Fiyat Üzerinden Haksız Rekabetin Şartları ve Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Fiyat Üzerinden Haksız Rekabetin Şartları ve Sonuçları

Fiyat üzerinden haksız rekabet, piyasadaki her fiyat kararının hukuka aykırı sayılması değildir. Rakipler arasındaki veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı davranışlar, dürüstlük kuralına başka biçimlerde aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Fiyat; kötüleyici açıklamanın, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanın ve belirli nitelikteki karşılaştırmanın konusu olabilir. Tedarik fiyatının altında satış ise seçilmiş bazı mallar, iş ürünleri veya faaliyetler için birden çok defa satışa sunma, bu sunumu reklamda özellikle öne çıkarma ve müşterileri yetenek konusunda yanıltma ile birlikte düzenlenmiştir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. II – Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. B) Hukuki sorumluluk I – Çeşitli davalar

Ticari işlerde saklı tutulan hüküm

Gerçek olmayan haberlerin yayılması, bu nitelikte ilanlar veya dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlar yüzünden müşterileri azalan ya da müşterilerini kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini isteyebilir. Kusur varsa zararının giderilmesini de isteyebilir. Ticari işlere ait haksız rekabet hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 57Kaynağı aç
MADDE 57- Gerçek olmayan haberlerin yayılması veya bu tür ilanların yapılması ya da dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlarda bulunulması yüzünden müşterileri azalan veya onları kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini ve kusurun varlığı hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir. Ticari işlere ait haksız rekabet hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır. 3. Kişilik hakkının zedelenmesi

Ticari işte muhatap, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören ya da böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek kimsedir. Zararın gerçekleşmiş olması bu tanımın tek ihtimali değildir. Böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olmak da tanımda yer alır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. (2) Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler. (3) Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler. (4) Bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur. II – Çalıştıranın sorumluluğu

Dürüst ve bozulmamış rekabet

Haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Haksız ve hukuka aykırı sayılma yalnızca rakip işletmeler arasındaki ilişkiye özgü tutulmamıştır. Tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı davranışlar, dürüstlük kuralına diğer aykırılıklar ve ticari uygulamalar da aynı sonuca bağlanmıştır.

Çalışma hürriyeti ve fiyatı belirleme

Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir; özel teşebbüs kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesi ile güvenlik ve kararlılık içinde çalışması için tedbir alır. Bunun yanında devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlayıcı ve geliştirici tedbirler alır ve piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

Kişiler, sattıkları malların fiyatını belirleme özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük bazı durumlarda şartlara bağlı olarak kısıtlanır. Kısıtlamanın hangi şartlarda doğacağı, fiyat özgürlüğüne ilişkin bu genel anlatımdan tek tek çıkarılamaz. Fiyata bağlanan somut hâller, ilgili bentlerde gösterilen davranışlara göre belirlenir.

Başlıca hâller içinde fiyat

Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar, haksız rekabet hâllerinin başlıcaları arasında düzenlenmiştir. Hüküm, özellikle bentlerde sayılan davranışlara da işaret eder. Bir fiyat uygulamasının bu hâllerden biri sayılması, ilgili bentte aranan unsurların bulunmasına bağlıdır.

Fiyat üzerinden kötüleme

Başkasını veya onun mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini ya da ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek düzenlenen hâllerdendir. Kötüleme fiyata indirgenmiş değildir. Fiyat, açıklamanın yöneltilebileceği konulardan biridir. Bent, açıklamada yanlışlık, yanıltıcılık veya gereksiz yere incitici olma niteliklerini arar.

Gerçek dışı fiyat ve kampanya açıklaması

Gerçek dışı veya yanıltıcı açıklama; kişinin kendisine, ticari işletmesine, işletme işaretlerine, mallarına ve iş ürünlerine ilişkin olabilir. Faaliyetler, fiyatlar, stoklar, satış kampanyasının biçimi ve iş ilişkileri de açıklamanın konusu olarak sayılmıştır. Aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek de bu hâlin kapsamındadır. Fiyat, sayılan konulardan biridir.

İndirim yapılmadığı hâlde daha fazla tüketici çekebilmek için indirim varmış gibi reklam oluşturulması, anlatılan durumlardandır. Bu anlatım, indirim duyuran her reklamı aynı sonuca bağlamaz.

Haklı bir gerekçe bulunmaksızın satış fiyatlarında aşırı artış yapılması, insanlarda yanıltıcı bir gerçeklik oluşturabildiği için aynı çerçevede değerlendirilebilir. Bu anlatım her fiyat artışını haksız rekabet saymaz ve böyle bir artışı zorunlu sonuç hâline getirmez. Aşırılığın ve haklı gerekçenin ölçütü ayrıca gösterilmemiştir.

Fiyat karşılaştırması

Malların objektif bir çerçeve içinde karşılaştırılması rekabet açısından fayda sağlar. Reklamlarda objektif karşılaştırma yapılmadan fiyat veya nitelik üzerinden hareket edilmesi ise yanıltıcı bilgi ortaya çıkarabilir. Her fiyat karşılaştırması aynı hukuki sonuca bağlanmaz.

Kişinin kendini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini veya fiyatlarını başkalarıyla, onların malları, iş ürünleri ya da fiyatlarıyla karşılaştırması belirli nitelikler taşırsa düzenlenen hâl oluşur. Bu nitelikler gerçeğe aykırılık, yanıltma, rakibi gereksiz yere kötüleme veya onun tanınmışlığından gereksiz yere yararlanmadır. Üçüncü kişiyi benzer yolla öne geçirmek de aynı bentte yer alır. Fiyat, karşılaştırmanın konusu olabilecek unsurlardan biridir.

Tedarik fiyatının altında satış

Seçilmiş bazı malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin tedarik fiyatının altında birden çok kere satışa sunulması, bu sunumların reklamda özellikle vurgulanması ve müşterilerin satıcının veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltılması aynı bentte bir arada düzenlenmiştir. Sunma, reklamda özel vurgu ve yanıltma birlikte anılır. Bent, bu yönleri ayrı ayrı ve birbirinden bağımsız sonuçlar hâlinde yazmaz.

Satış fiyatı, aynı çeşit mal, iş ürünü veya faaliyetin benzer hacimdeki alımında uygulanan tedarik fiyatının altında ise yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur. Karine bentteki bütün sonuca değil, yanıltmanın varlığına ilişkindir ve benzer hacim koşuluna bağlıdır. Davalı gerçek tedarik fiyatını ispatlarsa değerlendirmeye bu fiyat esas olur. İspatın sonucu, davanın reddi olarak değil, gerçek fiyatın değerlendirmeye alınması olarak düzenlenmiştir.

Ek edim, taksit ve tüketici kredisi

Ek edimlerle müşterinin, sunumun gerçek değeri hakkında yanıltılması düzenlenen hâller arasındadır.

Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanı açıkça belirtmemek bu hâllerdendir. Peşin veya toplam satış fiyatını ya da taksitle satımdan doğan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek de aynı bentte düzenlenmiştir. Fiyat ile ek maliyet arasındaki bağ, bentteki veya ifadesiyle korunur.

Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanı açıkça belirtmemek düzenlenmiştir. Kredilerin net tutarları, toplam giderleri ve efektif yıllık faizleri hakkında açık beyanda bulunmamak da bu kapsamdadır.

İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmesi sunan ya da akdeden kişinin, eksik veya yanlış bilgi içeren sözleşme formülü kullanması düzenlenmiştir. Bilgiler sözleşmenin konusuna, fiyatına ve ödeme şartlarına ilişkin olabilir. Sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkı ya da kalan borcu vadeden önce ödeme hakkı da bu bilgilerin arasındadır.

Kimler hangi istemleri ileri sürebilir

Müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri haksız rekabet sebebiyle zarar gören ya da böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek kimse, fiilin haksız olup olmadığının tespitini isteyebilir. Tespit, fiilin haksız olup olmadığının belirlenmesine yöneliktir.

Aynı kimse haksız rekabetin men’ini isteyebilir. Men, fiili önlemek ve durdurmak amacıyla ileri sürülebilir. Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması da istenebilir. Bu istem, sonuçları gidermeyi ve fiilden önceki durumu geri getirmeyi amaçlar. Men ve maddi durumun ortadan kaldırılması için kusur şartı aranmaz.

Haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi istenebilir. Tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası istenebilir. Düzeltme, beyanların yanlış veya yanıltıcı olması şartına bağlıdır. İmha ise her hâlde değil, kaçınılmaz olma şartına bağlıdır. Bu iki istem, maddi durumun ortadan kaldırılmasıyla birlikte aynı bentte yer alır.

Kusur varsa zarar ve zıyanın tazmini istenebilir. Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinde öngörülen şartlar varsa istenebilir. Anılan madde, kişilik hakkı zedelenmesinden zarar gören kişinin uğradığı manevi zarara karşılık bir miktar para ödenmesini isteyebileceğini düzenler. Hâkim, bu ödemenin yerine başka bir giderim biçimine karar verebilir veya giderimi tazminata ekleyebilir. Özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. 4. Ayırt etme gücünün geçici kaybı

Hâkim, kusur şartına bağlı tazminat kapsamında, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. Hüküm bu karşılık yönünden takdir tanır. Hâkimin söz konusu karşılığa hükmetmesi zorunlu değildir.

Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilir. Araçların ve malların imhasını ise isteyemezler. Ekonomik çıkarın zararı veya bu yönde bir tehlike aranır.

Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları ve borsalar tespit, men ve ilgili bentteki davaları açabilir. Tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşları da aynı üç dava bakımından yetkilidir. Kamusal nitelikteki kurumlar da bu üç dava için sayılmıştır. Tüzük şartı, diğer birlikler ve sivil toplum kuruluşları bakımından hükümde yer alır. Açabilecekleri bent, maddi durumun ortadan kaldırılmasının yanında yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmazsa etkili araçlar ile malların imhasını da kapsar.

Bir kimse aleyhine men’e veya maddi durumun ortadan kaldırılmasını da içeren bent uyarınca verilmiş hüküm, haksız rekabete konu malları ondan doğrudan veya dolaylı şekilde ticari amaçla elde etmiş kişiler hakkında da icra olunur. İcra, bu iki hüküm türü ve ticari amaçla elde etme şartıyla sınırlıdır. İkinci hüküm türü, şartları varsa beyanların düzeltilmesini ve kaçınılmaz ise araçlarla malların imhasını da kapsar.

Zarar gören veya zarar görme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davalardan birini açabileceği gibi birkaçını da açabilir.

Ceza sorumluluğu

Bent kapsamındaki fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmuyorsa, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 56. maddesi gereğince hukuk davası açma hakkını haiz kişilerden birinin şikâyeti üzerine her bent için iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Şikâyet şartı vardır. Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturan fiil, bu bentlerdeki cezaya bırakılmaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 62Kaynağı aç
MADDE 62- (1) a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler, b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler, c) Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar, d) Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar. II – Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu

Aynı kanunun 55. maddesinde yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler bu ceza hükmünün kapsamındadır. Kast, bu bent için ayrıca aranır.

Rakiplerin teklifleri yerine kendi icap ve tekliflerinin seçilmesi için kişisel duruma, ürünlere, iş ürünlerine, ticari faaliyete ve işlere dair kasten yanlış ya da yanıltıcı bilgi verilmesi de kapsamdadır. Bent fiyatı ayrı bir kelimeyle saymaz. Bilginin kasten yanlış veya yanıltıcı olması ile teklifin tercih edilmesi amacı bentte birlikte yer alır.

Çalıştıranlar veya müvekkiller, işçisinin, çalışanının ya da vekilinin işini gördüğü sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiili işlediğini öğrenip de bu fiili önlemeyen veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyen kişiler de ilgili bentte sayılır. Fiilin fiyata ilişkin olması bu bentte aranmaz. Bent metninde kasten ibaresi ayrıca yer almaz.

Tüzel kişilerin işleri görülürken bir haksız rekabet fiili işlenirse ceza hükmü, tüzel kişinin kendisine değil, onun adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri ya da ortakları hakkında uygulanır. Fiil tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de karar verilebilir. Bu ifade tedbiri zorunlu kılmaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 63Kaynağı aç
MADDE 63- (1) Tüzel kişilerin işlerini görmeleri sırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse 62 nci madde hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulanır. Haksız rekabet fiilinin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de karar verilebilir. BEŞİNCİ KISIM Ticari Defterler A) Defter tutma ve envanter I – Defter tutma yükümlülüğü

Sık sorulan sorular

Tedarik fiyatının altında satış nasıl düzenlenmiştir?

Seçilmiş bazı malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunulması, bu sunumun reklamda özellikle vurgulanması ve müşterilerin yetenek hakkında yanıltılması birlikte düzenlenmiştir. Benzer hacimdeki alımda uygulanan tedarik fiyatının altında kalmak, yanıltmanın varlığı yönünden karine oluşturur. Davalı gerçek tedarik fiyatını ispatlarsa değerlendirmeye bu fiyat esas olur.

Yapılmayan indirim varmış gibi reklam ne anlama gelir?

İndirim yapılmadığı hâlde daha fazla tüketici çekmek için indirim varmış gibi reklam yapılması, anlatılan durumlardan biridir. İndirim duyuran her reklam aynı sonuca bağlanmaz.

Rakibin fiyatıyla her karşılaştırma hukuka aykırı mıdır?

Hayır. Karşılaştırma gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibi gereksiz yere kötüleyici veya onun tanınmışlığından gereksiz yere yararlanacak nitelikteyse düzenlenen hâl oluşur. Objektif çerçevede mal karşılaştırması ise rekabet açısından fayda sağlayan bir işlem olarak ele alınır.

Tazminat için kusur gerekir mi?

Zarar ve zıyanın tazmini, kusur varsa istenebilir. Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinde kişilik hakkının zedelenmesine bağlanan şartların varlığına bağlıdır. Men ve maddi durumun ortadan kaldırılması için kusur şartı aranmaz.

Müşteri malların imhasını isteyebilir mi?

Hayır. Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler birinci fıkradaki davaları açabilir; araçların ve malların imhasını isteyemezler.

Ticari işte hangi hükümler saklıdır?

Ticari işlere ait haksız rekabet hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır. Müşterilerin azalması veya kaybedilmesi tehlikesine bağlanan istem, davranışa son verilmesini ve kusur varsa zararın giderilmesini kapsar.

Taksitli satış ilanında bedel nasıl geçer?

Taksitle satım sözleşmesine veya buna benzer hukuki işleme ilişkin kamuya yapılan ilanda unvanın açıkça belirtilmemesi düzenlenen bir hâldir. Peşin veya toplam satış fiyatının ya da taksitle satımdan doğan ek maliyetin Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtilmemesi de aynı bentte yer alır.

Haksız rekabet fiili kendiliğinden hapis cezası doğurur mu?

Hayır. Fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmuyorsa, hukuk davası açma hakkını haiz kişilerden birinin şikâyeti üzerine ve bent kapsamındaki fiil dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. 55. maddedeki fiiller bakımından kast ayrıca aranır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu