Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda Manevi Haklar

by Avukat Erdal Ersoy
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda Manevi Haklar

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir eserin sahibi, onu meydana getiren kişidir. Kanun’un 13. maddesi gereğince fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri kanun dairesinde himaye görür; eser sahibine tanınan hak ve yetkiler eserin hem bütününe hem de parçalarına şamildir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – (Değişik: 21/2/2001 – 4630/5 md.) Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir. Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde, animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır. II – Eser sahiplerinin birden fazla oluşu:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri bu kanun dairesinde himaye görür. Eser sahibine tanınan hak ve salahiyetler eserin bütününe ve parçalarına şamildir. (Değişik son fıkra: 3/3/2004-5101/10 md.) Filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcıları, hak ihdas etmek amacı taşımaksızın, sahip oldukları hakların ihlâl edilmemesi, hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması ve malî haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilmesi maksadıyla, sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt ve tescilini yaptırırlar. Aynı maksatla, eser sahiplerinin talebi üzerine, bu Kanun kapsamında korunan tüm eserlerin kayıt ve tescili yapılabilir, malî haklara ilişkin yararlanma yetkileri de kayıt altına alınabilir. Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu tutulamaz. Ancak, kayıt ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek işlemlerde, mevcut olmadığını bildiği veya bilmesi icap ettiği veya kendisine ait olmayan malî ve manevî haklara ilişkin yanlış beyanda bulunanlar, bu Kanunda öngörülen hukukî ve cezaî müeyyidelere tâbidirler. Bu Kanun kapsamında yapılan tüm kayıt ve tescil işlemlerine ilişkin ücretler Bakanlık tarafından belirlenir. Kayıt ve tescilin usul ve esasları, ücretlerinin belirlenmesi ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. II – Manevi haklar: 1. Umuma arz salahiyeti:

Umuma Arz Yetkisi ve Kapsamı

5846 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasına göre bir eserin umuma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını belirleme yetkisi münhasıran eser sahibine aittir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını munhasıran eser sahibi tayin eder. Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş olan, yahut ana hatları her hangi bir suretle henüz umuma tanıtılmıyan bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malumat verebilir. (Değişik: 21/2/2001 – 4630/8 md.) Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise eser sahibi, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır. 2. Adın belirtilmesi salahiyeti:

Bütünü veya esaslı bir kısmı henüz alenileşmemiş olan ya da ana hatları herhangi bir suretle kamuya tanıtılmamış bulunan bir eserin içeriği hakkında, 14. maddenin ikinci fıkrası uyarınca yalnızca o eserin sahibi bilgi verebilir.

Eserin umuma arz edilmesi veya yayımlanma tarzı sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek nitelikteyse, eser sahibi başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş halinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. 5846 sayılı Kanun’un 14. maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda bu menetme yetkisinden sözleşmeyle vazgeçmek hükümsüzdür; diğer tarafın tazminat hakkı ise saklıdır.

Adın Belirtilmesi Yetkisi ve Sahipliğin Tespiti

5846 sayılı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasına göre eseri sahibinin adı veya müstear adı ile ya da adsız olarak umuma arz etme yahut yayımlama hususunda karar verme salahiyeti münhasıran eser sahibine aittir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – Eseri, sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti munhasıran eser sahibine aittir. Bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyelerle bir işlenmenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin, kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopye veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır. Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilaflı ise, yahut her hangi bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekte ise, hakiki sahibi, hakkının tesbitini mahkemeden istiyebilir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/6 md.) Eser niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı istem üzerine eserin görülen bir yerine eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek biçimde eser sahibinin adı yazılır. 3. Eserde değişiklik yapılmasını menetmek:

Güzel sanat eserlerinden çoğaltma yoluyla elde edilen kopyalar ile bir işlemenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin kararlaştırılan ya da adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen ürünün bir kopya veya işleme olduğunun açıkça gösterilmesi zorunludur.

Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilaflı ise yahut herhangi bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekteyse, gerçek eser sahibi Kanun’un 15. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkının tespitini mahkemeden talep edebilir.

Eser niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı istem üzerine eserin görülen bir yerine, eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek biçimde eser sahibinin adı yazılır.

Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetme Yetkisi

5846 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eser sahibinin izni olmadıkça eserde veya eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değişiklikler yapılamaz.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz. Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri işliyen, umuma arzeden, çoğaltan, yayımlıyan, temsil eden veya başka bir suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zaruri görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususi bir izni olmaksızın da yapabilir. (Değişik: 21/2/2001 – 4630/9 md.) Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür. 4. Eser sahibinin zilyed ve malike karşı hakları:

Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri işleyen, umuma arz eden, çoğaltan, yayımlayan, temsil eden veya başka suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zorunlu görülen değişiklikleri eser sahibinin özel bir izni olmaksızın da yapabilir. Buna karşılık, eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan veya eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyen değişiklikleri menetme hakkı saklıdır.

Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değişikliği menedebilir. 5846 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa dahi vazgeçmek hükümsüzdür.

Eser Aslından Yararlanma ve Mülkiyet Sınırları

5846 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eser sahibi gerekli durumlarda aslın maliki ve zilyedinden, koruma şartlarını yerine getirmek kaydıyla, Kanun’un 4. maddesinin birinci ve ikinci bentlerinde sayılan güzel sanat eserlerinin ve 2. maddesinin birinci bendinde ve 3. maddesinde sayılıp da yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış eserlerinin asıllarından geçici bir süre için yararlanmayı talep etme hakkına sahiptir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – (Değişik birinci fıkra: 21/2/2001 – 4630/10 md.) Eser sahibi, gerekli durumlarda, aslın maliki ve zilyedinden, koruma şartlarını yerine getirmek kaydıyla, 4 üncü maddenin 1 inci ve 2 nci bentlerinde sayılan güzel sanat eserlerinin ve 2 nci maddenin 1 inci bendinde ve 3 üncü maddede sayılıp da yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış eserlerinin asıllarından geçici bir süre için yararlanmayı talep etme hakkına sahiptir. Eser sahibinin bu hakkı, bu eserlerin ticaretini yapanlar tarafından eseri satın alan veya elde eden kişilere müzayede ve satış kataloğu veya ilgili belgeler ile açıklanır. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/7 md.) Aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez. (Ek: 7/6/1995 – 4110/7 md.) Eserin tek ve özgün olması durumunda eser sahibi, kendisine ait tüm dönemleri kapsayan çalışma ve sergilerde kullanmak amacıyla, koruma şartlarını yerine getirerek iade edilmek üzere eseri isteyebilir. III. Hakların kullanılması:[6] a) Genel olarak:

Kanun’un 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir; ancak eseri bozamaz, yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez.

Ölümden Sonra Manevi Hakların Kullanılması

Eser sahibi, 14 ve 15. maddelerin birinci fıkralarıyla kendisine tanınan yetkilerin vefatından sonraki kullanılış tarzlarını belirlememişse veya bu hususu herhangi bir kimseye bırakmamışsa; bu yetkilerin kullanılması sırasıyla vasiyeti tenfiz memuruna, o tayin edilmemişse sağ kalan eş ile çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana-babasına, kardeşlerine aittir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19 – Eser sahibi 14 ve 15 inci maddelerin birinci fıkralariyle kendisine tanınan salahiyetlerin kullanılış tarzlarını tesbit etmemişse yahut bu hususu her hangi bir kimseye bırakmamışsa bu salahiyetlerin ölümünden sonra kullanılması, vasiyeti tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse sırasiyle sağ kalan eşi ile çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana – babasına, kardeşlerine aittir. (Değişik: 21/2/2001-4630/12 md.) Eser sahibinin ölümünden sonra yukarıdaki fıkrada sayılan kimseler eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl kendi namlarına kullanabilirler. Eser sahibi veya birinci ve ikinci fıkralara göre salahiyetli olanlar, salahiyetlerini kullanmazlarsa; eser sahibinden veya halefinden mali bir hak iktisap eden kimse meşru bir menfaati bulunduğunu ispat şartiyle, eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları kendi namına kullanabilir. Salahiyetli kimseler birden fazla olup müdahale hususunda birleşemezlerse; mahkeme, eser sahibinin muhtemel arzusuna en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile ihtilafı halleder. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/2 md.) 18 inci madde ile yukarıdaki fıkralarda sayılan salahiyetli kimselerden hiçbiri bulunmaz veya bulunup da salahiyetlerini kullanmazlarsa yahut ikinci fıkrada belirlenen süreler bitmişse, eser memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde, Kültür ve Turizm Bakanlığı 14, 15, 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir. IV – Mali haklar:[7] 1. Genel olarak:

Eser sahibinin ölümünden sonra kanunda sayılan bu kişiler, Kanun’un 14, 15 ve 16. maddelerinin üçüncü fıkralarında düzenlenen hakları eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl boyunca kendi namlarına kullanabilirler.

Eser sahibi veya kanunen yetkili kılınan kişiler yetkilerini kullanmazlarsa, eser sahibinden veya halefinden mali bir hak iktisap eden kişi meşru bir menfaati bulunduğunu ispat etmek şartıyla 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarındaki hakları kendi namına kullanabilir.

Yetkili kimseler birden fazla olup müdahale hususunda birleşemezlerse ihtilaf, mahkemece eser sahibinin muhtemel arzusuna en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile çözümlenir.

Kanunda sayılan yetkili kişilerden hiçbirinin bulunmaması, bulunup da yetkilerini kullanmaması veya yetmiş yıllık sürenin sona ermesi halinde, eser memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde Kültür ve Turizm Bakanlığı 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir.

Sık Sorulan Sorular

Eser sahibi kimdir ve kanuni menfaat kapsamı nedir?

Eserin sahibi onu meydana getiren kişidir. Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri 5846 sayılı Kanun dairesinde himaye görür; eser sahibine tanınan hak ve yetkiler eserin bütününe ve parçalarına şamildir.

Eserin umuma arz edilme şartlarını kim belirler?

Bir eserin umuma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını tayin etme salahiyeti 5846 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca münhasıran eser sahibine aittir.

İzin verilmiş olsa dahi eserin yayımlanması menedilebilir mi?

Eserin umuma arz edilmesi veya yayımlanma tarzı sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek nitelikteyse, eser sahibi başkasına yazılı izin vermiş olsa dahi yayımı menedebilir. Bu menetme yetkisinden sözleşmeyle vazgeçmek hükümsüzdür; diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.

Eser sahibinin adı belirtilmeden eser yayımlanabilir mi?

Eseri sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak umuma arz etme ya da yayımlama hususunda karar verme salahiyeti 5846 sayılı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrası gereğince münhasıran eser sahibine aittir.

Eserde teknik zorunluluk halinde değişiklik yapılabilir mi?

Kanunun veya eser sahibinin izniyle eseri işleyen, umuma arz eden, çoğaltan, yayımlayan, temsil eden veya yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zorunlu görülen değişiklikleri özel bir izin olmaksızın yapabilir.

Ölümden sonra manevi hak yetkileri nasıl kullanılır?

Eser sahibi kullanım tarzını belirlememişse 14 ve 15. maddelerin birinci fıkrasındaki yetkiler sırasıyla vasiyeti tenfiz memuruna, eş ve çocuklara, mansup mirasçılara, ana-babaya ve kardeşlere geçer. Bu yetkililer 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarındaki hakları ölümden itibaren 70 yıl boyunca kendi namlarına kullanabilir; yetkililerin kullanmaması durumunda mali hak iktisap edenler meşru menfaat ispatıyla, uzlaşmazlık halinde basit yargılama usulüyle mahkeme, ilgililerin bulunmaması veya sürenin dolması durumunda ise kültürel önem şartıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı devreye girebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu