Fikir ve Sanat Eseri Türleri, Hususiyet ve Alenileşme

by Avukat Erdal Ersoy
Fikir ve Sanat Eseri Türleri, Hususiyet ve Alenileşme

Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu dairesinde himaye görür ve eser sahibine tanınan yetkiler eserin bütününe olduğu kadar parçalarına da şamildir. Kanunun 13. maddesi uyarınca telif koruması herhangi bir tescil işlemine bağlı olmaksızın, eserin meydana getirildiği anda kendiliğinden doğar. Tescil ve bandrol uygulamaları kurucu bir hak doğurmayıp ispat kolaylığı ile idari kontrol imkânı sağlar. Telif hukukunda koruma fikre değil somutlaşan ifadeye tanınır; konunun kendisi herkese açık olsa dahi korunan unsur yaratıcı anlatımdır. Bu çerçevede bir ürünün telif korumasından yararlanabilmesi kanundaki dört ana gruptan birine girmesine ve sahibinin hususiyetini taşımasına bağlıdır. Yalnızca teknik zorunlulukların belirlediği biçimler, salt fikir ve ilkeler, güncel bilgi ve haber içerikleri, doğal veya arkeolojik buluntular ile folklorik ya da anonim ürünlerin birebir tekrarı hususiyet taşımadığından telif korumasından yararlanamaz.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri bu kanun dairesinde himaye görür. Eser sahibine tanınan hak ve salahiyetler eserin bütününe ve parçalarına şamildir. (Değişik son fıkra: 3/3/2004-5101/10 md.) Filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcıları, hak ihdas etmek amacı taşımaksızın, sahip oldukları hakların ihlâl edilmemesi, hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması ve malî haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilmesi maksadıyla, sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt ve tescilini yaptırırlar. Aynı maksatla, eser sahiplerinin talebi üzerine, bu Kanun kapsamında korunan tüm eserlerin kayıt ve tescili yapılabilir, malî haklara ilişkin yararlanma yetkileri de kayıt altına alınabilir. Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu tutulamaz. Ancak, kayıt ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek işlemlerde, mevcut olmadığını bildiği veya bilmesi icap ettiği veya kendisine ait olmayan malî ve manevî haklara ilişkin yanlış beyanda bulunanlar, bu Kanunda öngörülen hukukî ve cezaî müeyyidelere tâbidirler. Bu Kanun kapsamında yapılan tüm kayıt ve tescil işlemlerine ilişkin ücretler Bakanlık tarafından belirlenir. Kayıt ve tescilin usul ve esasları, ücretlerinin belirlenmesi ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. II – Manevi haklar: 1. Umuma arz salahiyeti:

Fikir ve Sanat Eseri Kategorileri ve Hususiyet Ölçütü

5846 sayılı Kanun eserleri ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanat ve sinema eserleri olmak üzere dört ana grupta toplar. İlim ve edebiyat eserleri grubu; sözlü, yazılı veya görsel dille ortaya konan konferansları, açık oturumlardaki özgün görüşleri, bilimsel tebliğleri, roman, deneme ve makaleleri kapsar. Bilgisayar programları ile program sonucunu doğuracak hazırlık tasarımları da bu grupta korunur. Bu eserlerin korunabilmesi için üçüncü kişilerce algılanabilir biçimde ortaya konması ve yaratıcısının hususiyetini taşıması aranır. Klasik metinlerin yanı sıra sıradan kalıpları aşan yaratıcı seçiş ve kurgu içeren dava dilekçeleri ile özgün sözleşme şablonları da ilim ve edebiyat eseri vasfı kazanabilir. Koreografi ve pandomimler anlık veya rastlantısal hareketlerden farklı olarak tekrarlanabilir, sahnelenebilir veya öğretilebilir bir hareket düzenine kavuştuğunda ilim ve edebiyat eseri olarak korunur. Teknik ve ilmi fotoğraflar, haritalar, planlar, krokiler ile proje safhasındaki mimarlık ve şehircilik tasarımları da ilim ve edebiyat eserleri kapsamındadır.

Musiki eserleri, sözlü veya sözsüz bestelerden meydana gelir ve seslerin melodi, ritim ve harmoni örgüsüyle kazandığı yaratıcı düzen ile bestecinin hususiyeti korunur. Sesin insan, enstrüman veya insan eliyle kompoze edilen doğa seslerinden kaynaklanması korumayı etkilemez. Musiki eserlerinde hak ihlali değerlendirmesinde sıradan dinleyici nezdinde bırakılan izlenim esas alınır; genel esinlenmeler serbest sayılırken ayırt edilebilecek düzeydeki benzerlikler tecavüz teşkil eder. Güzel sanat eserlerinde ise belirleyici payda estetik değerdir; eserin rastgele üretimlerden ayrılarak sanatsal bir kompozisyon bütünlüğü sergilemesi beklenir. Örneğin düzen, kadraj, ışık ve konu seçimi unsurlarıyla sanatsal değer ve hususiyet kazanan fotoğraflar güzel sanat eseri sayılırken, teknik ve belge niteliğindeki çekimler ilim ve edebiyat eseri grubuna yaklaşır. Bir çizimin endüstriyel model olarak kullanılması onun eser niteliğini ortadan kaldırmaz; telif hukuku ile tasarım koruması kümülatif olarak işleyebilir. Sinema eserleri ise elektronik veya mekanik vasıtalarla gösterilebilen, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir; kadraj, kurgu ve seçim bakımından hususiyet taşıdığı sürece teknik-öğretici içerikler ya da olay kayıtları yayın mecrasına bakılmaksızın sinema eseri olarak himaye görür.

İşleme Eserler ve Hak Sahipliği Düzeni

5846 sayılı Kanun m. 21 uyarınca bir eserden onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Bir eserden istifade edilerek ortaya konan fakat aslına göre müstakil nitelik taşımayan ürünler işleme eser sayılır. İşlemenin, yararlanılan eserin sahibinin haklarına zarar getirmeyecek biçimde ve izin alınarak yapılması zorunludur. Yeni hazırlanan bir metinde aşırı iktibasın baskın hâle gelmesi durumunda izinsiz derleme meydana gelir ve istifade edilen eser sahiplerinin izni bulunmadığı takdirde hak ihlali doğar. Buna karşılık, asıl hak sahibinin haklarını ihlal etmeksizin hususiyet taşıyan bir işleme meydana getiren kişi, asıl eserden bağımsız olarak kendi işlemesi üzerinde mali ve manevi haklara sahip ayrı bir eser sahibi kabul edilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde 21 – Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir. b) Çoğaltma hakkı:

Kayıt, Tescil ve İdari Usullerin Sınırları

5846 sayılı Kanun m. 13 f. 3 gereğince sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarda film yapımcıları ile fonogram yapımcıları yapımlarının kayıt ve tescilini yaptırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük hak ihdas etmek amacı taşımamakta olup, hak ihlallerinin önlenmesi, hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması ve mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilmesi amacına yöneliktir. Eser sahiplerinin kendi talepleri üzerine de kanun kapsamındaki tüm eserlerin kayıt ve tescili yapılabilir ve mali hak yararlanma yetkileri kayıt altına alınabilir. Bakanlık tarafından beyana dayalı olarak gerçekleştirilen bu işlemlerden idare sorumlu tutulamaz. Ancak tescile esas işlemlerde mevcut olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği ya da kendisine ait olmayan mali ve manevi haklara dair gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiler, kanunda düzenlenen hukuki ve cezai yaptırımlara tabidir. Kayıt ve tescil işlemlerinin usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle tespit edilir.

Alenileşme, Yayımlama ve Yasal Koruma Süreleri

Alenileşme ve yayımlama kavramları telif korumasının başlangıcını değil, koruma sürelerinin hesabını ve hakların kullanım rejimini belirler. Alenileşme, eserin hak sahibinin rızasıyla umuma sunulması ve kişisel alanın dışına çıkarılarak topluluğa açıklanmasıdır. Yayımlama ise eserin çoğaltılmış nüshalarının hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılması, dağıtılması veya ticaret mevkiine konulması işlemidir. Gerçek kişi eser sahiplerinde telif koruma süresi eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıldır. Tüzel kişilerin hak sahibi olduğu veya eser sahibinin isminin açıklanmadığı eserlerde bu süre alenileşme tarihinden itibaren 70 yıl olarak hesaplanır. Telif hakkından farklı nitelikte bir yatırım koruması olan sui generis veri tabanlarında ise koruma süresi aleniyet tarihinden başlayarak 15 yıldır.

Bir eserin telif koruması kazanması için tescil yaptırmak zorunlu mudur?

Hayır, fikir ve sanat eserlerinde koruma eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar; tescil kurucu nitelikte olmayıp ispat kolaylığı sağlayan ihtiyari bir işlemdir.

Dava dilekçeleri ve sözleşmeler fikir ve sanat eseri sayılabilir mi?

Sıradan kalıp ifadeleri aşan, yaratıcı seçiş ve kurgu içeren dilekçeler ve özgün sözleşme şablonları ilim ve edebiyat eseri vasfı kazanabilir.

İşleme eser meydana getiren kişi eser sahibi sayılır mı?

5846 sayılı Kanun m. 21 uyarınca asıl eserden işleme yoluyla faydalanma hakkı kural olarak asıl hak sahibine ait olmakla birlikte, asıl hak sahibinin haklarına zarar getirmeksizin hususiyet taşıyan bir işleme ortaya koyan kişi kendi işlemesi üzerinde bağımsız haklara sahip ayrı bir eser sahibi olur.

Alenileşme ile yayımlama arasındaki fark nedir?

Alenileşme eserin hak sahibinin rızasıyla kamuya sunularak duyurulması iken, yayımlama eserin çoğaltılmış nüshalarının satışa çıkarılması, dağıtılması ve ticaret mevkiine sunulmasıdır.

Fikir ve sanat eserlerinde genel koruma süresi ne kadardır?

Gerçek kişi hak sahipliğinde eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl; tüzel kişilerin veya ismi açıklanmayan eser sahiplerinin eserlerinde ise alenileşmeden itibaren 70 yıldır.

Film ve müzik yapımcıları için kayıt ve tescil zorunlu mudur?

Evet, 5846 sayılı Kanun m. 13 uyarınca sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarda film ve fonogram yapımcılarının ispat kolaylığı ve hak takibi amacıyla kayıt ve tescil yaptırması zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu