Aile şirketlerinde pay sahipleri sözleşmesi, pay sahibi aile bireylerinin şirketin faaliyetlerinin yürütülmesi ve yönetimi konusundaki karşılıklı hak ve yükümlülüklerini düzenleyen bağlayıcı bir sözleşmedir. Şirketin kuruluş evresinin ardından, pay sahibi olan aile bireylerinin sayısının arttığı ikinci kuşakta kurumsal dengeleri sağlamak ve yönetimi güvenceye almak için bu sözleşmeye duyulan ihtiyaç belirginleşir.
Pay sahipleri sözleşmesinin bulunmadığı durumlarda yürürlükteki genel mevzuat kuralları, aile bireyleri arasındaki anlaşmazlıkları çözmekte yetersiz, belirsiz veya yavaş kalabilmektedir. Ayrıca kanuni genel kurallar uygulanırken ailenin kendine özgü dinamiklerinin ve değerlerinin dikkate alınması mümkün olmaz.
Esas Sözleşme ile Pay Sahipleri Sözleşmesi Arasındaki Farklar
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 340. maddesinin birinci fıkrası uyarınca esas sözleşme, kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Bu sınırlandırma nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 493. maddesinde yer verilen önemli sebepler dışındaki pay devir sınırlamaları veya ihlal halleri için alım ve satım yaptırımları şirket esas sözleşmesinde düzenlenemez; bu hususlara ancak pay sahipleri sözleşmesinde yer verilebilir.
Esas sözleşme kamuya açık bir belgedir. Aile bireylerinin aralarındaki pay sahipliği ilişkisine dair tüm ayrıntıları kamuya açık bu belgede düzenlemeyi tercih etmemeleri olağandır. Bu nedenle pay sahipleri sözleşmeleri, esas sözleşmede düzenlenmesi mümkün olsa dahi aile bireyleri arasında gizli kalması arzu edilen konuları kurala bağlamak için gereklidir.
Aile Anayasası ile Pay Sahipleri Sözleşmesinin Ayrımı
Aile anayasası ile pay sahipleri sözleşmesi kanunda düzenlenmeyen atipik sözleşmelerdir ve sözleşme serbestisi ilkesinden yararlanırlar. Bununla birlikte iki metnin kapsamı, tarafları ve bağlayıcılığı farklılık gösterir. Pay sahipleri sözleşmesi şirket faaliyetlerine ve yönetimine yönelik olup yalnızca pay sahibi aile bireylerinin taraf olduğu somut ve yaptırım gücü bulunan bağlayıcı hükümler içerir. Aile anayasası ise pay sahibi olsun veya olmasın aile ilişkisinde yer almak isteyen tüm aile bireylerinin taraf olabildiği, şirket sınırlarını aşan etik ve ahlaki kurallara yer veren bağlayıcı olmayan düzenlemelerden oluşur.
Yönetim Organı, Genel Kurul ve Karar Alma Nisapları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında esas sözleşme değişikliklerinin şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurul toplantılarında alınabilmesi veya genel kurulun sermayenin en az dörtte birini karşılayan pay sahiplerinin katılımıyla toplanabilmesi gibi yasal nisaplar öngörülmüştür. İlk toplantıda nisap sağlanamadığında ikinci toplantıda daha düşük nisap aranması veya hiç nisap aranmaması, sermayenin çok sayıda aile bireyine dağıldığı şirketlerde pay sahiplerinin menfaatlerini korumakta yetersiz kalabilir. Bu nedenle pay sahipleri sözleşmelerinde olağan toplantılar ve önemli konular için ağırlaştırılmış nisaplar kararlaştırılabilir. Ayrıca genel kurul kararlarının ailenin yalnızca belirli bir kesiminin oylarıyla alınmasını engellemek amacıyla her pay grubundan belirli bir yüzdenin katılımı zorunlu tutulabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 494Kaynağı aç
Yönetim kuruluna ilişkin süreçlerde de benzer güvenceler tesis edilebilir. Belirli konulardaki kararların ağırlaştırılmış nisapla alınması veya belirli yönetim kurulu üyelerinin toplantıda hazır bulunması zorunlu kılınabilir. Bunun yanında pay sahipleri sözleşmesinde hangi grup pay sahiplerinin yönetim kuruluna kaçar aday önerme hakkının bulunduğu, adaylarda aranacak nitelikler ve belirli bir grubun aday gösterdiği üye hazır bulunmadan kurulun toplanamayacağı kararlaştırılabilir.
Aile bireylerinin şirkette sahip olduğu pay oranı, yönetimdeki rolü, şirkete kattığı sermaye ve verdiği emekler gözetilerek farklı gruplardan paylar oluşturulabilir. Bu gruplar şirket yönetimi, kâr dağıtım politikası ve devir sınırlamalarında belirleyici olur. Ayrıca sermaye artırımlarında mevcut ortakların pay oranlarının azalmaması ve haklarının zedelenmemesi amacıyla kanuni rüçhan hakkı düzenlemeleri sözleşmede tekrarlanabilir.
Temsil, Finansman ve Kâr Dağıtım Esasları
Pay sahipleri sözleşmelerinde şirketin belirli yönetim kurulu üyelerince temsil edilebileceği, belirli işlemlerde temsil için önceden yönetim kurulu kararı alınmasının gerekeceği, sınırlı temsil yetkileri ve imza matrisi düzenlenebilir. Şirket bünyesinde yönetim kuruluna raporlama yapacak komiteler oluşturulabileceği gibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca bağımsız denetime tabi olunmasa dahi şirketin her yıl uluslararası itibara sahip bir denetim firmasınca denetlenmesi şartı konulabilir.
Şirket kârının ne şekilde dağıtılacağı bütünüyle genel kurulun takdirine bırakılmayarak asgari bir kâr dağıtım politikası belirlenebilir ve pay gruplarına kâr payında imtiyaz tanınabilir. Yönetim kurulu üyelerine tanınacak mali haklar ile şirketin finansman ihtiyacı doğduğunda bunun sermaye artırımı yahut ortak ödüncü yoluyla ortaklardan mı yoksa üçüncü kişilerden mi karşılanacağı sözleşmeyle kurala bağlanabilir.
Pay Devir Sınırlamaları ve Sözleşmeye Aykırılığın Yaptırımları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 490. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe nama yazılı paylar herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın serbestçe devredilebilir. Kanunun 492. maddesinin birinci fıkrası gereğince esas sözleşmeyle nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceği düzenlenebilir. Kanunun 493. maddesinin ikinci fıkrasına göre pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya ekonomik bağımsızlığı yönünden haklılık taşıyorsa onay talebinin reddi için önemli sebep oluşturur; ancak 493. maddenin yedinci fıkrası uyarınca esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/149, K. 2022/894Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 340Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 490Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 492Kaynağı aç
Payların diğer aile bireylerinin dahli olmaksızın üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla pay devirleri yönetim kurulu onayına tabi kılınabilir. Payını devretmek isteyen ortağın paylarını öncelikle diğer ortaklara teklif etmesi zorunluluğu (ön alım hakkı), payların değerleme yöntemi, eşler arasındaki mal rejimi ve miras intikallerine ilişkin hükümler pay sahipleri sözleşmesinde ayrıntılı olarak düzenlenir. Sözleşme hükümlerine, özellikle devir sınırlamalarına aykırılık halinde cezai şart ve ihlalde bulunan ortağın paylarının diğer pay sahiplerince satın alınması yaptırımları öngörülebilir.
Yargıtay İçtihatlarında Pay Devri ve Aile İçi Hukuki İlişkiler
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1865 Esas ve 2025/478 Karar sayılı ilamıyla onanan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere, hisse devrine onay verilmemesini gerektiren sebeplerin şirket esas sözleşmesinde açıkça yazılması zorunludur; esas sözleşmede pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine yapılan atıf onay isteminin reddi için geçerli gerekçe oluşturmaz. Ayrıca pay sahipleri sözleşmesi, borçlar hukukundaki sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince hisseyi devralmak isteyen üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 494. maddesinin üçüncü fıkrasına göre şirket, onaylama istemini aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya yapılan ret haksızsa onay verilmiş sayılır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1865 Esas ve 2025/478 Karar sayılı onama ilamına konu Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, nama yazılı hisse devrinin onaylanması talebinin esas sözleşmede öngörülen toplantı yeter sayısı sağlanmadan oluşturulan yönetim kurulunca karara bağlanmasının bu kararı yok hükmünde kılacağı ve şirket tarafından süresinde usulünce ret kararı verilmediği için devrin onaylanmış sayılacağı kabul edilmiştir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 493Kaynağı aç
Şirket içindeki oy dengelerini değiştirmeye yönelik muvazaalı devirler de kararların geçerliliğini etkiler. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/5089 Esas ve 2025/3600 Karar sayılı onama ilamına konu Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, esas sözleşmedeki oy sınırlamasını aşmak amacıyla eşler arasında yapılan hisse devrinin mahkeme kararı ile muvazaalı ve geçersiz olduğunun tespiti halinde, gerçekte ortak sıfatı taşımayan devralanın katılımı ve oylarıyla alınan genel kurul kararlarının nisap yetersizliği sebebiyle yok hükmünde olduğu değerlendirilmiştir.
Aile şirketlerinde ortakların akraba olması durumunun tüzel kişiliğe etkisine ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/149 Esas ve 2022/894 Karar sayılı ilamında, ortakların akraba olmasının tek başına şirketler arasında organik bağ bulunduğunun kabulü veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olmadığı belirtilmiştir.
Pay sahipleri sözleşmesi payı devralmak isteyen üçüncü kişileri bağlar mı?
Hayır, pay sahipleri sözleşmesi borçlar hukukundaki sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince yalnızca sözleşmeye taraf olan pay sahiplerini bağlar ve payı devralmak isteyen üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Esas sözleşmede pay sahipleri sözleşmesine atıf yapılarak pay devri reddedilebilir mi?
Hayır, hisse devrine onay verilmemesini gerektiren sebeplerin esas sözleşmede açıkça yazılması gerekir; esas sözleşmede pay sahipleri sözleşmesine yapılan genel yollama ret için geçerli bir gerekçe oluşturmaz.
Şirket hisse devri onay talebine yasal sürede cevap vermezse ne olur?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 494. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirket onay istemini aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmezse veya yapılan ret haksız yahut yok hükmündeyse devir onaylanmış sayılır.
Pay sahipleri sözleşmesi ile aile anayasası arasındaki temel fark nedir?
Pay sahipleri sözleşmesi şirket faaliyetlerine ilişkin olarak sadece pay sahibi fertleri bağlayan somut yaptırımlı bir metin iken, aile anayasası şirket dışı ilişkileri de kapsayan ve pay sahibi olmayan fertlerin de katılabildiği bağlayıcı olmayan etik düzenlemelerdir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

