İspat Amacıyla Gizli Ses Kaydı ve Ceza Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
İspat Amacıyla Gizli Ses Kaydı ve Ceza Sorumluluğu

Aleni Olmayan Konuşmaların Dinlenmesi ve Kaydedilmesi

Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinlenmesi veya ses alma cihazıyla kaydedilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kişinin bizzat taraf olduğu ve katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası bulunmaksızın ses alma cihazı ile kayda alması ise Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesinin ikinci fıkrası gereğince altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına tabidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 133Kaynağı aç
Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. Özel hayatın gizliliğini ihlal

Konuşma Kayıtlarının Hukuka Aykırı Şekilde İfşası

Aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi, Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adlî para cezasını gerektirir. Söz konusu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de faile aynı ceza verilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Kayıtların Yayımlanması

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi durumunda verilecek ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi ise Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir; ifşanın basın ve yayın yoluyla yapılması halinde de aynı ceza uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.[59] (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. Kişisel verilerin kaydedilmesi

Fiilin Kanunda Suç Olarak Tanımlanmaması Durumu

Ceza muhakemesinde isnat edilen eylemler değerlendirilirken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması halinde sanık hakkında beraat kararı verilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Madde 223 – (1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. (2) Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir. (3) Sanık hakkında; a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması, b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30 md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi, c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması, d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi, Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. (4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen; a) Etkin pişmanlık, b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı, c) Karşılıklı hakaret, d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı, Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. (5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilir. (6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur. (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. (8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir. (9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. (10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır. Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı
Taraf olunan bir konuşmanın habersiz kaydedilmesi suç mudur?

Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmaksızın ses alma cihazı ile kayda alan kişi, Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesinin ikinci fıkrası gereğince altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Gizlice ses kaydı almak özel hayatın gizliliğini ihlal eder mi?

Özel hayatın gizliliğinin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir yıldan üç yıla kadar öngörülen hapis cezası bir kat artırılır.

Özel hayata ait ses kayıtlarını yaymanın yaptırımı nedir?

Kişilerin özel hayatına ilişkin ses veya görüntüleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; yayımın basın ve yayın yoluyla yapılması durumunda da aynı ceza uygulanır.

İzinsiz alınan konuşma kayıtlarının paylaşılmasının cezası nedir?

Aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adlî para cezasına çarptırılır; bu fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde de aynı cezaya hükmolunur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu