Anonim Şirketlerde Genel Kurul Kararlarının İptali

by Avukat Erdal Ersoy
Anonim Şirketlerde Genel Kurul Kararlarının İptali

Genel Kurul Kararlarının İptali Davası ve Süresi

Anonim şirket genel kurul kararları, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olması hâlinde iptal davasına konu edilebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 445 uyarınca, kanunun 446 ncı maddesinde belirtilen kişiler bu kararlar aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 445Kaynağı aç
MADDE 445- (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. II – İptal davası açabilecek kişiler

İptal Davası Açma Hakkına Sahip Olanlar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 446/1-a uyarınca, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri genel kurul kararının iptali davasını açabilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 446Kaynağı aç
MADDE 446- (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. H) Butlan

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 446/1-b kapsamında; toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 446/1-d uyarınca, genel kurul kararlarının yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir.

Genel Kurul Toplantısına Çağrı Usulü

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 414/1 uyarınca genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. Türk Ticaret Kanunu m. 414/2 uyarınca Sermaye Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü saklıdır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 414Kaynağı aç
MADDE 414- (1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. (2) Sermaye Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü saklıdır. 2. Genel kurula katılmaya yetkili olan pay sahipleri

Butlan Halleri ile İptal Sebeplerinin Karşılaştırılması

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 447 uyarınca genel kurulun özellikle; pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 447Kaynağı aç
MADDE 447- (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır. I) Çeşitli hükümler I – İlan, teminat ve kanun yolu

Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması ve Geçici Hukuki Koruma

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 449 uyarınca, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 449Kaynağı aç
MADDE 449- (1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. III – Kararın etkisi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389/1 uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 389Kaynağı aç
MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. İhtiyati tedbir talebi

Kötüniyetle Dava Açılması Halinde Sorumluluk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 451 uyarınca, genel kurulun kararına karşı kötüniyetle iptal veya butlan davası açıldığı takdirde davacılar, bu sebeple şirketin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumludur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 451Kaynağı aç
MADDE 451- (1) Genel kurulun kararına karşı, kötüniyetle iptal veya butlan davası açıldığı takdirde, davacılar bu sebeple şirketin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumludurlar. BEŞİNCİ BÖLÜM Esas Sözleşmenin Değiştirilmesi BİRİNCİ AYIRIM Genel Olarak A) İlke

Yönetim Kurulu Üyesinin İbra Edilmemesine Karşı İptal Davası

Genel kurulun ibra konusunda geniş takdir yetkisi bulunmakla birlikte bu yetki sınırsız değildir; sorunsuz bir bilanço ve yıllık raporla faaliyet dönemine ait işlemlerin hesabını veren bir yönetim kuruluna karşı somut nedenler yokken ibradan kaçınılması dürüstlük kurallarına aykırı düşer. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/10277, K. 2016/5229 sayılı kararına göre, davacı hakkında açılmış bir sorumluluk davasının bulunması hâlinde, ibra edilmeme kararı açılmış sorumluluk davasında değerlendirileceğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığının kabulü ile davanın reddi gerekir. Davacı hakkında açılmış bir sorumluluk davası bulunmadığının ve makul bir süre geçmesine rağmen bu davanın açılmadığının anlaşılması hâlinde ise alınan ibra edilmeme kararının kanun, ana sözleşme hükümleri ve iyi niyet esaslarına aykırı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek bir karar verilmelidir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/10277, K. 2016/5229Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2015/10277 E.  ,  2016/5229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ……… ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/05/2015 NUMARASI : 2014/458-2015/417 Taraflar arasında görülen davada ………… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2015 tarih ve 2014/458-2015/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının davalı Şirket'in %10 oranında payına sahip hissedarı olduğunu, davalı şirketin 2013 yılı olağan genel kurulunu 25.04.2013 tarihinde müvekkiline hiçbir bilgi vermeden davetiye de çıkarmadan yaptığını, müvekkilinin toplantıyı Ticaret Sicil Gazetesi'nden öğrendiğini, genel kurulun davalı tarafından TTK m. 414'de düzenlenen emredici nitelikteki hükme aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, gündemin 3 ve 4. maddeleri ile müvekkilinin ibra edilmemesine karar verildiğini, ibra edilmemenin gerekçesinin de anlaşılamadığını, genel kurul tarafından alınan bu kararın keyfi ve şirketin büyük hissedarı olan A….. B……..'ın müvekkili aleyhine haksız menfaat sağlamaya yönelik gayretlerinin bir ürünü olduğunu, müvekkilinin bilinçli olarak genel kurula davet edilmediğini, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını beyanla davalı şirketin 25/04/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların TTK'nın 447/1-a bendi kapsamında hükümsüz ve kanun, esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle iptali gerektiğini ileri sürerek sözkonusu genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine, aksi halde yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kuralınan aykırı olması nedeniyle özellikle 3. ve 4. numaralı maddelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurula ilişkin çağrının davalı şirket hissedarlarına tebliğ edildiği ve ayrıca toplantı gününden 15 gün önce 01/04/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nin 158 ve 159. sayfalarında yayınlandığı belirli olup, bu şekilde toplantıya çağrıda herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediği gibi, aksinin kabulü halinde iptali istenen kararların oy birliği ile alınmış olması %10 paya sahip olan davacının genel kurula katılması halinde kararın alınmasına etki etmesinin sözkonusu olamayacağı, bu nedenle çağrının usulsüz yapılmasının tek başına alınan kararların iptali sonucunu doğurmayacağı, diğer yandan dava konusu olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 3 ve 4. maddesine ilişkin kararların iptalinin talep edildiği, şirketin yıllık faaliyet raporu, gelir gider tablosu ve bilançosu ile denetçi raporları dahil olmak üzere defter ve belgelerinde herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediğinden genel kurulun 3. gündem maddesi ile ilgili kararının iptalini gerektirecek bir durumun sözkonusu olmadığı, gündemin 4. maddesinde görüşülüp oybirliği ile kabul edilen kararda ise; davacı dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarına karar verildiği, sözkonusu kararda davacının ibra edilmemesi konusunda herhangi bir açıklamanın yeralmadığı, genel kurulda alınan olumsuz bir kararının gerekçesinin açıklanması kanuni bir zorunluluk olmamakla birlikte şirket kayıtlarında davacının herhangi bir usulsüzlüğü tespit edilemediği gibi, davalı tarafça da dosyaya bu yönde herhangi bir delilinin sunulamadığı, davalı yanın bu konuda delil olarak gösterdiği……….. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/38 Esas sayılı dosyasında müşteki A….. B……..'ın vermiş olduğu vekaletname yetkisini kötüye kullandığı iddiasıyla davacı T….. A……. hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı dava açıldığı, sözkonusu iddiaların A…… B……'ın vermiş olduğu özel vekaletnameye dayandığı, şüphelinin şirketi zararlandırıcı bir eylem ve bir eyleminin sözkonusu olmadığı, kaldı ki şirketin mali incelemesinde yıllık faaliyet raporu, gelir ve gider bilançosu ile denetçi raporu da dahil olmak üzere şirket defter ve belgelerinde herhangi bir usulsüzlük olmadığının tespit edildiği,…….. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/886 Esas sayılı dosyasının ise davacının şirketten olan ücret alacağının tahsiline ilişkin olduğu, sözkonusu davaların davacının ibra edilmemesine bir gerekçe oluşturamayacağı, davacının ibra edilememesine ilişkin alınan genel kurul kararının iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı R…… Reklamcılık A.Ş.'nin 25/04/2013 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 4 numaralı davacının ibra edilmemesine ilişkin kararın iptaline, diğer iptal taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, davalı anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacı hakkında 25.04.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğüne ve faaliyet raporu, bilanço, gelir tablosu ve denetçi raporunun kabulüne dair 3. madde ile ibra edilmemesine dair 4. maddenin iptali istemine ilişkindir. Dava konusu genel kurulda diğer yönetim kurulu üyeleri ibra edilmesine rağmen davacı ibra edilmemiştir. İbra edilmeme kararı alınırken de somut nedenler ortaya konulmamıştır. Mahkemece, davacının ibra edilmemesine dair alınan genel kurul kararının iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 4. maddenin iptaline diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Ancak anonim şirketlerde, şirket ile yönetim kurulu üyeleri arasındaki hukuki ilişkide yönetim kurulu üyelerinin, ortaklığın yönetimi ve iş yılı sonunda hesap verme yükümlülüğü bulunmakla birlikte ibra edilmeyi talep hakkı da vardır. Genel kurulun ibra konusunda geniş taktir yetkisi bulunmaktadır. Fakat bu yetki sınırsız değildir. Genel kurul sorunsuz bir bilanço ve yıllık raporla faaliyet dönemine ait işlemlerin hesabını veren bir yönetim kuruluna ibra vermekle yükümlüdür. Ortada somut nedenler yokken ibradan kaçınılması dürüstlük kurallarına aykırı düşer (ÇAMOĞLU, Ersin, Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, 2. Baskı, syf.231). Mahkemece, öncelikle davacı hakkında genel kurulda alınan ibra edilmeme kararına dayanılarak alınmış bir sorumluluk davası açılması kararı ile açılmış bir sorumluluk davası bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Davacı hakkında açılmış bir sorumluluk davasının mevcut olduğunun belirlenmesi halinde, davacı hakkında verilen ibra edilmeme kararının açılmış sorumluluk davasında değerlendirilecek olması karşısında, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığının kabulü ile davanın reddi gerekir. Ancak, davacı hakkında açılmış bir sorumluluk davası bulunmadığının ve makul bir süre geçmesine rağmen bu davanın açılmadığının anlaşılması halinde ise bu davada alınan ibra edilmeme kararının TTK ve ana sözleşme hükümleri gereğince kanun, ana sözleşme hükümleri ve iyi niyet esaslarına aykırı bulunup bulunmadığı yönlerinden tarafların dayandıkları deliller de değerlendirilmek suretiyle ortaya çıkacak sonuca göre davacının istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Genel kurul kararının iptali davası hangi mahkemede ve ne zaman açılır?

Genel kurul kararının iptali davası, kararın alındığı tarihten itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılmalıdır.

Toplantıya katılmayan pay sahibi her durumda iptal davası açabilir mi?

Toplantıya katılmayan pay sahibi, çağrının usulüne aykırı yapıldığını, gündemin ilan edilmediğini, yetkisiz kişilerin oy kullandığını veya kendisinin haksız yere engellendiğini ve bu durumların karara etki ettiğini ileri sürerek dava açabilir.

Yönetim kurulu üyeleri genel kurul kararına karşı şahsen dava açabilir mi?

Yönetim kurulu üyeleri, alınan genel kurul kararının yerine getirilmesi kendi kişisel sorumluluklarına yol açacaksa münferiden iptal davası açma hakkına sahiptir.

Genel kurul kararının icrası dava süresince durdurulabilir mi?

Genel kurul kararına karşı iptal veya butlan davası açıldığında mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.

Kötüniyetle açılan iptal veya butlan davalarında davacıların sorumluluğu nedir?

Genel kurulun kararına karşı kötüniyetle iptal veya butlan davası açıldığı takdirde davacılar, bu sebeple şirketin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu