5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir eserin sahibi, onu meydana getiren kişidir. Kanun’un 13. maddesi gereğince fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri kanun dairesinde himaye görür; eser sahibine tanınan hak ve yetkiler eserin hem bütününe hem de parçalarına şamildir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 8Kaynağı aç
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Umuma Arz Yetkisi ve Kapsamı
5846 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasına göre bir eserin umuma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını belirleme yetkisi münhasıran eser sahibine aittir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Bütünü veya esaslı bir kısmı henüz alenileşmemiş olan ya da ana hatları herhangi bir suretle kamuya tanıtılmamış bulunan bir eserin içeriği hakkında, 14. maddenin ikinci fıkrası uyarınca yalnızca o eserin sahibi bilgi verebilir.
Eserin umuma arz edilmesi veya yayımlanma tarzı sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek nitelikteyse, eser sahibi başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş halinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. 5846 sayılı Kanun’un 14. maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda bu menetme yetkisinden sözleşmeyle vazgeçmek hükümsüzdür; diğer tarafın tazminat hakkı ise saklıdır.
Adın Belirtilmesi Yetkisi ve Sahipliğin Tespiti
5846 sayılı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasına göre eseri sahibinin adı veya müstear adı ile ya da adsız olarak umuma arz etme yahut yayımlama hususunda karar verme salahiyeti münhasıran eser sahibine aittir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Güzel sanat eserlerinden çoğaltma yoluyla elde edilen kopyalar ile bir işlemenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin kararlaştırılan ya da adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen ürünün bir kopya veya işleme olduğunun açıkça gösterilmesi zorunludur.
Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilaflı ise yahut herhangi bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekteyse, gerçek eser sahibi Kanun’un 15. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkının tespitini mahkemeden talep edebilir.
Eser niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı istem üzerine eserin görülen bir yerine, eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek biçimde eser sahibinin adı yazılır.
Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetme Yetkisi
5846 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eser sahibinin izni olmadıkça eserde veya eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değişiklikler yapılamaz.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri işleyen, umuma arz eden, çoğaltan, yayımlayan, temsil eden veya başka suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zorunlu görülen değişiklikleri eser sahibinin özel bir izni olmaksızın da yapabilir. Buna karşılık, eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan veya eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyen değişiklikleri menetme hakkı saklıdır.
Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değişikliği menedebilir. 5846 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa dahi vazgeçmek hükümsüzdür.
Eser Aslından Yararlanma ve Mülkiyet Sınırları
5846 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eser sahibi gerekli durumlarda aslın maliki ve zilyedinden, koruma şartlarını yerine getirmek kaydıyla, Kanun’un 4. maddesinin birinci ve ikinci bentlerinde sayılan güzel sanat eserlerinin ve 2. maddesinin birinci bendinde ve 3. maddesinde sayılıp da yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış eserlerinin asıllarından geçici bir süre için yararlanmayı talep etme hakkına sahiptir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Kanun’un 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir; ancak eseri bozamaz, yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez.
Ölümden Sonra Manevi Hakların Kullanılması
Eser sahibi, 14 ve 15. maddelerin birinci fıkralarıyla kendisine tanınan yetkilerin vefatından sonraki kullanılış tarzlarını belirlememişse veya bu hususu herhangi bir kimseye bırakmamışsa; bu yetkilerin kullanılması sırasıyla vasiyeti tenfiz memuruna, o tayin edilmemişse sağ kalan eş ile çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana-babasına, kardeşlerine aittir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Eser sahibinin ölümünden sonra kanunda sayılan bu kişiler, Kanun’un 14, 15 ve 16. maddelerinin üçüncü fıkralarında düzenlenen hakları eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl boyunca kendi namlarına kullanabilirler.
Eser sahibi veya kanunen yetkili kılınan kişiler yetkilerini kullanmazlarsa, eser sahibinden veya halefinden mali bir hak iktisap eden kişi meşru bir menfaati bulunduğunu ispat etmek şartıyla 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarındaki hakları kendi namına kullanabilir.
Yetkili kimseler birden fazla olup müdahale hususunda birleşemezlerse ihtilaf, mahkemece eser sahibinin muhtemel arzusuna en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile çözümlenir.
Kanunda sayılan yetkili kişilerden hiçbirinin bulunmaması, bulunup da yetkilerini kullanmaması veya yetmiş yıllık sürenin sona ermesi halinde, eser memleketin kültürü bakımından önemli görüldüğü takdirde Kültür ve Turizm Bakanlığı 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir.
Sık Sorulan Sorular
Eser sahibi kimdir ve kanuni menfaat kapsamı nedir?
Eserin sahibi onu meydana getiren kişidir. Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri 5846 sayılı Kanun dairesinde himaye görür; eser sahibine tanınan hak ve yetkiler eserin bütününe ve parçalarına şamildir.
Eserin umuma arz edilme şartlarını kim belirler?
Bir eserin umuma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını tayin etme salahiyeti 5846 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca münhasıran eser sahibine aittir.
İzin verilmiş olsa dahi eserin yayımlanması menedilebilir mi?
Eserin umuma arz edilmesi veya yayımlanma tarzı sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek nitelikteyse, eser sahibi başkasına yazılı izin vermiş olsa dahi yayımı menedebilir. Bu menetme yetkisinden sözleşmeyle vazgeçmek hükümsüzdür; diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.
Eser sahibinin adı belirtilmeden eser yayımlanabilir mi?
Eseri sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak umuma arz etme ya da yayımlama hususunda karar verme salahiyeti 5846 sayılı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrası gereğince münhasıran eser sahibine aittir.
Eserde teknik zorunluluk halinde değişiklik yapılabilir mi?
Kanunun veya eser sahibinin izniyle eseri işleyen, umuma arz eden, çoğaltan, yayımlayan, temsil eden veya yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zorunlu görülen değişiklikleri özel bir izin olmaksızın yapabilir.
Ölümden sonra manevi hak yetkileri nasıl kullanılır?
Eser sahibi kullanım tarzını belirlememişse 14 ve 15. maddelerin birinci fıkrasındaki yetkiler sırasıyla vasiyeti tenfiz memuruna, eş ve çocuklara, mansup mirasçılara, ana-babaya ve kardeşlere geçer. Bu yetkililer 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarındaki hakları ölümden itibaren 70 yıl boyunca kendi namlarına kullanabilir; yetkililerin kullanmaması durumunda mali hak iktisap edenler meşru menfaat ispatıyla, uzlaşmazlık halinde basit yargılama usulüyle mahkeme, ilgililerin bulunmaması veya sürenin dolması durumunda ise kültürel önem şartıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı devreye girebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

