Fazla Mesai Alacağı Talebi: Arabuluculuk ve Dava Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Fazla Mesai Alacağı Talebi: Arabuluculuk ve Dava Süreci

Fazla mesai alacağı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca iş sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar karşılığında doğan ücrettir. Haftalık kırk beş saati aşan her bir saatlik fazla çalışma için işçiye verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Bununla birlikte, denkleştirme esasının uygulandığı hallerde işçinin haftalık ortalama çalışma süresinin normal haftalık iş süresini aşmaması kaydıyla, bazı haftalarda toplam kırk beş saat aşılsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Madde 41 – Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir. İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır. 63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâller dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâllerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir.[15] Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak yönetmelikte gösterilir. Zorunlu nedenlerle fazla çalışma

Fazla Sürelerle Çalışma ve Serbest Zaman Kullanımı

İş sözleşmelerinde haftalık çalışma süresinin kırk beş saatin altında belirlendiği hallerde, uygulanan haftalık çalışma süresini aşan ve kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilir. Fazla sürelerle çalışmalarda her bir saat için ödenecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen tutarının yüzde yirmi beş yükseltilmesiyle hesaplanır. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse zamlı ücret yerine serbest zaman kullanmayı tercih edebilir. Bu kapsamda işçi, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında ise bir saat on beş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir. Serbest zaman kullanımı işçinin talebi ve yazılı onayına bağlıdır; işveren tek taraflı olarak ücret yerine serbest zaman kullandırma yoluna gidemez. İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay içinde, çalışma süreleri dahilinde ve ücretinde herhangi bir kesinti olmaksızın kullanır.

Yıllık Fazla Çalışma Sınırı ve Kapsam Dışı İşler

4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir ve fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz. Sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve gece çalışmasında fazla çalışma yapılması kanunen yasaktır. Yıllık iki yüz yetmiş saatlik yasal sınırın aşılması halinde işveren hakkında idari para cezası tatbik edilir. Buna karşın, iki yüz yetmiş saatlik yasal sınır aşılmış olsa dahi bu durum işçinin ücret hakkını ortadan kaldırmaz; işçi fiilen gerçekleştirdiği tüm fazla çalışma sürelerinin ücretini zamlı olarak talep edebilir.

Sözleşme Şartları, Haklı Nedenle Fesih ve Mobbing

İş sözleşmelerinde yer alan fazla çalışma ücretinin aylık maktu ücrete dahil olduğuna yönelik kayıtlar yalnızca yıllık iki yüz yetmiş saati aşmayan çalışmalar bakımından geçerlidir. Yıllık iki yüz yetmiş saatlik sınır aşıldığı takdirde maktu ücrete dahil olma hükmü aşan kısım yönünden geçersiz kalır ve aşan süreler için zamlı ücretin ödenmesi gerekir. İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir. Fazla mesai sınırlarının sürekli ve sistematik biçimde ihlal edilmesi de işçiye haklı fesih yoluyla kıdem tazminatı talep etme imkanı tanıyabilir. Ayrıca işçiye diğer çalışanlardan farklı olarak sistematik bir şekilde, dinlenme haklarını ihlal edecek düzeyde ve cezalandırma amacıyla fazla mesai yaptırılması mobbing niteliği taşıyabilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

Fazla Mesainin İspatı ve Ücret Bordroları

Ücret bordrolarında fazla mesai sütununun boş bırakılması ya da sıfır olarak gösterilmesi tek başına fazla çalışmanın yapılmadığı anlamına gelmez; işçinin fazla çalışma yaptığını ispatlaması mümkündür. Buna karşılık işçilerin maaş bordrolarında yer alan fazla mesai ücretini aldıklarına ya da fazla çalışma alacakları bulunmadığına ilişkin imzalı kayıtların varlığı halinde, bu kayıtların aksinin ispatlanabilmesi için banka ve puantaj kayıtlarıyla çelişki bulunmadığının ortaya konulması gerekir.

Dava Öncesi Zorunlu Arabuluculuk Usulü

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi gereğince, kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacakları ile bunlara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabuluculuk başvurusu, karşı tarafın veya karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, büro bulunmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/41 md.) Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (3) İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. (4) Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir. (5) Başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (6) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (7) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. (8) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder.  Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (9) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve onuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, altıncı fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir. (10) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (11) Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (12) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/28 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.[1] (13) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilir. (14) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (15)  (İptal : Anayasa Mahkemesinin 3/6/2025 tarihli ve E.:2024/157; K.:2025/121 sayılı Kararı ile.) (16) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (17) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. (18) Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir. (19) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür. (20) 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunda düzenlenen gazeteci ile 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununda düzenlenen gemiadamı, bu madde kapsamında işçi sayılır. (21) Bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır. (22) Arabuluculuğa başvuru usulü, arabulucunun görevlendirilmesi ve arabuluculuk görüşmelerine ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğu

Arabuluculuk Tutanağının Hukuki Sonuçları ve Dava Şartı Yokluğu

Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşmaya varması halinde hazırlanan anlaşma tutanağı ilam niteliğindedir. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması durumunda ise arabulucu tarafından düzenlenen son tutanak ile iş mahkemesinde dava açılabilir. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemekle yükümlüdür. Bu kurala uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarı gönderilir; ihtar gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın usulden ret kararı verilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığının tespit edilmesi halinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle dava usulden reddedilir.

Zamanaşımı Süresi ve Kıdem Tazminatından Ayrımı

Fazla mesai alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Bu süre iş sözleşmesinin sona ermesinden bağımsız olarak her bir fazla mesai alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Zamanaşımı bir hak düşürücü süre olmayıp def'i niteliğindedir; işveren tarafından usulüne uygun şekilde süresi içinde ileri sürülmesi durumunda davanın reddine yol açar. Ayrıca fazla mesai alacağının kendisi doğrudan kıdem tazminatı hesabına dahil edilen bir ücret kalemi niteliği taşımaz.

Fazla mesai alacağı davası açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?

Evet, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca fazla mesai dahil işçilik alacaklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması bir dava şartıdır ve arabulucuya başvurulmadan açılan davalar usulden reddedilir.

Yıllık 270 saatlik fazla çalışma sınırı aşılırsa ücret hakkı kaybolur mu?

Hayır, yıllık iki yüz yetmiş saatlik yasal sınır aşılmış olsa dahi işçinin ücret hakkı ortadan kalkmaz ve fiilen yapılan tüm fazla çalışma süreleri için zamlı ücret talep edilebilir.

Fazla mesai alacaklarında zamanaşımı süresi kaç yıldır?

Fazla mesai alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır ve bu süre iş sözleşmesinin feshinden bağımsız olarak her bir fazla mesai ücretinin muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

İşçi fazla mesai ücreti yerine izin kullanabilir mi?

Evet, işçi isterse zamlı ücret yerine fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakika, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat on beş dakika serbest zamanı altı ay içinde ücret kesintisi olmadan kullanabilir; işveren bunu tek taraflı dayatamaz.

Fazla mesai ücreti ödenmeyen işçi haklı nedenle derhal fesih yapabilir mi?

Evet, ücreti kanun veya sözleşme şartlarına uygun hesap edilmeyen ya da ödenmeyen işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu