Finansal Tabloların Hazırlanması ve Dürüst Resim İlkesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, muhasebe ve raporlama düzeninde Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ile tam uyumlu Türk Muhasebe Standartları yaklaşımını temel almıştır. Anonim şirketlerde geçmiş hesap dönemine ait finansal tabloların, eklerinin ve yıllık faaliyet raporunun hazırlanması yönetim kurulunun görev ve sorumluluğundadır. 6102 sayılı Kanun'un 514. maddesi uyarınca yönetim kurulu, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülen finansal tabloları, eklerini ve yıllık faaliyet raporunu bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlayarak genel kurula sunar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 514Kaynağı aç
Finansal tabloların düzenlenmesinde 6102 sayılı Kanun'un 515. maddesinde güvenceye bağlanan dürüst resim ilkesi esastır. Bu kural gereğince finansal tablolar; şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet neticelerini tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, işletmenin gereksinimlerine ve mahiyetine uygun, şeffaf ve güvenilir bir surette ortaya koymalıdır. Tabloların gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık biçimde yansıtacak şekilde Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun çıkarılması emredici yasal zorunluluktur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 515Kaynağı aç
Yıllık Faaliyet Raporu ve Konsolide Tabloların Tanzimi
Yönetim kurulunun hazırlamakla yükümlü olduğu yıllık faaliyet raporu, şirketin ilgili yıla ilişkin faaliyetlerinin akışını ve finansal durumunu doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst bir yaklaşımla yansıtmalıdır. 6102 sayılı Kanun'un 516. maddesi uyarınca mali durum raporda finansal tablolara göre tahlil edilir; şirketin gelişimine ve karşılaşması muhtemel risklere açıkça işaret olunur ve yönetim kurulunun bu risklere yönelik değerlendirmelerine yer verilir. Faaliyet yılının sona ermesinden sonra gerçekleşen özel önemdeki olaylar, şirketin araştırma ve geliştirme faaliyetleri, yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilere ödenen ücret, prim, ikramiye gibi mali menfaatler, tahsis edilen ödenekler, konaklama ve temsil masrafları, sağlanan ayni ve nakdi imkânlar, sigortalar ve benzeri teminatlar da raporda eksiksiz gösterilir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun zorunlu asgari içeriği Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle ayrıntılandırılır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 516Kaynağı aç
Şirketler topluluğunda konsolide finansal tabloları hazırlamakla yükümlü işletmelerin ve konsolidasyon kapsamına dahil edilecek şirketlerin tespitinde Türkiye Muhasebe Standartları geçerlidir. 6102 sayılı Kanun'un 517. maddesi gereğince konsolide tablolar Kanun'un 515. maddesinde yer alan dürüst resim ilkelerine göre düzenlenir. Kanun'un 518. maddesi uyarınca topluluğa ilişkin yıllık faaliyet raporunun tanzimi ise ana şirketin yönetim kurulu tarafından münferit faaliyet raporu kurallarına uygun olarak yerine getirilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 517Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 518Kaynağı aç
Genel Kanuni Yedek Akçelerin Ayrılması ve Kullanım Sınırları
6102 sayılı Kanun'un 519. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yıllık kârın yüzde beşi ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye aktarılır. Bu yasal sınıra ulaşıldıktan sonra dahi; yeni payların çıkarılması suretiyle sağlanan primlerin çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için sarf edilmeyen kısımları ile ıskat sebebiyle iptal edilen pay senetlerinin bedellerinden yeni pay ihraç harcamaları düşüldükten sonra kalan tutarlar genel kanuni yedek akçeye eklenmeye devam eder.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 519Kaynağı aç
Ödenmiş sermayenin yüzde yirmisi oranındaki kanuni sınıra varıldıktan sonra, pay sahiplerine yüzde beş nispetinde kâr payı ödendikten sonra kârdan pay alacak kimselere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onu da genel kanuni yedek akçeye tahsis edilir. Genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı müddetçe serbestçe tasarruf edilemez; yalnızca zararların mahsup edilmesine, işlerin yolunda gitmediği dönemlerde faaliyetin idamesine ya da işsizliğin önlenmesi ile neticelerinin hafifletilmesine yarayan önlemler kapsamında sarf edilebilir.
Faaliyetinin başlıca konusu başka işletmelere katılmaktan ibaret olan holding şirketler hakkında, kâr payı dağıtımı sonrasında aranan yüzde onluk genel kanuni yedek akçe kesintisi ve fon tutarı sermayenin yarısını aşmadığı dönemlerde tatbik edilen harcama sınırlamaları uygulanmaz. Diğer taraftan özel kanunlara tabi anonim şirketlerin yedek akçelerine dair özel mevzuatında bulunan düzenlemeler saklıdır.
Şirketin Kendi Paylarını İktisap Etmesi ve Pasif Fonların Çözülmesi
Sermayenin muhafazası prensibi uyarınca anonim şirketin kendi paylarını iktisap etmesi özel bir yedek akçe yükümlülüğüne bağlanmıştır. 6102 sayılı Kanun'un 520. maddesi gereğince şirket, iktisap ettiği kendi payları için bu payların iktisap değerlerini karşılayan tutarda yedek akçe ayırmak mecburiyetindedir. Bahse konu yedek akçeler yalnızca edinilen payların devredilmesi ya da yok edilerek itfa edilmesi hallerinde iktisap bedellerini karşılayan tutar kadar çözülebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 520Kaynağı aç
Yeniden değerleme fonu ile ilgili mevzuat uyarınca şirket bilançosunun pasifinde yer verilen diğer fonlar serbestçe dağıtılamaz. Söz konusu kalemler ancak sermayeye dönüştürüldükleri veya yeniden değerlemeye tabi tutulan aktif varlıklar itfa edildikleri ya da devredildikleri takdirde çözülebilir.
Esas Sözleşmeyle Öngörülen Yedek Akçeler ve Çalışanlar Lehine Yardım Fonları
Anonim şirket esas sözleşmesine hüküm konulmak suretiyle, yıllık kârdan genel kanuni oranın üzerinde kesinti yapılacağı veya genel kanuni yedek akçe tavanının ödenmiş sermayenin yüzde yirmisini aşabileceği düzenlenebilir. 6102 sayılı Kanun'un 521. maddesi doğrultusunda esas sözleşmeyle başkaca ihtiyari yedek akçelerin ayrılması kararlaştırılabileceği gibi, bunların tahsis gayeleri, harcanma yöntemleri ve şartları da serbestçe tayin olunabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 521Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun'un 522. maddesi kapsamında esas sözleşmede şirketin yöneticileri, çalışanları ve işçileri lehine yardım sandıkları ve yardım kuruluşları teşkil edilmesi, sürdürülmesi ya da aynı amaca hizmet eden kamu tüzel kişilerine verilmesi gayesiyle yedek akçe ayrılması öngörülebilir. Yardım amacıyla tahsis edilen yedek akçelerin ve diğer malvarlığı değerlerinin şirketten ayrılması suretiyle vakıf kurulabileceği gibi kooperatif tüzel kişiliği oluşturulması da zorunludur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 522Kaynağı aç
Yardım akçesi kurulması amacıyla şirketin özgülediği değerler haricinde çalışanlardan ve işçilerden aidat tahsil edilmişse, hizmet akdinin sona ermesi üzerine vakıf senedinde öngörülen ayrımdan yararlanamayan personele ödedikleri aidatlar en azından yatırılma tarihlerinden itibaren işletilecek kanuni faizi ile birlikte iade edilir. Esas sözleşmede açık bir kayıt bulunmasa dahi genel kurul, işçiler yararına yardım sandıkları veya yardım teşkilatları kurulması ya da hayır amaçlarına hasredilmek üzere bilanço kârından yedek akçe ayırma yetkisini haizdir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 523Kaynağı aç
İsteğe Bağlı Yedek Akçeler ve Kâr Dağıtımının Sınırları
Anonim şirketin temel iktisadi varlık sebebi kâr elde etmek ve bu kârı pay sahiplerine dağıtmaktır. Bu amaç doğrultusunda ortaklığın bütün organları kâr payı hakkını gözeterek kararlar almakla mükelleftir. 6102 sayılı Kanun'un 523. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanuni ve esas sözleşmede öngörülen isteğe bağlı yedek akçeler tam olarak ayrılmadıkça pay sahiplerine dağıtılacak net kâr payı tutarı belirlenemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13234, K. 2014/3514Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/8800, K. 2017/7610Kaynağı aç
Genel kurul, aktif unsurların yeniden sağlanabilmesi amacıyla gerekliyse veya bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında şirketin kesintisiz gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı bakımından haklı görülüyorsa, kanunda ve esas sözleşmede düzenlenenlerin haricinde de isteğe bağlı yedek akçe ayrılmasına karar verebilir.
Genel Kurulun Kâr Dağıtım Yetkisi, İbra Yasağı ve İptal Davası
6102 sayılı Kanun'un 408. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine ve yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil kullanılmasına dair kararların alınması genel kurulun devredilemez yetkilerindendir. Genel kurulun kâr dağıtımına ilişkin yetkisinin sınırını keyfilik ve hakkın kötüye kullanılması oluşturur. Pay sahibinin kâr payı hakkı, kârın keyfi olarak hiç dağıtılmaması veya yeteri kadar dağıtılmaması suretiyle ihlal edilebilir ve azınlığı zarara sokan kararlar dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder. Kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilir. Pay sahibinin kanundan kaynaklanan vazgeçilemez haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan genel kurul kararları ise batıldır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/674, K. 2022/1291Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 408Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2012/13234, K. 2014/3514 sayılı kararında da işaret edildiği üzere, kanuni ve ihtiyari kesintilerin ardından safi kârın bir bölümünün olağanüstü yedek akçeye aktarılması mümkün olmakla birlikte, kârın tamamının yedek akçeye tahsisi istisnai bir nitelik arz eder. Kâr payı hakkının ihlal edilmediğini ve kârın alıkonulmasını haklı kılan somut durumların mevcudiyetini kanıtlama yükü şirkete aittir. Alınan karar genel kurulda gerekçelendirilmemiş olsa dahi, kârın sürekli dağıtılmamasını meşru kılan iktisadi zaruret somut delillerle ispatlanmadığı takdirde, kârın olağanüstü yedek akçeye aktarılmasına dair karar dürüstlük kuralı uyarınca iptal edilir.
6102 sayılı Kanun'un 436. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamazlar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2020/674, K. 2022/1291 sayılı ilamında belirtildiği üzere bu düzenleme emredici nitelikte olduğundan, yönetim kurulu üyelerinin diğer kurul üyelerinin ibrasında kullandığı oylar da geçersiz sayılır. Ayrıca yönetim kurulu üyesi olan vasi ile kısıtlı pay sahibi arasında menfaat çatışması bulunduğundan, vasi kısıtlı adına yönetim kurulu üyelerinin ibrasında bizzat oy kullanamaz; bu halde kısıtlı ortak adına ancak atanacak kayyum aracılığıyla oy kullanılabilir.
Şirket Defter ve Belgelerinde Sır Saklama Yükümlülüğü ve Yargı Yolu
6102 sayılı Kanun'un 527. maddesi gereğince, görevi dolayısıyla incelemesine sunulan defter ve belgeleri inceleyenlerin elde ettikleri veya verilen bilgilerden öğrendikleri iş ve işletme sırlarını açıklamaları yasaktır. Bu yükümlülüğe aykırı hareket eden kişiler şirketin uğradığı maddi ve manevi zararı tazmin etmekle mükelleftir; ceza mevzuatının suç ihbarına ilişkin hükümleri ise saklı tutulmuştur. Öte yandan 6102 sayılı Kanun'un 440. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mahkemenin denetçi atanması isteminin kabul veya reddine dair verdiği kararlar kesindir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 527Kaynağı aç
Sıkça Sorulan Sorular
Anonim şirketlerde finansal tablolar kim tarafından ve ne zamana kadar hazırlanır?
Finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporunu hazırlama görevi yönetim kurulundadır. Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun finansal tabloları ve faaliyet raporunu bilanço gününü takip eden ilk üç ay içinde hazırlayarak genel kurula sunar.
Şirketin edindiği kendi payları için ayrılan yedek akçe ne zaman serbest kalır?
Şirketin iktisap ettiği kendi payları karşılığında ayrılan yedek akçeler, yalnızca iktisap edilen payların üçüncü kişilere devredilmesi veya itfa edilerek yok edilmesi halinde karşıladıkları iktisap değerleri nispetinde çözülebilir.
Genel kanuni yedek akçe sermayenin yarısını aşmadıkça nerelerde harcanabilir?
Genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı takdirde münhasıran şirket zararlarının kapatılmasına, işlerin kötü gittiği evrelerde işletmenin devamının sağlanmasına veya işsizliğin önlenmesi ile neticelerinin hafifletilmesine yarayan tedbirlerin alınmasına hasredilir.
İbra oylamasında yönetim kurulu üyelerinin diğer üyeler için oy kullanması geçerli midir?
Türk Ticaret Kanunu'nun 436. maddesinin ikinci fıkrasındaki oy yasağı emredici nitelikte olduğundan, yönetim kurulu üyelerinin kendileri dışındaki diğer üyelerin ibra edilmelerine ilişkin kullandıkları oylar geçersiz sayılır.
Çalışanlardan yardım akçesi amacıyla toplanan aidatlar işten ayrılmada geri ödenir mi?
Şirket bünyesinde yardım akçesi oluşturulması gayesiyle işçi ve personelden kesilen aidatlar bulunuyorsa, iş ilişkisinin sona ermesi halinde fondaki ayrımdan istifade edemeyen çalışanlara yatırdıkları tutarlar ödeme anından itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte iade edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

