Dolandırıcılık Suçunda Hesap Kullandırma ve TCK 158/4 İndirimi

by Avukat Erdal Ersoy
Dolandırıcılık Suçunda Hesap Kullandırma ve TCK 158/4 İndirimi

Dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla faile yahut başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların kullanımını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Dolandırıcılık Suçunun Yasal Çerçevesi ve Nitelikli Haller

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinin 1. fıkrasına göre dolandırıcılık suçu; hileli hareketlerle bir kişinin aldatılması, bu suretle mağdurun yahut bir başkasının zararına yol açılarak failin kendisine veya üçüncü bir kişiye menfaat temin etmesiyle vücut bulur. Temel dolandırıcılık suçu için kanunda bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Suçta ve cezada kanunilik ilkesini tesis eden TCK m. 2/1 uyarınca, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil dolayısıyla kimseye ceza veya güvenlik tedbiri uygulanamayacağı gibi kanunda belirtilenler dışında bir yaptırıma da hükmolunamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Nitelikli dolandırıcılık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2- (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. (2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz. (3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz. Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık fiilinin işlenmesi hali ise TCK m. 158/1-f hükmünde nitelikli hal şeklinde düzenlenmiştir. TCK m. 158/1 son cümlesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık fiillerinde temel ceza aralığı üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır; ancak anılan (f) bendinin gerçekleşmesi durumunda hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası tutarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Bununla birlikte TCK m. 158/3 uyarınca dolandırıcılık suçlarının üç veya daha çok kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda ceza yarı oranında, suç işlemek maksadıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde ise bir kat artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71] (2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Daha az cezayı gerektiren hal

Banka ve Ödeme Araçlarını Kullandırma Fiilinde TCK 158/4 İndirimi ve İştirak

TCK m. 157 ve m. 158 kapsamındaki dolandırıcılık eylemlerine katılımın, haksız bir yarar sağlama gayesiyle faile ya da bir başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarının yahut banka, aracı kurum, ödeme hizmeti ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarındaki hesapların işletilmesini sağlayan zorunlu araç ve bilgilerin başkasına sunulmasıyla sınırlı kalması durumunda verilecek cezada yarı oranında indirime gidilir. Düzenleme, suçun icrai hile aşamalarına katılmayıp sadece hesap veya ödeme aracı temin eden kişilerin sorumluluğunu ayrıştırmayı amaçlar.

Genel iştirak rejimini düzenleyen TCK m. 39/1 uyarınca suçun işlenmesine yardım eden kişiye, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis gerektiren durumlar hariç olmak üzere cezasının yarısı indirilir ve bu ceza sekiz yılı aşamaz. TCK m. 39/2 doğrultusunda suç işlemeye teşvik etmek, suç işleme kararını kuvvetlendirmek, eylemin ardından yardımda bulunacağını vaat etmek, suçun icrasına dair yol göstermek, eylemde kullanılan vasıtaları temin etmek veya icrayı kolaylaştırmak yardım eden sıfatıyla sorumluluğu doğurur. TCK m. 158/4 kapsamındaki özel indirim ise yalnızca ödeme araçları ya da finansal ve kripto hesap bilgilerinin başkasına sunulması eylemiyle sınırlı iştirak hallerine uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 39Kaynağı aç
Madde 39- (1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez. (2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur: a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek. b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak. c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak. Bağlılık kuralı

Hesap Kullandırmada Kast ve İştirak Değerlendirmesi

Hesap veya kart bilgilerini başkasına devreden şahısların cezai sorumluluğunda kastın tespiti belirleyici bir unsurdur. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2025/4616 Esas ve 2025/15798 Karar sayılı ilamında; banka kartlarını kiralayan kişilerin meydana gelen neticeye iştirak iradelerinin bulunduğu kabul edilerek eylemleri TCK m. 158/3 uyarınca en az üç kişiyle birlikte işlenme hali kapsamında değerlendirilmiş ve artırım uygulanması hukuka uygun görülmüştür. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2022/4986 Esas ve 2024/8706 Karar sayılı kararında ise kimlik bilgileri bilinmeyen ve tanınmayan kişilere birden fazla banka kartının kullandırılmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, kartın kaybedildiğinin ileri sürülmesine karşın iptal ettirilmediği ve hesaba gelen tutarların hemen ardından üçüncü kişilere transfer yapıldığı gözetilerek faillerin fikir ve eylem birliği içinde bulundukları tespit edilmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/4616, K. 2025/15798Kaynağı aç
11. Ceza Dairesi         2025/4616 E.  ,  2025/15798 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3286 E., 2025/1474 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2024 tarihli ve 2024/789 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … haklarında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(L)-son, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 17… gün hapis ve 347.500,00 TL cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.07.2025 tarihli ve 2025/3286 Esas, 2025/1474 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, diğer sanıkların yaşları ve…’in …’da, …’in …'da ikamet etmesi sebebiyle 5237 sayılı TCK’nın 158/3. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, sanığın kendisini banka görevlisi olarak tanıtmadığına, katılanı arayan kişinin asıl fail olduğuna, banka hesabını kullandırmakta suç kastı ile hareket etmediğine, zararın tespitinde 4.900,00 TL’lik miktar yerine 35.000,00 TL’lik miktardan sorumlu tutulmamasının hukuka aykırı olduğuna, temel cezanın gerekçesiz biçimde teşdiden belirlendiğine, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. 2. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın …’da yaşadığına para çekilen ATM’nin ise …'da olduğuna, sanık lehine hiçbir delilin toplanmadığına, sanığın işaret ettiği kişilerin beyanlarının tespit olunmaması suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, katılanı arayan kişinin ve para çeken kişinin sanık olmadığına, sanığın banka hesabının kullanılması nedeniyle herhangi bir menfaat elde etmediğine, katılanı dolandırmadığına, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, IBAN bilgisini ne amaçla verdiğinin irdelenmediğine, sanığın herhangi bir menfaat elde etmediğine, silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıkların yargılama konusu suçu temyiz dışı sanık …'in de katılımıyla işledikleri, sanıklar İbrahim ve …'in banka kartlarını ve hesap bilgilerini üçüncü kişilere kiraladıklarını beyan ettikleri, sanıkların bu şekilde dışa yansıyan iradeleri ile suça fikir ve eylem birliği içinde iştirak ettiklerinin anlaşıldığı, katılanın her aşamada istikrarlı beyanları ile suç tarihinde kendisini bir kadının aradığını ifade ettiği, dava dosyasında mevcut bilirkişi raporuna göre suç tarihinde ATM cihazlarından üç kez nakit para çeken kişinin aynı kişi olduğu fakat sanıklardan biri olmadığının belirlendiği, bu hâli ile her bir sanığın, katılanı arayan kadın ve ATM'den para çeken üçüncü kişi ile birlikte fiili en az üç kişi ile birlikte işlediklerinin belirlendiği, banka kartlarını kiralayan sanıkların meydana gelen neticeye iştirak iradelerinin bulunduğu gözetilerek, sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/3 maddesi kapsamında yer aldığı anlaşılmakla, Mahkemece sanıklar hakkında bahse konu artırım maddesinin de uygulanması suretiyle hüküm tesisinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/4986, K. 2024/8706Kaynağı aç
8. Ceza Dairesi         2022/4986 E.  ,  2024/8706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/299 E,2021/1189 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2017 tarihli iddianamesi ile; Sanıklar hakkında katılana karşı zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama,bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından dava açılmıştır. 2. Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2017 tarihli kararıyla; Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu mu yoksa suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6743 sayılı Kanun'un ondördüncü fıkrası ile değişik 158 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi kapsamında kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta yada kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli kararı ile sanıkların üzerlerine atılı suçun kül halinde zincirleme şekilde bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis ve 44.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli kararının sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8 . Ceza Dairesince duruşma açılarak verilen 30.09.2021 tarihli kararı ile; A. Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm kaldırılarak basit dolandırıcılık suçundan 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 15 gün denetim süresinin belirlenmesine, B. Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm kaldırılarak başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi; Kararın eksik inceleme sonucunda alındığına,usul ve yasaya aykırı olduğuna,sanıkların üzerine atılı suçların tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle sabit olduğuna,alt sınırdan cezalar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; Kararın usul ve kanuna açıkça aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, suç işleme kastının olmadığına, hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; Sanığın atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olaylar; katılanın kullandığı GSM hattını 0 537 874 ** ** nolu hattan arayan kişinin avukatlık bürosundan aradığını söyleyerek ''sigorta yaptırmışsın ama faydalanmamışsın müşteri memnuniyeti açısından paranı iade edeceğiz'' diyerek katılanın hesap bilgileri ve cep telefonuna gelen şifreleri kendileri ile paylaşması gerektiğini söylemek suretiyle elde ettiği mağdura ait kredi kartı bilgilerini kullanarak internet bankacılığı oluşturduğu,katılanın Finansbank'ta bulunan kredi kartından sanık …'ın hesabına havale ve 0 534 080 ** ** nolu hatta yükleme yapıldığı,katılana ait banka hesabından sanık …'in hesabına havale yapıldığı ve 3 gün sonra katılanın tekrar aranarak paraların iadesi için bildirilen adrese para yatırılması gerektiğinin belirtildiği, katılanın sanık …'nin hesabına 3 kez para yatırdığı ve bu paraların çekilmesi suretiyle sanıkların atılı suçları işlediği iddialarına ilişkindir. 2. Katılana ait Finansbank A.Ş'de mevcut TR23 …….82 33 IBAN numaralı vadesiz hesabında 15.02.2016 tarihinde internet bankacılığı yöntemiyle …'ın Ziraat Bankası A.Ş'de bulunan hesabına 2.250,00 TL havale işlemi ve 15.02.2016 tarihinde 0 534 080 ** ** nolu GSM hattına 95,00 TL faturasız hat yükleme işlemi gerçekleştirildiği görülmüştür. 3. Finansbank A.Ş'nin 16.03.2016 tarihli yazı cevabında;15.02.2016 tarihinde katılana ait bireysel internet bankacılığı kanalından 50.118.162.19 nolu IP ve 22371 nolu port kullanılarak katılanın itiraz ettiği işlemlerin yapıldığı, katılanın banka kartı bilgileri ile internet bankacılığı kanalından finans şifre menüsünden katılan adına internet bankacılığı şifresi alındığı, bireysel internet bankacılığı üzerinden müşteri numarası, şifre ve cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık SMS şifresi ile giriş yapılarak gerçekleştirildiği belirtilmiştir. 4. Finansbank A.Ş'nin 04.05.2016 tarihli yazı cevabında;katılana ait 4159 … 0798 nolu banka kartı bilgileri kullanılarak 13.02.2016 tarih ve saat 09.48.56'da Finansbank WEB sitesinde bulunan FinansŞifre Al menüsü üzerinden internet bankacılığı müşteri numarası ve şifresi oluşturulduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. 5. Asya Katılım Bankası A.Ş'nin 23.03.2016 tarihli yazı cevabında; katılanın 16.02.2016 ve 17.02.2016 tarihlerinde sanık … hesabına ATM aracılığıyla 2.996,00 TL+4 TL işlem ücreti ve 4.996,00 TL+4 TL işlem ücreti yatırdığının tespit edildiği,bu yatırılan paralardan 2.996,00 TL'nin aynı gün saat 14:15'te hesaba bağlı ATM kartı ile Kozyatağı şubesi lokalinde bulunan ATM cihazından,kalan 4.996,00 TL'nin 1.000,00 TL'lik kısmının Akbank A.Ş'ye ait ATM cihazından saat 15.47'de 2.500,00 TL'lik kısmı ise saat 15.55'de Altıntepe Şube lokalinde bulunan ATM cihazından çekildiği belirtilmiştir. 6. Finansbank A.Ş'nin 18.03.2016 tarihli yazı cevabında; …'a ait 4159 …. 0798 nolu kart bilgileri kullanılarak 15.02.2016 tarihinde Finansbank WEB sitesinde bulunan Finans ŞifreAl menüsü üzerinden internet bankacılığı müşteri numarası ve şifresi oluşturulduğunun tespit edildiği, katılana ait internet bankacılığı kanalından kredi kartından 5.400,00 TL, 300**233 nolu hesabından 2.250,00 TL Ziraat Bankası müşterisi … hesabına toplamda 7.650,00 TL tutarında EFT yapıldığı, 3008**33 nolu hesabından 0534 080 ** ** numaralı hatta 95,00 TL yükleme yapıldığının tespit edildiği belirtilmiştir. 7. Turkcell A.Ş'nin 07.03.2016 tarihli yazı cevabında; 0 537 874 ** ** nolu hattın … Hamo isimli şahıs adına kayıtlı olduğu belirtilmiştir. 8. 11.10.2016 tarihli tutanakta; Denizbank A.Ş'den para çekme anını gösteren kamera görüntüsü ile sanık …'a ait fotoğrafların incelenmesinde; her iki şahsın da aynı boy ve aynı kiloda olduğu, fiziki yapılarının aynı olduğu ve şahısların birbirlerine benzerlik gösterdiğinin değerlendirildiği belirtilmiştir. 9. Denizbank A.Ş'nin 09.11.2016 tarihli yazı cevabında; katılan tarafından 16.02.2016 tarihinde 2.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sinin Kozyatağı Bayar Caddesi ATM'sinden 16.02.2016 tarihinde saat 11.43'te çekildiği, 980,00 TL'nin de Türkiye İş Bankasına EFT yapıldığı belirtilmiştir. 10. Katılan aşamalarda; 13.02.2016 tarihinde saat 11.00 sıralarında adına kayıtlı 0 536'lı hattını 0 537 874 ** ** nolu hattın avukatlık bürosundan aradığını söyleyerek ''sen özel sigorta yaptırmışsın ancak faydalanamamışsın,müşteri mağduriyeti açısından senin yatırmış olduğun parayı sana geri iade edeceğiz'' dediğini,kendisinin de kabul ettiğini,şahsın kendisinden kredi kartı hesabını istediğini,kendisinin de kredi kartının olmadığını maaş hesabının bulunduğunu söylediğini,karşı tarafın senin teelefonuna şifre gelecek bana söylemen gerek dediğini ve cep telefonuna gelen şifreleri arayan şahsa söylediğini,şahsın sana tekrar döneceği diyerek telefonu kapattığını,aynı gün cep telefonuna maaş kartından ve Finansbank'tan almış olduğu kartlarından 5.600,00 TL paranın çekildiğine dair mesajların geldiğini, maaş kartından 2.300,00 TL paranın çekilmiş olduğunu tespit ettiğini, mesaj üzerine Finansbank'a gittiğinde hesabındaki paranın çekilmiş olduğunu tespit ettiğini,aynı gün kendisini arayan 0 537 li numarayı aradığını, şahsın da bir yanlışlık olduğunu bütün parayı toplu olarak iade edeceklerini belirttiğini, 16.02.2016 günü kendisini tekrar aradığını, paranın iadesi için vereceği hesaba 2.000,00 TL para yatırmasını istediğini, Denizbank ATM'sinden 2.000,00 TL para yatırdığını, saat 13.00 sıralarında tekrar arandığını, şahsın kendisine hesabına bloke konmuş, blokeyi kaldırman için 3.000,00 TL para yatırman lazım dediğini, saat 14.03 sıralarınsa Asya Katılım Bankası ATM'sinden 3.000,00 TL daha para yatırdığını, 17.02.2016 tarihinde bu şahsın tekrar arayarak paranın hesabına yatması için avukatlık imza ve kaşe bedeli olarak 5.000,00 TL daha ödemen gerekiyor dediğini, Asya Katılım Bankası ATM'sinden 5.000,00 TL para yatırdığını, 18.02.2016 günü şahsın tekrar aradığını ve paranın miktarı yüksek olduğundan geri çekildiğini, masraflar için para yatırmasını istediğini ve para yatırmadığını, zararının giderilmediğini, sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 11. Sanık … savunmasında; Denizbank, Bank Asya ve Türkiye İş Bankasından verilme banka kartlarının bulunduğunu, parkta otururken … olarak ismini bildiği bir şahsın yanına gelerek banka kartının olup olmadığını, borç verdiği kişinin kendisine para göndereceğini, banka hesaplarının olmadığını, banka kartlarından birini vermesi halinde kendisine 300,00-400,00 TL para vereceğini söylediğini, kendisinin de işsiz olması nedeniyle bu teklifi kabul ettiğini ve banka kartını bu şahsa verdiğini, katılanı tanımadığını ve ATM'den para çekmediğini,suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 12. Sanık … savunmasında; katılanı ve … isimli şahıs ile sanık …'ı tanımadığını, 0 537 874 ** ** nolu hattın kime ait olduğunu bilmediğini, Bilecik ilinde askerlik yaparken banka görevlilerince adına düzenlenen hesap kartı verildiğini, bu kartı kaybettiğini, bu kart üzerinden adına hesap açtırılıp dolandırıcılık yapıldığını, suça konu olay nedeniyle ifade verdiğinde adına açılan hesapta 6.500,00 TL olduğunu ve hesabın dondurulduğunu öğrendiğini, bu hesaptan para çekmediğini, sürekli olarak Samsun ilinde bulunduğunu, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 13. 26.10.2020 tarihli uzlaştırma raporunda; sanıkların üzerlerine atılı basit dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle uzlaştırma görüşmeleri yapıldığı, sanık … yönünden uzlaşmanın gerçekleşmediği ancak sanık … yönünden edimli olarak uzlaşma sağlandığı, 04.08.2021 tarihli tutanakta; katılan; sanık …'ın 26.10.2020 tarihli uzlaştırma raporunda adı geçen edimi yerine getirmediği ve bu nedenle uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıkların üzerine atılı nitelikli hırsızlık,banka veya kredi kartının kötüye kullanılması ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının kül halinde zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık … yönünden 13.02.2016 tarihinde gerçekleştirilen eylemin hileyle katılandan kart bilgileri alınıp izinsiz kullanılması sebebiyle kül halinde banka ve kredi kartının izinsiz kullanılması suçunu oluşturduğu, sanık … yönünden 16.02.2016 ve 17.02.2016 tarihinde gerçekleştirilen eylemin katılanın kandırılarak bizzat bankamatikten kendisinin farklı zamanlarda sanık …'nin hesabına havale yapması sebebiyle zincirleme suretiyle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı, ancak sanıkların birlikte suç işlediklerine dair bir delilin bulunmaması nedeniyle sanık …'ın banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunu işlediği, sanık …'ın ise zincirleme suretiyle basit dolandırıcılık suçunu işlediği vicdani görüş ve kanaate varıldığı gerekçeleriyle;sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanık …'ın banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan, sanık …'ın ise zincirleme suretiyle basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE: A. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki olgular itibariyle; suç tarihinde katılan …’u 0537 874 ** ** numaralı hattan arayan kişinin kendisini … olarak tanıtıp avukatlık bürosundan aradığını söyleyerek "Sigorta yaptırmışsın ama faydalanmamışsın müşteri memnuniyeti açısından senin yatırmış olduğun parayı geri iade edeceğiz" diyerek katılandan kredi kartı hesabı numarasını istediği, katılanın kredi kartının olmadığını, maaş kartının olduğunu söylemesi üzerine telefonuna gelen şifreleri bana söylemen gerekiyor dediği, katılanın da cep telefonuna gelen şifreleri söylediği,katılan …'a ait 4159 …. 0798 nolu kart bilgileri kullanılarak 15.02.2016 tarihinde Finansbank WEB sitesinde bulunan Finans ŞifreAl menüsü üzerinden internet bankacılığı müşteri numarası ve şifresi oluşturulduğunun tespit edildiği,katılana ait internet bankacılığı kanalıyla kredi kartından 5.400,00 TL, 300**233 nolu hesabından 2.250,00 TL Ziraat Bankası müşterisi olan sanık … hesabına toplamda 7.650,00 TL tutarında EFT yapıldığı, 300**233 nolu hesabından 534080 ** ** numaralı hatta 95,00 TL yükleme yapıldığı, 16.02.2016 tarihinde, katılanın daha önce arandığı 0 5377 874 ** ** numaradan tekrar arandığı, "Paranın iadesi için vereceğim hesaba 2.000,00 TL daha para yatırman gerekir" dendiği, katılanın Denizbank' dan gelen yazı cevabına göre sanık …'ye ait Denizbank' da bulunan 125**086 nolu hesaba 2.000,00 TL yatırdığı, aynı gün yine katılanın telefonla arandığı, bu kez Bank Asya'dan gelen yazı cevabına göre sanık … adına Bank Asya' da bulunan TR 0600 2080 0075 **** **** 0001 IBAN numaralı hesaba 3.000,00 TL daha yatırdığı, 17.02.2016 tarihinde, katılanın aynı numaradan tekrar arandığı, katılanın bu kez yine sanık … adına Bank Asya' da bulunan TR 0600 2080 0075 **** **** 0001 IBAN numaralı hesaba 5.000,00 TL daha yatırdığı, 18.02.2016 tarihinde, katılanın aynı numaradan tekrar arandığı, yeniden para yatırması gerektiğinin söylendiği, katılanın parayı yatırmadığı, dolandırıldığını değerlendirip şikayetçi olduğu somut olayda; Sanık …'nin savunmasında; parkta tanıştığı … isimli şahsa banka kartlarından birini verdiğini beyan etmesine rağmen, suça konu olayda iki farklı bankaya ait banka kartlarının kullanılması, açık kimlik bilgisini bilmediği ve tanımadığı bir şahsa banka kartlarını kullandırmasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi karşısında; sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Sanık … savunmasında; banka kartını kaybettiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; katılanın hesaplarından bizzat sanığın hesabına havale işlemlerinin gerçekleşmesi, kartını kaybettiğini belirtmesine rağmen banka kartının iptal edilmemesi ve Ziraat Bankası A.Ş'nin yazı cevabına göre sanığın hesabına katılanın hesaplarından gelen EFT'lerden sonra sanık …'a 15.02.2016 tarihinde 2.000,00 TL, 500,00 TL, 500,00 TL'nin havale yoluyla gönderilmesi karşısında savunmasına itibar edilmemiş ve her iki sanığın 13.02.2016 tarihinden itibaren fikir ve … birliği içerisinde hareket ettikleri anlaşılmıştır. Sanıkların katılana ait banka kartı bilgilerini kullanarak internet bankacılığı müşteri numarası ve şifresi oluşturma, buradan katılana ait kredi kartı hesabından internet bankacılığı yoluyla 5.400,00 TL'nin sanığa ait hesaba havale ve 534080 ** ** numaralı hatta 95,00 TL yükleme yapma ayrıca katılana ait 300**233 nolu hesaptan 2.250,00 TL'nin Ziraat Bankası müşterisi olan sanık … hesabına havale yapma şeklinde gerçekleşen tüm eylemlerinin, zincirleme şekilde bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu, Sanıkların 16.02.2016 ve 17.02.2016 tarihlerinde katılanı hileli hareketlerle önceden yatırdığı paraların hesabına iade edileceği yönünde kandırarak bizzat katılan tarafından bankamatikten farklı zamanlarda sanık …'nin hesabına havale yapması şeklindeki eylemleriyle zincirleme şekilde basit dolandırıcılık suçunu işledikleri, katılan ile yapılan uzlaştırma işlemlerinin sonuçsuz kaldığı anlaşılmakla; Sanıkların zincirleme şekilde bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık ve zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları gerekirken, birlikte suç işlediklerine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık …'nin üzerine atılı suçun bir bütün olarak zincirleme şekilde dolandırıcılık ,sanık …'in üzerine atılı suçun ise kül halinde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğu kabul edilerek eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 283 üncü maddesi gereği sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2024 tarihinde karar verildi.

Buna mukabil, iştirak iradesinin ve suç işleme kastının kesin delillerle ortaya konulamadığı olaylarda sanık aleyhine mahkumiyet hükmü tesis edilemez. Yurt dışı iş teklifi bahanesiyle aldatılan, hesap üzerinden para transferi işlemlerini bizzat yürütmeyen ve kastı ispatlanamayan failler hakkında beraat kararı verilebilmektedir. Komşuluk yahut iş yeri ilişkisinden doğan güvene dayanarak hesabını başkasına veren ve gelen paradan herhangi bir yarar temin etmediği belirlenen kişilerin suça iştirak kastı şüpheden uzak biçimde kanıtlanamadığında mahkumiyet kararları bozulmaktadır. Benzer şekilde, komisyon alma maksadıyla banka hesabını kullandıran üniversite öğrencisi hakkında da suç kastıyla hareket ettiğine yönelik yeterli delil bulunmaması bozma sonucunu doğurmuştur.

Etkin Pişmanlık Hükümleri ve İnfaz Aşaması

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin 1. fıkrasına göre dolandırıcılık fiili tamamlandıktan sonra ancak kamu davası açılmadan, yani kovuşturma evresine geçilmeden önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık duyarak mağdurun uğradığı maddi zararı aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen gidermesi halinde tayin olunacak cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Kovuşturma aşaması başladıktan sonra fakat ilk derece mahkemesince hüküm verilmeden evvel zararın eksiksiz tazmini durumunda TCK m. 168/2 uyarınca cezanın yarısına kadarı indirilebilir. TCK m. 168/4 gereğince zararın kısmen geri verilmesi yahut karşılanması halinde ceza indiriminin tatbik edilebilmesi için mağdurun rızası aranır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.) (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72] suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. (3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir. (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. (5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Hükmü kesinleşmiş olup ceza infaz kurumunda veya infaz sürecinde bulunan ve daha önce hakkında TCK m. 168 uygulanmamış kişilerden eylemi TCK m. 158/4 kapsamına girenler, mahkemece yöneltilecek ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun uğradığı zararı bütünüyle giderirlerse TCK m. 168/2'de düzenlenen etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilirler. Ancak mağdurun zararı tamamen giderilinceye dek bu geçiş kuralı gerekçe gösterilerek infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Yasal değişiklikten evvel ilk derece mahkemesinde hükme bağlanıp bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesinde bulunan dosyalarda bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar da geliş usullerine uygun biçimde ilk derece mahkemelerine sevk edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Dolandırıcılık suçunda uzlaştırma uygulanabilir mi?

Dolandırıcılık suçu uzlaştırma kapsamında yer almamaktadır; mevzuatta bu suç türü uzlaştırma usulüne dahil edilmemiştir.

Zarar miktarının azlığı dolandırıcılık cezasını indirir mi?

Dolandırıcılık suçlarında malın değerinin azlığı kanunda bağımsız bir ceza indirim sebebi olarak öngörülmemiştir.

Dolandırıcılık davalarında görevli mahkeme hangisidir?

25 Aralık 2025 tarihinden sonra açılacak dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık davalarında yargılama asliye ceza mahkemelerinde yürütülmektedir.

TCK 158/4 indirimi hangi eylemleri kapsar?

Suça iştirakin sadece haksız menfaat sağlamak gayesiyle kart veya banka, ödeme ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesap kullanım bilgilerinin başkasına verilmesiyle sınırlı olması halinde ceza yarı oranında indirilir.

Kısmi zararın giderilmesinde etkin pişmanlık indirimi uygulanır mı?

Zararın kısmen karşılanması veya iadesi durumunda TCK m. 168 uyarınca indirim tatbik edilebilmesi için mağdurun rızasının bulunması şarttır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu