Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Esasları
İş Kanunu'nun 63. maddesi uyarınca haftalık çalışma süresi genel bakımdan en çok kırk beş saattir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça bu süre işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Kanunun 41. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışma olarak kabul edilir. Tarafların anlaşmasıyla günlük normal çalışma süresi on bir saati aşmamak kaydıyla haftanın günlerine farklı biçimde dağıtılabilir. İki aylık denkleştirme süresi içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresinin normal süreyi aşmaması koşuluyla, kimi haftalarda kırk beş saat aşılsa dahi bu faaliyetler fazla çalışma sayılmaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar, turizm sektöründe ise dört aylık denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleriyle altı aya kadar uzatılabilir. Bir işçinin bir takvim yılı içinde yapabileceği toplam fazla çalışma süresi ise iki yüz yetmiş saat ile sınırlandırılmıştır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 63Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Haftalık çalışma süresinin iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle kırk beş saatin altında belirlendiği hallerde, uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırk beş saate kadar ulaşan çalışmalar fazla sürelerle çalışma niteliğindedir. İş Kanunu'nun 41. maddesinin üçüncü fıkrasına göre fazla sürelerle çalışmalarda her bir saat için ödenecek ücret, işçinin normal saatlik ücretinin yüzde yirmi beş fazlası olarak ödenir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yaptırılabilmesi için kural olarak işçinin onayının bulunması şarttır. İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği uyarınca yazılı onay iş sözleşmesinin başında veya ihtiyaç ortaya çıktığında alınarak özlük dosyasında saklanır; işçi bu onayını otuz gün önceden işverene yazılı bildirimde bulunarak geri alabilir. Buna karşılık zorunlu nedenlerle veya olağanüstü durumlarda yürütülen çalışmalarda işçinin yazılı onayı aranmaz.
Gece Dönemi, Maden İşleri ve Çalışma Süresinden Sayılan Haller
Çalışma hayatında gece dönemi İş Kanunu'nun 69. maddesi gereğince en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 06.00'ya kadar süren ve her halde en fazla on bir saatlik vakti kapsayan dönemdir. Gece çalışmaları kural olarak yedi buçuk saati geçemez; ayrıca İş Kanunu'nun 41. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işler ile gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. Bunun istisnası olarak turizm, özel güvenlik, sağlık hizmeti ile petrol araştırma, arama ve sondaj işlerinde işçinin yazılı onayının alınması koşuluyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir. Postası değiştirilecek işçi ise kesintisiz en az on bir saat dinlendirilmeden bir sonraki postada çalıştırılamaz. Kanunun gece fazla çalışma yasağına karşılık, fiilen yedi buçuk saati aşan gece çalışmalarında saat başına yüzde elli zamlı ücret ödenmesi gerektiği de ifade edilmektedir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 69Kaynağı aç
Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süreleri İş Kanunu'nun 63. maddesi gereği günde en çok yedi buçuk, haftada ise en çok otuz yedi buçuk saattir. Kanunun 41. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre 42 ve 43. maddelerde belirtilen zorunlu ve olağanüstü durumlar dışında yer altı maden işçilerine fazla çalışma yaptırılamaz. Kanunun emrettiği bu istisnai hallerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saatlik çalışma karşılığında işçiye ödenecek ücret, saatlik normal ücretin yüzde yüzünden az olmamak üzere zamlı olarak ödenir.
Günlük çalışma süresinin tespitinde işyerinde fiilen harcanan zamanın yanı sıra İş Kanunu'nun 66. maddesinde sayılan süreler de dikkate alınır. Madenlerde, taşocaklarında, yeraltı veya su altı işlerinde işçilerin asıl çalışma mahalline inip çıkmaları için geçen süreler; işçilerin işveren tarafından işyerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderildikleri seyahatlerde yolda geçen süreler; işçinin her an iş görmeye hazır bulunarak çıkacak işi beklediği süreler; işçinin işverence başka bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler ve çocuk emziren kadın çalışanların süt izni süreleri çalışma süresinden sayılır. Ayrıca demiryolu, karayolu ve köprü yapımı gibi yerleşim yerinden uzaktaki iş sahalarına işçilerin işin niteliği gereği toplu ve düzenli biçimde taşınması sırasında geçen süreler çalışma süresine eklenir. Ancak bu taşıma işin niteliğinden kaynaklanmayıp işverenin sağladığı salt bir sosyal yardım niteliğinde kaldığı takdirde araçta geçen yol süresi çalışma süresine dahil edilmez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Zamlı Ücret Yerine Serbest Zaman Tercihi
Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse zamlı ücret talep etmek yerine bu çalışmalarının serbest zaman olarak kullandırılmasını isteyebilir. İş Kanunu'nun 41. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince işçi, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı; fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında ise bir saat on beş dakikayı serbest zaman şeklinde değerlendirebilir. Kanunun 41. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca işçi kazandığı bu serbest zamanı altı ay içinde, çalışma süreleri dahilinde ve aylık ücretinde herhangi bir kesinti uygulanmaksızın kullanma hakkına sahiptir.
Fazla Mesai Ücretinin Hesaplanması ve Yargısal İlkeler
Fazla mesai ücretinin hesabı, fazla çalışmanın yapıldığı her bir saat için normal saatlik çalışma ücretinin yüzde elli yükseltilmesiyle yürütülür. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/9503 Esas ve 2018/17371 Karar sayılı ilamına göre, fazla mesai alacağı iş akdinin feshindeki son ücret üzerinden değil, çalışmanın yapıldığı ilgili dönemin ücreti üzerinden hesaplanmalıdır. Geçmiş dönemlere ait temel ücretin somut olarak belirlenememesi durumunda ise bilinen son ücretin o dönemin asgari ücretine oranı temel alınarak geçmiş dönem ücret seviyeleri tespit edilir. Aynı kararda vurgulandığı üzere hesaplamanın aylık kaba tahminlerle değil, denetime açık olacak biçimde fazla mesai yapılan hafta sayısı ve haftalık fazla mesai süresi tek tek gösterilerek haftalık dilimler halinde kurulması zorunludur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/9503, K. 2018/17371Kaynağı aç
Haftalık fazla mesai süresi belirlenirken işçinin günlük toplam işyerinde kalış süresinden kanuni ara dinlenmelerinin indirilmesi gerekir. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/10963 Esas ve 2021/15228 Karar sayılı kararında günlük mesai süresinden ara dinlenmesi düşüldükten sonra yasal haftalık süreyi aşan net sürenin fazla mesai kabul edileceği belirtilmiştir. Bunun yanı sıra Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2014/31657 Esas ve 2015/32403 Karar sayılı ilamında ifade edildiği gibi, dava dilekçesinde fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacakları toplu talep edilmişse talepler ayrıştırılmalı ve her bir alacak kalemi bağımsız olarak hesaplanmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/10963, K. 2021/15228Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/31657, K. 2015/32403Kaynağı aç
Fazla çalışmanın işyeri kayıtlarıyla değil tanık anlatımlarına dayanılarak hesaplandığı hallerde, işçinin hastalık, mazeret ve izin gibi sebeplerle tüm yıl boyunca aralıksız aynı şekilde çalışamayacağı gözetilerek hakkaniyet indirimi (takdiri indirim) uygulanır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2014/31657 Esas ve 2015/32403 Karar sayılı ilamına göre bu indirim yüzde otuzdan aşağı olmamak üzere dosya içeriğine ve çalışma süresine uygun düşecek oranda takdir edilmelidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/33985 Esas ve 2014/28695 Karar sayılı kararında ise fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda takdiri indirime gidilmeyeceği; tanık beyanlarına dayalı indirimde hakkın özünü ortadan kaldıracak oranlardan kaçınılması gerektiği ifade edilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/10963 Esas ve 2021/15228 Karar sayılı kararı uyarınca takdiri indirim yapıldıktan sonra imzasız bordrolardaki fazla mesai tahakkukları mahsup edilmelidir. Ayrıca Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/27973 Esas ve 2019/76 Karar sayılı kararı doğrultusunda, takdiri indirim yapılmadan önceki tutar ile indirimden sonraki tutar için ayrı ayrı tahsil hükmü kurulması infazda tereddüde yol açacağından bu şekilde hüküm tesis edilmemelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/27973, K. 2019/76Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/33985, K. 2014/28695Kaynağı aç
İspat Külfeti ve Ücret Bordrolarının Bağlayıcılığı
İş davalarında çalışma olgusunu ve fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını kanıtlamakla; bu çalışmanın karşılığı olan ücretin ödendiğini ise işveren ispatlamakla yükümlüdür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/4196 Esas ve 2016/15791 Karar sayılı ilamına göre fazla çalışma her türlü delille kanıtlanabilir. Özellikle işyerine giriş çıkış kayıtları ve işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. İşçinin imzasını taşıyan bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer alıyor ve işçinin ihtirazi kaydı bulunmuyorsa, sahteliği ispat edilinceye kadar bordro kesin delil sayılır ve işçi bordroda görünenden daha fazla çalıştığını ileri süremez. İmzalı bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunmasına rağmen ihtirazi kayıt bulunmadığı hallerde daha fazla çalışıldığının yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiği kabul edilirken; bordroda fazla çalışmaya ilişkin açık ihtirazi kayıt bulunması durumunda ise gösterilenden daha fazla çalışıldığı her türlü hukuka uygun delille ispatlanabilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/4196, K. 2016/15791Kaynağı aç
Fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamadığı uyuşmazlıklarda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/9840 Esas ve 2019/8355 Karar sayılı ilamı gereğince tarafların bildirdiği tanık beyanlarına göre sonuca gidilir. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/4196 Esas ve 2016/15791 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, işyerinde veya komşu işyerlerinde çalışan tanıkların beyanlarına güveni etkileyebilecek durumların varlığı mahkemece titizlikle incelenmelidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/27973 Esas ve 2019/76 Karar sayılı ilamına göre tanık beyanları kural olarak yalnızca davacı ile fiilen birlikte çalıştıkları dönemle sınırlandırılmalıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/31153 Esas ve 2016/4095 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere işçinin imzasını taşımayan ve tahakkuk içermeyen bordro dönemleri yönünden tanık beyanlarına göre çalışma süresiyle sınırlı hesaplama yapılır. Bununla birlikte Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/9840 Esas ve 2019/8355 Karar sayılı kararı doğrultusunda, tanıkların işyerinde fazla çalışma yapılmadığını ifade ettikleri tarihler hesaplama kapsamından çıkarılmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/31153, K. 2016/4095Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/9840, K. 2019/8355Kaynağı aç
Haklı Nedenle Fesih, Arabuluculuk ve Zamanaşımı Dava Şartı
İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse işçi, süresi belirli olsun veya olmasın iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir. Fazla mesai ücretinin süresinde ve tam olarak ödenmemesi bu kapsamda değerlendirilir. İş Kanunu'nun 24/II maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi, şartları varsa kıdem tazminatına hak kazanırken; feshi kendisi gerçekleştirdiği için ihbar tazminatı talep edemez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır ve mahkemece resen dikkate alınır. Kanunun 3. maddesinin on yedinci fıkrası gereğince arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bu uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İş Mahkemesi olup İş Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla görevlidir. Yetkili mahkeme ise davalı gerçek veya tüzel kişi işverenin davanın açılış tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Fazla çalışma ücreti alacakları İş Kanunu'nun 32. maddesinin son fıkrası uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olmayıp mahkemece resen dikkate alınamaz. Beş yıllık süre içerisinde talep edilmeyen fazla çalışma ücretlerine yönelik olarak işveren tarafından usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi gerekir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Fazla çalışma ücreti nasıl hesaplanır?
Fazla mesai ücreti, çalışmanın fiilen yapıldığı ait olduğu dönemin normal saatlik brüt ücretinin yüzde elli fazlası esas alınarak hesaplanır; günlük çalışmalardan ara dinlenmeleri düşüldükten sonra haftalık kırk beş saati aşan her bir saat bu orana göre karşılanır.
Haftalık 45 saatin altında çalışanların mesai ücreti nasıl ödenir?
Sözleşmelerle kırk beş saatin altında belirlenen haftalık süreyi aşan ve kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma kabul edilir ve bu çalışmalarda saat başına ödenecek ücret normal saatlik ücretin yüzde yirmi beş fazlasıdır.
Fazla mesai karşılığında serbest zaman kullanılabilir mi?
İşçi zamlı ücret almak yerine, fazla çalıştığı her bir saat için bir saat otuz dakika, fazla sürelerle çalıştığı her saat için bir saat on beş dakika serbest zamanı altı ay içinde ücretinde kesinti olmaksızın kullanabilir.
Fazla mesai alacağında zamanaşımı süresi ne kadardır?
İş Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca fazla çalışma ücretinde zamanaşımı süresi beş yıldır; bu süre hak düşürücü nitelikte olmadığından hâkimce kendiliğinden gözetilmez, davalının savunma yoluyla zamanaşımı def'inde bulunması gerekir.
Fazla mesaisi ödenmeyen işçi derhal istifa ederse tazminat alabilir mi?
İş Kanunu m. 24/II-e gereğince fazla çalışma ücreti ödenmeyen işçi iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir; bu fesih işçiye kıdem tazminatı talep hakkı verir ancak ihbar tazminatı talep edilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

