Fikir ve Sanat Eserlerinde Haklar ve Koruma Süresi

by Avukat Erdal Ersoy
Fikir ve Sanat Eserlerinde Haklar ve Koruma Süresi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, eser sahipleri ile icracı sanatçıların, fonogram yapımcılarının, film yapımcılarının ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünlerindeki manevi ve mali hakları belirler, korur, yararlanma şartlarını düzenler ve aykırı yararlanmanın yaptırımlarını tespit eder. Kanun bu haklardaki tasarruf esaslarını, yargı yollarını, yaptırımları ve Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu da kapsar.

Eser, işlenme ve sahiplik

Eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanat veya sinema eseri sayılan fikir ve sanat mahsulüdür. Eser sahibi eseri meydana getiren kişidir. İşlenme, başka eserden yararlanılarak oluşturulan, ona göre bağımsız olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan mahsuldür. Derleme ise özgün eser hakları saklı kalmak üzere seçme ve düzenlemeden oluşan, düşünce yaratıcılığı sonucu eserdir.

Bağlantılı haklar, eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla komşu hak sahipleri ile filmin ilk tespitini yapan yapımcının haklarını ifade eder. Komşu hak tanımında, eser sahibinin haklarına zarar vermeme yanında eser sahibinin izni de yer alır.

Dil ve yazıyla ifade edilen eserler, her biçimde ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla hazırlık tasarımları ilim ve edebiyat eseridir. Estetik niteliği bulunmayan teknik ve bilimsel fotoğraflar, harita, plan, proje, kroki, ilgili maketler ile mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri de bu kapsamdadır. Arayüze temel olanlar dahil, programın herhangi bir unsuruna temel olan düşünce ve ilkeler eser sayılmaz.

Musiki eserleri her türlü sözlü ve sözsüz bestelerdir. Sinema eseri, materyalinden bağımsız olarak elektronik, mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz ve birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir. Tercüme işlenme örnekleri arasındadır. Yararlanılan eser sahibinin haklarına zarar verilmemesi ve işleyenin hususiyetinin bulunması şartıyla işlenmeler eser sayılır.

Hak sahibinin rızasıyla umuma arz edilen eser alenileşmiş sayılır. Asıldan çoğaltılan nüshalar hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılma, dağıtılma veya başka biçimde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arz edilirse eser yayımlanmış sayılır. Eserin sahibi onu meydana getirendir. İşlenme ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları saklı kalmak şartıyla işleyendir.

Birlikte eser ve karine

Sinema eserinde yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı birlikte eser sahibidir. Canlandırma tekniğinde animatör de birlikte sahipler arasındadır. Bu sahiplik hükümleri, 12 Haziran 1995 tarihinden sonra yapımına başlanan sinema eserlerine uygulanır.

Birlikte meydana getirilen eser kısımlara ayrılabiliyorsa her kişi kendi kısmının sahibidir. Aksi kararlaştırılmadıkça değiştirme veya yayımlama için diğerlerinin katılımı istenebilir. Ayrılmaz bütün oluşturan eserin sahibi onu meydana getirenlerin birliğidir ve birliğe adi şirket hükümleri uygulanır. Haklı sebep olmaksızın izin verilmemesi halinde mahkeme izin verebilir.

Teknik hizmetler ve teferruata ait yardımlar eser sahipliğine katılma oluşturmaz. Sözleşme, hizmet şartları veya eser meydana geldiğinde yürürlükteki yasa aksini öngörmedikçe, ayrılmaz birlikte eserdeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri hakları saklıdır.

Yayımlanmış nüshada veya güzel sanat eserinin aslında adını ya da tanınmış müstear adını kullanan kişi, aksi sabit oluncaya kadar eser sahibi sayılır. Yayımlanmış eserin sahibi bu ölçüye göre belli değilse yayımlayan, o da belli değilse çoğaltan, eser sahibinin hak ve yetkilerini kendi adına kullanabilir. Eseri birlikte meydana getirenlerden biri tamamlanmadan veya alenileşmeden önce ölürse hissesi diğerleri arasında bölünür. Diğerleri ölenin mirasçılarına uygun bir bedel öder; miktarda anlaşamazlarsa bedeli mahkeme belirler.

Manevi haklar

Eser sahibinin mali ve manevi menfaatleri Kanun çerçevesinde korunur. Tanınan hak ve yetkiler eserin bütününe ve parçalarına şamildir. Eserin umuma arz edilip edilmeyeceğini, yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibi belirler. Bütünü veya esaslı kısmı alenileşmemiş ya da ana hatları henüz umuma tanıtılmamış eserin içeriği hakkında ancak sahibi bilgi verebilir.

Umuma arz veya yayımlama tarzı sahibinin şeref ve itibarını zedeliyorsa, yazılı izin verilmiş olsa bile eser sahibi umuma tanıtmayı veya yayımlamayı engelleyebilir. Bu yetkiden sözleşmeyle vazgeçmek hükümsüzdür; karşı tarafın tazminat hakkı saklıdır. Eserin adla, müstear adla veya adsız umuma arzına ya da yayımlanmasına karar verme yetkisi de münhasıran eser sahibindedir.

Eser sahibinin kim olduğu tartışmalıysa veya bir kimse sahiplik iddia ediyorsa gerçek sahip hakkın tespitini mahkemeden isteyebilir. Eser niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı istem üzerine görülen bir yere, eser sahibinin uygun göreceği malzemeyle silinmeyecek biçimde adı yazılır.

Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veya adında kısaltma, ekleme ve başka değişiklik yapılamaz. Kanunun veya eser sahibinin izniyle eseri işleyen, umuma arz eden, çoğaltan, yayımlayan, temsil eden veya yayan kişi, teknik zorunluluktan doğan değişiklikleri özel izin olmaksızın yapabilir. Kayıtsız ve şartsız yazılı izin verilmiş olsa bile şeref ve itibarı zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan değişiklikler engellenebilir. Bu engelleme yetkisinden vazgeçmek hükümsüzdür.

Eser sahibi, koruma şartlarını yerine getirerek Kanunun gösterdiği güzel sanat eserleri ile yazar ve bestecilerin el yazısı eserlerinin asıllarından geçici yararlanmayı malik ve zilyetten isteyebilir. Aslın maliki sözleşme şartlarına göre tasarruf edebilir; ancak eseri bozamaz, yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez.

Eser sahibi 14 ve 15. maddelerin birinci fıkralarındaki yetkilerin kullanılışını belirlememişse, ölümden sonra bu yetki sırasıyla vasiyeti tenfiz memuruna, o belirlenmemişse sağ kalan eş ve çocuklara, mansup mirasçılara, ana-babaya ve kardeşlere aittir. Sayılan kişiler, 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarındaki hakları ölümden itibaren yetmiş yıl kendi adlarına kullanabilir. Eser sahibi veya bu kişiler yetkilerini kullanmazsa, mali hak iktisap eden kişi meşru menfaatini ispat ederek aynı manevi hakları kendi adına kullanabilir. Salahiyetli kimse bulunmaz, yetkisini kullanmaz veya süre biterse ve eser ülke kültürü bakımından önemli görülürse Kültür ve Turizm Bakanlığı ilgili hakları kendi adına kullanabilir.

Mali haklar

Mali hakları kullanma yetkisi münhasıran eser sahibine aittir. Özel sözleşme veya işin mahiyeti aksini göstermedikçe memur, hizmetli ve işçilerin iş sırasında meydana getirdiği eserlerdeki haklar onları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Yapımcı veya yayımcı mali hakları ancak eser sahibiyle yapacağı sözleşmeye göre kullanabilir.

Alenileşmemiş eserden her şekilde yararlanma münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş eserde münhasır yararlanma, Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir ve mali haklar birbirine bağlı değildir. İşleme sahibinin mali hak kullanımı, işlemenin serbest olduğu haller dışında asıl eser sahibinin izin verdiği ölçüde mümkündür. Eseri işleyerek yararlanma hakkı da münhasıran eser sahibine aittir.

Çoğaltma hakkı, eserin aslını veya kopyalarını bütünüyle ya da bir bölümüyle, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli çoğaltmayı münhasıran eser sahibine bırakır. Asıldan ikinci nüsha çıkarmak, eseri ses ve görüntü nakline yarayan araçlara kaydetmek, ses ve müzik kayıtları yapmak ve mimarlık eserine ait plan, proje veya krokileri uygulamak da çoğaltmadır. Yayma; kiralamayı, ödünç vermeyi, satışa çıkarmayı ve diğer dağıtım yollarını kapsar. Kiralama ve kamuya ödünç verme yetkisi eser sahibinde kalır. Yayma hakkının kullanılması sonucu mülkiyeti devredilerek ülke içinde ilk satışı veya dağıtımı yapılan belirli nüshaların yeniden satışı yayma hakkını ihlal etmez.

Eserden umumi mahallerde okuma, çalma, oynama ve gösterme gibi temsil yoluyla yararlanma ve temsilin teknik araçla başka yere nakli münhasıran eser sahibine aittir. Temsil hakkı, eser sahibinin veya yetki belgesindeki yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan diğer kişilerce kullanılamaz. Bu izin düzeninde 33 ve 43. maddelerdeki hükümler saklıdır.

Eserin telli veya telsiz yayın kuruluşları ya da dijital iletim dahil işaret, ses ve görüntü araçlarıyla yayınlanması ve yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eser sahibi, seçilen yer ve zamanda esere erişimi sağlamak suretiyle umuma iletime izin verme veya yasaklama hakkına da sahiptir. Bu iletim yayma hakkını ihlal etmez.

Koruma süreleri

Mali haklar süreye bağlıdır. 46 ve 47. maddelerdeki haller dışında koruma bitince herkes bu haklardan yararlanabilir. Asıl eser ile işlenmelerin süreleri birbirine tabi değildir. Koruma, eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıl sürer. Birden fazla sahipse süre, son sağ kalanın ölümünden itibaren 70 yıl geçmekle sona erer.

Ölümden sonra alenileşen eserlerde süre ölüm tarihinden sonra 70 yıldır. Sahibi belli olmayan yayımlanmış eserde süre, eser sahibi süre bitmeden adını açıklamadıkça aleniyetten sonra 70 yıldır. İlk eser sahibi tüzel kişi ise süre aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.

İcracı sanatçının hakları icranın ilk tespitinden, tespit yoksa ilk aleniyetten başlayarak 70 yıl sürer. Yapımcı hakları ilk tespitten, radyo-televizyon kuruluşlarının hakları programın ilk yayınından itibaren 70 yıl devam eder. Veri tabanı yapımcısına sağlanan koruma aleniyet tarihinden itibaren 15 yıldır. Esaslı değişiklik ve yeni yatırım sonucu oluşan veri tabanı kendi koruma koşullarına hak kazanır.

Serbest yararlanma

Eser sahibinin hakları, eserin ispatı için mahkeme ve resmi makamlar ile genel olarak zabıta ve ceza işlerinde kullanılmasına engel değildir. Resmen yayımlanan veya ilan olunan kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik, tebliğ, genelge ve kazai kararlardan yararlanma serbesttir. Belirtilen resmi meclis, mahkeme ve umumi toplantılardaki söz ve nutukların haber ve malumat verme amacıyla çoğaltılması, okunması veya yayımı serbesttir. Başka maksatla kullanma eser sahibine aittir.

Yayımlanmış eserin tüm eğitim ve öğretim kurumlarında, yüz yüze eğitim amacıyla doğrudan veya dolaylı kâr amacı gütmeksizin temsili, eser ve sahibinin adının mutat açıklanması şartıyla serbesttir. Yayımlanmış musiki, ilim ve edebiyat eserleri ile alenileşmiş güzel sanat eserlerinden, haklı nispet içinde ve eğitim-öğretime özgü olduğu anlaşılan seçme ve toplama eser oluşturulması serbesttir. Bu serbestlik, hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı sebep olmadan zarar verecek veya normal yararlanmayla çelişecek biçimde kullanılamaz. Eğitim ve öğretim dışında seçme ve toplama eser oluşturulması izin şartına bağlıdır. Serbestliğin uygulandığı hallerde eser ve sahibinin adı mutat şekilde belirtilir. Belirli eser türleri ancak seçme ve toplama eserin içeriğini aydınlatmak üzere iktibas edilebilir.

Alenileşmiş eserin bazı cümle ve fıkralarının bağımsız ilim ve edebiyat eserine alınması iktibas olarak caizdir. İktibas belli olacak şekilde yapılır. İlim eserlerinde eser ve sahibinin adından başka alınan yer de belirtilir. Basın veya radyo ile umuma yayılmış günlük havadis ve haberler, Basın Kanununun 15. maddesi saklı kalmak üzere serbestçe iktibas edilebilir. Toplumsal, siyasi veya iktisadi günlük makale ve fıkralar, iktibas hakkı açıkça saklı tutulmamışsa başka gazete ve dergilerce alınabilir. Saklı tutulsa bile basın özeti şeklinde kısaltılarak yayılması caizdir; kaynak ve yazar belirtilir.

Haber mahiyetinde ve bilgilendirme kapsamını aşmamak kaydıyla günlük hadiselere bağlı eser parçalarının alınması mümkündür. Bu serbestlik hukuki menfaatlere zarar verecek veya normal yararlanmaya aykırı kullanılamaz. Kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltma mümkündür; ancak meşru menfaatlere haklı sebep olmadan zarar veremez veya normal yararlanmaya aykırı olamaz.

Belirleyici sözleşme hükmü yoksa, programı hukuki yoldan edinen kişi onu amacına uygun kullanım için gerekli hata düzeltme dahil çoğaltabilir ve işleyebilir. Kullanım hakkına sahip kişi, unsurların altındaki düşünce ve ilkeleri belirlemek için işleyişi gözlemleyebilir, tetkik ve sınayabilir. Bağımsız programlarla araişlerlik için zorunlu kod çoğaltma ve kod formunun çevirisi, yetkili kişi tarafından, bilginin sunulmamış olması ve gerekli parçalarla sınırlı olması şartlarıyla serbesttir. Elde edilen bilgi başka amaç, üçüncü kişi veya benzer program geliştirme için kullanılamaz.

Umumi yol, cadde ve meydanlara temelli konulan güzel sanat eserlerinin belirtilen yöntemlerle çoğaltılması ve yayımlanması caizdir. Mimarlık eserlerinde bu yetki yalnız dış şekle münhasırdır. Sahibi açıkça engelleyici kayıt koymadıkça güzel sanat eserleri, malikler veya muvafakatleriyle başkaları tarafından umumi mahallerde teşhir edilebilir.

Alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler için nüshası yoksa, ticari amaç olmaksızın tek nüsha veya ihtiyaç kadar belirli formatlarda çoğaltılması ya da ödünç verilmesi izinsiz yapılabilir. Bu nüshalar satılamaz ve amacı dışında kullanılamaz. Nüshalar üzerinde hak sahibi bilgileri ve çoğaltım amacı bulunur.

Sözleşme ve devir

Eser sahibi veya mirasçıları mali hakları süre, yer ve içerik bakımından sınırlı veya sınırsız, karşılıklı veya karşılıksız devredebilir. Yalnız kullanma yetkisi de bırakılabilir. Henüz meydana getirilmemiş veya tamamlanacak esere ilişkin bu tasarruflar batıldır. Aynı tasarruflara dair taahhütler ise eser meydana getirilmeden önce yapılmış olsa da geçerlidir. İleride çıkarılacak mevzuatın tanıyabileceği mali hakların devrine veya başkalarınca kullanılmasına ilişkin sözleşmeler ile koruma kapsamının genişlemesi veya sürenin uzamasından doğacak yetkilerden vazgeçmeyi ya da bunların devrini içeren sözleşmeler batıldır.

Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konusu olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Mali hakkı veya kullanma ruhsatını iktisap eden kişi, bunu ancak eser sahibi veya mirasçılarının yazılı muvafakatiyle başkasına devredebilir. İşleme hakkının devrinde devren iktisap eden hakkında da aynı muvafakat şarttır. Aksi kararlaştırılmadıkça devir veya ruhsat, tercümeye ve diğer işlenmelere şamil değildir.

Ruhsat, başkalarına da verilebiliyorsa basit, yalnız bir kimseye mahsus ise tam ruhsattır. Kanun veya sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça her ruhsat basit sayılır. Nüsha üzerindeki mülkiyetin devri, aksi kararlaştırılmadıkça fikri hakların devrini içermez. Devre yetkili olmayan kimseden mali hak veya kullanma ruhsatı iktisap eden kişi, iyiniyetli olsa bile korunmaz.

Mali hakkı devreden veya kullanma ruhsatı veren kişi, iktisap edene karşı hakkın varlığını Kanun metnindeki yollamayla Borçlar Kanununun 169 ve 171. maddeleri hükmünce tekeffül eder. İktisap eden kararlaştırılan sürede veya süre yoksa halin gereğine göre uygun zamanda haklardan gereği gibi yararlanmaz ve eser sahibinin menfaatleri esaslı biçimde ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren dört hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz. Cayma hakkından önceden vazgeçilemez. Bu hakkın kullanılmasını iki yıldan fazla süre engelleyen sınırlamalar da hükümsüzdür.

Mali hak belirli bir amaçla veya belirli süre için devredilmişse, amacın kalkması veya sürenin geçmesiyle hak sahibine döner. Başkasına devrine sözleşmeyle izin verilmemiş mali hak, iktisap eden ölür veya iflas ederse bu nedenle sahibine dönmez; hakkın kullanılması işin niteliği gereği iktisap edenin şahsına bağlıysa bu istisna uygulanmaz. Eser sahibi veya mirasçıları, önceki tasarrufları ihlal etmemek şartıyla resmi senet düzenleyip bunu Resmi Gazete'de ilan ederek mali haklardan vazgeçebilir. Vazgeçme, ilan tarihinden itibaren koruma süresinin bitmesindeki hukuki sonuçları doğurur. Kanunun tanıdığı mali haklar miras yoluyla intikal eder ve bunlar üzerinde ölüme bağlı tasarruf yapılabilir.

Kanunun yürürlüğünden önce eser üzerindeki haklar veya kullanma yetkisi devredilmişse, Kanunla tanınan yeni ve daha geniş hak ve yetkiler de devredilmiş sayılmaz. Aksi belirtilmedikçe Kanun, yürürlükten önce ilk kez yurt içinde umuma arz edilen veya sicile kaydedilen eserlere de uygulanır. Yürürlükten önce alenileşen eserlerin koruma süreleri bu Kanuna göre hesaplanır. Eski kanundaki süre daha uzunsa, Kanunun yayımlanmasından önce yayımlanan eserlerde o süre uygulanır.

İcra ve İflas Kanununun 24 ve 30. maddeleri saklı kalmak üzere, henüz alenileşmemiş eserin müsvedde veya asılları ile eser sahibinin paradan başka alacakları rehin, cebri icra veya hapis hakkının konusu olamaz. Sinema eserlerine ilişkin istisna, henüz alenileşmemiş eser üzerindeki mali haklara özgüdür. Alenileşmiş eserin müsvedde veya aslı, yayımlanmış eserin çoğaltılmış nüshaları ve mali haklardan doğan para alacakları bu işlemlere konu olabilir. Alenileşmiş eser üzerindeki mali haklarda ayrıca eser sahibinin korunmaya layık manevi menfaatlerinin ihlal edilmemesi şartı aranır. Rehin sözleşmesi yazılı olmalı ve rehin verilenler ayrı ayrı gösterilmelidir.

Meslek birlikleri ve bandrol

Film ve fonogram yapımcıları, hak doğurmak amacı taşımaksızın ihlalin önlenmesi, ispat kolaylığı ve mali hak takibi için yapımlarını kayıt ve tescil ettirir. Diğer eserlerin kayıt ve tescili talep üzerine yapılabilir ve beyan esaslı işlemden Bakanlık sorumlu tutulamaz. Umuma açık mahaller, eser ve bağlantılı ürünlerin kullanım veya iletimi için 52. maddeye uygun sözleşme yaparak hak sahiplerinden veya meslek birliklerinden izin alır.

Uzlaştırma komisyonu, talep ve Bakanlığın uygun görmesiyle talep tarihinden itibaren 15 gün içinde kurulur ve 15 gün içinde raporunu bildirir. Raporun açıklanmasından itibaren 15 gün içinde tarifeler sözleşmeye bağlanabilir.

Eser ve bağlantılı hak sahipleri ile belirli mali hakları devralanlar, ortak çıkarlarını korumak ve Kanunun tanıdığı hakların idaresi, takibi, ücretlerin tahsili ve dağıtımı için Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik ve tip statülere uygun alanlarda birden fazla meslek birliği kurabilir. Bu birlikler ve federasyon özel hukuk tüzel kişisidir. Üyelerinden sermaye koymaları, kâra, zarara veya hukuki sorumluluğa katılmaları istenemez. Kanunun tanıdığı haklar, ülke içinde bu madde uyarınca kurulan meslek birlikleri dışında başka birlik, dernek veya benzeri kuruluşça takip edilemez.

Meslek birlikleri temsil ettikleri eser, icra, fonogram, yapım ve üyelere ilişkin bilgileri Bakanlığa bildirir ve bildirimi her üç ayda bir günceller. Hak idaresinden elde ettikleri gelirleri dağıtım planlarına uygun olarak hak sahiplerine dağıtır ve hesaplarını yeminli mali müşavirlere onaylatır. İdari ve mali açıdan Bakanlığın denetimine tabidirler. Bildirim yükümlülüğü yerine getirilmezse dağıtıma ilişkin hesaba, yükümlülükler yerine getirilinceye kadar mahkemeden tedbir konulması istenebilir.

Kanunda sayılan görevlerin yerine getirilmemesi, sözleşmeye aykırı veya haksız dağıtım ya da tarifelerin esaslara aykırı düzenlenmesi tespit edilirse birlik önce yazılı uyarılır. Tebliğden itibaren otuz gün içinde kusur giderilmezse ikinci kez uyarılır. İkinci uyarıdan sonraki otuz gün içinde de giderilmezse veya denetimde mevzuata aykırılık saptanırsa Bakanlık en geç üç ay içinde olağanüstü genel kurul için üyeleri davet eder. Suiistimal görülenler tedbiren işten el çektirilebilir.

Radyo-televizyon, uydu ve kablolu yayın kuruluşları ile yayın veya iletim yapacak kuruluşlar, opera, bale, tiyatro ve benzeri sahneye konmuş eserler için hak sahiplerinden önceden izin almak zorundadır. Bu eserler dışındaki eser, icra, fonogram ve yapımlar için ilgili alan meslek birlikleriyle 52. maddeye uygun sözleşme yaparak izin alır, ödemeleri birliklere yapar ve kullanım listelerini bildirir.

Süreli yayın basan yerler dışında, fikir ve sanat eserlerinin tespit ve çoğaltma materyallerini üreten, dolum, çoğaltım, satış veya umuma arz eden yerler Bakanlıkça ücret karşılığı sertifikalandırılır. Musiki ve sinema eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan yayınlara bandrol yapıştırılması zorunludur. Kolay kopyalanmaya elverişli diğer eserlerin çoğaltılmış nüshalarına da eser veya hak sahibinin talebi üzerine bandrol zorunludur. Bakanlık, başvuru üzerine başka bir işlem gerekmeksizin on iş günü içinde bandrol vermek mecburiyetindedir. Beyana dayalı bu işlemlerden sorumlu tutulamaz.

Tecavüze karşı yollar

Manevi veya mali hakları tecavüze uğrayan kimse tecavüzün kaldırılmasını dava edebilir. Tecavüz işletmenin temsilcisi veya müstahdemi tarafından hizmet sırasında yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir ve kusur şart değildir. Tecavüz tehlikesi varsa veya gerçekleşmiş tecavüzün devamı ya da tekrarı muhtemelse muhtemel tecavüzün önlenmesi istenebilir. Bağlantılı hak sahipleri de eser sahipleri gibi tecavüzün kaldırılması, önlenmesi ve tazminat davası haklarından yararlanır.

Yazılı izin alınmadan eser, icra, fonogram veya yapımı işleyen, çoğaltan, yayan, temsil eden veya umuma iletenlerden, izni alınmayan hak sahipleri sözleşmede isteyebilecekleri bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Manevi hakları haleldar edilen kişi manevi tazminat davası açabilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiil hükümlerine göre tazminat isteyebilir. Her iki halde elde edilen kârın verilmesi de istenebilir. Tazminat yanında elde edilen kâr da istenirse, 68. madde uyarınca talep edilen bedel indirilir.

Korunan hakları ihlal ederek eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı yazılı izin olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı nüshaları Kanunda belirtilen biçimlerde yayan, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım dışında elinde bulunduran veya depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunacağı düzenlenmiştir. 71 ve 72. maddelerde sayılan suçlarda soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır. Şikâyetin geçerli sayılması için hak sahipleri veya üye oldukları meslek birlikleri haklarını kanıtlayan belge ve diğer delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermelidir. Bu belge ve deliller şikâyet süresi içinde verilmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı, hukuka aykırı çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Karar yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur ve onaylanmazsa hükümsüz kalır. Dijital iletim dahil servis ve bilgi içerik sağlayıcılar üzerinden hak ihlalinde hak sahibi önce bilgi içerik sağlayıcısından üç gün içinde ihlalin durdurulmasını ister. İhlal devam ederse Cumhuriyet savcısına başvurarak üç gün içinde hizmetin durdurulmasını talep edebilir.

Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Hukuk davasında davacı iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yetecek delil sunarsa mahkeme izin ve yetki belgelerini veya yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayın listelerini isteyebilir. Bunların sunulamaması, bu şartlar altında haksız kullanıma karine oluşturur.

Esaslı bir zararın, ani bir tehlikenin veya emrivakinin önlenmesi için ya da başka bir nedenle tedbir zorunlu görülür ve ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel bulunursa, hukuk mahkemesi hakları ihlal veya tehdit edilenlerin ya da meslek birliklerinin talebiyle dava açılmadan önce veya sonra ihtiyati tedbir kararı verebilir. 67. maddenin ikinci fıkrasındaki hal dışında, haklı tarafın muhik sebep veya menfaati varsa kesinleşmiş kararın masrafı karşı tarafa ait olmak üzere ilanını isteyebilir. İlan hakkı hükmün kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde kullanılmazsa düşer.

Bandrol yükümlülüğüne aykırı hareket ederek veya bandrolsüz nüshayı çoğaltıp satışa sunan, satan, dağıtan ya da ticari amaçla satın alan veya kabul eden kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Sahte bandrolü üreten, satışa sunan, satan, dağıtan, satın alan, kabul eden veya kullanan kişiye üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Bir eser için usulüne uygun alınan bandrolü başka esere uygulayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

Bandrol almaya yetkisi bulunmadığı halde hileli davranışla bandrol temin eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Yetkisi olmayan kişiye bandrol sağlayan kişi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Kanunda tanımlanan suçlar bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenirse ilgili tüzel kişi hakkında Türk Ceza Kanununun tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Komşu haklar ve özel koruma

İcracı sanatçı, mali hakları devrettikten sonra da, uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar hariç, tespit edilmiş icrasının sahibi olarak tanıtılmasını ve icrasının itibarını zedeleyecek biçimde tahrif veya bozulmasının önlenmesini isteyebilir. Orkestra veya koroda yalnız şefin, tiyatro grubunda yalnız yönetmenin izni yeterlidir. Müteşebbisin girişimi ve sözleşmeye dayanılarak gerçekleştirilen icralarda müteşebbisin izni de gerekir.

Fonogram yapımcısının sayılan münhasır hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmasından sonra doğar. Aksine kanıt bulunmadıkça sinema eserinde olağan şekilde adı bulunan gerçek veya tüzel kişi, filmin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcı kabul edilir. Fonogramlara tespit edilmiş icralar ve filmler umuma iletildiğinde kullananlar, eser sahiplerinin yanı sıra icracı sanatçılara ve yapımcılara veya ilgili alan meslek birliklerine uygun bir bedel ödemekle yükümlüdür.

Kamu düzeni, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma veya haber amacıyla ve kazanç amacı güdülmeksizin icra ve kamuya arz hallerinde komşu hak sahibi ile film yapımcısının yazılı izni gerekli değildir. Uygulama, hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı sebep dışında zarar veremez veya normal yararlanmaya aykırı olamaz.

Mimarlık eserleri hariç, Kanunun 4. maddesinde sayılan güzel sanat eserlerinin asılları ile özgün kabul edilen işaretli kopyaları ve belirtilen el yazması asıllar, ilk satıştan sonra koruma süresi içinde yeniden el değiştirdikçe satış bedelleri arasında açık nispetsizlik varsa, satışı gerçekleştiren kişi bedel farkından uygun bir pay ödemekle yükümlüdür. Pay verme borcunun zamanaşımı, borcu doğuran satıştan itibaren beş yıldır. Satışın yapıldığı müessese sahibi satıcıyla birlikte müteselsilen sorumludur. Cebri satışta pay, diğer alacaklar tamamen ödendikten sonra ödenir.

Çoğaltma ve yayımı eser sahibince açıkça engellenmemiş, umumi kütüphane, müze ve benzeri müesseselerde saklı, henüz yayımlanmamış veya alenileşmemiş eserler, mali haklara ilişkin koruma süresi dolmuşsa bulunduğu kamu kurum ve kuruluşuna ait olur. Kamuya mal etme kararı verilebilmesi için eserin Türkiye'de veya Türkiye dışında Türk vatandaşları tarafından meydana getirilmiş olması gerekir. Kararda belirtilen eserin topluma ulaşacak şekilde yayımlanması zorunludur.

Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshalarının şekilleri, iltibasa yol açabilecek biçimde başka eserde veya nüshalarında kullanılamaz. Ayırt edici olmayan genel ad, alamet ve şekiller bu yasağın dışındadır. Bir işaret, resim veya sesi haklı olarak tespit eden, ticari amaçla çoğaltan veya yayan kişi, üçüncü kişinin aynı vasıtayla bunları çoğaltmasını veya yayımlamasını engelleyebilir.

Eser niteliğinde olmasa da mektup, hatıra ve benzeri yazılar, yazanın ve yazan ölmüşse 19. maddenin birinci fıkrasındaki kişilerin rızası olmadan, yazanın ölümünden on yıl geçmedikçe yayımlanamaz. Mektuplarda ayrıca muhatabın veya muhatap ölmüşse aynı fıkradaki kişilerin rızası aranır. Muhatabın ölümünden on yıl geçmiş olması istisnadır. Resim ve portreler de, tasvir edilenin veya ölümü halinde 19. maddenin birinci fıkrasında sayılan kişilerin rızası olmadan, ölümden on yıl geçmedikçe teşhir edilemez veya umuma arz edilemez. Siyasi ve toplumsal hayatta rol oynayan kişilerin resimleri, geçit, tören veya genel toplantı görüntüleri ile günlük hadiselere ilişkin belirli resim ve haberler için bu rıza şartı aranmaz.

Aksi kararlaştırılmamışsa sipariş üzerine yapılan resim veya portreden sipariş veren, tasvir edilen veya mirasçıları fotoğraf aldırabilir. Baskı usulüyle yapılanlarda bu imkân kural olarak yoktur. Eser nüshaları üzerindeki veya topluma sunum sırasında görülen hak ve kullanım bilgileri ile bunları temsil eden sayı veya kodlar yetkisiz değiştirilen ya da kaldırılan eserlerin asıl veya kopyaları dağıtılamaz, dağıtılmak üzere ithal edilemez, yayımlanamaz veya topluma iletilemez.

Veri tabanının içeriğine nitelik ve nicelik bakımından esaslı yatırım yapan yapımcı, belirtilen istisnalar dışında içeriğin önemli kısmının veya tamamının aktarılması, dağıtılması, satılması, kiralanması veya topluma iletilmesine izin verme ya da yasaklama hakkına sahiptir.

8 Mayıs 1326 tarihli Hakkı Telif Kanunu ile diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri kaldırılmıştır. Kanunun 42 ve 43. maddeleri yayımı tarihinde, diğer hükümleri 1 Ocak 1952 tarihinde yürürlüğe girer. 88. madde mülga olarak gösterilmiştir. Ek Madde 2'deki değişiklik yürürlüğe girdiğinde koruma, Türkiye'deki belirtilen mevcut eser, icra ve fonogramlar ile taraf ülkelerde koruma süresi dolmamış yabancı eserlere uygulanır. Bu kapsamda yasal kopyaları elinde bulunduran kişiler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi izleyen altı ayın sonuna kadar yazılı izin olmaksızın bu kopyaları satabilir veya elden çıkarabilir. Bu imkan, eser ve bağlantılı hakların kullanılmasının hak sahiplerinin iznine bağlı olduğu kuralını kaldırmaz.

Sık sorulan sorular

Mali haklar ölümden sonra ne kadar sürer?

Koruma, eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Birden fazla sahipse süre, son sağ kalanın ölümünden itibaren 70 yıl geçmekle sona erer.

Mali hak devri yazılı olmak zorunda mıdır?

Evet. Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konusu olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

Nüshayı satın almak fikri hakları da devralır mı?

Hayır. Asıl veya çoğaltılmış nüshalar üzerindeki mülkiyetin devri, aksi kararlaştırılmadıkça fikri hakların devrini içermez.

İzinsiz çoğaltma hangi cezayı gerektirir?

71. maddenin birinci bendindeki fiiller hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Bu suçlarda soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır.

Şahsi kullanım için çoğaltma sınırsız mıdır?

Hayır. Kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltma mümkündür; ancak meşru menfaatlere haklı sebep olmadan zarar veremez veya normal yararlanmaya aykırı olamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu