapılmadan mahkûmiyet kararı verilebilir mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 247. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilse de daha önce sorgusu yapılmamış ise mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

