Fikri mülkiyet, kişilerin yaratıcı çalışmaları üzerindeki sahiplik ve kontrol hakkıdır. Koruma; telif, patent, marka, endüstriyel tasarım ve ticari sır gibi farklı yollarla kurulabilir. Cezai sonuç ise her ihlalde kendiliğinden hapis değildir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, yazılı izin olmadan yapılan belirli kullanımları 71. maddede, bandrol yükümlülüğüne aykırı ticari fiilleri ise 81. maddede ayrı suçlar olarak düzenler. 71 ve 72. maddelerdeki suçlarda soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır; bu bağlılık bandrol suçunun kovuşturma rejimine kendiliğinden taşınmaz.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 81Kaynağı aç
Hakların kapsamı ve korumanın amacı
Bu haklar sanat, edebiyat, müzik, icatlar, markalar, tasarımlar ve diğer entelektüel emekler gibi fikri ve estetik değeri bulunan çalışmaları kapsar. Temel amaç, yaratıcıların emeklerinin karşılığını almasını sağlamaktır. Bu genel çerçeve, her çalışma için aynı tescil şartının veya aynı koruma süresinin bulunduğu anlamına gelmez.
Telif hakkı, edebi ve sanatsal eserin yaratıcısına ait olma ve yayımlanma haklarını korur; eserin kopyalanması, dağıtılması veya kamuya sunulmasına karşı koruma sağlar. Patent, yaratıcı buluşu belirli bir süre korur ve patent başvurusu, inceleme ile tescil süreçlerini içerir. Marka tescili, markanın kullanımını ve benzerliklerin engellenmesini sağlar; izinsiz kullanıma karşı yasal yaptırım öngörülür. Endüstriyel tasarım hakları ürünün görünüm ve şeklini, ticari sır ise bir şirketin özel bilgilerini koruma altına alır.
İhlalde gündeme gelebilecek sonuçlar
İhlal, başka bir kişi veya kuruluşun bu hakları izinsiz kullanması veya çalması anlamına gelir. Hak sahibi, çeşitli yollarla hakkını koruyabilir. Para cezası, tazminat, maddi ve manevi zararların giderilmesi ile tazminat miktarının belirlenmesi bu sonuçlar arasında sayılır. Korsanlık ve sahtecilik gibi suçlar için hapis cezası uygulanabilir. Bu anlatım, her ihlali hapis cezasına bağlayan genel bir kural değildir.
Ciddi ve kasıtlı bir ihlalde, korsanlık veya sahtecilik için hapis cezası uygulanabilir. Hak sahibi maddi ve manevi zararlarının giderilmesini, ayrıca ihlal edilen materyale erişimin engellenmesini talep edebilir. Yaptırım, ihlal edilen hakkın niteliğine ve kullanılan veya çalınan malzemenin değerine göre değişebilir. Bu değişebilirlik, belirli bir hesap yöntemi veya sabit bir ceza miktarı göstermez.
Koruma bakımından haklara saygının teşvik edilmesi, gerektiğinde cezai suçlar ve hukuki tazminatlar şeklinde yaptırım uygulanması ve dava ile tazminat taleplerini içeren hukuki süreçler gerekli önlemler arasında yer alır. Markanın izinsiz kullanımına karşı yasal yaptırım öngörülmesi de bu genel çerçevenin parçasıdır. Yaptırımın hapis, para cezası veya tazminat olması, ilgili hakkın düzenlendiği hükme göre belirlenir.
Eser kavramı ve bandrol
5846 sayılı Kanun’un 1/B maddesinin (a) fıkrasına göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her türlü fikir ve sanat ürünüdür. Bandrol, Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinde, fikir ve sanat eserlerinin izinsiz çoğaltılmasının ve taklit edilmesinin önlenmesi amacıyla çoğaltılmış nüshalar ile süreli olmayan yayınların üzerine yapıştırılan güvenlik etiketi olarak tanımlanır. Etiket sökülünce parçalanır, yapıştırıldığı malzemenin özelliğini kaybettirir ve holografik özellikli olabileceği gibi dijital olarak da üretilebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/155, K. 2018/411Kaynağı aç
Aynı Yönetmelik’in 1. maddesine göre bandrolün işlevi, eser ve hak sahiplerinin haklarının takip edilmesini sağlamak ve fikri hak ihlalleriyle mücadele etmektir. 5846 sayılı Kanun’un 81. maddesine göre musiki ve sinema eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan yayınlara bandrol yapıştırılması zorunludur. Kolay kopyalanmaya müsait diğer eserlerin çoğaltılmış nüshalarında bandrol, eser veya hak sahibinin talebi üzerine zorunlu olur.
Bandrolün verilmesi ve denetlenmesi
Bandroller Bakanlıkça bastırılıp satılır. Bakanlıkça belirlenen satış fiyatı üzerinden meslek birlikleri aracılığıyla da satılabilir. Başvuruda, bandrol talebinde bulunanın yasal hak sahibi olduğunu beyan eden taahhütnamenin doldurulması zorunludur. Bakanlıkça tespit edilen diğer evrak ve belgelerle başvuru yapılır. Bakanlık, bu başvuru üzerine başka bir işleme gerek kalmaksızın on iş günü içinde bandrol vermek zorundadır ve beyana dayalı işlemlerden sorumlu tutulamaz.
Bandrol zorunlu nüshaların çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten veya bu materyallerin dolum ve çoğaltımını yapan yerler, taahhütnamenin bir kopyasını almak, saklamak ve istenildiğinde yetkili makamlara ibraz etmekle yükümlüdür. Bakanlık ile mülki idare amirleri, bandrollenmesi zorunlu nüshaların ve süreli olmayan yayınların bandrollü olup olmadığını her zaman denetleyebilir. Gerekli görülürse mülki idare amirleri resen veya Bakanlığın talebiyle illerde denetim komisyonu oluşturabilir; komisyonlarda Bakanlık ile ilgili meslek birliklerinin temsilcileri görev alabilir.
Denetimde Kanunda korunan hakların ihlal edildiği tespit edilirse 5846 sayılı Kanun’un 75. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca işlem yapılır. Kanun kapsamında korunan, yasal olarak çoğaltılmış ve bandrollü nüshaların yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışı da yasaktır. Bu yasağa aykırı hareket edenler Kabahatler Kanunu’nun 38. maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılır. Maddede belirtilen hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Bandrol yükümlülüğüne aykırılık ve bağlantılı suçlar
5846 sayılı Kanun’un 81. maddesine göre bandrol yükümlülüğüne aykırı veya bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz eden, satan, dağıtan ya da ticari amaçla satın alan veya kabul eden kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu hükümde hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmüştür.
Suçun ilk hareket grubunda yalnız çoğaltma yeterli değildir. Çoğaltılan eserin bandrolsüz olarak satışa arz edilmesi, satılması veya dağıtılması da gerekir. Başkası tarafından bandrolsüz çoğaltılmış nüshaları satın alan veya kabul eden kişinin cezalandırılması, ticari amaçla hareket etmesine bağlıdır. Kişisel kullanım amacıyla satın alma veya kabul etme suç oluşturmaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E. 2017/155, K. 2018/411 sayılı kararına göre bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun mağduru doğrudan eser sahipleri değil, toplumu oluşturan bireyler, yani kamudur. Kanun koyucu bu aykırılığı, devletin mevzuatla oluşturduğu idari düzene yönelen bir suç olarak düzenlemiştir. Kurul, suçu yalnızca bandrol alma hakkı bulunanların işleyebileceği özgü bir suç kabul etmemiş; herkes tarafından işlenebilecek bir suç olduğunu belirtmiştir. Kararda bu kabulün aksini savunan görüşlerin bulunduğu da ifade edilmiştir.
Sahte bandrol üretmek, satışa sunmak, satmak, dağıtmak, satın almak, kabul etmek veya kullanmak üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası gerektirir. Usulüne uygun alınmış bandrolü başka eserde kullanmak, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Yetkisi yokken hileyle bandrol elde eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır. Bandrolü yetkisiz kişiye sağlayan ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Yazılı izin olmaksızın hak ihlali
5846 sayılı Kanun’un 71. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi, eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı yazılı izin olmadan işleme, temsil etme, çoğaltma, değiştirme, dağıtma, umuma iletme ve yayımlamayı suç sayar. Aynı bent; hukuka aykırı nüshaları satışa çıkarmayı, satmayı, kiralamayı, ödünç vermeyi veya başka yolla yaymayı, ticari amaçla satın almayı, ithal ya da ihraç etmeyi ve kişisel kullanım dışında elde bulundurmayı veya depolamayı da kapsar. Yaptırım bir yıldan beş yıla kadar hapistir veya adli para cezasıdır; ikisi birlikte zorunlu değildir.
Aynı maddede başka fiiller de ayrı cezalarla düzenlenmiştir. Başkasına ait esere kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiil dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenirse hapis cezasının üst sınırı beş yıl olur ve adli para cezasına hükmolunamaz. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.
Hak sahiplerinin izni olmaksızın alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bir eserle ilgili yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi de altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi ise üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.
Kanun, ek 4. maddenin birinci fıkrasında sayılan fiilleri yetkisiz gerçekleştirenler ile hak ihlaline devam eden bilgi içerik sağlayıcılar için, daha ağır bir suç oluşmuyorsa, üç aydan iki yıla kadar hapis öngörür. Hukuka aykırı üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış eseri, icrayı, fonogramı ya da yapımı satışa sunan, satan veya satın alan kişi, kovuşturmadan önce bunları kimden aldığını bildirip yakalanmayı sağlarsa cezada indirim yapılabileceği gibi ceza da verilmeyebilir. Bu imkân hâkimin takdirine bağlıdır.
Şikâyet, elkoyma ve faaliyetin durdurulması
71. maddedeki suçun mağduru manevi, mali veya bağlantılı hak sahipleridir. 75. madde, 71 ve 72. maddelerdeki suçların soruşturma ve kovuşturmasını şikâyete bağlar. Şikâyetin geçerli olması, hak sahiplerinin veya üye oldukları meslek birliklerinin haklarını gösteren belge ve diğer delilleri Cumhuriyet başsavcılığına sunmasına bağlıdır. Bunlar şikâyet süresi içinde verilmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Şikâyete bağlı suçlarda, başta Millî Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler, eser üzerindeki manevi ve mali hak sahiplerinin şikâyet hakkını kullanabilmesi için onları durumdan haberdar eder. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı, suç konusu eşya hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirine ilişkin işlemleri yapar. Gerekli görürse, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına da karar verebilir.
Çoğaltmayla sınırlı faaliyetin durdurulması kararı yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır. Kanunda tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ilgili tüzel kişi hakkında Türk Ceza Kanunu’nun tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Bandrol suçu ile 71. maddedeki suçun birlikte değerlendirilmesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E. 2017/155, K. 2018/411 sayılı kararında özel içtima dört koşula bağlanmıştır: bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun bulunması, suçun bir eserle ilişkilendirilmesi, aynı eser bakımından 71. maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamındaki suçun işlenmesi ve hak sahibinin şikâyetçi olması. Kurulun incelediği uygulamada bu koşullar birlikte gerçekleşirse fail hakkında yalnız 71. madde üzerinden ceza belirlenir ve bu ceza üçte bir oranında artırılır.
Kurula göre şikâyet yoksa özel içtima uygulanmaz ve resen kovuşturulan 81. madde uyarınca işlem yapılır. Şikâyet varsa bandrol suçuna konu eser ile şikâyete konu eserin aynı olması gerekir. Kurul, 81/13 yoluyla 71. maddeye göre ceza belirlenmesini yalnız cezanın belirlenmesine ilişkin bir yollama saymış; bunun suçun vasfını ve resen kovuşturulma niteliğini değiştirmediğini kabul etmiştir.
Buna karşılık 5846 sayılı Kanun’un 81. maddesinin on üçüncü fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 12/6/2020 tarihli ve E.:2019/74, K.:2020/29 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle 2018 tarihli karardaki içtima koşulları ile fıkranın iptali aynı dönemde uygulanacak tek bir kural gibi birleştirilemez. İptal, 71 ve 81. maddelerde ayrıca tanımlanan suçların ve cezaların varlığını ortadan kaldıran bir sonuç olarak bu metinde gösterilmemektedir.
Birden fazla nüsha ve aynı suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, mağduru kamu kabul edilen bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçu bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/2. maddesinde yer alan aynı suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesi şartının gerçekleşmesinin mümkün olmadığını kabul etmiştir. Birden fazla eser nüshası veya birden fazla şikâyetçi bulunması, bu suçta mağduru değiştirmez. Bu kabul, hak sahiplerinin izni olmadan kopyalanmış ve bandrolsüz CD satışına ilişkin uyuşmazlığa özgüdür; marka, patent veya başka bir fikri mülkiyet suçu için genel kurala dönüştürülemez.
Kurul, İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 06.06.2016 tarihli ve 178-209 sayılı direnme hükmünü, Türk Ceza Kanunu’nun 43/2. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı gerekçesiyle bozmuştur. Karar tarihi itibarıyla uygulanacak 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesi uyarınca bu uygulamayı hükümden çıkararak hükmü düzelterek onamıştır. Düzeltme bu hüküm fıkrasına yöneliktir; ilk derece mahkemesinin diğer gerekçelerinin benimsendiği anlamına gelmez.
Deliller ve dava sürecinin genel akışı
İspat yükümlülüğü bulunan anlaşmazlıklarda delillerin doğru ve eksiksiz toplanması önemlidir. Hukuki süreçlerin izlenmesi, uzman danışmanlık alınması ve hukuki koruma başvurularının zamanında yapılması da gerekli görülen önlemlerdendir.
Hak sahibi, ihlali ortaya koyarak dava açıp açmayacağına karar verir. Dava açılırsa mahkeme uyuşmazlığı değerlendirir ve gerekli delilleri ister. Avukatlar arasındaki görüşmeler ve duruşmanın ardından hüküm kurulur. Hükmün kesinleşmesinde tarafların temyiz hakkı dikkate alınır. Bu sıra genel bir işleyiştir; görevli mahkemeyi, hak düşürücü süreyi veya temyiz merciini göstermez.
Sık sorulan sorular
Fikri mülkiyet hangi çalışmaları kapsar?
Sanat, edebiyat, müzik, icatlar, markalar, tasarımlar ve diğer entelektüel emekler bu kapsamda sayılır. Koruma türü eserin ifadesi, buluş, marka, tasarım veya ticari sır olmasına göre değişir.
Her ihlalde hapis cezası uygulanır mı?
Hayır. Hapis, ciddi ve kasıtlı korsanlık veya sahtecilik bakımından uygulanabilir bir sonuç olarak anlatılır. 5846 sayılı Kanun’da ise ancak maddede sayılan fiiller için belirli hapis yaptırımları öngörülmüştür.
Bandrolsüz eseri kişisel kullanım için almak suç mudur?
Hayır. Bandrolsüz çoğaltılmış nüshayı satın alan veya kabul eden kişinin cezalandırılması ticari amaçla hareket etmesine bağlıdır. Kişisel kullanım amacıyla satın alma veya kabul etme suç oluşturmaz.
71. maddedeki suçlar şikâyete bağlı mıdır?
Evet. 5846 sayılı Kanun’un 75. maddesine göre 71 ve 72. maddelerde sayılan suçlardan soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır. Geçerli şikâyet için hakları kanıtlayan belge ve sair delillerin Cumhuriyet başsavcılığına verilmesi gerekir.
Faaliyetin durdurulması kararı ne zaman geçerliliğini yitirir?
Cumhuriyet savcısının çoğaltmayla sınırlı faaliyetin durdurulması kararı yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır.
Bandrol suçunda birden fazla nüsha aynı suçu birden fazla kişiye karşı işlenmiş sayar mı?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, mağduru kamu olan bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunda Türk Ceza Kanunu’nun 43/2. maddesindeki birden fazla kişiye karşı işlenme şartının gerçekleşmediğini kabul etmiştir. Bu kabul bandrolsüz eser satışına ilişkin uyuşmazlıkla sınırlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

