Yapay Zekanın Fikri Mülkiyet Haklarına Etkisi

by Avukat Erdal Ersoy
Yapay Zekanın Fikri Mülkiyet Haklarına Etkisi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinde eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanunda ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulü; eser sahibi ise eseri meydana getiren kişi olarak tanımlanmaktadır. Bu yasal çerçevede yapay zekanın eser üzerinde hak sahipliği tanıyan bir konumu bulunmamaktadır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 1/BKaynağı aç
Madde 1/B – (Ek: 21/2/2001 -4630/2 md.) Bu Kanunda geçen tanımlardan; a) Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini, b) Eser sahibi: Eseri meydana getiren (…)[3] kişiyi, c) İşlenme eser: Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsullerini, d) Derleme eser: Özgün eser üzerindeki haklar saklı kalmak kaydıyla, ansiklopediler ve antolojiler gibi muhtevası seçme ve düzenlemelerden oluşan ve bir düşünce yaratıcılığı sonucu olan eseri, e) Tespit: Seslerin veya ses temsillerinin veya ses ve görüntülerin anlaşılabilecek, çoğaltılabilecek veya iletilebilecek şekilde bir araca kaydedilmesi işlemini, f) Fonogram: Sinema eseri gibi görsel-işitsel eserler içindeki ses tespitleri hariç olmak üzere, bir icrada yer alan seslerin veya diğer seslerin veya ses temsillerinin tespit edildiği ses taşıyıcısı fiziki ortamı, g) Bilgisayar programı: Bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmalarını, h) Arayüz: Bilgisayarın donanım ve yazılım unsurları arasında karşılıklı etkilenme ve bağlantıyı oluşturan program bölümlerini, ı) Araişlerlik: Bilgisayar program bölümlerinin fonksiyonel olarak birlikte çalışması ve karşılıklı etkilenmesi ve alışverişi yapılan bilginin karşılıklı kullanım yeteneğini, j) Bağlantılı haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcılarının sahip oldukları hakları, k) Komşu haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının sahip oldukları hakları, l) (Ek: 3/3/2004-5101/9 md.) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını, İfade eder. B) Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri: I – İlim ve edebiyat eserleri:

FSEK Kapsamında Eser ve Hak Sahipliği

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesi, korunan fikri ürünleri sahibinin hususiyetini yansıtma ve belirli eser türleri arasında yer alma şartına bağlarken, eser sahibini eseri meydana getiren kişi olarak düzenlemiştir. Kanundaki bu tanım, hak sahipliğini kişi kavramına bağladığından yapay zeka sistemlerinin kendiliğinden telif hakkı sahibi olmasına olanak tanımamaktadır.

Yapay zeka vasıtasıyla ortaya çıkan ürünlerde telif koruması bakımından, üretim sürecinde insan müdahalesinin varlığı ve diğer yasal şartların karşılanması gerektiği yönünde yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu çerçevede, sahibinin hususiyetini yansıtma ölçütünün teknolojik gelişmeler doğrultusunda değerlendirilmesi tartışılmaktadır.

Telif İhlallerinde Hukuki Sorumluluk ve Belirsizlikler

Yapay zekanın üçüncü kişilerin telif haklarını ihlal etmesi durumunda telif hakkı sahibinin hakkını nasıl ileri süreceği, açılacak davada nasıl bir hukuki yarar sağlanacağı ve ortaya çıkan zararın nasıl tazmin edileceği mevcut düzenlemelerde muğlaktır.

Yapay zeka sistemlerine ilişkin sorumluluk, fikri mülkiyet hukuku ve etik boyutlarının incelenmesi amacıyla yapay zekaya elektronik kişilik tanınması gibi farklı hukuki statü önerileri de gündeme getirilmektedir.

Marka Hukukundaki Tüketici Kriterlerine Etkiler

Marka hukukunda yer alan ortalama tüketici, karıştırılma ihtimali, akılda kalan kaba görünüm ve görsel, işitsel, kavramsal benzerlik gibi kavramlar insanilik unsuruna dayanmaktadır. Satın alma tercihlerini tahmin eden ve tüketici gibi seçimler yapan yapay zeka algoritmalarının devreye girmesi, bu klasik ölçütlerin uygulanabilirliğini tartışmaya açmaktadır.

Yapay zeka algoritmalarının ayırt etme kabiliyeti karşısında marka hukukundaki ayırt edicilik unsurunun nasıl ele alınacağı tartışmalıdır. Bunun yanı sıra ortalama tüketici değerlendirmesinde yapay zekanın dayandığı algoritmanın yargılamada incelenmesi halinde gizlilik ve ticari bakımdan hassas bilgilerin ortaya çıkıp çıkmayacağı sorusu önem taşımaktadır.

Yapay zeka telif hakkı sahibi kabul edilebilir mi?

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinde eser sahibi eseri meydana getiren kişi olarak tanımlandığı için mevcut düzenleme yapay zekanın telif hakkı sahipliğine izin vermemektedir.

Yapay zeka çıktılarında telif koruması nasıl değerlendirilir?

Yapay zeka tarafından meydana getirilen çıktılarda telif koruması, süreçte insan müdahalesinin varlığına ve diğer kanuni unsurların bir arada gerçekleşmesine bağlı olarak tartışılmaktadır.

Yapay zeka marka hukukundaki benzerlik değerlendirmesini nasıl etkiler?

Ortalama tüketici ve karıştırılma ihtimali gibi kriterler insanilik unsuruna dayandığından, seçim yapan algoritmaların varlığı ayırt edicilik unsurunun uygulanmasını ve algoritma incelemelerinde hassas ticari bilgilerin korunmasını tartışmalı kılmaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu